3-9 Kasım Organ Bağışı Haftası kapsamında Samsun Şehir Hastanesi Konferans Salonu'nda “Bağışla Yaşat” paneli düzenlendi. Panelde organ bağışının önemi, nakil bekleyen hastaların durumu ve toplumda farkındalığın artırılması için yapılması gerekenler ele alındı.
Samsun İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Uras, organ bağışının yalnızca bir sağlık hizmeti olmadığını, insan sevgisi ve dayanışmanın önemli bir göstergesi olduğunu söyledi.
Organ nakli bekleyen binlerce hasta bulunduğuna dikkat çeken Uras, “Her bağış yeni bir hayat, her bilinçli karar yeni bir umut demektir. Organ bağışı sadece bir kişinin değil, ailesinin, çocuklarının ve çevresindekilerin de hayatını değiştiriyor.” ifadelerini kullandı.
Sağlık çalışanlarının toplumun doğru bilgilendirilmesinde önemli sorumluluklar üstlendiğini belirten Uras, özellikle yoğun bakım ve acil servis çalışanlarının organ bağışı konusundaki duyarlılığının artırılması gerektiğini kaydetti.
TRABZON DAHİL 8 İLİN ORGAN NAKLİ SÜRECİ KOORDİNE EDİLİYOR
Organ ve Doku Nakli Bölge Koordinasyon Merkezi Sorumlusu Dr. Mehmet Kazak, Türkiye'de yaklaşık 32-33 bin kişinin organ nakli beklediğini belirtti.
Her yıl binlerce organ nakli gerçekleştirilmesine rağmen bekleme listesindeki hasta sayısının azalmadığına işaret eden Kazak, Türkiye'deki organ nakillerinin yaklaşık yüzde 80'inin canlı vericilerden yapıldığını söyledi.
Beyin ölümü gerçekleşen hastalardan organ bağışı alınmasında aile onayının düşük kaldığını vurgulayan Kazak, “Beyin ölümü tespitlerini yapıyoruz ancak ailelerden organ bağışı konusunda yeterli onayı alamıyoruz. Beyin ölümü gerçekleşen her 100 kişiden yaklaşık 20'sinin organları bağışlanabiliyor. Bu oranı artırmamız gerekiyor.” dedi.
Kazak, Rize, Trabzon, Giresun, Ordu, Samsun, Sinop, Amasya ve Tokat olmak üzere 8 ilin organ bağışı ve nakil faaliyetlerini koordine ettiklerini bildirdi. Organ Bağışı Haftası kapsamında yalnızca Samsun'da 40 ayrı etkinlik düzenleneceğini de aktardı.

ORGAN BAĞIŞI KARARINIZI AİLENİZLE PAYLAŞIN
Organ bağışı kararlarının aile içinde önceden konuşulmasının önemine değinen Kazak, beyin ölümü ile bitkisel hayatın birbirinden farklı olduğunu ve toplumda bu konuda yanlış bilgilerin bulunduğunu ifade etti.
Organların nakil bekleyen hastalara kan ve doku uyumu ile tıbbi aciliyet durumuna göre tahsis edildiğini belirten Kazak, vatandaşların e-Devlet ve e-Nabız üzerinden organ bağışı beyanında bulunabildiğini hatırlattı.
İl Müftü Yardımcısı Ömer Mercan da organ bağışının dini boyutuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İslam dininde insan hayatının korunmasının esas olduğunu belirten Mercan, gerekli şartların sağlanması halinde organ ve doku naklinin dinen caiz olduğunu söyledi.
Mercan, “Bir insanın hayatını kurtarmaya vesile olmak, dinimizde çok büyük bir sevap olarak nitelendirilmektedir.” ifadelerini kullandı.
Samsun Şehir Hastanesi Başhekimi Doç. Dr. Mahmut Ulubay ise vatandaşlara organ bağışı kararlarını aileleriyle paylaşmaları çağrısında bulundu.
Ulubay, “Lütfen organ bağışı kararınızı sağlığınızda ailenizle ve yakınlarınızla paylaşın. Vefatınızdan sonra organlarınızın bağışlanmasını istediğinizi, bunun sizin iradeniz olduğunu açıkça beyan edin.” dedi.
Organ bağışı konusundaki tereddütlerin giderilmesi için sağlık kuruluşları, müftülükler ve medya arasındaki iş birliğinin artırılması gerektiğini belirten Ulubay, farkındalık çalışmalarının yıl boyunca sürdürülmesini istedi.
7 YILDIR ORGAN NAKLİ BEKLİYOR: “DOYA DOYA SU İÇMEK İSTİYORUM”
Panelde organ nakli bekleyen Aydın Pars da yaşadığı zorlukları anlattı. Samsun'da 7 yıldır organ nakli beklediğini belirten Pars, diyaliz tedavisinin günlük yaşamını büyük ölçüde kısıtladığını söyledi.
Hastalığından önce gezmeyi çok sevdiğini ancak artık ailesiyle tatile bile gidemediğini anlatan Pars, “Diyalize giriyorum, çok zor süreçler geçiriyoruz. Önümüzdeki sulardan doya doya içemiyoruz. Bir yere gezmeye, tatile gitmek istesek gidemiyoruz. Ben gezmeyi çok seven bir insandım. Bir anda hepsi elinizden gidiyor.” diye konuştu.
Organ bağışı çağrısında bulunan Pars, “Ben de bir gün bu sulardan doya doya içmek, doya doya yemek yemek istiyorum. Ailemle tatile gitmek istiyorum ama gidemiyorum. Bunun için organa ihtiyacım var. Sizlerden duyarlılık bekliyorum.” ifadelerini kullandı.
Kızı 5,5 yaşındayken karaciğer nakli olan Aslıhan Günaydın da uygun donör bulma sürecinde yaşadıkları güçlükleri katılımcılarla paylaştı.
Program, Fikret Damar'ın müzik dinletisiyle sona erdi.