Trabzon’da Türk dünyası gençlik buluşması: “Umut yine Türklerdedir”
Trabzon’da TÜRKSOY iş birliğinde düzenlenen gençlik buluşmasında uzman kişiler deneyimlerini paylaştı.
Trabzon Büyükşehir Belediyesi ve TÜRKSOY iş birliğinde düzenlenen 3. TÜRKSOY Gençlik Forumu, 22 farklı ülkeden gençlerin katılımıyla Trabzon’da gerçekleştirildi. Hamamizade İhsan Bey Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen programda, Trabzon Valisi Tahir Şahin, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, Kırgız Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi ve önceki dönem Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbaev ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, yapay zeka uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Murat Emeç konuşmacı olarak yer aldı. Programda ayrıca Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın eski teknik direktörü ve eski milli futbolcu Şenol Güneş, gençlerle bir araya gelerek deneyimlerini paylaştı.
Program İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından kısa bir video gösterisiyle başladı.
Açılış konuşmasını yapan TÜRKSOY Genel Sekreter Yardımcısı Sayit Yusuf, şu açıklamalarda bulundu:
TÜRKSOY GENEL SEKRETER YARDIMCISI YUSUF: “İNSANA YAPILAN YATIRIMIN EN İYİ YATIRIM OLACAĞI FİKRİYLE HAREKET EDİYORUZ”
“Gençleri Türk dünyasının dört bir tarafından, buna yurt dışındaki diaspora diyoruz. Henüz tam karşılığını bulamadık. Diaspora kavramıyla, dünyanın dört bir tarafından, yurt dışındaki diasporalarımızdan gelen gençler de dahil olmak üzere, başarılarıyla öne çıkmış lider gençleri seçerek her yıl bir ülkede, Türk dünyasının kadim şehirlerinden birinde buluşturuyoruz.
İlki Almatı’da Farabi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. İkincisini geçen sene Bişkek’te, Milli Üniversite’nin, Yusuf Has Hacip adını alan Balasagun Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yaptık. Bu yıl da Sayın Başkanım sağ olsunlar, Türk dünyasının yine güzel bir şehrinde yapacaktık. Orada bir aksaklık oldu. O vesileyle Sayın Başkanım, Trabzon hazırdı. “Buyurun, gelin.” dedi. Çok kısa bir süre içerisinde vaziyet aldılar. Çok sağ olsunlar. Sayın Valimiz de aynı şekilde. Buraya gelmişken ev sahipliklerinden dolayı teşekkür ediyorum.
Dolayısıyla biz her yıl bunu gerçekleştiriyoruz. Bu kadar genci farklı ülkelerden seçip buluşturuyoruz. Kalabalığın, yüzlerce, binlerce gencin bir arada olmasının arzu edilen bir durum olduğu elbette doğru. Ama biz burada yaktığımız ateşle zaten milyonlarca gence, milyonlarca insana ulaşıyoruz.
Tarihi binlerce yıl derinliğe uzanan Türklerin medeniyet tarihimizde, insanlık tarihinde ve kültür tarihinde bıraktığı izler, takdir edersiniz ki çok büyüktür, çok derindir. Bunu zaman içerisinde coğrafyanın, siyasetin ve başka sebeplerin, uzaklıkların etkisiyle bazen bir halıya benzetirsek medeniyetimizin üzerinde birtakım tozlar, yıpranmışlıklar, serpişmiş olabiliyor. Biz de o yetmiş yılın verdiği tozu bu gençlerle birlikte silkeliyoruz. Bu toplantılar ve etkinlikler sayesinde bunu gerçekleştiriyoruz.
İnsana yapılan yatırımın en iyi yatırım olacağı fikriyle hareket ediyoruz. Dolayısıyla TÜRKSOY, 1993 yılında kurulan ilk uluslararası örgüttür ve Almatı’da kurulmuştur. Altı Türk Cumhuriyeti’nin kültür bakanının ortak imzasıyla kurulmuş bir uluslararası örgüttür.
Görevi; kültürel etkileşimi, kültürel bütünleşmeyi sağlamak, Türk kültürünü dünyanın çok değişik coğrafyalarına taşımak, dünyaya tanıtmak ama öncelikle Türkler arasında bu kültürü daha kuvvetli hale getirmektir. Gençlerimizin kendi medeniyetlerinin köklerini ve bugünkü farklılıkların da aslında aynı kökten gelen, aynı kültürü ve aynı medeniyeti paylaşan toplumlar olduğumuzu hatırlamalarını sağlamak amacıyla bir yola çıktık.
Çok çeşitli etkinliklerle TÜRKSOY bu faaliyetleri yerine getiriyor. Bundan sonra da bir vatan ve Türkiye’de Türkler ve Türkistan vatan, büyük ve Türkiye’dir diyoruz ya, Gökalp… İşte Ziya Gökalp’in de bu yıl ismini aldığı yıl. Onu da burada rahmetle analım.
Dolayısıyla bütün Türkleri medeniyet ortaklığında, ortak geçmiş bütünlüğünde ileriye, geleceğe taşıyacak projelerin başında gençlik buluşması geliyor. İlk ikisi çok başarılı geçti. Bundan aldığımız cesaretle Trabzon’un da başlamadan başarılı olacağı belliydi.

Şenol Hocam lütfettiler, çok sağ olsunlar, bizi kırmadılar. Aradaki çok muhterem dostlarımız da vardı. Onları da kırmadılar. Burada bizlerle beraber oldular. Biz hem tecrübeyi gençlerimize aktaracağız hem de gençlerimizi birbirleriyle tanıştıracağız. Trabzon’u, Trabzon gibi binlerce yıllık tarihi olan bu kadim Türk yurdunu da gençlerimize tanıtacağız.
Bundan sonraki toplantılarda da benzer şekilde devam edip Kasım Ağabey’in söylediği dilde, fikirde, işte birlikte Türk birliğini inşallah sağlayacağız. Bu konuda biz de küçük de olsa bir katkıda bulunmuş olacağız. “Ne mutlu bize.” diyeceğiz.
Destekleriniz için çok çok teşekkür ediyorum. Sayın Belediye Başkanım, Sayın Valim. Tabii bu arada Sayın Büyükelçimiz, Kırgızistan Ankara Büyükelçisi Mustafa Bey dostumuz İstanbul’dan direkt geldi. Diğer programlarını bıraktı. Bu gençlik buluşması için “Bence Türkiye’nin konuşmalarının en önemlisi.” dedi. Geldi, çok sağ olsunlar. Çok teşekkür ediyoruz, şeref verdiniz.
Ankara ve Trabzon’daki bütün yetkililere, Şenol Hocam’a, Türkiye’de Yurt Dışı Türkler Başkanlığı’na, Yunus Emre Enstitüsü’ne, Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ve tabii ki Nurettin Soylu Bakanımız, Kültür Bakanımız… Bu işin başında. Bütün bu programların altında olan en önemli güç o. Ben hepsine huzurlarınızda çok teşekkür ediyorum.
Buraya geldiğiniz için, bu salonu doldurduğunuz için hepinize çok çok teşekkür ediyorum. Programımızın hayırlı olmasını diliyorum. Gelecekteki kutlu geleceğimiz açısından bunun güzel bir yol, güzel bir başlangıç olmasını diliyorum. Hepinize saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun.”

AHMET METİN GENÇ: “DÜNYANIN GEÇİRDİĞİ BU KÖTÜ SINAVDA UMUT YİNE TÜRKLERDEDİR”
“Aslında konuşmak kolay değil ama gençlerden heyecan alıyoruz. Onlar bizi motive ediyorlar. Bir gençlik buluşmasının Trabzon’da yapılıyor olmasının, hem de 21 ülkedeki Türk gençlerinin bir araya gelişinin sadece bir kültürel etkileşim, bir tanışma, bir kaynaşma, bir olma, beraber olma, birbirlerini tanımaktan çok daha büyük anlamlar ifade ettiğini belirterek başlamak istiyorum.
Kıymetli gençler, şu anda karşımda ‘Türk beklenendir’ sözünün muhatabı olarak sizleri görüyorum. Ve maalesef dünyanın şu anda yaşadığı, insanların hukukunun yerle yeksan olduğu, en kutsal hakkın, yaşama hakkının ortadan kaldırıldığı bir zamanda bu buluşmayı çok kıymetli buluyorum.
Bizim ecdadımız Türkler dünyada hâkim olmuşlar. Türkler medeniyet kuran bir millettir. Asaletli bir millettir. Ama Türklerin en önemli özelliği, insana ve insanlığa ait değerleri hem yaşayan hem de yaşatan bir millet olmasıdır. Dolayısıyla şu anda dünyanın geçirmiş olduğu bu kötü sınavda umut yine Türklerdedir. Dolayısıyla sizlerdedir, gençlerdedir. Onun için bu bir araya gelişi çok kıymetli buluyorum. Geleceğe dair bu buluşmaların umudumuzu çok daha fazla beslediğini müşahede ediyorum. Bundan da büyük bir mutluluk duyuyorum.
Zaten üçüncü buluşmanın teması, şu anda bu gençlik buluşmasındaki 140 gencimizin buluşmasının teması da birlik olarak ilan edildi. Her zamankinden daha fazla birliğe, beraberliğe, dayanışmaya ihtiyacımız olduğu bu zamanda inşallah bu buluşmadan elde edilecek fikirler hem bugünümüz hem de geleceğe dair hayallerimizi, tahayyüllerimizi ve hedeflerimizi gerçekleştirmekte bizlere çok daha faydalı olacak.
Sayın Valim, malumunuz, biz de bu birliğe katkı sağlamak için iki buçuk senedir Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Daha önce, maalesef emperyalizmin ayırdığı, güzel bir Azerbaycan sözü var: ‘Ayır buyur’ diye bir sözü var. Ayırdığı bu kardeşlik bağımızı yeniden tesis etmek için Türklerin coğrafyasında bir araya gelmek, birlikteliği güçlendirmek için biz de şehir olarak adımlar attık.

Biz daha önce, 2014 yılında kıymetli büyükelçimiz de burada, Kırgızistan’ın Bişkek şehriyle beraber Trabzon’umuz şu anda kardeş şehir. Ama biz aynı zamanda iki sene zarfında, Azerbaycan’ın işgalden kurtarılan Şuşa şehriyle de kardeş şehir olduk. Kazakistan’ın Aktau şehriyle Trabzon kardeş şehir oldu. Yine Özbekistan’ın Buhara şehriyle bu iki sene zarfında kardeş şehir olduk. Şu anda da Türkmenistan’ın kardeş ülkemiz Merv şehriyle kardeş şehir ilişkilerimizi başlattık, sürdürüyoruz.
Yani bu adımları sadece devletlere, hükümetlere bırakmamak lazım. Ama büyük bir mutlulukla ve umutla gördük ki kıymetli Cumhurbaşkanımızın da kardeş ülkelerin devlet başkanlarının da ortak iradesiyle Türk Devletleri Teşkilatı, inşallah bir üst çatı olarak bu hedefe, bu vizyona hizmet eden en büyük kurumsal kimlik olarak öne çıkıyor.
Bizler de hem bu buluşmalarla hem TÜRKSOY’umuzun bugüne kadar attığı adımlar, yaptığı kıymetli faaliyetlerle belediyeler ve yerel yönetimler olarak bu işe hem vaziyet ediyor hem de katkı sunmaya çalışıyoruz.
İnşallah bu buluşmaların Trabzon gibi tarihin, kültürün, sanatın öne çıktığı, yeşiliyle mavisiyle güzel bir şehrimizde gerçekleşmesi, hem biraz önce saydığımız genel amacımıza, büyük amacımıza ve hedefimize yönelik faydalar üreteceğine inanıyorum. Ama aynı zamanda gençlerimizin bir arada, kendi fikirlerini bir paylaşım içerisinde ortaya koyarak geleceğe dair çok güzel düşünceler üreteceğine de yürekten inanıyorum.
İnşallah sevgili gençler, güzel şehrim Trabzon’dan güzel anılar, güzel anlar biriktirerek ayrılırsınız. Ama sizden isteğimiz de Trabzon’umuzu unutmayın. Daha sonraki zamanlarda da her zaman buyurun, gelin diyoruz.
Kıymetli buluşma, dolayısıyla başta kıymetli Valimiz, kıymetli Büyükelçimiz, TÜRKSOY’umuz, katkı sağlayan, sizlere güzel bir programda hitap edecek olan Trabzon’umuzun ve ülkemizin gururu şehrimiz olacağız. İnşallah güzel programlarla programın hakkıyla ifa edildiğini düşünüyorum.
Tekrar sizleri şehrimde ağırlamaktan çok büyük mutluluk ve gurur duyuyorum. Cenab-ı Allah yolculuğunuzu…”
TRABZON VALİSİ TAHİR ŞAHİN: “TÜRK DÜNYASI ORTAK BİR MEDENİYET UFUKKUNU İFADE EDİYOR”
“Türk dünyası yalnızca geçmişte yaşadıklarını kaydettiği değil, aynı zamanda geleceğe dair iddialarının ve medeniyet tasavvurlarının da havzasıdır. Bu bakımdan Türk dünyası, farklı coğrafyalara yayılmış toplulukların toplamından çok daha fazlasını, ortak bir tarih bilincini, köklü bir kültür birikimini, asırlar boyunca şekillenmiş müşterek bir medeniyet ufkunu ifade etmektedir.
Bugün bu büyük medeniyet havzasının genç temsilcilerini, tarih boyunca kültürlerin ve ticaret yollarının kesiştiği kadim şehrimiz Trabzon’da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz.
Değerli misafirlerim, milletleri tarih sahnesinde kalıcı kılan yalnızca kurdukları devletler veya kazandıkları zaferler değil, ürettikleri düşünce, inşa ettikleri kültür ve insanlığa kazandırdıkları değerlerdir. Orhun Yazıtları’nda devlet ve millet şuuru, Farabi’nin akıl ve edep anlayışı, Yunus Emre’nin insan merkezli yaklaşımı, Yusuf Has Hacip’in adalet düşüncesi, medeniyetimizin zengin fikrî mirasının tezahürleridir.
Bu miras bizlere göstermektedir ki bir medeniyetin gerçek gücü, geçmişinin ihtişamından ziyade geleceğe söyleyebileceği sözün derinliğinde saklıdır. Bugün birlik temasıyla gerçekleştirdiğimiz bu buluşmayı bu telakkiyle değerlendiriyoruz. Bizim için birlik, farklılıkları müşterek değerler etrafında zenginliğe dönüştürmek, kardeşliğimizi ilmî ve kültürel iş birliğiyle geleceğe taşıyabilmektir.

“TÜRK DÜNYASININ GENÇLERİ TARİHİ BİR SORUMLULUK TAŞIYOR”
“Sevgili gençler, günümüzde milletlerin geleceğini belirleyen en önemli unsurlar bilgi üretme ve yenilik ortaya koyma kapasiteleridir. Yapay zekânın ve bilimsel gelişmelerin dünyayı yeniden şekillendirdiği bir çağda Türk dünyasının entelektüel birikimini, hikmete dayalı bilgiyi ve erdeme dayalı eylemi hayata geçirmek hedefiyle çağdaş birikimin imkânlarıyla buluşturmak tarihî bir sorumluluktur.
Bu sorumluluğun en önemli taşıyıcıları sizlersiniz. Sizlerden beklentimiz, geçmişimizin düşünce derinliğinden beslenerek yeni fikirler üretmeniz ve insanlığın ortak sorunlarına çözümler geliştirmenizdir. Zira geçmişine vefa duyan bir neslin en büyük başarısı geçmişi tekrar etmek değil, ondan aldığı ilhamla kendi çağının öncüsü olabilmektir.
Almatı’da başlayan, Bişkek’te devam eden ve bugün Trabzon’da yeni bir anlam kazanan bu buluşmaların aranızda kalıcı dostluklar ve ortak bir üretim iklimi oluşturacağına inanıyorum.
TRABZON’UN KÜLTÜREL MİRASINA VURGU
“Değerli katılımcılar, köklü tarihî birikimleriyle medeniyetlerin buluşma noktalarından biri olan Trabzon’umuz, geçmişin mirasını bugünün dinamizmiyle birleştiren önemli bir kültür merkezidir. Burada geçireceğiniz günlerin ortak geleceğimize ilişkin yeni fikirlerin doğmasına vesile olmasını temenni ediyorum.
Kıymetli gençler, bugün önümüzde duran en önemli mesele, kültürel mirasımızı çağın bilgi ve değer üretme süreçlerinde etkin bir güce dönüştürebilmektir.
Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türk dünyasıyla ilişkilerimizin eğitimden bilime, teknolojiden sanata kadar her alanda güçlü ve kalıcı ortaklıklara dönüşmesini önemsiyoruz. İnanıyoruz ki ortak tarihimiz güçlü bir aidiyet, kültürümüz derin bir kimlik, geleceğimiz ise bilgi ve yeteneklerimizle müşterek geleceğimiz için büyük bir imkân sunmaktadır.
Sözlerime son verirken bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesine vesile olan TÜRKSOY Genel Sekreterimize ve Genel Sekreter Yardımcımıza, sürecin her aşamasında siz gençlere katkı sunan kıymetli Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Metin Genç Beyefendi’ye teşekkür ediyorum.
Hepinizi şehrimiz Trabzon’da ağırlamaktan duyduğum memnuniyeti ifade ediyor, Allah’a emanet ediyorum.”
Trabzon’da düzenlenen Türk dünyası gençlik buluşmasında gençlerle bir araya gelen Şenol Güneş, futbol kariyerinden çocukluk yıllarına, zorlu yaşam koşullarından başarı anlayışına kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu. Trabzon’dan 15 yaşına kadar dışarı çıkmadığını belirten Güneş, gençlere “Önümüze çıkan her engeli aşabilecek bir gücümüzün olduğuna inanın. Kendinize güvenin” diye seslendi. Güneş, “Başarı gelip geçicidir ama itibar çok önemlidir” sözleriyle de hayatındaki en önemli değerin itibar olduğunu vurguladı.
ŞENOL GÜNEŞ’TEN TRABZON’DA GENÇLERE MESAJ: “KENDİNİZE GÜVENİN”
Türk dünyasının gençlerini Trabzon’da buluşturan programda, Türk futbolunun deneyimli teknik direktörü Şenol Güneş gençlerle bir araya geldi. Futbolculuk ve teknik direktörlük kariyerinin yanı sıra çocukluk yıllarını ve hayat mücadelesini anlatan Güneş, gençlere önemli tavsiyelerde bulundu.
Konuşmasına hayat hikâyesinden kesitler aktararak başlayan Güneş, gençlere yalnızca öğüt vermek değil, yaşadıkları tecrübeler üzerinden yol göstermek istediğini belirtti. Geçmişin bilinmesinin geleceği planlamak açısından önemli olduğunu ifade eden Güneş, Türk dünyasının gençleri arasındaki birlik ve beraberliğin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Güneş, “Ben size sadece nasihat vermek için değil, yaşadıklarımı paylaşmak için geldim. Geçmişimizi bilmeden geleceğimizi planlayamayız. Ayrılıkları ortadan kaldırıp birlikteliğimizi güçlendirmemiz gerekiyor” dedi.
“15 YAŞINA KADAR TRABZON’UN DIŞINA ÇIKMADIM”
Çocukluk yıllarının zorlu şartlarda geçtiğini anlatan Şenol Güneş, o dönemde imkânların sınırlı olduğunu söyledi. Oyuncaklarının bulunmadığını belirten Güneş, sokaklarda buldukları malzemelerle oyun oynadıklarını ifade etti.
Güneş, “Bizim zamanımızda oyuncak yoktu. Sokakta ne bulursak onunla oynardık. İmkânlarımız çok sınırlıydı ama hayallerimiz vardı” diye konuştu.
15 yaşına kadar Trabzon’un dışına çıkmadığını belirten Güneş, futbol sayesinde farklı şehirleri görme fırsatı bulduğunu söyledi. Güneş, “15 yaşına kadar Trabzon’un dışına çıkmadım. Futbol sayesinde Ankara’yı, Mersin’i, Adana’yı gördüm. Futbol benim için sadece bir meslek değil, dünyaya açılan bir kapı oldu” ifadelerini kullandı.
Eğitim hayatını da sürdüren Güneş, üniversite mezunu olduğunu ve öğretmenlik yaptığını anlattı. Öğretmenlik ile futbol arasında tercih yapmak zorunda kaldığını belirten Güneş, futbolu seçtiğini söyledi.
Güneş, “Üniversiteyi bitirdim, öğretmen oldum. Bir tarafta öğretmenlik, diğer tarafta futbol vardı. Sonunda futbolu tercih ettim. Ancak öğretmenlik hayatım boyunca da benimle birlikte oldu. Çünkü insanlara bir şey anlatmak, onları geliştirmek ve yol göstermek benim için her zaman önemliydi” dedi.
“SPOR VE SANAT İNSANIN HAYATINI GELİŞTİRİR”
Sporun yalnızca profesyonel bir kariyer alanı olmadığını vurgulayan Güneş, sanatın ve sporun insan hayatındaki önemine dikkat çekti.
Güneş, “Spor sadece para kazanmak ya da şöhret olmak değildir. Spor insanın sağlığı, huzuru ve kişisel gelişimi için çok önemlidir. Sanat da aynı şekilde insanın dünyasını genişletir. Spor ve sanatla uğraşan insanlar kendilerini daha iyi tanır, daha sağlıklı düşünür ve hayata daha güçlü tutunur” diye konuştu.
Gençlerin yalnızca başarıya değil, kişisel gelişime de önem vermesi gerektiğini belirten Güneş, “Kendinizi sadece bir alanda değil, hayatın her alanında geliştirin. Okuyun, araştırın, dünyayı takip edin ve farklı insanları tanımaya çalışın” ifadelerini kullandı.
“15 YAŞINDA AİLEME BAKMAK ZORUNDA KALDIM”
Hayatının erken dönemlerinde önemli sorumluluklar üstlendiğini anlatan Güneş, 15 yaşında ailesine bakmak zorunda kaldığını söyledi. Bu sorumluluğun kendisine mücadele etmeyi ve liderlik yapmayı öğrettiğini belirten Güneş, zorlukların insanı güçlendirebileceğini ifade etti.
Güneş, “15 yaşında aileme bakmak zorunda kaldım. Bu kolay bir şey değildi. Ancak o sorumluluk bana hayatı erken yaşta öğretti. İnsan bazen yaşından büyük sorumluluklar almak zorunda kalıyor. Önemli olan, bu sorumlulukların altında ezilmemek ve onlardan güç alabilmek” dedi.
Zorlukların herkesin hayatında bulunduğunu belirten Güneş, gençlere karşılarına çıkan engeller karşısında pes etmemeleri çağrısında bulundu.
Güneş, “Hepimizin şartları ne olursa olsun zorluklar olacaktır. İmkânlarınız olsa da olmasa da zorluklar karşınıza çıkacaktır. Önemli olan, o şartlar içerisinde önümüze çıkan her engeli aşabilecek bir gücümüzün olduğuna inanmaktır. Kendinize güvenin” ifadelerini kullandı.
“BAŞARI GELİP GEÇİCİDİR AMA İTİBAR ÇOK ÖNEMLİDİR”
Meslek hayatında hem başarılı hem de başarısız dönemler yaşadığını dile getiren Şenol Güneş, kariyer boyunca kazanılan kupalar ve elde edilen sonuçların zamanla geride kaldığını söyledi. Güneş, insanın geride bıraktığı itibarın ise kalıcı olduğunu vurguladı.
Güneş, “Başarı gelip geçicidir ama itibar çok önemlidir. Bir gün kazanırsınız, başka bir gün kaybedersiniz. Bir gün alkışlanırsınız, başka bir gün eleştirilirsiniz. Ancak insanların size duyduğu saygı ve güven kalıcıdır. Bu itibarı gördüğüm için kendimle gurur duyuyorum” dedi.
Gençlere başarı kadar karakterli olmanın da önemli olduğunu anlatan Güneş, “Ne olursanız olun, hangi makama gelirseniz gelin, insanlığınızı kaybetmeyin. Başarı sizi değiştirmesin. İnsanların size nasıl baktığı, sizin kendinize nasıl baktığınız kadar önemlidir” ifadelerini kullandı.
Kendisine gösterilen sevgi ve saygıdan dolayı gençlere teşekkür eden Güneş, “Bugün burada sizlerle birlikte olmak benim için çok değerli. Bana gösterdiğiniz sevgi ve saygı için teşekkür ediyorum. Sizlerin gözlerindeki heyecanı görmek bana da güç veriyor” diye konuştu.
“ZORLUKLARI UNUTMADIM, ONLARDAN GÜÇ ALDIM”
Çocukluk yıllarında yaşadığı imkânsızlıkları hiçbir zaman unutmadığını belirten Güneş, geçmişte karşılaştığı zorlukların bugünlere gelmesinde önemli rol oynadığını söyledi.
Güneş, “Geçmişte yaşadığım zorlukları unutmadım. Çünkü o zorluklar bana sabretmeyi, çalışmayı ve mücadele etmeyi öğretti. İnsan nereden geldiğini unutmazsa nereye gideceğini daha iyi bilir” dedi.
Gençlere sahip oldukları imkânları doğru değerlendirmeleri çağrısında bulunan Güneş, “Bugün sizlerin bizden daha fazla imkânı var. Bu imkânları doğru kullanın. Şikâyet etmek yerine çözüm üretin. Çok çalışın, sabırlı olun ve kendinize inanın” ifadelerini kullandı.
TRABZON’UN TARİHİ VE KÜLTÜREL MİRASINA VURGU
Konuşmasında Trabzon’un doğal güzelliklerine, tarihî geçmişine ve kültürel mirasına da değinen Şenol Güneş, şehrin sahip olduğu değerlerin korunması gerektiğini söyledi.
Güneş, “Trabzon sadece futboluyla değil, tarihiyle, kültürüyle, doğasıyla çok önemli bir şehir. Bu şehrin değerlerini korumak ve gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğudur” dedi.
Gençlerin Trabzon’u ve Türk dünyasını daha iyi tanıması gerektiğini belirten Güneş, “Dünyayı tanıyın ama kendi değerlerinizi unutmayın. Farklı ülkeleri, farklı kültürleri görün; ancak nereden geldiğinizi, hangi medeniyetin parçası olduğunuzu unutmayın” ifadelerini kullandı.
Gençlere dünyadaki gelişmeleri takip etmeleri ve daha iyisini yapmak için çalışmaları çağrısında bulunan Güneş, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Hayatta hiçbir şey kendiliğinden olmaz. Çalışacaksınız, sabredeceksiniz, düşeceksiniz ama yeniden ayağa kalkacaksınız. Kendinize güvenin. Başarıdan önce iyi insan olmayı hedefleyin. Çünkü başarı gelip geçicidir ama itibar çok önemlidir.”
“FUTBOL OYNAMAMIZ İSTENMEYEN BİR UĞRAŞTI”
Çocukluk döneminde futbolun aileler tarafından meslek olarak görülmediğini ifade eden Şenol Güneş, o yıllarda futbol oynayan çocuklara yönelik olumsuz bir bakış bulunduğunu dile getirdi.
Güneş, “Bizim dönemimizde böyle bir durum yoktu. Tam tersine özellikle futbol istenmeyen bir oyundu. İşi gücü olmayan, serseri; hatta biraz oynayıp şöhret olmasından dolayı şımarıklığıyla olumsuz bakılan kişilerdi çocukluğumda. O dönemde bizim için de futbol oyunu sadece çocukluk arkadaşlarımızla birlikte olmak için bir araçtı. Sokakta oynuyorduk, denize giriyorduk, kumsalda oynuyorduk” dedi.
“AİLEMİN FUTBOL OYNAMAMA TEPKİSİ VARDI”
Trabzon’daki çocukluk yıllarını anlatan Güneş, sokakların ve sahillerin kendileri için doğal oyun alanları olduğunu söyledi. O dönemde ailelerin futbol oynamalarını istemediğini belirten Güneş, ekonomik koşulların da bu yaklaşımda etkili olduğunu ifade etti.
Güneş, “O zaman ailemizin de beklentisi yoktu. Sadece okumamızı istiyorlardı. Babam da çok kızıyordu. Kıyafetlerimiz, ayakkabılarımız eskiyor, elbiselerimiz yıpranıyordu; futbol oynamamızı istemiyordu. Ama ekonomik katkı gelince, 15 yaşında hayatımız değişti. O zaman ailemiz de daha fazla destek oldu” diye konuştu.
“MAHALLE KÜLTÜRÜ BİZE YOL GÖSTERİYORDU”
Geçmişte mahalle ilişkilerinin çocukların yetişmesinde önemli rol oynadığını vurgulayan Güneş, komşuların ve mahalledeki büyüklerin çocukların eğitimine ve davranışlarına katkı sunduğunu belirtti.
Güneş, “Bizde mahalle kültürü vardı. Anne babamızdan çok, komşuluk ilişkilerinden kaynaklanan yol gösterme, eğitim ve terbiye verme anlayışı vardı. Kendi çocuğunu anne babadan çok komşular yönlendiriyordu” ifadelerini kullandı.
Bu dayanışma anlayışının Türk dünyası toplumları arasında da güçlenebileceğini dile getiren Güneş, Türkiye, Özbekistan, Azerbaycan ve Türkmenistan başta olmak üzere Türk toplumlarının birlikte hareket ederek kültürel, sosyal ve ekonomik alanlarda gelişebileceğini söyledi.
“ÇOCUKLARIMIZ BİRLİKTE YAŞAMA FELSEFESİNİ KAZANAMIYOR”
Günümüzde çocukların daha fazla teknolojik imkâna sahip olduğunu ancak birlikte vakit geçirme konusunda sorunlar yaşandığını belirten Güneş, telefon ve bilgisayar kullanımının çocukların sosyal yaşamını etkilediğine dikkat çekti.
Güneş, “Bugünkü teknolojik gelişimler, çocuk oyuncakları ve imkânlar var. Ancak çocuklarımıza birlikte yaşama felsefesini veremiyoruz demek ki bir sıkıntı var. Özellikle son yıllarda teknolojinin, telefonların, laptopların çocukların elinde olması, aynı şekilde yapay zekânın öne çıkmasıyla çocuklar birlikte oldukları alanlardan uzaklaşıp evlerine kapanıyor, yalnızlaşıyorlar. Bunu da düzeltmek yine bizlerin görevi” dedi.
“HEM SPORUNU HEM SANATINI YAPSIN, HEM OKULUNU OKUSUN”
Geçmişte sporla eğitimi bir arada yürütmenin zor olduğunu anlatan Güneş, günümüzde gençlere sunulan imkânların doğru değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Güneş, “O zaman hem okudum hem oynadım. Çok zordu tabii. O zamanlarda okullarda devamsızlık durumu vardı. Sporda da izin verilmiyordu. Bugün vakıf üniversitelerinde burs veriliyor, çocuklar okuyabiliyorlar. O zaman anne babalarımız futbol oynamayalım diye engellemeye çalışırken bugün aileler çocukları oynasın diye destek oluyor” diye konuştu.
Kendi futbol kariyerinde fırsatların önemli bir yer tuttuğunu belirten Güneş, gençlere de kendilerine sunulan olanakları değerlendirmeleri çağrısında bulundu.
Güneş, “Hem sporunu hem sanatını yapsın, hem okulunu okusun. Yeni dönemler geliyor. Bizim dönemimizde biraz tesadüfler vardı. O tesadüfler bana imkân tanıdı, ben bu imkânı iyi kullandım. Bugün de gençlerimizin kendilerine tanınan imkânları kullanmalarını ve başarılı olmalarını istiyorum” ifadelerini kullandı.
“MÜKEMMEL OLMAYABİLİRSİNİZ AMA MÜKEMMELLİĞİ KOVALAMALISINIZ”
Türk dünyasının gençleriyle buluşan Şenol Güneş, başarıya ulaşmanın yalnızca yetenekle değil; emek, disiplin, karakter ve kendini sürekli geliştirmekle mümkün olduğunu söyledi. Gençlere mevcut imkânlarla yetinmemeleri çağrısında bulunan Güneş, mütevazı olmanın, sevgi ve saygıyı korumanın önemine dikkat çekti.
Hayatının zorlu dönemlerinden örnekler veren Güneş, “Size ne şartlar sunulursa sunulsun bunu yeterli görmeyin. En iyisini isteyin. Mükemmel olmayabilirsiniz ama mükemmelliği kovalamak için uğraşmalısınız. Haddinizi de bilmelisiniz. Her zaman mütevazı olmak, sevgiyi, saygıyı unutmamak gerekiyor. Size düşen iş, size ait olan değerleri kullanarak kendinizi geliştirmektir” dedi.
FUTBOLCULUK KARİYERİ KALECİLİKLE ŞEKİLLENDİ
Futbola çocukluk yıllarında bir oyun ve eğlence olarak başladığını anlatan Güneş, başlangıçta hücum hattında oynamayı tercih ettiğini ancak mahalle maçlarında yaşanan gelişmelerin kendisini kaleciliğe yönlendirdiğini söyledi.
Güneş, “O zaman futbol oynarken dediğim gibi bir oyundu, eğlenceydi, oyuncağımız oydu. Ama herkes önde koşmak istiyor. Kimse kaleye geçmek istemiyordu. Ben de zaten önde oynuyordum. Kendi yaş grubumda önde oynamaya yönelik yeteneğim fazlaydı. Ama şartlar, abilerimin yönlendirmesiyle beni kaleye geçirdi. Büyüklerin de baskısı o zaman çok vardı. Babaannemiz biraz katıydı. Kaleye geçtim. Mahalle maçlarında başarılı olunca lisans çıkardılar. Bir daha, bir daha derken hayat beni kaleci yaptı. Ama onu da severek yaptım” diye konuştu.
“HANGİ MESLEĞİ YAPARSANIZ YAPIN, SEVEREK YAPMALISINIZ”
İnsanların zaman zaman planlarının dışında gelişen koşullarla karşılaşabileceğini belirten Güneş, önemli olanın değişen şartlara uyum sağlamak ve yapılan işi en iyi şekilde sürdürmek olduğunu ifade etti.
Güneş, “İstemediğiniz bir mesleğe başlarsanız, hangi mesleği yaparsanız yapın severek yapmalısınız. Ama sevdiğiniz işi yapmak daha önemli. Ben futbolu oynarken seviyordum ama kalecilik ikinci plandaydı. Önde oynamak daha cazipti, daha etkiliydi, daha kolaydı. Ama daha sonraki yıllarda kalecilikte kendime göre başarılı olduğumu düşünüyorum” ifadelerini kullandı.
Planlar yapılırken zaman zaman değişiklikler olabileceğini dile getiren Güneş, önemli olanın temel hedeflerden uzaklaşmamak olduğunu vurguladı.
“MEVCUTLA YETİNMEMEK LAZIM”
Başarı için sürekli yenilenmenin ve gelişmenin şart olduğunu belirten Şenol Güneş, gençlere çalışmayı ve kendilerine yatırım yapmayı sürdürmeleri gerektiğini söyledi.
Güneş, “Kazanma hırsı olmalı. Ben hep bu duyguyu hâlâ yaşıyorum. Kendini yenileme, değiştirme, geliştirme mutlaka olmalı. Mevcutla yetinmemek lazım. Çocukluğumuzda bunları bilmediğimiz için şimdi çok daha rahatız. O zaman bilmeden yapıyorduk. Şimdi teorik bilgileri yerine koyuyorum” dedi.
Emek vermeden ve yapılan işi sevmeden başarıya ulaşmanın zor olduğunu ifade eden Güneş, sevgi ve saygının da meslek hayatında önemli bir yere sahip olduğunu belirtti.
“BEN BAŞKALARIYLA DEĞİL, KENDİMLE YARIŞTIM”
Başarı anlayışını anlatan Güneş, hayatı başkalarını geçme hedefi üzerine kurmak yerine kişinin kendi gelişimine odaklanması gerektiğini söyledi.
Güneş, “Ben başkalarıyla yarışmadım. Hep kendimle yarıştım. Hep kendimi aşmaya çalıştım. Çünkü birini geçme peşinde koşup hayatı geçirirseniz onu geçebilirsiniz ama başka birini geçemeyebilirsiniz. Kimi geçeceğinizi bilemezsiniz. Ama kendinizi geçebileceğinizi bilmeniz lazım. Sizin bir değeriniz var, onu mutlaka bulmalısınız” diye konuştu.
Kişinin kendi yeteneklerini keşfetmesinin ve geliştirmesinin önemine dikkat çeken Güneş, başkalarıyla kıyaslanmak yerine kendi potansiyelini ortaya çıkarmanın hem başarı hem de mutluluk açısından belirleyici olduğunu vurguladı.
Güneş, gençlere kendi değerlerini ortaya koymaları, kendilerini geliştirmeleri ve hedefleri doğrultusunda çalışmayı sürdürmeleri tavsiyesinde bulundu.
“MADENCİLERDEN ELDİVEN İSTEDİM”
Eldivenlerinin yıpranmaması için Zonguldak’taki madencilere mektup yazarak kendilerinden eldiven istediğini belirten Güneş, geçmişteki zorlu koşullarla günümüz futbolunun imkânlarını karşılaştırdı. Gençlere seslenen Güneş, günümüzde bilgiye ulaşmanın kolaylaştığını ancak asıl önemli olanın doğru bilgiyi seçip kullanabilmek olduğunu vurguladı.
ZONGULDAKLI MADENCİLERDEN ELDİVEN İSTEDİ
Futbolculuk döneminde malzeme sıkıntısı yaşadıklarını anlatan Şenol Güneş, o yıllarda kalecilik eldivenlerini korumak için farklı bir yöntem geliştirdiğini söyledi.
Güneş, “Çok enteresandır, Zonguldak’taki madencilere bir mektup yazarak onlardan eldiven istedim. Öncelikle madencilere de teşekkür ediyorum. Allah yollarını açık etsin. Çok zor iş yapıyorlar. Haklarını arıyorlar, haklılar. Her iş emek için geçerlidir. Herkes için geçerli. Bütün mesleklerde, bizler de dâhil, hepimiz yaptığımız işin karşılığını alalım” dedi.
Trabzonspor’da oynadığı dönemde kulübün imkânlarının da kısıtlı olduğunu belirten Güneş, Avrupa’dan getirilen eldivenlerin toprak sahada yıpranmasından endişe ettiği için madencilerden gelen eldivenleri antrenmanlarda kullandığını anlattı.
“MALZEMELERİMİZİ KENDİMİZ ALIYORDUK”
Futbolculuk yıllarında spor malzemelerine ulaşmanın bugünkü kadar kolay olmadığını ifade eden Güneş, ilk dönemlerinde malzemelerini evlerinden getirdiklerini ve annelerinin yıkadığını söyledi.
Güneş, “O günkü koşullarda Trabzonspor’un da imkânları çok kısıtlıydı. Hatta birçok malzemeyi kendimiz alırdık. Karayolları sahası dediğimiz, şimdiki Ahmet Çalık Özel Tesisi olan sahada toprak zeminde oynuyorduk. Yağmur yağdığı zaman saha çamur oluyordu. Avrupa’dan getirdiğimiz eldivenler vardı. Şimdi çok modern ve güzel malzemeler var ama ben onlara alışkın değildim. Bir tane almıştım. Toprak sahada yıprandığı için madencilerden eldiven istedim. Kaleye geçtiğimde ve antrenmanlarda onların eldivenlerini kullandım, müsabakalarda diğerlerini kullandım” diye konuştu.
Geçmişte ayakkabı, kıyafet ve diğer spor malzemelerine ulaşmanın güç olduğunu belirten Güneş, kulüplerin günümüzde futbolculara çok daha fazla malzeme sağladığını dile getirdi.
“FUTBOL BUGÜN ENDÜSTRİYEL BİR HÂL ALDI”
Futbolun yıllar içinde büyük bir değişim geçirdiğini ifade eden Güneş, günümüzde sporcuların sponsorluklar aracılığıyla çok daha fazla imkâna sahip olduğunu söyledi.
Güneş, “Günümüzde sponsorlardan o kadar çok malzeme veriliyor ki ayakkabısını, eşofmanını, formasını veriyorlar. Ayrıca bunları giymen için para da veriyorlar. Ne kadar değişen şartlar var. Bizim koşullarımızla bugünü, o gençlik yıllarıyla bugünü kıyaslamak mümkün değil. Bu dönemde de her şey çok hızlı değişiyor” ifadelerini kullandı.
Güney Kore’de üç yıl kaldığını da anlatan Güneş, o dönemde bir firmanın hem kulübe hem kendisine sponsor olduğunu, malzemelerin yanı sıra ürünleri kullanması karşılığında ödeme yapıldığını belirtti. Güneş, futbolun zamanla endüstriyel bir yapıya dönüştüğüne dikkat çekti.
“BUGÜNKÜ GENÇLERİN İMKÂNLARI DAHA FAZLA AMA ZORLUKLARI DAHA FAZLA”
Geçmişte yaşadığı yoklukları unutmadığını belirten Güneş, günümüzde gençlerin çok daha fazla imkâna sahip olduğunu ancak bu durumun yeni sorumlulukları da beraberinde getirdiğini söyledi.
Güneş, “Bugünkü gençlerin imkânları daha fazla ama zorlukları da daha fazla. Çünkü mesafe kısa. Bugünkü koşullarda size çok daha fazla imkân veriliyor. Yeni bir şeyler, yeni başarılar bulmanız gerekiyor. Ama benim dönemimde hakikaten çok zordu. O yoklukları unutmuyorum. Bize başarıyı getiren olay da buydu. Buradan çıkaracağımız sonuç şu: İmkânlar ne olursa olsun siz önemlisiniz, kendiniz önemlisiniz” dedi.
“HERKES BİLGİYE ULAŞABİLİYOR AMA HERKES BİLGİYİ İYİ KULLANAMIYOR”
Geçmişte bilgiye ulaşmanın daha sınırlı olduğunu, günümüzde ise çocukların çok küçük yaşlardan itibaren pek çok bilgiye erişebildiğini ifade eden Güneş, bu durumun beraberinde bilgi kirliliğini de getirdiğini söyledi.
Güneş, “Bizim zamanımızda bir konuyu öğrenmek istediğimizde belirli yerlere başvuruyorduk. Şimdi çocuklar 5, 6, 10 yaşında her şeyi bilip görebiliyor. Herkes bilgiye ulaşabiliyor ama herkes bilgiyi iyi kullanmıyor. Hangi bilgi doğru? Dünyada o kadar çok bilgi var ki… Özellikle sosyal medyayla kafa daha da karışıyor. Çok bilgi var, hangisi doğru, hangi yoldan gitmeliyim? Siz de kendinizi buna göre hazırlamalısınız” diye konuştu.
Gençlerin sahip oldukları imkânları doğru değerlendirmeleri gerektiğini belirten Güneş, geçmişte yokluklar içinde dahi eldeki fırsatlardan yararlanmanın önem taşıdığını vurguladı.
Güneş, “İmkânsızlıklarda şikâyet etmek yerine bulduğumuz imkânları nasıl kullanacağımız çok önemli” ifadelerini kullandı.
ŞENOL GÜNEŞ A MİLLİ TAKIMI’N DÜNYA ÜÇÜNCÜLÜĞÜ SIRRINI ANLATTI
A Milli Futbol Takımı’nın Dünya Kupası’nda elde ettiği üçüncülük başarısının en önemli faktörlerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şenol Güneş, başarının temelinde inanç, sabır ve çalışma olduğunu vurguladı.
Güneş, “Önce kendine inanmak, çevrende size olan yapıcı eleştirileri alabilmek, sabırlı olmak, hoşgörülü olmak, mükemmel değilsin, çalışmalısın, pes etmemek de en önemli konulardan bir tanesi. Çünkü bizim önümüzde örnekler çok azdı” dedi.
“TRABZONSPOR BENİM FUTBOLA BAŞLAYIŞIMLA AYNI DÖNEMDE KURULDU”
Futbola başladığı yıllarda bugünkü gibi büyük kulüplerin bulunmadığını ifade eden Güneş, Trabzonspor’un kuruluşuyla kendi futbol hayatının başlangıcının aynı döneme denk geldiğini anlattı.
Güneş, “Mesela o zaman işte bugünkü büyük kulüpleri dediğimiz kulüpler yoktu. Trabzonspor zaten hiç yoktu. Yani orada Trabzonspor benim futbola başlayışımda Trabzonspor’un kuruluşu aynı dönemlere rastlar. Ben 67’de futbola başladım. Trabzonspor da o yıllarda kuruldu, lige girdi. Ama bizden önce Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş vardı kulüpler” ifadelerini kullandı.

ÇOCUKLUK YILLARINDAN BUGÜNE FUTBOL
O dönem yaşadığı mahalle ortamından ve futbol kültüründen de söz eden Güneş, çocukluk yıllarının bugünden çok farklı olduğunu belirtti.
Güneş, “Ama bir de tesadüftür ki o zaman benim mahallenin büyüğü vardı Ergun Kartacı diye. Vefa takımı vardı İstanbul’da yeşil beyazlı. Ben de İdmangüçlüydüm burada. Yeşil beyazlı, İdmanocağı-İdmangücü çekişmesi vardı. Vefa’yı tutardı. O da bizim mahallenin büyüğü olduğu için o dönemlerde yaşadık” dedi.
“HER DÖNEM ÇOK FARKLI BİR DÜNYAYA GİRDİK”
Geçmişle bugünü karşılaştıran Güneş, farklı dönemlerde yaşanan değişimlere dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dolayısıyla o dönemlerden çıkan bir insan olarak bir bakıyorum ki yani o çocukluğumuz ayrı, bu dönem ayrı. Her dönem geçiyor. Yani ben şimdi kendi hayatımla ilgili böyle bir teorik bilgi koyamıyorum. Ama yani 70’er seneyi koyuyorum. 20-20 aşağısı üçüncü 20’ye gireceğiz. Her dönem çok farklı bir dünyaya girdik.”