Ekonomik sıkıntılar her geçen gün vatandaşın hayatını biraz daha zorlaştırıyor. Mutfaktaki yangın, pazardaki fiyat artışları, kabaran kira ve faturalar derken aile bütçesi artık temel ihtiyaçları karşılamakta bile zorlanıyor.
Trabzon’dan gelen son rakamlar da bu tablonun çarpıcı bir başka yansımasını ortaya koydu.
TİSKİ’nin 2025 yılı Sayıştay Denetim Raporu’na göre, kentte iki ve daha fazla ödenmemiş faturası bulunan 48 bin 220 abonenin toplam borcu 124 milyon 552 bin TL’yi aştı.
Düşünsenize…
Yaklaşık 48 bin abone, su faturalarını zamanında ödeyememiş. Bu rakamın arkasında binlerce hanenin geçim mücadelesi var. Kimi emekli maaşıyla ay sonunu getirmeye çalışıyor, kimi asgari ücretle evini geçindiriyor. Çocuklarının okul masraflarını karşılamaya çalışan aileler, temel ihtiyaçlar arasında tercih yapmak zorunda kalıyor.
Eskiden faturalar ödendikten sonra kalan parayla ay tamamlanmaya çalışılırdı. Şimdi ise ayın başında hangi faturanın erteleneceğinin hesabı yapılıyor. Elektrik, doğalgaz, su, kira ve mutfak masrafı… Her biri ayrı bir yük.
Su gibi en temel ihtiyaçlardan birinin faturası bile bazı haneler için ciddi bir ekonomik külfete dönüşmüş durumda.
Sayıştay raporunda bir başka dikkat çekici veri daha var. Trabzon’da 2025 yılında şebekeye verilen 64 milyon metreküp suyun 24,6 milyon metreküpü kayıp olarak kayıtlara geçti. Kayıp ve kaçak oranı yüzde 38,33 seviyesinde gerçekleşti.
Bu oran, önceki yıla göre gerileme gösterse de büyükşehirler için öngörülen yüzde 30 sınırının üzerinde.
Elbette su kaynaklarının korunması ve israfın önlenmesi büyük önem taşıyor. Ancak raporun ortaya koyduğu ekonomik tabloya da farklı bir pencereden bakmak gerekiyor.
Zira 48 bin 220 abonenin borcu, basit bir tahsilat istatistiği olarak değerlendirilmemeli. Bu rakam, toplumun önemli bir kesiminin yaşadığı geçim sıkıntısına dair de fikir veriyor.
Vatandaşın geliri aynı hızla artmazken temel ihtiyaçların maliyeti yükseliyor. Alım gücü her geçen gün biraz daha daralıyor. İnsanlar artık tasarrufu lüksten değil, zorunlu ihtiyaçlardan yapmak durumunda kalıyor.
Bir ülkede vatandaş su faturasını ödemekte zorlanıyorsa, ekonomik tablonun mutlak surette daha geniş bir perspektifle değerlendirilmesi gerekir.
Çünkü geçim derdi, artık mutfağın sınırlarını çoktan aştı. Musluğa kadar dayandı!