Stat ve Şehir Hastanesi için sıvılaşma uyarısı: Mikro depremlere dikkat
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon sahilindeki Akyazı dolgu alanında inşa edilen stat ve Şehir Hastanesi ile ilgili açıklamasında, bölgenin deprem tehlikesi açısından yeniden ele alınması gerektiğini belirtti. Bektaş, projelendirme sürecinde Karadeniz Sahil Fay Sistemi ile kalın deniz dolgusunun etkilerinin hesaba katılmadığını ifade etti.
“1996 yönetmeliğine göre güvenli kabul edildi”
Bektaş, Akyazı dolgu alanının 1996 Deprem Yönetmeliği’ne göre “KAF’tan uzak, güvenli 4. deprem bölgesi (g≈0,1)” kabul edilerek projelendirildiğini belirtti.
Bu nedenle projelerde Karadeniz Sahil Fay Sistemi ve bölgenin depremselliğinin dikkate alınmadığını savunan Bektaş, söz konusu yaklaşımın bugünkü veriler ışığında yetersiz kaldığını öne sürdü.

“2019 haritası Karadeniz’i de deprem kaynağı olarak tanımladı”
Prof. Dr. Osman Bektaş, 2019 Deprem Tehlike Haritası ile birlikte Karadeniz’in de deprem kaynağı olarak tanımlandığını hatırlattı.
Bektaş, bu değişiklikle birlikte Doğu Karadeniz kıyılarındaki deprem tehlikesinin sağlam zemin için yaklaşık iki kat arttığını ifade ederek, “Projede kıyıya paralel aktif faylar ve kalın deniz dolgusunun zemin büyütmesi dikkate alınmamıştır” görüşünü dile getirdi.
“En riskli yön mikro depremler”
Bektaş’a göre Trabzon Stat ve Şehir Hastanesi açısından en riskli unsur, Trabzon sahilinde 2024 yılında Kandilli Rasathanesi tarafından kaydedilen mikro depremler oldu.
Bu mikro depremlerin aktif fayların varlığına işaret ettiğini belirten Bektaş, bölgede gözlenen küçük ölçekli sarsıntıların dikkate alınması gerektiğini savundu.

“M3,8’lik deprem ani çökmeye neden oldu”
Açıklamasında 2026 yılının Ocak ayında meydana gelen 3,8 büyüklüğündeki depreme de değinen Bektaş, bu sarsıntının Akyazı dolgu alanında büyütme etkisi oluşturduğunu ve 7 milimetrelik ani çökmeye neden olduğunu ifade etti.
Bektaş, dolgu zemininin deprem dalgalarını büyütme etkisinin yapı güvenliği açısından ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
“Sıvılaşma riski olabilir”
Türkiye Deprem Tehlike Haritası’na göre bölgede olası maksimum sarsıntı şiddetinin sağlam zemin için g=0,2 düzeyinde, yani yaklaşık M6-6,5 büyüklüğünde bir deprem senaryosuna karşılık geldiğini belirten Bektaş, Akyazı dolgusunun bu etkiyi 3 ila 4 kat artırabileceğini savundu.
Bektaş, bu durumun sıvılaşma riskini gündeme getirebileceğini ifade etti.
“Trabzon, KAF ve KDAF etkisi altında”
Prof. Dr. Osman Bektaş, Trabzon’un yalnızca kıyıdaki fay sistemleri açısından değil, güneyde yer alan Kuzey Anadolu Fayı (KAF) ve Kuzey Doğu Anadolu Fayları’nın da deprem tehlikesi altında bulunduğunu söyledi.
Kaynak:Haber61