Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 03 Ağustos 2026 16:42

Psikolog Aksu’dan ailelere uyarı! “Çocuğunuzu gelir kaynağı olarak görmeyin”

Psikolog Metin Aksu, maçların hemen ardından yapılan röportajların teknik direktörler ve futbolcular açısından risk taşıdığını belirtti.

TÜFAD Trabzon Şubesi tarafından düzenlenen seminerde teknik direktörlerle bir araya gelen Psikolog Metin Aksu, sporcu psikolojisi, ailelerin genç futbolcular üzerindeki etkisi ve maç sonu iletişiminin doğru yönetilmesi konusunda önemli değerlendirmelerde bulundu. “Sporcu-Antrenör İlişkisinde Zihinsel Performans” seminerinin ardından Haber61’e konuşan Aksu, Türk futbolunda uzun yıllar görev yapmış önemli teknik adamlarla bir araya gelmenin kendisi açısından heyecan verici olduğunu söyledi.

“ÇOK HEYECANLI VE KEYİFLİ BİR SEMİNERDİ”

Katılımcıların seminere gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getiren Aksu, “Benim için çok heyecan vericiydi. Yıllarca isimlerini gördüğüm ve bildiğim teknik direktörler vardı. Böyle bir alanı ilgiyle dinlemeleri beni çok mutlu etti. Çok sayıda soru da geldi. Sorulara hazırlıklıydım ve benim açımdan oldukça güzel, keyifli bir seminer oldu. Kendi alanımı anlatabildiğim ve konuşabildiğim her yerde kendimi mutlu hissediyorum.”

“TÜRKİYE’DE BÜTÇELER DOĞRU KULLANILMIYOR”

İngiltere ve Avrupa’daki sporcu yetiştirme sistemiyle Türkiye arasındaki farklılıklara değinen Aksu, Türkiye’deki en önemli sorunlardan birinin kaynakların doğru alanlara aktarılmaması olduğunu ifade etti. Ayrıca kulüplerin ve federasyonların sporcuların bireysel ihtiyaçlarını doğru şekilde belirlemesi gerektiğini vurgulayan Aksu, “Avrupa ile Türkiye arasındaki farklardan biri, Türkiye’de bütçenin her zaman doğru yerlere aktarılmaması ya da dengesiz kullanılmasıdır. Buna kulüpleri de milli takımları da dahil edebiliriz. Sporcuya değer vermek yalnızca maddi imkân sağlamak değildir. Sporcunun ihtiyacını keşfetmek ve ona göre bir yol çizmek gerekir.”

Avrupa’daki sistemin sporcu merkezli ilerlediğini belirten Aksu, “Sporcu için okul önemliyse okula, antrenman önemliyse antrenmana önem veriyorlar. Antrenmandaki verimini ne artıracaksa bunu keşfedip onun üzerine çalışıyorlar. Biz bu noktada biraz geride kalıyoruz. Adım adım ilerliyoruz ancak bu adımları daha hızlı ve daha büyük hâle getirmeliyiz” dedi.

“AİLELER İŞİN MERKEZİNDE”

Genç sporcuların gelişiminde ailelerin belirleyici bir rol oynadığını kaydeden Aksu, ailelerin de eğitim sürecine dahil edilmesi gerektiğini söyledi. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı tarafından bu konuda bazı çalışmalar yürütüldüğünü duyduğunu belirten Aksu, geçmişte başlatılan birçok çalışmanın sonuçlandırılamadığını ifade ederek, “Bu tür çalışmalar başlıyor fakat çoğu zaman bir sonuca ulaşmıyor. Umarım bu kez kalıcı bir sonuç elde edilir. Aileler işin ana merkezindeler. Yalnızca futbolda değil, diğer spor branşlarında da ailelerin etkisi çok fazla” diye konuştu.

“SPORCU BİR GELİR KAYNAĞI OLARAK GÖRÜLMEMELİ”

Türkiye’de bazı ailelerin genç sporcuları öncelikle maddi gelir kaynağı olarak gördüğünü belirten Aksu, bu yaklaşımın sporcunun gelişiminin önündeki en önemli engellerden biri olduğunu söyledi. Aksu, değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Maalesef Türkiye’de ailelerin maddi beklentisi çok ön planda. Avrupa ile aramızdaki önemli farklardan biri de bu. Aileler bazen sporcuyu maddi gelir kaynağı olarak görebiliyor. Bu da sporcunun önündeki en büyük engellerden biri hâline geliyor.”

Sporcunun yaptığı işi öncelikle sevmesi gerektiğini vurgulayan Aksu, “Sporcunun bu işi meslek hâline getirmesini ve keyif aldığı için yapmasını öncelikli konuma getirirsek ona daha rahat bir alan açarız. Böylece aile de daha stressiz bir yaşam sürer” dedi. Ailelere, antrenörlere ve genç sporculara yönelik bir kitap kaleme aldığını da aktaran Aksu, kitabında tarafların yapması ve kaçınması gereken davranışlara yer verdiğini ifade etti.

🔗 İlişkili Haber — TÜFAD Trabzon Başkanı Bak’tan çağrı! “Antrenörlük meslek olarak kabul edilmeli”

“MAÇ SONRASINDA SAĞLIKLI DÜŞÜNMEK ZORLAŞIYOR”

Teknik direktörlerin maçların hemen ardından basın mensuplarının karşısına çıkmak zorunda kalmasının iletişim hatalarına neden olabileceğini belirten Aksu, röportajların kısa bir bekleme süresinin ardından yapılmasını tavsiye etti. Aksu, “Maçın ardından adrenalin çok yüksek oluyor. O an söylenen cümleler, daha sonra pişmanlık duyulan sözlere dönüşebiliyor. Çalıştığım teknik direktörlere ve sporculara tavsiyem, röportaj yapmak için 15-20 dakika beklemeleri oluyor” ifadelerini kullandı.

Kan basıncının ve heyecanın düşmesiyle kişinin daha sağlıklı düşünebildiğini kaydeden Aksu, “Sağlıklı düşünmeden yapılan röportajlar çoğu zaman pişmanlığa neden oluyor. Milli takımlarda sporcularla röportaj yapma ve kendini ifade edebilme becerileri üzerine de çalışmalar yaptık. Hangi anda nasıl bir röportajın kendileri için daha faydalı olacağını bilmeleri gerekiyor. Bu bilinç sağlandığında, gelecekte medyada karşılarına çıkabilecek olumsuz görüntülerin de önüne geçilebilir.”

ARDA GÜLER ANISINI ANLATTI

Türk futbolunda birçok önemli isimle çalışan Aksu, unutamadığı anlardan birinin Arda Güler’in Real Madrid formasıyla oynadığı bir karşılaşmada yaşandığını söyledi. Arda Güler’in daveti üzerine Real Madrid’in bir maçını tribünden izlediğini aktaran Aksu, şunları kaydetti: “Bu sezon Real Madrid’in bir maçına gitmiştim. Sağ olsun Arda bizi davet etmişti. Tribünlerde insanların ‘Arda Güler’ diye tezahürat yapması ve farklı ülkelerden insanların Arda Güler forması giymesi beni çok gururlandırdı. O maçta çok güzel bir performans da sergilemişti. Benim için unutamadığım bir gurur anıydı. Arda’ya ve diğer futbolcularımıza başarılar diliyorum. Hepsi bizim gururumuz.”

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!