Prof. Dr. Coşkun Erüz uyardı: "Trabzon'da boğulmaların nedeni rip akıntısı değil"
Deniz sezonunun başlamasıyla birlikte Trabzon'da vatandaşlar sıcak havalardan kaçmak için sahillere akın ediyor. Ancak her yıl olduğu gibi bu yaz da boğulma vakaları gündemdeki yerini koruyor. Özellikle bazı vatandaşların denize girmenin yasak olduğu alanlardaki uyarıları dikkate almaması zaman zaman faciayla sonuçlanabiliyor.
Sürmene Deniz Bilimleri Fakültesi Fakülte Kurulu Üyesi Prof. Dr. Coşkun Erüz, rip akıntısının ne olduğunu, hangi koşullarda ortaya çıktığını ve Trabzon kıyılarında yaşanan boğulmaların temel nedenlerini Haber61'e anlattı.
DALGALI HAVALARDA GÖRÜLÜYOR
Rip akıntısının halk arasında "çeken akıntı" olarak bilindiğini belirten Prof. Dr. Coşkun Erüz, şu ifadeleri kullandı:
"Öncelikle rip akıntısıyla ilgili bilgi verelim. Rip akıntısı dediğimiz akıntı, kıyılarda dalga etkisiyle oluşan kıyı boyu akıntısının açığa doğru yöneldiği, halk arasında çeken akıntı olarak adlandırılan akıntıdır. Dalgalı havalarda ve denizlerde görülür."
TRABZON KIYILARININ YÜZDE 86'SI KAYBOLDU
Rip akıntısının özellikle Batı Karadeniz ve Samsun kıyılarında daha sık görüldüğünü ifade eden Erüz, Trabzon'un kıyı yapısının farklı olduğunu söyledi.
Erüz, "Rip akıntısı Batı Karadeniz ve Samsun kıyılarında çok yoğun ve sıklıkla görülmekle birlikte Doğu Karadeniz'de kıyı yapısının farklı olması nedeniyle aynı riski taşımıyoruz. Trabzon geçmişte çok uzun kumsallara sahip bir şehirdi ancak kıyılarının yüzde 86'sını dolgular nedeniyle kaybetti. Elde kalan kumsallar dar ve kısa alanlardan oluşuyor. Bu nedenle Trabzon kıyılarında rip akıntısı riski taşıyan bir bölge bulunmuyor." dedi.
TRABZON KIYILARI HIZLA DERİNLEŞİYOR
Boğulma vakalarının temel nedeninin rip akıntısından çok kıyı yapısıyla ilgili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Coşkun Erüz, Trabzon kıyılarının yoğun şekilde dolguya maruz kaldığını belirtti.
Erüz, "Ancak boğulmaların nedenine baktığımızda farklı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Trabzon kıyıları yoğun şekilde dolguya maruz kalmış kıyılardır. Bu nedenle kıyılar oldukça diktir ve deniz çok hızlı derinleşir. Samsun kıyılarında insanlar uzun mesafeler boyunca diz veya bel seviyesinde suda kalabilirken Trabzon'da birkaç adım sonra derin suya ulaşılabiliyor. Yüzmeyi iyi bilmeyen kişiler ayağının altındaki zeminin kaydığını fark ettiğinde bir anda derin suyun içerisinde kalabiliyor. Bu da boğulma riskini artırıyor." ifadelerini kullandı.
KONTROLSÜZ ALANLARDA DENİZE GİRMEK RİSKİ ARTIRIYOR
Vatandaşların cankurtaran bulunan güvenli plajlar yerine kontrolsüz alanlarda denize girmesinin risk oluşturduğunu belirten Erüz, şu değerlendirmede bulundu:
"Bir diğer önemli konu ise insanların güvenli plajlar yerine bireysel olarak daha tenha ve kontrolsüz alanlarda denize girmeyi tercih etmesi. Özellikle cankurtaran bulunmayan bölgelerde, ani derinleşen kıyılarda ve yüzme bilgisi yeterli olmayan kişiler açısından risk ciddi şekilde artıyor."
DALGALI HAVALARDA DENİZE GİRMEK BÜYÜK HATA
Dalgalı havalarda denize girilmemesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Coşkun Erüz, bunun iyi yüzücüler için bile ciddi risk taşıdığını söyledi.
Erüz, "Dalgalı havalarda denize girmek de çok büyük bir hata. Çok iyi yüzme bilenler için bile risk varken yüzme bilmeyen kişiler açısından boğulma ihtimali oldukça yüksek. Dalgalı denizde yüzmek bir cesaret göstergesi değil, ciddi bir can güvenliği riskidir. Bu nedenle dalgalı havalarda mümkün olduğunca denize girilmemesi gerekiyor." dedi.
"BANA BİR ŞEY OLMAZ" DÜŞÜNCESİ YANLIŞ
Vatandaşların aşırı özgüvenle hareket etmemesi gerektiğini belirten Erüz, Doğu Karadeniz kıyılarının yapısına dikkat çekerek şu uyarıda bulundu:
"Doğu Karadeniz kıyılarında ani derinleşen kıyı yapısı ve dalga etkisi birlikte değerlendirildiğinde insanların açığa doğru sürüklenme riski artıyor. Bu nedenle yüzme bilen insanların yanında denize girmek gerekiyor. Ayrıca 'Ben çok iyi yüzüyorum, bana bir şey olmaz' düşüncesi de doğru değil." dedi.


