Özgür Özel Tekke’de konuştu: “Tekke’nin iradesine sahip çıkmaya geldik”
CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Gümüşhane’nin yeniden belediye statüsü kazanan Tekke beldesinde gerçekleştirilecek seçim öncesinde vatandaşlarla buluştu.
Sabah saatlerinde Trabzon Havalimanı’na gelen Özel’i CHP Trabzon teşkilatı, partililer ve vatandaşlar karşıladı. Karşılamanın ardından kara yoluyla Tekke’ye geçen CHP lideri, burada ilk olarak cuma namazını kıldı. Daha sonra konuşmasını yapacağı alana yürüyerek geçen Özel’e partililer ve vatandaşlar eşlik etti.
DEMİRKIRAN: “TEKKE KAZANACAK”
Programda ilk olarak CHP Tekke Belediye Başkan Adayı Barış Demirkıran konuştu.
Demirkıran, “Biz bu yola Tekke’nin hak ettiği hizmeti kazanması için çıktık. Kimsenin kendini dışlanmış hissetmediği bir anlayış ile yola çıktık. Sadece bir seçim yapılmayacak, Tekke’nin geleceğine yön verilecektir. Sandığa gelin, oyunuzu kullanın ve iradenize sahip çıkın. Sandıktan ayrılık değil kardeşlik çıkacaktır. Tekke kazanacak, birlik ve beraberliğimiz kazanacak. Gece gündüz çalışmaya hazırız. Sizlerin desteği ile yeni bir dönemin kapısını birlikte aralayacağız” dedi.
ÖZEL: “SİZLERİ GÖRÜNCE YÜREKLİ İNSANLARI GÖRÜYORUM”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
“Sizlere bakınca doğduğu yeri seven, memleketini seven, komşularını seven ve Cumhuriyet’in onlara en büyük armağanı olan seçme hakkını benimseyen yürekli güzel insanları görüyorum. Ben size baktığımda hakkı yenildiğinde mücadele edenleri görüyorum. Belediyesini kim yönetecek diye kendisi mücadele edenleri görüyorum. Belediye başkanını kendi seçmek isteyen Karadeniz’in yiğit insanlarını görüyorum. İyi ki varsınız.”
“TEKKE YILLARCA İHMAL EDİLDİ”
Tekke’nin geçmişine değinen Özel, şöyle devam etti:
“Tekke 1994 yılında belediye oldu. Dört kez Tekkeliler belediye başkanlarını seçtiler. Bir kez de 2004 yılında Tekke’yi CHP’ye emanet ettiniz. Bu belde maalesef yıllarca ihmal edildi. Tekkeliler memleketini ihmal etmedi ama ülkeyi yönetenler, Gümüşhane’den yüksek oyları alanlar buradan kepçeyle aldılar, vermeye gelince çay kaşığıyla vermediler. Nüfus azaldı, göç arttı, insanlar şehirlere ve başka şehirlere gitmek zorunda kaldı. Sonunda nüfus düştü ve belediye olma hakkı elden gitti.”
“BARIŞ DEMİRKIRAN’I SİZLERE EMANET EDİYORUZ”
Aday tercihlerine ilişkin konuşan Özel, “Şimdi de kendi imkânlarıyla ortaya çıkan Tekke’nin yeniden ayağa kalkmasını isteyen bir anlayış var. Biz Tekke’ye genç, çalışkan, burada yaşayan, bu insanların içinde olan, ekonomi eğitimi almış kardeşimiz Barış Demirkıran’ı aday gösterdik. Sizlerin takdirlerine evladınızı sunuyoruz” dedi.
“EKREM İMAMOĞLU VE MANSUR YAVAŞ’IN SELAMINI GETİRDİM”
Tekke’nin ihtiyaçlarına değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Biz Barış Başkan’ın Tekke’ye ne yapacağını konuştuk. Yapabileceklerinin sözünü o veriyor. Ancak belde belediyesini aşan işler olacaktır. O noktaya gelindiğinde de onun sözünü iki yerden getiriyorum. Biri Ekrem İmamoğlu’nun, diğeri Mansur Yavaş’ın selamını ve desteğini getirdim.”
“İLK İŞ ALTYAPI SORUNUNU ÇÖZECEK”
Barış Demirkıran’ın seçilmesi halinde hayata geçirilmesi planlanan projeleri sıralayan Özel, şunları söyledi:
“Barış Başkan geldiğinde ilk iş en önemli sorununuz olan altyapı sorununu çözecek. Bir mahallede su kesildiğinde bütün mahallelerde su kesilmek zorunda kalmayacak. Atık suların derelere akması engellenecek. Öğrencilerin ulaşımını ücretsiz yapacağız. Bir öğün öğle yemeğini belediyemiz ücretsiz verecek. Üniversite öğrencilerimize burs vereceğiz. Yaşı ilerlemiş büyüklerimiz için evde bakım ve temizlik hizmetini mutlaka sağlayacağız. Taziye evi ve muhtarlığın bulunduğu bir ek bina kazandıracağız. Yem desteği ve fide desteği sağlayacağız.”
“TEKKE’NİN ARKASINDA DURMAYA GELDİK”
Vatandaşlardan destek isteyen Özel, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Değerli Tekkeliler, bugün buraya Barış Başkan’ın arkasında durmaya ve ona destek olmaya geldik. ‘10’u MHP’de, 4’ü AK Parti’de verin bize hizmet yapalım’ diyorlar. Diğer illeri görüyorsunuz. Gümüşhane’nin genel sorunu hizmet alamamak, göç vermek. Burada gönlü CHP’de olmayıp da ‘Yeter ki hizmet gelsin’ diyenlere sesleniyorum; etrafa ne yapıyorlarsa Tekke’ye bunun fazlasını yapamazlar. Bizim Gümüşhane’deki tek nazar boncuğumuz olacak Tekke. Tekke’ye sahip çıkacağız, Tekke’nin iradesine sahip çıkacağız.”
ÖZEL: “İNADINA PARTİMİZE SAHİP ÇIKIYORUZ”
Konuşmasında CHP’de yaşanan kurultay ve yargı süreçlerine de değinen Özel, şu ifadeleri kullandı:
“Yargı kolları yani onlarda kadın kolları, gençlik kolları siyaseti bıraktı. Çünkü yoruldular. Cumhuriyet Halk Partisi'nin dinamizmiyle, gençliğiyle, gayretiyle baş edemediler. Yargı kolları kurmuşlar. Yargı kolları belediyelerimize yaptığı kötülükler yetmezmiş gibi. Güzel insanlardan güzel ses duyalım. Başverin yuğulamayın. Yuğulamayın siz. Siz partinizi alkışlayın. Ve onların yaptığı bir darbeyle partinin seçilmiş genel başkanı. Sonra o seçildiğimiz kurultaya laf ettiler diye bütün delegeyi çağırmışız. Altı Nisan'da geçerli oyların hepsini vermiş o delege. Yani altı yüz seksen oyla seçildiğimiz yere bir iki yüz seksen oyla seçilmişiz. Efendim İstanbul olmayacaktı demişler. Yirmi bir Eylül'de bu sefer bin yüz delegenin bin yüzünün oyuyla seçilmişiz. Efendim o delegeyi bırak sıfırdan delege yap dediler. Mahallelerden başlattık. Hepiniz biliyorsunuz. Yet yeni bir kurultayla bin üç yüz üç oyla bu sefer seçildik. Şimdi bu seçimlerin hiçbirini saymayıp altı yıl önceki seçimde gelen genel başkanı bugün partinin başına butlan olarak getirdiler. Hiç deme. Hiç deme. Bak ben başka bir şey diyeceğim. İşte böyle olunca moraller bozulunca, tepki yükselince, öfke yükselince Tekke’den bir haber geldi. Biz zaten o Cumartesi Gümüşhane’de büyük miting yapacaktık. Sonra Tekke’ye koşacaktık. Mansur Başkan’la gelecektik. Ama partiye saldıracaklar dediler. Partiye gittik. Terk etmedik. Orada günlerce direndik izlediniz. Sonra bizi polisle partiden attılar. Olsun dedik. Yürüdük, yürüdük, yürüdük. İlk çıktık yüz iki yüz üç yüzdük. On binler olduk. Bu yağmurun altında, bu dolunun altında hep birlikte yürüdük ve meclisimize sığındık. Sonra bana şöyle haberler geldi. Tekke çok üzgün. Tekke kızgın. Partinin başında Özgür yoksa oy vermeyelim. Seçimi kazansak başkasına yaramasın. Sakın ha, sakın oy vermeyelim, sandığa gitmeyelim. Duydum beynimden vurulmuşa döndüm. Dedim ki iki elim kanda olsa Tekke’ye gideceğim. Tekkelilere diyeceğim ki inadına partiye sahip çıkıyoruz. İnadına."
“BİZE BİNA DEĞİL, SEÇİM KAZANMAK LAZIM”
Konuşmasının devamında iktidara yönelik eleştirilerde bulunan Özel, şunları söyledi:
“Çay içmese on dokuz yıl, bir ekmek almasa on dokuz yıl boyunca biriktireceği paranın on katını, on katını yüz doksan yıl çalışsa alacağı kadar maaşla on sekiz tapu almış. Bu tapuları çıkardık. Hemen ertesi güne önce yalana sarıldı. Kendi bakanlarına dedim bilgisayar elinizde. Bu tapuları almadıysa beni rezil edin. O gün bugündür ne Cumhurbaşkanı ne Murat Kurum ne herhangi bir yer dönüp de bize o tapular bu adamın değildi diyemiyor. O günden beri. Varsa desinler beni rezil etsinler yok. Ne dedi Cumhurbaşkanı? Akın sen sakın cevap verme. Tapuları konuşma. Kötülük yapmaya devam et dedi. Şimdi kötülüğe bak. Kendinin düştüğü duruma cevap vereceği yere demişti ki Antalya Büyükşehir Belediyesi Manisa’da benzinlikte Özgür Özel’le buluştu. Onu konuşmak istiyorum ben dedi. Yakında dedi bu olacak.
O gün bunu söylediği kişi böyle kendi yel yasasıyla yeminler etti. Sonra böyle bir şey olmadığına dair sonra döndük bir baktık bizim İçişleri Bakanlığı'nın verdiği korumaların kayıtlarında, partinin kayıtlarında o gün ben Ankara’dayım, Manisa’da yokum. Bu yalan böyle kaldı ya. Allah Allah ya. İspatladık ya. Bu sefer adamı, yirmi tane ilaç içen adamı evladıyla tehdit ettikleri, yakınlarıyla bütün mal varlığıyla tehdit ettiler. Geri alacaksan bir imza atacaksın dediler. Ve o kişiye gittiler. Ne dedirttiler biliyor musunuz? Ben onu Özgür’e vermedim. Ben onu rahmetli Verdi’ye verdim dediler. Rahmetli Verdi’ye. Niye biliyor musunuz? Ölmüş ya. Konuşamaz ya. Gören oldu mu? Yok olmadı. Biz oraya çok kalabalık gittik. Kimse görmeden ben Verdi’ye verdim. Sırf ölmüş insana iftira atıp partimizi karalamaya çalışıyorlar. Ben bu mübarek Cuma gününde bu güzel beldede bu kötülüklere karşı sizin vicdanınıza sığınıyorum, vicdanınıza. Hepinizi çok seviyorum. Onun için, onun için ölülere iftira atanları, rahmetlilere iftira atanları geride bıraktık. Köhnemiş yapıları geride bıraktık. Binaları geride bıraktık. Bize bina lazım değil. Binayı çok isteyenler binayı aldı. O binada oturanlar gelip burada sizinle konuşabilir mi? Hayır. Yanınıza karşınıza çıkabilir mi? Hayır. Bana bina lazım değil. Bana bir daha sizinle birlikte seçim kazanmak lazım. Seçim kazanmak. Yenilgiye alışanları arkada bıraktık. Mağlubiyetle partiyi alıştıranları arkada bıraktık. Kazanmayla tanışanlarla hep ileriye doğru yürüyoruz. Benimle birlikte, Barış’la birlikte önce Tekke’de sonra Gümüşhane’de iktidara yürümeye var mısınız?”
“TEKKE’DE HANGİ PARTİDEN OLURSA OLSUN HERKESİN KARDEŞİYİM”
Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Artık mesele partinin evlatlarını saraya kurban edenlerle meşgul olmak değil. Artık mesele bu parti için gerekirse kurban olmak. Kurban olmak ama başarılı olmak. Yeni mücadelenin rotası yürüyüştür. Pusulası millettir. Hedefi seksen altı milyonun koluna girmektir.
Biraz önce cumayı birlikte kıldık. Hiç yabancı yok. Hep Tekkeliler. Hep güzel insanlar. Gelirken karşıdan AK Parti’nin, MHP’nin seçim bürosu var. El salladım önce şaşırdılar. Gittim yanlarına vardım. Sarıldık. Kucaklaştık. Biz bizim gibi insanlarız. Ben Tekke’de öğretmenlerin çok olduğunu biliyorum. Köy Enstitülerinin torunlarının, evlatlarının tekkesinde. Benim babam seksen dört yaşında Allah ömür versin hepinizle beraber. Emekli öğretmen. Annem seksen yaşında emekli öğretmen. Ben emekli öğretmenlerin aldığı maaşla büyümüş, devlet parasız yatılı burslarıyla okumuş bu milletin bir evladıyım. Tekke’de hangi partiden olursa olsun herkesin evladıyım, kardeşiyim. Tekke’nin bütün evlatları benim öz kardeşimdir. Bundan sonra inşallah Pazar günü yeni bir başlangıçla kardeşim Barış’a, kardeşimin adı da Barış’tır. Öz kardeşimin adı da Barış’tır. Buradaki adayımızın adı da Barış’tır. Barış’a sahip çıkın. Tekke’ye sahip çıkın. Barış’la birlikte yürümeye var mısınız? Onu size, sizi de Allah’a emanet ediyorum.”


