Trabzon’da özellikle Ortahisar’da, son dönemde pek konuşulmayan ama aslında yavaş yavaş kendisini hissettiren bir mesele var: Mezarlık sorunu.
Eskiden bir vatandaş vefat ettiğinde ilk akla gelen yer Sülüklü, yani Asri Mezarlık olurdu. Sonra Bostancı Mezarlığı devreye girdi. Böylece Sülüklü’nün yükü biraz olsun hafifledi.
Ama bugün gelinen noktada Sülüklü de Bostancı da artık eski rahatlığında değil. Mezarlıklar doldu, alanlar daraldı. Geçmişte başka mezarlıklara nakil yapılan yerlerde bile bugün yer bulmak kolay değil.
Bahçecik de yine yoğun kullanılan mezarlıklardan biri.
Büyükşehir Belediyesi’nin Uğurlu Mahallesi’nde oluşturduğu mezarlık alanı ise şimdilik bir nefes aldırıyor. Ancak Trabzon büyüyor, nüfus artıyor. Bugün yeterli görünen bir alanın yarın ne hale geleceğini de düşünmek gerekiyor.
Boztepe’de Ahi Evren Camii’nin yanındaki mezarlıkta da benzer bir tablo var. Yeni mezar yeri satın alınamıyor, yalnızca daha önce yeri bulunan ailelerin definleri yapılabiliyor.
İşte tam burada mesele biraz daha farklı bir boyuta taşınıyor.
Çünkü vatandaş sadece kendisi için bir mezar yeri aramıyor. Ailesini aynı yerde buluşturabileceği bir aile mezarlığı istiyor. Bu da doğal olarak talebi büyütüyor, yer bulmayı zorlaştırıyor.
Trabzon’un bir de kırsal tarafı var.
Köyünde, mahallesinde mezarlığı bulunan vatandaş için mesele biraz daha kolay. Ama böyle bir imkânı olmayanlar için adres yine şehir merkezi. Dolayısıyla mezarlık ihtiyacı da her geçen gün daha fazla hissediliyor.
Burada belediyeleri eleştirmekten çok, bir konuyu şimdiden hatırlatmak gerektiğini düşünüyorum.
Büyükşehir Belediyesi’nin ve Ortahisar Belediyesi’nin bu konuda çalışma yaptığını biliyoruz. Fakat mezarlık işi, ihtiyaç ortaya çıktıktan sonra çözülmesi kolay bir mesele değil.
Bugünden yarını planlamak gerekiyor.
Öte yandan Büyükşehir Belediyesi’nin Mezarlıklar Dairesi Başkanlığı’nın cenaze hizmetleri konusunda hakkını da teslim etmek lazım.
Cenazenin evinde yıkanması ve kefenlenmesinden nakline, mezar yeri tahsisinden defin işlemlerine ve taziye hizmetlerine kadar vatandaşın en zor gününde ciddi bir destek veriliyor.
İnsan böyle bir günde neyle uğraşacağını şaşırıyor.
O anda belediyenin yanında olduğunu görmek ise gerçekten kıymetli.
Vatandaşın bu hizmetlerden memnun olması da bunun göstergesi zaten.
Ama bir tarafta hizmet güzel giderken, diğer tarafta mezarlık alanı ihtiyacı büyüyorsa, bunu da görmezden gelmemek lazım.
Bugün belki çok büyük bir sorun gibi görünmeyebilir.
Ama yarın, “Nereye defnedeceğiz?” sorusunu daha sık duymamak için bugünden tedbir almak gerekiyor.
Çünkü bu hayatın kaçınılmaz bir gerçeği.
Hepimiz bir gün toprağa emanet edileceğiz.
Mesele de tam olarak burada başlıyor…