banner526

banner533

banner513

Mustafa Serdar’den Memur Sen’e taş; "Çalışanın temsilcisi biziz"

Türk Sağlık Sen Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Serdar, seçildiği kongrede Memur-Sen’e gönderme yaptı.

Trabzon 25.11.2017, 22:14
Mustafa Serdar’den Memur Sen’e taş; "Çalışanın temsilcisi biziz"

Haber61/Haber Servisi - Levent Ustabaşı - Türk Sağlık Sen Trabzon Şubesi Başkanı Mustafa Serdar, seçildiği kongrede Memur-Sen’e gönderme yaparak, “Çalışanın gerçek anlamda temsilcisi biziz, yetkili ama etkisiz Malum-sen (Memur-Sen) ise kendisini yetkilendirenlerin temsilcisidir” dedi.


Türk Sağlık Sen Şube Başkanlığı kongresinde 4. kez başkan seçilen Mustafa Serdar, gündeme damga vuran bir konuşma yaptı.  

TÜRKİYE DERİN BUNALIMLAR YAŞADI

Tekrar başkanlığa seçilerek güven tazeleyen Başkan Mustafa Serdar şunları söyledi; “

Sayın Türk Sağlık Sen Kongre delegelerimiz, Türkiye Kamu Sen’e bağlı sendikalarımızın başkan ve yönetim kurulu üyeleri, sendika temsilcilerimiz, üyelerimiz, sivil toplum örgütlerimizin kıymetli yöneticileri, değerli misafirler ve basın mensupları Türk Sağlık Sendikamızın 6.cı olağan genel kuruluna hoş geldiniz.

Sendika kanunu bile henüz konuşulmuyorken Türkiye sevdamız ekmek için kavgamız diyerek 18 Haziran 1992 tarihinde sendikamız Türk Sağlık Sen sendikacılık hayatına başlamıştır. O günden bugüne geçen 25 yıllık sürede onurlu ve kişilikli sendikal mücadelemizle her devlet memurunun gönlünde yerini almış, başımız daima dik olmuştur. Cennet vatan Türkiye’mizin son birkaç yılda yaşadığı derin bunalımlar, Parçalanması için yapılanlar ve ihanet zincirine halka olanlara baktığımızda Milli Sivil Toplum örgütlerinin Türkiye için vazgeçilmezliği daha iyi anlaşılmaktadır.

Mustafa Serdar’den Memur Sen’e taş; "Çalışanın temsilcisi biziz"

DURUŞUMUZ NETTİR

Bunları düşündüğümüzde şükürler olsun ki Türkiye Kamu-Sen’liyiz, Türk Sağlık-Sen’liyiz diyoruz.

28 Şubattan 15 Temmuza, çözüm sürecinden toplu sözleşmelerde yaşananlara kadar duruşumuz her zaman net, inancımız tam, tavrımız cesur ve yüreklice, kararımız ise hep doğrudan ve ülkemizden yana olmuştur. Geçmişte kesintisiz demokrasi diye alanlara çıkan sendikamız 15 Temmuz’da birileri gidişata göre tavır alırken biz vatan ve millet için meydanlara inerek şehitler verdik. 

ROL KAPMAK İÇİN

Şehirlere bombalar yığılıp bin vatan evladının şehadetine neden olan çözüm sürecinde, birileri rol kapmak için yarışıp, akil adam olarak hayvanlarla bile iletişime geçerken biz Çözüm süreci ihanet süreci diyerek, akil adam olmayı reddetmiştik. Tüm bunlara baktığımızda zamanın bizi haklı çıkarması tesadüf değildir. Çünkü biz olaylara milli bir pencereden, devlet ve millet açısından bakıyoruz. 

Mustafa Serdar’den Memur Sen’e taş; "Çalışanın temsilcisi biziz"

ÇALIŞANIN TEMSİLCİSİYİZ

Yapılan her işin ülkemize ve insanımıza neler getirip götüreceğini düşünüyoruz. Sendikal çalışmalarımızda da bu böyledir. Biz çalışanların her ne şart altında olurlarsa olsun kendi gelecekleri için Türkiye Kamu-Sen’i ve Türk Sağlık-Sen’i seçmeleri gerektiğini dile getirdik. Getirmeye devam ediyoruz. Çünkü çalışanın gerçek anlamda temsilcisi biziz, yetkili ama etkisiz Malum-sen (Memur-Sen) ise kendisini yetkilendirenlerin temsilcisidir. 

Son toplu sözleşme bunun adeta resmi bir belgesi olmuştur.

Bu yıl Ağustos ayında yapılan ve ve 2018-2019 yıllarını kapsayan toplu sözleşmede bizler gerçekleşen enflasyonun üstünde, refah seviyesini arttıran bir ücret talep ederken, Malum-sen yüzde 30’larla başladığı zam talebini yüzde 3.5 ile tamamlamıştır. 4-5 puan artış olmazsa toplu sözleşmeyi imzalamalıyız demelerinin üzerinden sadece 5 saat geçtikten sonra çeyrek yani 0,5 zamma imza atarak kamu çalışanlarından aldıkları yetkiyi sadece siyasal ikbal ve koltuk kapma adına kötüye kullanmışlardır. Çalışanların geçim sıkıntıları bunların umurlarında değildir. Sağlık ve sosyal hizmet kolunda da aynı ibretlik durum yaşanmıştır. Toplu sözleşme taleplerini ambulansla Çalışma Bakanlığı’na götüren memur-sen’e bağlı sağlık-sen, çalışanların temel taleplerini görmezden gelerek toplu sözleşmede imza atarak masadan kalkmıştır.

Döner sermayelerin emekliliğe yansıtılması, yıpranma payının verilmesi, ek göstergelerin yükseltilmesi gibi temel taleplerin masada kapağı bile açılmamıştır. Çünkü onlar sadece toplu sözleşmeye gelmeleri için yetkilendirilmişlerdir. O masanın hakkını verip çalışanın sorunlarını çözmek için gelmemişlerdir. Sadece toplu sözleşme masası değil hizmet kolumuzda yaşanan sorunlara baktığımızda da çalışanların nasıl bir felakete bizzat bunların eliyle sürüklendiğini görmekteyiz. Döner sermayelerin sabit bir miktara mahkum edilmesi, sonu gelmez nöbetler, sürekli yeni iş yükleri gibi sorunlar
çözüm beklerken hiçbir şey yapmamayı kendilerine ilke edinmişlerdir. Bugün Sağlık çalışanları ekonomik kayıpları ile geçinemez hale gelmelerinin bir önemli nedeni de yetkilendirilen sendikanın yaptıkları ve siyasi idare ve yöneticiler karşısındaki el pençe divan tavrıdır. obbing, Aşırı iş yükü ve yoğun çalışma sonucunda çalışanların yaşadığı tükenmişlik sendromu artık intiharlara neden olmaya başlamıştır. Şiddetin yerini ağır darp, bıçaklama ve hatta cinayete varan teşebbüsler almaktadır.

Mustafa Serdar’den Memur Sen’e taş; "Çalışanın temsilcisi biziz"

REFORM OLARAK SUNDULAR

Sağlıkta yönetim sistemi ile yap boz gibi oynanmakta bununda faturası hala ve ısrarla çalışanlara çıkarılmaktadır. Hatırlayınız 6 yıl önce tüm uyarılarımıza rağmen sağlıkta 3 başlı yönetime geçilmiş ve illerde Sağlık Müdürlüğü, TKHK, THSK kurulmuş bu durum ise bir reform gibi sunulmuştu. Biz 6 yıl önce bu yanlıştır, sağlık sistemini yönetilemez hale getirir ve sadece birilerine makam ve mevki sağlamaktan öteye gitmez demiştik.

Malum Sen’liler ise bunu reform olarak sunan siyasi iradeye alkış tutmuştu. Tarih bizi haklı çıkardı. Sistemin tıkandığı bizzat Başbakan tarafından itiraf edilerek bundan vazgeçildi. Eskiye dönüş veya yeniden yapılanmada da fatura yine çalışanlara çıkmış rutin işlemlerde bile sorunlar yaşandığı görülmüştür. Tüm bunları değerlendirdiğimizde ortaya çıkan tablo gayet açıktır. Artık sabır taşı çatlamış, bardak taşmıştır. Zulme dayanılacak hal kalmamıştır. Bakanlık sağlık personeli arasında yaşanan adaletsizliklerin giderilmesi için üzerine düşeni yapmalı, çalışanlar içinde olumlu bir adım atmayı başarabilmelidir. Sayın Bakanımız 5 ay önce göreve başladığından beri sağlık çalışanlarının memnuniyeti demekte fakat bir olumlu
düzenleme hala hayat bulmamıştır. Biz suya yazılan ve ipe serilen çok vaat gördük. Sayın Bakan artık icraata geçmeli ve çalışanlara hakkaniyete uygun, kayıplarını telafi edecek düzenlemeleri hayata geçirmelidir.

SONUNDA BAŞARACAĞIZ

Sorun çok ama ümit vardır. O ümidin adı Türk Sağlık-Sen’dir. Çünkü biz gösterdiğimiz onurlu mücadele, hak ve adaletten yana olan tavrımız ile sendikacılıkta marka haline gelmiş bir sivil toplum örgütüyüz. Günlük menfaatlerin peşinde asla koşmadık. Her ne söyleyip yaptıysak, vatan, millet, devlet ve çalışan için yaptık  Çünkü biz sevdamızın peşinde hakkın çizdiği yol üzere olduk. Dilsiz şeytanlığa talip olmadık. Zulmü görmezden
gelmedik. Bu çizgimizden zerre taviz vermeden de yolumuzda ilerleyeceğiz. Başarmak ve kazanmak için var gücümüzle mücadele edeceğiz.
Umarız ki sağlık ve sosyal hizmet çalışanları işyeri ve iş güvencelerini ellerinden alan, altı yıldan beri yetkili oldukları halde toplu sözleşmelerde hiçbir kazanım elde edemeyen, yetkiliyiz diye böbürlenerek çalışanlara tepeden bakan aciz,cesaretsiz ve pısırık sendikacılara karşı gereğini yaparlar.
Kıymetli Delegeler, Bugün burada sendikamızın 4 yıllık yeni bir döneminin adımını atmak adına oylarınızı kullanacaksınız.Her şeyden önce şunu bilmenizi isterim ki bizim seçimlerimizde kaybeden asla olmaz. Kazanan tektir, o da Türk Sağlık-Sen’dir ve dolayısıyla sizlersiniz. Bizim kongrelerimizde esas olan güven ve istikrar ölçeğinde birlik ve beraberliktir.

Çünkü biz, biraraya gelmenin bir başlangıç, bir arada bulunmanın bir gelişme ve birlikte çalışmanın ise başarı getirdiğine inananlarız. Bizim için esas olan da budur, başarının anahtarı da burada gizlidir. Geride bıraktığımız dört yıl içerisinde şube yönetim kurulu üyelerimizden temsilcilerimize ve nihayetinde üyelerimize kadar yılmadan baskılara boyun eğmeden mücadele eden siz arkadaşlarımı yürekten kutluyorum. Ailenize ve kendinize ayıracağınız zamandan ve tatilinizden tasarruf ederek sendikal hayatımıza ve kamu çalışanlarının sorunlarının çözümü için yaptığınız özverili çalışmalarınız her türlü takdire şayandır.

Bugün burada 110 kongre delegemiz arasından ancak 33 kişiyi listeye yazabildik. Delege olanlar arsında sendikamızın kuruluşundan bu yana kesintisiz olarak üyemiz olan arkadaşlarımız da var, İlk kez delege olarak katılanlar da var. Ancak bu listede ismi olsun olmasın her biriniz her birimiz Türk Sağlık Sen’in onurlu bireyleridir. Bugün bizler yöneten olarak karşınızdayız, yarın yükselen bu bayrağı sizler taşıyacaksınız. İlimizde ve ülke genelinde hep birlikte durmadan duraksamadan çalışacağız, yorulmak kelimesini lugatımızdan çıkaracağız. Ve sonunda mutlaka başaracağız.
Yorumlar (1)
FİKRET KABADAYI 3 yıl önce
Biz devrin adamı olmadık,siyasetin yalakası olmadık.biz dik durduk,durmayada devam edeceğiz.biz TURK SAGLIK SEN liyiz.ALLLAH utandırmasın baskanım

Gelişmelerden Haberdar Olun

@