Kurban etinde bu belirtilere dikkat! Uzman isim tek tek anlattı
Kurban Bayramı’na sayılı günler kala Trabzon Veteriner Hekimler Odası Başkanı Erol Sayın, Haber61’e özel açıklamalarda bulundu. Kurbanlık hayvan seçiminden kesim sürecine, etin tüketiminden saklama koşullarına kadar birçok konuda önemli uyarılar yapan Sayın, vatandaşların mutlaka veteriner kontrolüne dikkat etmesi gerektiğini söyledi.
Kurban Bayramı’nın dini bir ibadet olduğunu belirten Erol Sayın, sağlık boyutunun ise ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.
“Kurban Bayramı’nın sağlık boyutu çok önemli”
Sayın, kurbanlık hayvanların pazara giriş sürecinden itibaren denetim altında olduğunu belirterek şunları söyledi:
“Kurban Bayramı öncelikle dini bir ibadet konusu. İnsanımız da inançları gereği kurban ibadetini yerine getiriyor. Bununla ilgili uygulama tebliği yayımlandı. Hem Tarım İl Müdürlüklerine hem de ilgili kuruluşlara gerekli bilgilendirmeler yapıldı. Valilik bünyesinde kurulacak komisyonlarla birlikte vatandaşlarımızın Kurban Bayramı’nı sağlıklı geçirmesi için gerekli tedbirler alınacak.
Biz veteriner hekimler olarak işin dini boyutundan ziyade sağlık boyutuyla ilgileniyoruz. Sonuçta insanlar yıl boyunca et tüketiyor ve hayvanlar kesiliyor. Kurban Bayramı’nda da aynı hijyenik şartlarda kesim yapılması gerekiyor. Bu nedenle belediyelere ait ya da özel çiftliklerdeki kesim alanlarında, kesimhanelerde uygulanan hijyen kurallarına uygun şekilde kesim yapılmalı.”
“Hayvandan insana bulaşan yaklaşık 200 hastalık var”
Zoonotik hastalıklara dikkat çeken Sayın, kurbanlıkların mutlaka veteriner kontrolünden geçmiş olması gerektiğini söyledi.
“Çünkü hayvanlardan insanlara bulaşan yaklaşık 200 civarında Zoonotik hastalık bulunuyor. Zoonotik hastalık, hayvandan insana bulaşan hastalık demektir. Bunun önüne geçebilmek için hayvanların sağlıklı olması gerekiyor.
Burada ilk aşama canlı muayene. Kurban pazarlarında hayvanların sağlık kontrollerinden geçirilmesi gerekiyor. Tarım Bakanlığı’nın aldığı önlemler kapsamında hayvanlarımız kayıt altında. Hepsinin kimliği ve küpe numarası mevcut. Hayvanlar pazara gelirken kimlik kartları ve il dışından geliyorsa veteriner sağlık raporlarıyla giriş yapıyor.
Dolayısıyla pazara giriş yapan hayvan, veteriner kontrolünden geçmiş sağlıklı hayvandır. Vatandaşlarımız gönül rahatlığıyla kurbanlıklarını seçebilirler.”
“Veteriner kontrolünde kesilmeyen eti tüketmeyin”
Kesim sonrası et muayenesinin de büyük önem taşıdığını vurgulayan Sayın, bazı hastalıkların ancak kesim sonrasında ortaya çıktığını belirtti.
“Bundan sonraki süreç kesim aşaması. Veteriner hekimler olarak bazı hastalıkları canlı muayenede tespit edebiliyoruz. Ancak bazı hastalıklar sadece kesim sonrası et muayenesinde ortaya çıkıyor. Bu yüzden hem canlı muayene hem de kesim sonrası muayene şart.
Hatta şunu açıkça söylüyoruz; bir hayvan veteriner hekim kontrolünde kesilmemişse kesinlikle tüketmeyin. Çünkü sağlık kontrolünden geçmemiştir.
Nasıl marketten aldığınız ürünün son kullanma tarihine bakıyorsanız, etin de veteriner hekim kontrolünden geçmiş olması gerekir. Bu nedenle kurban kesim alanlarında veteriner hekimler görevlendiriliyor. Özel kesim yerlerinde de sorumlu veteriner hekim bulunuyor ve kesilen hayvanların etleri kontrol ediliyor.”
Şüpheli durumda veteriner çağrısı
Ev ve bahçe gibi alanlarda yapılan kesimlerde dikkatli olunması gerektiğini belirten Sayın, şüpheli durumlarda ete müdahale edilmemesi gerektiğini söyledi.
“Vatandaşlarımızın kendi bahçesinde ya da evinin çevresinde hayvan kesme izni de var. Burada dikkat edilmesi gereken nokta şu; kesim sonrası ette şüpheli bir durum görülürse ete müdahale edilmeden en yakın veteriner hekime başvurulmalı.
Örneğin kanın normal sürede pıhtılaşmaması şarbon hastalığı şüphesi doğurabilir. Dalağın normalden büyük olması yine hastalık belirtisi olabilir. Kaburga kısmında pirinç tanesi şeklinde beyaz lezyonlar görülmesi tüberküloz belirtisi olabilir.
Vatandaşlarımızın burada hastalığı tespit etmeye çalışmasına gerek yok. Bunu veteriner hekimler belirleyecek. Etin tüketilip tüketilmeyeceğine de veteriner hekim karar verecek.”
“İnsan sağlığının geri dönüşü yok”
Vatandaşların bazen eti çöpe atmak istemediğini ifade eden Sayın, sağlık konusunda taviz verilmemesi gerektiğini söyledi.
“Bazen vatandaşlarımız ‘O kadar et atılır mı?’ diye düşünebiliyor. Ancak insan sağlığının geri dönüşü yoktur. Hayvana verdiğiniz para telafi edilir ama insan hayatı geri gelmez. O yüzden hem ibadetimizi yerine getirmeli hem de bunu sağlıklı şekilde yapmalıyız.”
Kurbanlık hayvanın yaşı nasıl anlaşılır?
Kurbanlık hayvanlarda yaş kriterine ilişkin de bilgi veren Sayın, şunları kaydetti:
“Kurban pazarlarına zaten kurbanlık şartlarını taşıyan hayvanlar giriş yapabiliyor. Büyükbaş hayvanlarda 2 yaş şartı var. Yani 24 ayını doldurmuş olması gerekiyor. Tarım Bakanlığı kayıt sisteminde bu bilgiler yer alıyor.
Ancak şüpheli durumlar olabilir. Böyle durumlarda hayvanın dişlerine bakılır. Alt süt dişlerinin dökülüp yerine kalıcı dişlerin geldiği görülür. Halk arasında buna ‘diş atma’ ya da ‘kapak atma’ denir. Bu şekilde hayvanın yaşını anlayabiliyoruz.”
“Et en az 6 saat dinlendirilmeli”
Yeni kesilen etin hemen tüketilebileceğini ancak dinlendirilmesinin daha sağlıklı olduğunu ifade eden Sayın, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bizim kültürümüzde yeni kesilen hayvanın etinden hemen kavurma yapılır. Bunun sağlık açısından bir sakıncası yoktur. Ancak et dinlenmediği için biraz sert olabilir ve pişme süresi uzayabilir.
Etin lezzetli olması için en az 6 saat dinlenmesi gerekir. Normalde 12 ila 24 saat dinlendirilmesi tercih edilir. Ancak vatandaşımız isterse hemen kavurma yapıp tüketebilir. Burada önemli olan aşırı tüketmemek.”
“Et poşette bekletilmemeli”
Kurban etinin saklanma koşullarına ilişkin de uyarılarda bulunan Sayın, yanlış muhafazanın bozulmaya yol açabileceğini belirtti.
“Asıl sıkıntı etin saklanmasında yaşanıyor. Kesim yerlerinden poşetlerle eve getirilen etler hemen poşetten çıkarılmalı. Geniş bir tepsi ya da sini üzerine yayılarak üst üste gelmesi önlenmeli.
Poşet içinde üst üste duran etlerde iç sıcaklık yükseliyor ve bozulma başlıyor. Poşetle birlikte buzdolabına koymak da çözüm olmuyor. Bu nedenle etin hava alması gerekiyor.”
“Gençlerin hayvancılığa yönelmesi gerekiyor”
Hayvancılık sektörüne ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Sayın, devlet desteklerinin artırılması gerektiğini söyledi.
“Şu an için büyük bir sıkıntı görünmüyor ama bu sosyal bir mesele. Gençlerin hayvancılığı meslek olarak görmesi gerekiyor. Bazı gençler hayvancılığı köylülük olarak görüyor ve bu işi yapmak istemiyor.
Oysa bugün birçok genç uzun saatler boyunca asgari ücretle çalışıyor. Aynı kişi köyde daha az çalışarak hayvancılıktan daha fazla gelir elde edebilir.
Ancak bunun için devlet desteği çok önemli. Mevcut destekler yeterli değil. Yem, buzağı desteği ve üreticinin pazardaki payını koruyacak desteklerin artırılması gerekiyor.
Bugün hayvancılık yapan vatandaşlarımızın önemli kısmı başka işi olmadığı için devam ediyor. Üreticileri küstürmemek lazım. Çünkü küçük aile işletmeleri ortadan kalkarsa sektör tekelleşebilir.” dedi.

