KTÜ TV'de İran–ABD gerilimi masaya yatırıldı! Dünya yeni bir belirsizlikler çağına gidiyor! Bitmeyen savaş çağı!

KTÜ TV'de yayımlanan programda ABD–İran gerilimi ve Ortadoğu’daki güç mücadelesi masaya yatırıldı. Konuk akademisyen Yücel Bulut, süreci “belirsizlikler çağı” olarak nitelendirerek, dünyanın “bitmeyen savaşlar” dönemine sürüklendiğini söyledi
KTÜ TV'de İran–ABD gerilimi masaya yatırıldı! Dünya yeni bir belirsizlikler çağına gidiyor! Bitmeyen savaş çağı!

KTÜ TV'de yayımlanan programda ABD–İran gerilimi ve Ortadoğu’daki güç mücadelesi masaya yatırıldı. Konuk akademisyen Yücel Bulut, süreci “belirsizlikler çağı” olarak nitelendirerek, dünyanın “bitmeyen savaşlar” dönemine sürüklendiğini söyledi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Radyo’da gerçekleştirilen yayında Ortadoğu’daki son gelişmeler, ABD–İran gerilimi ve küresel güç dengeleri ele alındı. Programın moderatörlüğünü Çağlar Demirdal üstlenirken, yayının konuğu KTÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü Doktor Öğretim Üyesi Yücel Bulut oldu.

KTÜ Öğretim Üyesi Yücel Bulut ise uluslararası sistemde yaşanan gelişmeleri “belirsizlikler çağı” olarak değerlendirirken, “Uluslararası ilişkiler alanında çalışan birçok akademisyen bunu ‘belirsizlikler çağı’ olarak tanımlıyor. Çünkü yaşanan olaylara dışarıdan baktığımızda net bir fotoğraf göremiyoruz. Ortalık adeta bir toz duman. Bir şeyler ne sebeple başlatıldı, bize anlatıldığı gibi mi yoksa arka planda başka hesaplar mı var, bunları net olarak bilmiyoruz.”

BİTMEYEN SAVAŞLAR ÇAĞI
Ayrıca Bulut, bölgede yaşanan güç mücadelelerine de dikkat çekti. Bulut,

“Çin’in, Rusya’nın ve hatta Hindistan ile İsrail’in bölgedeki ilişkileri, İran’ın üzerinde bulunduğu enerji havzası gibi faktörler birlikte düşünüldüğünde önümüzdeki belki de 100 yılı şekillendirecek yeni bir belirsizlikler çağına girdiğimiz söylenebilir. Bu aynı zamanda bitmeyen savaşlar çağı da olabilir.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

BU DÖNEM TARİH KİTAPLARINDA YER ALACAK
ABD’nin Irak müdahalesini hatırlatan Bulut, bölgedeki çatışmaların kısa sürede bitmesinin zor olduğunu belirtirken,

“Amerika Irak’a girdiğinde 10 günde Bağdat’ı alacağını düşünüyordu. Bağdat alındı ancak sonrasında yıllarca süren bir süreç yaşandı. On binlerce insan hayatını kaybetti. Bu nedenle yaşananlar basit bir kriz olarak görülmemeli. Muhtemeldir ki bu süreç tarih kitaplarında sıkça yer alacak olaylardan biri olacak.”

NÜKLEER MESELESİ NEDİR?
Programda İran’ın nükleer programı da gündeme geldi. Nükleer meselesi hakkında da açıklamalarda bulunan Bulut,

“Nükleer meselesi aslında Batı’nın kendine hak gördüğü silahları kontrol altına alma çabasıdır. İran’ın bunu enerji için mi yoksa silah için mi kullanacağı tartışıldı. Ancak İran’ın nükleer silah geliştirecek teknolojiye ve bilim insanı kapasitesine sahip olmadığı da ortada. İsrail geçmişte bu kapasiteye sahip olabilecek bilim insanlarını çeşitli suikastlarla ortadan kaldırdı.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

İRAN’A IRAK ÖRNEĞİ 
Ayrıca Bulut, Batı’nın İran’a yönelik yaklaşımını da eleştirirken,

“Bana kalırsa bu mesele, Irak’ta ‘kitle imha silahları var’ iddiasına benzer şekilde Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik politikalarını meşrulaştırmak için kullandığı bir argümandı. İran defalarca halkın karşısına çıkarak nükleer silah üretmeyeceklerini söylediler.”

BU İNSANLIK SUÇUDUR 
Bulut ayrıca müzakere sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu Bulut: “Amerika Birleşik Devletleri müzakereleri aslında savaş hazırlığı dönemi olarak kullandı. Yeni bir toplantı planlanmıştı ancak toplantı yapılmadan İran’a saldırılar başladı. İlk vurulan yerlerden biri maalesef bir ilkokuldu ve çok sayıda kız çocuğu hayatını kaybetti. Bu insanlık suçudur.”

İLGİNÇ STRATEJİ!
Programda Demirdal’ın, ABD’deki Yahudi lobisi İsrail’i ve Amerikan siyasetini ne kadar etkiliyor?” sorusunu da yorumlayan Bulut, “Trump’ın seçim sürecinde Yahudi iş insanlarından ciddi destek aldığı biliniyor. İsraillilerin Amerika’da uyguladığı ilginç bir strateji var. Hem Demokratlara hem Cumhuriyetçilere destek veriyorlar. Böylece seçim sonuçları ne olursa olsun Senato’da onların desteklediği isimler yer alabiliyor.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

EVANJELİZM VE İSRAİL’E KARŞI TUTUM 
Bulut ayrıca Evanjelizm konusuna da değindi. Bulut, “Evanjelik Hristiyanlığın şöyle bir iddiası var: Dünyanın sonuna yakın bir İsrail devleti kurulacaktı ve bu İncil’in bir mucizesidir. Bu nedenle İsrail’i desteklemek bazı çevreler için dini bir sorumluluk olarak görülüyor.”

TÜRKİYE’NİN DIŞ POLİTİKASI ETKİLİ OLDU 
Türkiye’nin bölgedeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bulut şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye NATO üyesi bir ülke olmasına rağmen İran tarafından hedef alınmadı. Bu durum Türkiye’nin yürüttüğü dış politikanın çalıştığının bir göstergesi olabilir. Türkiye’nin tarafları bir araya getirme çabası, ateşin Türkiye’ye sıçramamasında etkili olmuş olabilir.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

HİNDİSTAN VE İSRAİL ORTAKLIĞI 
Programın ilerleyen bölümünde Rusya, Çin ve Hindistan’ın bölgedeki rolü de ele alındı. Bulut, özellikle Hindistan ile İsrail arasındaki ilişkilerin yeni olmadığını belirtirken,

“İsrail ile Hindistan 2017’den beri stratejik ortaklık ilan etmiş durumda. Ortak silah üretimi, teknoloji transferi ve ekonomik iş birlikleri var. Bunun temelinde Pakistan gibi ortak tehdit algısı da bulunuyor.”

“Hindistan’da 2014 yılında önemli bir kırılma yaşandı”
Hindistan’daki siyasi dönüşümün İsrail ile ilişkileri nasıl etkilediğini değerlendiren Bulut,

“Pakistan İsrail’le ilişkileri olmayan bir devlet. Bunun yanında Hindistan’la da sürekli savaşan bir ülke. Yani iki tarafın da belli başlı ortak düşmanlıkları var. 2014 yılına gelindiğinde Hindistan’da önemli bir kırılma yaşandı ve BJP hükümeti başa geldi. Bu hükümet Müslümanlara karşı duruşuyla bilinen, Hindu milliyetçiliğini temel alan Hindut ideolojisine sahip bir yönetimdir.”

Hindut ideolojisinin kökenlerine dikkat çeken Bulut,

“1920’lerin başında henüz bir İsrail devleti ortada yokken Hindut ideolojisini ortaya atan Savarkar Vir, ‘Biz bir Yahudi devletinin kurulmasını en az siyonistler kadar isteriz’ demişti. Bu ideolojik yakınlık zaman içinde İsrail ile Hindistan arasında güçlü bir ilişki zemini oluşturdu.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

“1990’LARA KADAR HİNDİSTAN FİLİSTİN YANLISIYDI”
Hindistan’ın dış politikasında yaşanan değişime değinen Bulut, Soğuk Savaş dönemine kadar farklı bir tablo olduğunu söyledi. “1947’den 1990’lara kadar Hindistan’da etkili olan Kongre Partisi hükümetleri güçlü bir Filistin dostluğu ile biliniyordu. Çünkü Hindistan bağlantısızlar hareketinin öncülerinden biriydi ve anti-kolonyal bir duruşa sahipti. İsrail kolonyal bir devlet olarak kurulmaya çalışılırken Hindistan’ın Filistin’e destek vermesi oldukça doğal bir tutumdu.”

Ancak arka kapı diplomasisiyle İsrail’in Hindistan üzerindeki etkisini artırmaya çalıştığını ifade eden Bulut, “1950’de Hindistan İsrail’i tanıdı ancak 1992’de ilk kez büyükelçilik açıldı. 2014’ten sonra Hindutvacı yönetimin iktidara gelmesiyle bu yakınlaşma çok daha hızlandı. Siyonizm ile Hindut ideolojisi arasında ciddi bir yakınlık var. Her iki ideoloji de ortak düşman algısı üzerinden hareket ediyor. 2014’ten sonra Hindistan’da Müslümanlar ile Hindular arasındaki kırılganlık arttı ve islamofobik söylemler daha sık dillendirilmeye başlandı.”

Hindistan’ın İsrail’e verdiği desteği Ortadoğu ülkelerini ürkütmeden yürütmeye çalıştığını belirten Bulut, “Hindistan’ın Ortadoğu’da büyük yatırımları var. Körfez ülkelerinden ciddi miktarda işçi dövizi geliyor. Yaklaşık 10 milyon Hintli Ortadoğu’da çalışıyor. Bu nedenle Hindistan İsrail’e verdiği desteği doğrudan değil, çoğu zaman terörle mücadele söylemi üzerinden ifade ediyor.”

“BM’DEKİ TUTUM DEĞİŞİMİ İSRAİL’İ MEMNUN ETTİ”
Bulut, Hindistan’ın Birleşmiş Milletler’deki oy tercihinin de bu değişimi gösterdiğini söyledi.

“2014’e kadar Hindistan Birleşmiş Milletler’de Filistin lehine oy kullanıyordu. Ancak 2015’te ilk kez çekimser oy kullanmaya başladı. Bu durum İsrail’i oldukça memnun etti. Hindistan bir yandan bağımsız dış politika izlediğini söylüyordu ancak pratikte İsrail’e daha yakın bir çizgiye geldiğini gördük.”

“ORTADOĞU’DA GÜVENLİK ÇEMBERİ OLUŞTURULMAK İSTENİYOR”
Son dönemde gündeme gelen ittifak girişimlerine değinen

Bulut, “Son dönemde konuşulan altıgen ittifak meselesi Hindistan’dan Akdeniz’e uzanan bir güvenlik çemberi oluşturmayı hedefliyor. Bu çerçevede Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’ın da içinde bulunduğu bir yapıdan söz ediliyor. Ancak bunun Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliğine karşı bir hamle olduğu da açıkça görülüyor.”

ktu-tvde-iranabd-gerilimi-masaya-yatirildi-dunya-yeni-bir-belirsizlikler-cagina-gidiyor-bitmeyen-savas-cagi

“İRAN SONRASI HEDEF AFGANİSTAN OLABİLİR”
İran sonrası akıllarda olan sonraki hedef Türkiye mi? sorusunun akıllara geldiğini ifade eden Bulut bu soruya da samimi bir şekilde düşüncelerini dile getirerek,

“İran ortadan kalktığında sonraki hedefin Türkiye olabileceğini İsrailli bazı yetkililer de dile getiriyor. Ancak bana göre ilk hedef Afganistan olabilir. “Afganistan’da Çin’e yakın bir noktada bulunan Bahram Hava Üssü stratejik bir öneme sahip. ABD bu üssün kontrolünü Afganistan’dan talep etti ancak Afgan yönetimi bunu kabul etmedi.”

“BELUÇ BÖLGESİ İRAN’IN BÖLÜNME NOKTALARINDAN BİRİ OLABİLİR”
Bulut, İran’ın iç yapısına ilişkin de önemli bir açıklamalarda da bulunan  Bulut, “İran’ın güneydoğusunda bulunan Beluç bölgesi kritik bir noktadır. Pakistan’da yaklaşık 15 milyon, İran’da ise yaklaşık 5 milyon Beluç yaşıyor. İran’ın bölünmesi söz konusu olursa bu bölge önemli bir kırılma noktası olabilir.”

“BÖLGEDEKİ GELİŞMELER SATRANÇ HAMLELERİ GİBİ”
Çin’in enerji güvenliği açısından bölgenin önemine değinen Bulut, “Çin Pakistan üzerinden Kaşgar’dan Gavadar Limanı’na uzanan bir ekonomik koridor kurmaya çalışıyor. Böylece Malakka ve Hürmüz boğazlarına olan bağımlılığını azaltmak istiyor. Ancak Belucistan’daki terör olayları Çin’in yatırımlarını zorlaştırıyor. Bölgedeki tüm gelişmeler satranç hamleleri gibi birbirini etkiliyor.”

“ORTADOĞU’DA HİÇBİR OLAY TEK BİR BAKIŞ AÇISIYLA OKUNAMAZ”
Programın sonunda Ortadoğu’daki gelişmelerin çok boyutlu değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Bulut,

“Ortadoğu’da hiçbir olay tek bir bakış açısıyla okunamaz. Bu coğrafyada en az iki dil bilmeniz gerekir. Çünkü her olayın birden fazla anlatısı vardır. Eskiden savaşın bile bir hukuku vardı. Çocuklar, gazeteciler hedef alınmazdı. Bugün bu değerlerin giderek ortadan kalktığını görüyoruz.” dedi. 

Kaynak:Haber61

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.