Kıyılar için sert mesaj! Toplantı değil, uygulama zamanı
Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından Karadeniz Bölgesi saha toplantısının 18 Haziran’da Trabzon’da gerçekleştirilmesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Cemil Pehlevan, kıyı alanlarında yaşanan sorunlara dikkat çekti.
"Türkiye Belediyeler Birliği bünyesinde kurulan Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından, kıyı belediyelerinin karşı karşıya olduğu sorunların değerlendirilmesi, belediyeler arası deneyim paylaşımının artırılması ve çözüm önerilerinin geliştirilmesi amacıyla Karadeniz Bölgesi saha toplantısının 18 Haziran’da Trabzon’da gerçekleştirileceği açıklanmıştır.
Kıyıya kaçak yapı yapılırken, doğal alanlar işgal edilirken, kamu malı niteliğindeki sahiller daraltılırken sessiz kalan anlayış; bugün “KIYILARI NASIL KORUYABİLİRİZ?” toplantıları düzenlemektedir.
Kıyı kentlerini doğrudan etkileyen iklim değişikliği, afet dayanıklılığı, deniz kirliliği, biyoçeşitlilik kaybı, kıyı kullanım baskıları, turizm, altyapı ve atık yönetimi gibi başlıkların ele alınması elbette önemlidir. Ancak bugün gelinen noktada toplum adına sorulması gereken en temel soru şudur: Kıyılarımızın büyük bölümünü kaybettikten, doğal alanlarımızı tahrip ettikten sonra yapılacak toplantılar; geçmişte yapılan yanlışları telafi etmeye yeterli olacak mıdır?
Trabzon başta olmak üzere Karadeniz kıyılarında yıllardır devam eden plansız kıyı müdahaleleri, dolgular, kontrolsüz yapılaşmalar, doğal alan kayıpları ve kıyı kullanımındaki yanlış uygulamalar sonucunda geri dönüşü zor bir sürece girilmiştir.
Bilim insanlarının ve uzmanların yıllardır yaptığı uyarılar dikkate alınmadan kıyılarımız üzerinde yapılan uygulamalar sonucunda; Trabzon’un yaklaşık 119 kilometrelik sahil şeridinde doğal kıyı alanlarının 108 km’lik vatandaş tarafından işgal edilmiş ve devlet tarafından yok edilmiş durumda.
Bugün mesele sadece bir çevre sorunu değildir. Bu mesele; yaşam alanı, kamu hakkı, gelecek nesillerin hakkı ve kent kimliği meselesidir.
Trabzon Ziraat Mühendisleri Odası olarak yıllardır ifade ettiğimiz gerçek şudur:Kıyılar sadece beton, yol, dolgu ve yapı alanı değildir. Kıyılar toplumun ortak malıdır. Kıyılar doğanın, halkın ve gelecek kuşakların emanetidir.
Bugün vatandaş kendi sahiline ulaşmakta zorlanıyorsa, çocuklarımız deniz kültüründen uzaklaşıyorsa, doğal plajlarımız azalıyor ve insanlar denizden kopuyorsa burada ciddi bir kamu politikası sorunu vardır.
İnsanları denizle buluşturmak gerekirken, yanlış kıyı uygulamalarıyla insanları denizden uzaklaştırdık. Bugün yapılması gereken yeni toplantılarla geçmişi unutturmak değil; önce geçmişte yapılanlarla yüzleşmek ve sorumluluk almaktır.
Çünkü sorun toplantı yapmak değildir. Sorun; yıllardır bilinen sorunlara zamanında müdahale edilmemesi, kaçak yapılaşmalara ve kıyı işgallerine karşı gereken kararlılığın gösterilmemesidir.
28.06.2024 tarihinde devletin en üst makamı tarafından belediyelere gönderilen yazıda, tespit edilen kaçak yapıların kaldırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve belirlenen süre içerisinde bilgi verilmesi istenmiştir. Ancak aradan geçen zamana rağmen kamuoyunu tatmin edecek somut adımların ortaya konulmaması; kıyıların korunması konusunda ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.
Kıyılara kaçak yapılar yapılırken, kamuya ait alanlar işgal edilirken, doğal alanlar zarar görürken gerekli müdahaleler yapılmazsa; bugün düzenlenen “Kıyıları nasıl koruyabiliriz?” toplantıları kamu vicdanında karşılık bulmakta zorlanacaktır.
Çünkü; Kaçaklara, işgallere ve kıyı tahribatlarına müdahale edilmediği sürece yapılan toplantılar; çözüm üretmekten çok, geçmişte yapılan yanlışlara ortak arama görüntüsü vermekten öteye geçemez.
Bugün yapılması gereken; kıyı alanlarının gerçek anlamda kamu yararı doğrultusunda korunması, kaçak ve mevzuata aykırı yapılaşmaların kararlılıkla kaldırılması, işgal edilen kamu alanlarının yeniden halka kazandırılması, Kıyı Kanunu’nun etkin ve tavizsiz uygulanması, geçmişte yapılan kıyı uygulamalarının bilimsel ve hukuki olarak incelenmesi, sorumluluğu bulunan süreçlerin şeffaf şekilde değerlendirilmesidir.
Meslek odaları, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının karar süreçlerine etkin katılımının sağlanmasıdır. Unutulmamalıdır ki; kıyılar birilerinin özel kullanım alanı, ekonomik kazanç kapısı veya ayrıcalıklı yaşam alanı değildir.
Kıyılar toplumun ortak değeridir. Bugün kalan son kumsallarımızı da koruyamazsak, yarın çocuklarımız kendi şehirlerinde denize ulaşamayan bir nesil oldu.
Kendi yaşam alanımız olan sahillerimizi kullanabilmek için bedel ödeyen vatandaşlar; geçmişte yapılan yanlış uygulamaların sonucunda oluşan ayrıcalıklı kullanımlara sessiz kalmak zorunda değildir.
Doğanın bize sunduğu değeri önce yok edip, sonra milyonlar harcayarak yapay çözümler üretmek kamu yararı değildir. Bu, geçmiş hataların maliyetini gelecek nesillere bırakmaktır.
Trabzon’un ve Karadeniz’in geleceği için artık göstermelik değil; bilimsel, gerçekçi ve uygulanabilir politikalar gerekmektedir. Çünkü kıyılar sadece bugünün değil, yarının da mirasıdır.
Kıyılarımıza sahip çıkmak; geçmişe saygı, bugüne sorumluluk ve geleceğe borcudur."
Kaynak:Basın Bülteni


