Trabzon Büyükşehir Belediye Meclisi’nde konuşan Yeni Parti Grup Başkanvekili ve Ortahisar Meclis Üyesi Cüneyit Zorlu, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin artık yalnızca Ukrayna-Rusya savaşı kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Zorlu, Türk sahipli ve Türk bayraklı gemilere yönelik saldırılara dikkat çekerek Trabzon’un da doğrudan etkilendiğini belirtti.
“KARADENİZ’İN GÜVENLİĞİ MESELESİDİR”
Zorlu, Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin Trabzon’u da doğrudan ilgilendirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sayın Başkanım, Trabzon artık doğrudan geniş bir ticari ve güvenlik boyutu olan bir durumla karşı karşıyadır. Ne demek istediğimi anladığınızı düşünüyorum. Bu konu gerçekten Karadeniz’i, denizleri ve sahilleri ilgilendiriyor. Hassas bir konudan söz ediyoruz.
Allah’tan sahillerimiz çok yüksek değil ancak denizlerimizde mürettebatlarımız ve gençlerimiz hayatını kaybediyor, yaralanıyor. Bundan son derece kaygı duyduğumuzu belirtmek istiyorum.
Türk sahipli, Türk işletmeli ve Türk bayraklı en az 28 gemiye saldırıldı. Bu saldırılar İHA’larla, denizaltılarla ve hücum botlarıyla gerçekleştirildi. 20’ye yakın gemimize eylem düzenlendi ve 10 civarında denizcimiz de hayatını kaybetti.
Ben konuya Trabzon açısından bakmak istiyorum. Bu konu Trabzon’u neden ilgilendiriyor, Sayın Başkanım? Gemi trafiğinden faydalanıyoruz. Çoğumuz gemi taşımacılığında Türk sahipli ve Panama bayraklı gemilerde çalışan vatandaşlarımızın bulunduğunu biliyoruz.
20 Temmuz’da Rusya’nın Novorossiysk açıklarında Türk bayraklı bir gemimiz iki saldırı sonucu vuruldu. Bir mürettebatımız hayatını kaybetti, iki mürettebatımız yaralandı. Gemi daha sonra Trabzon’a getirildi.
26 Ağustos’ta Trabzon’a yanaşacak bir gemiye hava saldırısı düzenlendi ve 5 mürettebat yaralandı. Dolayısıyla Trabzon bağlantılı gemiler açısından da can ve mal güvenliği riski oluştu, Sayın Başkanım.”
“MESELE ARTIK SADECE UKRAYNA-RUSYA MESELESİ DEĞİLDİR”
Karadeniz’de yaşanan gelişmelerin bölgesel güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Zorlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Aslında ne yapmamız gerekiyor? Artık tehdit Trabzon kıyılarına kadar ulaşmıştır. Bunu görüyoruz.
29 Eylül 2025’te savaşın başında bir insansız deniz aracı bulundu ve imha edildi. Demek ki içinde bomba vardı. Daha sonra arkadaşlarımız aynı model bir insansız deniz aracını tekrar buldu.
18 Ağustos’ta dron emniyet müdürü binasına düştü. Üç tane araç hasar gördü. Allah’tan patlama olmadı. Yoksa oradaki insanlarımız da hayatını kaybedebilirdi. Allah korudu.
Sayın Başkanım, buradan takip etmemiz gereken konu şudur: Mesele artık sadece Ukrayna-Rusya meselesi olmaktan çıkmıştır. Mesele, Karadeniz’in güvenliği meselesidir.”
“TİCARET GEMİLERİMİZİN GÜVENLİĞİ SAĞLANMALIDIR”
Zorlu, devlet ve hükümetten beklentilerini de şöyle dile getirdi:
“Trabzon için şunu bekliyoruz. Devletimizden ve hükümetimizden şunu bekliyoruz: Ticaret gemilerimizin güvenliği sağlanmalıdır. Güvenliğin yeterince sağlandığını göremiyoruz. Çünkü bu kadar gemi hasar alıyorsa ve insanlarımız hayatını kaybediyorsa bir yerde sorun var demektir. Yeterince müdahale yapamıyoruz.
Trabzon Limanı’na gelen gemilerin güvenliği de sağlanmalıdır. Bu konu da çok önemlidir. Karadeniz’in güvenliği bir bütün olarak sağlanmalıdır.
İHA ve SİHA’larımızın tespitini yapamıyoruz. Bu kadar İHA yaptığımız için övünüyoruz. Gerçekten başarılıyız. Çünkü bunları ihraç da ediyoruz. Dünya bizden bunu bekliyor. Ancak bunların güvenliğini de sağlamak gerekiyor.
Dışarıdan gelen İHA’ları tespit etmekte neden zorlanıyoruz? Bu konuda gerçekten bu kadar yetersiz mi kaldık?”