İrlandalı mimar Trabzon’u anlattı: "Trabzon aşık olunması kolay bir şehir"
Trabzon Peyzaj Mimarları Odası ve Karadeniz Teknik Üniversitesi tarafından 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü kapsamında düzenlenen panele katılan İrlandalı peyzaj mimarı Peter Donegan, Trabzon’da yaşadığı dikkat çekici ve yüzleri gülümseten anıları paylaştı. Trabzon’u çok sevdiğini ifade eden Donegan, şehirle ilgili düşüncelerini samimi sözlerle anlattı.
AŞIK OLUNMASI KOLAY BİR ŞEHİR
“Trabzon hakkında ne düşünüyorsunuz?” sorusuna yanıt veren Donegan, Trabzon’un kendisinde çok özel bir iz bıraktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Trabzon muhteşem bir şehir. Buraya geldiğim ilk andan itibaren kendimi çok rahat hissettim. İnsanların sıcaklığı, misafirperverliği ve samimiyeti beni gerçekten etkiledi. Trabzon, insanın kalbiyle kolayca bağ kurabildiği bir şehir.
Karadeniz Teknik Üniversitesi’nin misafirperverliği, Peyzaj Mimarları Odası’nın ilgisi, arkadaşlarımın ve ailelerinin beni ağırlama şekli gerçekten çok özeldi. İlk gelişimde beni yemeğe davet etmişlerdi. Aslında ben de böyle büyütüldüm. İrlanda’da da benzer bir misafirperverlik kültürü vardır. Bu yüzden burada kendimi hiçbir zaman yabancı hissetmedim.
Çayı da çok seviyorum. Trabzon’da gerçekten çok fazla çay içiliyor ve bu kültürü çok güzel buluyorum.”

“BENZER BAĞIMSIZLIK MÜCADELELERİMİZ VAR”
Atatürk Köşkü ziyaretinden de oldukça etkilendiğini söyleyen Donegan, Türkiye ile İrlanda arasında tarihsel açıdan bazı benzerlikler gördüğünü ifade etti.
“İrlanda ve Türkiye’nin bağımsızlık mücadeleleri arasında bazı benzerlikler olduğunu düşünüyorum. Her iki ülkede de insanların bağımsızlık sürecinde önemli rol oynayan kişileri unutmadığını hissediyorsunuz. Bu tarihsel bağları görmek benim için çok anlamlıydı.”
ŞEHRİN MANZARASI ETKİLEYİCİ
Atatürk Köşkü’nün manzarasının kendisini çok etkilediğini de dile getiren Donegan, ziyaret sırasında yaşadığı duyguları şu sözlerle anlattı:
“Aralık ayında Atatürk Köşkü’nü ziyaret ettim. Balkondan baktığınızda hem ön taraftaki hem de arka taraftaki manzara gerçekten büyüleyici. Şehri yukarıdan görmek çok etkileyiciydi.”
“DOLMUŞ ROLLER COASTER GİBİYDİ”
Trabzon’daki dolmuş yolculuğunu ise gülümseyerek anlattı. İlk kez Trabzon’da dolmuşa bindiğini belirten Donegan, bu deneyimi unutamadığını söyledi.
“Üniversiteden arkadaşlarla birlikte şehir merkezini gezdik. Atatürk Köşkü için dolmuş kullandık. Yollar çok bozuktu, araç adeta lunaparktaki bir roller coaster gibiydi. Araç sarsıldıkça ben de eğlenip ellerimi havaya kaldırıyordum. Çok keyifliydi. O günden sonra Trabzon dolmuşlarına ‘sihirli otobüs’ demeye başladım.”
İrlanda yollarının da Trabzon’a benzediğini ifade eden Donegan, özellikle Atatürk Köşkü’nden görünen şehir manzarasının hafızasında önemli bir yer edindiğini söyledi.
“DÜNYANIN BİRÇOK YERİNİ GEZDİM, TRABZON ÇOK FARKLI”
Trabzon’da gördüğü atmosferin kendisini çok etkilediğini belirten Donegan, dünyanın birçok ülkesini gezdiğini ancak Trabzon’un farklı bir his verdiğini dile getirdi.
“İnanılmaz… Dünyanın birçok ülkesine gittim. İşim gereği çok fazla seyahat ediyorum. Gittiğim yerlerde kafelerde oturup insanlarla konuşmayı, yerel yöneticilerle ya da belediyedeki kişilerle sohbet etmeyi seviyorum. İnsanlar genelde bana ülkelerinde düzeltilmesi gereken çok şey olduğunu söylüyor. Ama bu sadece Trabzon’a özgü bir durum değil, her yerde aynı şeyleri duyuyorum.
Ancak Trabzon’da farklı bir hava var. Daha güzel, daha yeni ve farklı bir şey hissediyorsunuz. İnsanlar bunu beğenebilir ya da beğenmeyebilir ama burada gerçekten özel bir atmosfer var. Güzel şeyler yapıldığında insanların bunu takdir etmesi gerektiğini düşünüyorum.
Trabzon’a geldiğimden beri burada çok sıcak bir ilgi gördüm.”
“YEMEKLERİNİ SEVDİM ANCAK İNSANLARIN SICAKLIĞINDAN DAHA ÇOK ETKİLENDİM”
Trabzon insanı ve mutfağıyla ilgili düşüncelerini de paylaşan Donegan, samimi açıklamalarıyla salondakileri gülümsetti.
“İnsanlar ve yemekler hakkında ne düşündüğümü sordunuz… Ben 8 kardeşli bir ailede büyüdüm. Bu yüzden önüme gelen her şeyi yemeye alışığım. İkram edilen her şeye teşekkür eder, keyifle yerim.
Trabzon insanını gerçekten çok sıcak buluyorum. Daha önce havalimanına gece geç saatte geldiğimde bana poğaça getirmişlerdi. Çünkü o saatte açık restoran yokmuş. Bu küçük ama çok anlamlı bir jestti. Yemeği çok sevmiştim ama insanların sıcaklığı beni daha da etkiledi.”
“AKÇAABAT KÖFTE YEDİM”
Trabzon mutfağını da çok sevdiğini ifade eden Donegan, özellikle Akçaabat köfte deneyimini anlattı.
“Trabzon mutfağı harika. Bugün öğle yemeğinde Akçaabat köfte denedik. Hepimiz aynı yemekten yedik ama benim tabağımdaki biber oldukça acıydı. Yüz ifademi görünce bir daha acı yememeye karar verdim diyebilirim.”
“İNSANLAR SÜREKLİ İKRAMDA BULUNUYOR”
Türkiye’deki misafirperverliğin sofralarda çok net hissedildiğini belirten Donegan, esprili ifadeler de kullandı.
“Burada insanlar size sürekli ‘Bunu da dene’ diyerek yemek ikram ediyor. Türkiye’de sofralarda inanılmaz bir misafirperverlik var. Bir süre sonra artık dur diyemiyorsunuz. O kadar çok yemek yedim ki kendimi iki bebek taşıyormuş gibi hissettim.”
“TRABZON BENİM İÇİN ARTIK İKİNCİ EV GİBİ”
Trabzon’un artık kendisi için ikinci bir ev haline geldiğini söyleyen Donegan, şehirde hissettiği sıcaklığı unutamayacağını belirtti.
“Trabzon benim için artık ikinci ev gibi oldu. İş dışında da iki kez buraya geldim. Buradaki atmosfer bana aile ortamını hissettiriyor. Bu hissi sadece evimde, İrlanda’da yaşayabilirim sanıyordum ama Trabzon’da da aynı sıcaklığı hissettim.
Üniversitedeki insanlar da, burada tanıştığım herkes de bana çok samimi davrandı. Sanki beni bırakmak istemiyorlarmış gibiydi. Gerçek anlamda bir sarılma olmasa da o duyguyu hissettim. Ve bu hislerin karşılıklı olduğunu düşünüyorum.”

