İran Başkonsolosu Mohebati’den dikkat çeken açıklamalar: “İran teslim olmaz, savaş istemiyoruz”
Naser Mohebati, İran’a yönelik saldırıların yaklaşık 39-40 gün sürdüğünü belirterek, bunun İran’ın yaşadığı ilk savaş olmadığını söyledi. Daha önce de 12 günlük bir savaş yaşandığını ifade eden Nohebati, 47 yıldır İran’a yönelik ambargolar, darbeler ve baskıların sürdüğünü dile getirdi.
Nohebati, “Bu da gösteriyor ki amaç sadece İran İslam Cumhuriyeti değil, İran’ın bölgede güçlü olmasıydı. Amerika Birleşik Devletleri de, Siyonist rejim de İran’ın güçlü olmasını istemiyor. Sadece İran değil, bölgede güçlü olacak başka bir ülkeyi de kabul etmiyorlar” dedi.
“SAVAŞLARIN TEMELİ OSMANLI SONRASI ATILDI”
1917’deki Balfour Deklarasyonu ile sürecin başladığını söyleyen Mohebati, Osmanlı İmparatorluğu’nun parçalanmasının ardından Filistin’de Yahudiler için milli yurt oluşturulmasının hedeflendiğini savundu.
Nohebati, “Sonrasında Osmanlı toprakları parçalandı. İsrail ve Siyonist rejim daha fazla toprak istiyor, Amerika da buna destek veriyor. Amerika’nın başka amacı ise bölgenin kaynaklarını ele geçirmek. Bu bölgede çok büyük kaynaklar var ve İran da bunlardan biri. İran’ın petrolü ve diğer kaynakları geçmişte de Amerikalıların kontrolündeydi” ifadelerini kullandı.

“TRUMP NETANYAHU’NUN OYUNUNA GELDİ”
Savaşın temel nedenlerinden birinin İran’ın ekonomik kaynakları olduğunu belirten Mohebati, Amerika’nın hem İran’ın hem de diğer bölge ülkelerinin kaynaklarına göz diktiğini öne sürdü.
Önceki Amerikan yönetimlerinin de aynı hedefi taşıdığını ancak yöntemlerinin farklı olduğunu ifade eden Nohebati, “Trump bu yöntemi değiştirdi ve Netanyahu’nun oyununa düştü. Savaşın birkaç günde biteceğini düşündüler ama İran dimdik ayakta kaldı. Halk, hükümet ve asker birlikte direndi. Bekledikleri sonucu alamadılar” dedi.
“İRAN TESLİMİYETİ KABUL ETMEZ”
Hak ile batıl arasındaki mücadelenin tarih boyunca sürdüğünü söyleyen Mohebati, İran’ın hiçbir zaman savaş peşinde olmadığını dile getirdi.
Nohebati, “Eğer barış istiyorlarsa biz de barış istiyoruz. İran her zaman müzakereye hazır oldu ancak teslim olmayı kabul etmez. İran büyük bir medeniyete sahip bir ülkedir ve ne halkımız ne de hükümetimiz teslimiyeti kabul eder” ifadelerini kullandı.
“ÜÇ BİNDEN FAZLA İNSAN HAYATINI KAYBETTİ”
12 günlük savaştan önce İran’ın barış konuşurken saldırıya uğradığını söyleyen Başkonsolos, sonrasında darbeler yapıldığını ve üç binden fazla insanın hayatını kaybettiğini belirtti.
Mohebati, “Darbeler sonuç vermeyince savaşı başlattılar. Amerika da Netanyahu’nun oyununa geldi. İran halkı buna rağmen hazırdı. Liderlerimiz, komutanlarımız ve çocuklarımız şehit oldu” dedi.

“BİRÇOK ÜLKE BAĞIMSIZLIĞINI KAYBETMİŞ DURUMDA”
Uluslararası toplumun sessiz kaldığını ancak doğrudan destek de vermediğini ifade eden Nohebati, İspanya ve İtalya gibi bazı ülkelerin ses çıkardığını söyledi.
Mohebati, “Bana göre birçok ülke bağımsızlığını kaybetmiş durumda. Amerika’ya karşı hareket ederlerse ekonomik zarar göreceklerinden korkuyorlar” ifadelerini kullandı.
“200’DEN FAZLA ÇOCUK HAYATINI KAYBETTİ”
Çocuklara yönelik saldırıların bilinçli yapıldığını savunan Mohebati, İran’ın Minab şehrindeki Şecere-i Tayyibe okuluna iki kez füze saldırısı yapıldığını söyledi.
İlk saldırıda bazı çocukların hayatını kaybettiğini belirten Mohebati, öğretmenlerin çocukları mescitte toplamasının ardından ikinci füzenin mescide isabet ettiğini iddia etti.
Mohebati, “168 çocuk, öğretmenler ve bazı ailelerle birlikte 200’den fazla kişi şehit oldu. Bazı aileler çocuklarını almaya geldiğinde ikinci saldırı gerçekleşti” dedi.
Başka bölgelerde de çocukların hayatını kaybettiğini ifade eden Başkonsolos, “Yeni doğmuş çocuklar anneleriyle birlikte öldürüldü. Üç günlük bir bebeğimiz bile şehit oldu. Üç yaşın altında 50’den fazla çocuk, toplamda ise 12 yaşına kadar 200’den fazla çocuk hayatını kaybetti” diye konuştu.
“AMERİKA VE İSRAİL BU SUÇTAN SORUMLUDUR”
Savaş hukukunda sivillerin hedef alınamayacağını belirten Mohebati, okulun çocuklara ait olduğunun açıkça belli olduğunu söyledi.
“Bunun hiçbir hukuki açıklaması yoktur. Amerika ve İsrail bu suçtan sorumludur” diyen Mohebati, çocuk hakları ve insan haklarının ihlal edildiğini savundu.
“İRAN KOMŞU ÜLKELERE SALDIRMADI”
Bazı bölge ülkelerinin Amerika ve İsrail’in yanında yer almasının şaşırtıcı olmadığını söyleyen Mohebati, Osmanlı sonrası kurulan devletlerin sınırlarının İngiltere ve Fransa tarafından çizildiğini öne sürdü.
Mohebati, “İran bu ülkelere saldırmadı. İran yalnızca Amerika’nın üslerini ve askeri noktalarını hedef aldı. Sivil şehirleri bombalamadı. Çünkü biz Müslüman kardeşlerimize saldırmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.
“PETRODOLAR SİSTEMİ ESKİSİ KADAR GÜÇLÜ DEĞİL”
Rusya, Çin ve Asya ülkeleriyle yeni ekonomik iş birliklerinin oluştuğunu söyleyen Mohebati, Amerika’nın uzun yıllardır petrol-dolar sistemiyle dünya ekonomisini yönlendirdiğini savundu.
Mohebati, “Eğer İran, Rusya ve Çin ticaretlerini başka para birimleriyle yaparsa dolar zor durumda kalır. Amerika da bundan rahatsız oluyor” dedi.
“TÜRKİYE BU OYUNA GELMEDİ”
Türkiye ile İran arasındaki ilişkilerin tarih boyunca güçlü olduğunu söyleyen Mohebati, yaklaşık 400 yıldır sınırların değişmediğini ifade etti.
Türkiye’nin savaş başlamadan önce diplomatik yollarla çözüm aradığını belirten Başkonsolos, savaş başladıktan sonra da sona ermesi için çaba gösterdiğini söyledi.
Mohebati, “Amerika ve İsrail Türkiye’nin de bu savaşın içine çekilmesini istedi. Türkiye’ye gelen füzelerle amaç fitne çıkarmaktı. Ancak Türkiye bu oyuna gelmedi” ifadelerini kullandı.
“İRAN HALKI ÜLKESİNİ TERK ETMEDİ”
Amerika’nın İran halkını yanlış değerlendirdiğini söyleyen Mohebati, İranlıların saldırı sonrası rejime karşı ayaklanacağının düşünüldüğünü ancak bunun gerçekleşmediğini belirtti.
“Savaş sırasında Türkiye sınırında yapılan röportajlarda da görüldü; İran’dan kaçış bekleniyordu ama insanlar ülkelerine geri dönüyordu” diyen Mohebati, İran halkının ülkesine bağlı olduğunu söyledi.
“TRABZON’DA KENDİMİ YABANCI HİSSETMEDİM”
Trabzon’a ilk kez üç yıl önce geldiğini belirten Mohebati, şehirde en çok Trabzon halkının sıcaklığından etkilendiğini söyledi.
“Tarih boyunca İran ile Trabzon arasında güçlü bağlar vardı. Tebriz ve Trabzon, İpek Yolu’nun en önemli şehirlerinden ikisiydi” diyen Mohebati, geçmişte Trabzon’da İranlı mahalleleri ve medreseleri bulunduğunu ifade etti.
“TRABZON KONSOLOSLUĞU KAPANMAYACAK”
İran’ın Trabzon Konsolosluğu’nun çok eski bir kurum olduğunu belirten Mohebati, konsolosluğun 1848 yılında kurulduğunu söyledi.
“Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nda bile kapanmadı” diyen Mohebati, Trabzon Limanı’nın eski transit ticaret gücüne ulaşmasının önemli olduğunu vurguladı.
“TRABZONSPOR İLE TRAKTÖR ARASINDA DOSTLUK MAÇI OLABİLİR”
Trabzonspor’un Trabzon halkı için önemli bir değer olduğunu söyleyen Mohebati, İran’da Traktör Futbol Kulübü’nün de büyük bir takım olduğunu ifade etti.
Mohebati, Trabzonspor ile Traktör arasında dostluk maçı yapılması fikrine sıcak baktıklarını ve görüşmeler yapıldığını belirtti.
“SAVAŞ HİÇBİR YERDE İYİ BİR ŞEY DEĞİLDİR”
Açıklamalarının sonunda savaşın hiçbir yerde iyi bir şey olmadığını vurgulayan Mohebati, “Savaş çocukların ölmesine, evlerin yıkılmasına ve büyük acılara yol açıyor. İran savaş istemiyor. İnsanlık savaş peşinde koşmamalı” dedi.

