Eski Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl: “Trabzon’da başarılı olmaktan başka çare yok”
Ankara Başkent Millet Bahçesi’nde 9–12 Nisan 2026 tarihleri arasında düzenlenen Trabzon Tanıtım Günleri son gününde de yoğun katılımla devam ediyor. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen “61 Sohbet” programında konuşan eski Trabzon Milletvekili Cevdet Erdöl, Trabzon’un yaşam koşulları ve başarı hikayelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Trabzon’da başarılı olmaktan başka çare yok”
Programda konuşan Cevdet Erdöl,
“Şimdi Trabzon deyince, ben bunu Trabzon’u ikiye ayırıyorum. Evet Trabzon ama bizim için, Trabzon’da olmayanlar için de adeta ‘Trabzor’. Zor geçiyor. Her an, her zaman Trabzon’la iç içe olmak istiyoruz. Geçenlerde Akdeniz illerinden bir dostumuzla yazın köye gitmiştik. Oraları görünce bana ‘Sizin başarılı olmaktan başka çareniz yok. Trabzonluların neden başarılı olduğunu şimdi anladım’ dedi.
Bizim köylerimiz, hepimizin bildiği gibi yaşam şartlarının zor olduğu yerler. Okuldan çıkan insanın tarlada, bağda, bahçede çalışmak zorunda olduğu; iklimle, araziyle mücadele ederek büyüdüğü bir hayat var. Bu yüzden gerçekten başarılı olmaktan başka çaremiz yoktu.”
“Hayatımda önemli kırılma noktaları oldu”
“Allah nasip etti, Allah’a hamdolsun ki gerçekten çocukken hiç ummadığımız, hayal edemediğimiz yerlere ve imkanlara sahip olduk. Allah’a ne kadar şükretsem azdır. Çünkü Sürmene’nin bir köyünde doğmuş, Trabzon’a bile liseyi bitirinceye kadar belki iki üç kez gelebilmiş bir insanken; üniversitede öğretim üyesi olmak, o şehri temsil eden bir milletvekili olmak, bir üniversite kurmak ve insanların, gençlerin hayatına dokunabilmek büyük bir imkandır. Bunu bize nasip eden Allah’a hamdolsun. Elimizden geldiğince de bilgimizi, birikimimizi ve çalışmalarımızı insanlara faydalı olabilmek için değerlendirmeye gayret ettim. Bundan da büyük bir bahtiyarlık duyuyorum.”
“Sürmene’den ayrılmadan büyüdüm”
“Şenol hocam da söyledi, liseyi bitirinceye kadar ben Sürmene'den hiç ayrılamadım, ayrılmadım. O dönem içerisinde daha sonra Hava Harp Okulu sınavlarına girdim. Orada her şey yolunda giderken bir iklimsel rahatsızlık nedeniyle ayrılmak zorunda kaldım. Sonra Tıp Fakültesine gitmiş oldum” dedi.
“Tıp Fakültesi hayatımın dönüm noktası oldu”
“Tıp Fakültesi tabii Sürmene Lisesi'nden mezun olup Tıp Fakültesine gitmiş insan sayısı o zaman belki yoktu. Bizim için büyük bir hayaldi. Hamdolsun ondan sonra iki yıl üst üste Tıp Fakültesi kazandım. Önce Diyarbakır Tıp Fakültesine gittim, sonra İstanbul'da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde okudum ve bitirdim. Hamdolsun bana hayatımın yönünü veren Tıp Fakültesine gitmiş olmak oldu diyebilirim. Birinci kırılma odur. İkinci kırılma da mesleğim olan kardiyoloji uzmanlığını seçmiş olmamdır. Birçok yerde, birçok kritik görevde bulunmamın sebebinin bu olduğunu düşünüyorum”
“Hekim o süreci hastasıyla birlikte yaşıyor“
“Tabii hasta hikâyeleri çok… Belki de en çok etkileyen kısım bu. Çünkü her hasta kendine özgün, her hasta insanı etkiliyor. Ben kalp hastalıkları uzmanı olarak şunu söyleyebilirim; hasta kalp kriziyle geliyor ve bir noktada size emanet ediliyor. Onu kendi yakınınız gibi görmeden, onunla bütünleşmeden şifaya vesile olmanız mümkün değil.
Yakın bir bağ kuruyorsunuz, kurmak zorundasınız. Bu bağın neticesinde ne oluyor? O hastayla birlikte siz de hasta oluyorsunuz. O hasta vefat ettiğinde siz de vefat ediyorsunuz, iyileştiğinde siz de iyileşiyorsunuz. Onunla birlikte nabzınız atıyor. Hekim o süreci hastasıyla birlikte yaşıyor. Dolayısıyla biz böyle yaklaşmaya çalıştığımız için benim için aslında her hasta aynı değerde.
Tabii bunların hepsi bir nasip. O dönem içerisinde iki dönem Trabzon’da, bir dönem de Ankara’da milletvekili olarak görev yaptım. Ankara ile Karadeniz’i birleştirerek ‘Ankaradeniz’ markasını oluşturduk. Ankaradeniz.com diye de bir site kurduk.
"Elimizden geleni yaptık.”
Nasip oldu, Trabzon’daki neredeyse tüm hastanelerde emeğimiz oldu. Ankara’da da şehir hastaneleri ve ilçe hastaneleri hariç birçok sağlık yatırımının projelendirilmesinde katkımız bulundu. Gölbaşı’ndan Pursaklar’a, Etimesgut’tan Kızılcahamam’a, Elmadağ’a kadar pek çok ilçede çalışmalar yaptık.
Trabzon’da da Hayrat’tan Köprübaşı’na, Şalpazarı’ndan Vakfıkebir’e, Sürmene’den Kaşüstü’ne kadar birçok sağlık yatırımında katkımız oldu. Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi, İlahiyat Fakültesi ve Hukuk Fakültesi’nin kurulmasında da önemli emeklerimiz var.
Trabzon’a olan borcumuzu ödemek için daha fazla çalışmamız gerektiğini düşünüyorum ama elimizden geleni yaptık.”
“Trabzon günlerinin ortaya çıkışında da emeğimiz var”
Programda konuşan Cevdet Erdöl, Trabzon’a yönelik yatırımlar ve geçmişte hayata geçirilen projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak,
“Çamburnu Tersanesi’ni o gününde tamamladık. Yine ulaşım açısından Karadeniz’i doğuya bağlayan Çamlıhemşin Tüneli’nin projelendirilmesini ve hayata geçirilmesini sağlamış olduk. Ona katkım oldu diyelim. Tabii bu Trabzon Günleri’ni, hemşehri günlerini ilk ortaya çıkışında da Sayın Faruk Özak abimizle birlikte çalıştık. Onu da burada saygıyla anıyorum. Gerçekten çok büyük emekleri var” dedi.
“Faruk Özak ve Şenol Güneş Trabzon için bir markadır”
Erdöl, Trabzon’a değer katan isimlere de vurgu yaparak,
“Faruk Özak abimiz, Şenol Güneş hocam gibi Trabzon için ayrı bir marka, ayrı bir değerdir. Onları hiç unutmamamız lazım. Her zaman yâd etmek gerekir” ifadelerini kullandı.
“Dumansız hava sahası binlerce insanı kurtardı”
Sağlık alanındaki düzenlemelere değinen Erdöl,
“Dumansız hava sahası, sağlıktaki dönüşümün yanında önemli bir katkı oldu. Ülke gençliğine, ülkenin insanının sağlığına önemli bir katkı sağladı. Binlerce insan belki kanserden ve solunum hastalıklarından kurtulmuş oldu. İnşallah o biraz esnedi, daha da sıkılaştırılarak devam eder” diye konuştu.
“Uçucu maddelerle mücadele için özel düzenleme yaptık”
Toplumsal sorunlara yönelik yasal düzenlemelere dikkat çeken Erdöl,
“Mesela çok kimsenin farkına varmadığı bir konu var. Şu anda çarşıya, pazara gittiğinizde eskiden tinerciler vardı, şimdi yok. İnsanlar bunun nedenini çok fark etmeyebilir. Ama tütün kanununu çıkardığımız zaman, bu fakirin hazırladığı düzenlemelerle uçucu maddelerden çocukları kurtarmak için adımlar attık. Okullarda koklanan maddeler vardı, çocuklar alışıyordu. O kanunu da bu yüzden hazırladık. Şu anda etrafta tinerci yok. Bu çok önemli bir kazanım” dedi.
“Çok önemli yasal düzenlemeleri hayata geçirdik”
Erdöl, yapılan diğer düzenlemelere de değinerek,
“Alkolle ilgili düzenlemeleri yaptık. Üniversite-sanayi iş birliğini sağlayan kanunu hazırlamak nasip oldu. Çok önemli hukuki düzenlemeleri yapmak Allah nasip etti, bize nasip oldu. Bundan dolayı da mutluyum” ifadelerini kullandı.

