CHP Trabzon İl Başkanlığı'nda bayramlaşma töreni! " Kazanan biz olacağız"
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Trabzon teşkilatı bayramın 2. gününde bayramlaşma etkinliği düzenlendi.
Saat 15.00’te başlayan bayramlaşma etkinliğine Ortahisar belediye Başkanı Ahmet Kaya, Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, Beşikdüzü Belediye Başkanı Cahit Erdem, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP ortahisar il başkanı Mustafa Bak CHP ortahisar ilçe başkanı Haluk batmaz, CHP Akçaabat ilçe başkanı Emre Şahin Köroğlu yer aldı.

Bayramlaşma etkinliğinde konuşan Başkan Bak önemli açıklamalarda bulundu;
"Bugün yoğun bir program gerçekleştirdik. Akçaabat'ta da söyledik. Bugün bayram ve isterdik ki bayram tadında manevi değerlerimizi taşabildiğimiz insanlarımızla söner edebildiğimiz bir bayram yaşamak isterdik. Çünkü hakikaten söylemek isterin ki ülkemizde iyi şeyler olmuyor. 25 senedir ülkede iktidar olan bir anlayış bizi sefalete sürüklemiş ve bizleri mağdur etmeye devam ediyor. Bu toprakların evladı Ekrem İmamoğlu, Murat çalık başkanımız ve bu topraklardan çıkan birçok arkadaşımız o uyduruk mahkemeyle hala daha Silivri zindanında açık bir şekilde yok hükmünde bir iddia üzerine bu insanlar bugün o insanlar 4 duvar arkasında tutuşmaya devam ediyor bu insan haklarına ihanettir. Hukuka ihanettir. Nereden bakarsanız ihanettir. Halkın iradesi maalesef bir iddia üzerine hapsedilmek isteniyor. Bugün o kişiler ailesiyle bayramlaşamadı. Ne istiyorsunuz bu insanlardan? Bu ülke hakikaten ilk kez zor günleri ilk defa yaşıyor. Bizler de yaşıyoruz. Ama bu bir mücadeledir. Bu mücadele, demokrasi adalet hak hukuk bayrak mücadelesidir. Bizler bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bizler bu mücadeleyi bir milim eksiltemeyiz. Çünkü bunlar belli ki bizlere ve kazanımlara büyük bir baskıyla saldırmaya devam edecek. Bu mücadeleden Atatürk’ün askerleri olarak onun emanet ettiği şekilde nasıl bu vatanı kurtarıp yeniden 1919 mücadelesi öncesinin hayallerini kuranlara müsade göstermeyeceğiz.
Bunun için bayramlarımız çok kıymetli. Bizler Türk milleti olarak manevi değerlerimizin farkındayız bizler dün nasıl yaşattıysak bugün de yaşatmaya devam edeceğiz. Onun için buruk bir bayram yaşıyoruz ama önümüzde şok güzel bayramlar yaşayacağız. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi ülkenin birinci partidir. Bu anlayışla genel başkanımızın verdiği kıymetli mücadeleyi bir kez daha büyültmek ve onun mücadelesine destek vererek kazanacağız. Bu anlayışla sizleri burada görmekten bu manevi duyguları paylaşmaktan dolayı hepinize teşekkür ediyorum. Bundan sonra hep birlikte mücadelemizi büyültmek için mücadele edeceğiz. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”

Bugün yoğun bir program gerçekleştirdik. Akçaabat’ta da söyledik: Bugün bayram ve isterdik ki bayram tadında, manevi değerlerimizi taşıyabildiğimiz insanlarımızla paylaşabildiğimiz bir bayram yaşamak. Çünkü hakikaten söylemek gerekir ki, ülkemizde iyi şeyler olmuyor. 25 senedir ülkede iktidar olan bir anlayış bizi sefalete sürüklemiş ve bizleri mağdur etmeye devam ediyor.
Bu toprakların evladı Ekrem İmamoğlu, Murat Çalık başkanımız ve bu topraklardan çıkan birçok arkadaşımız, o uyduruk mahkemeyle hâlâ Silivri zindanında, açık bir şekilde yok hükmünde, bir iddia üzerine tutuluyor. Bu, insan haklarına ihanettir; hukuka ihanettir. Nereden bakarsanız bakın, ihanettir. Halkın iradesi maalesef bir iddia üzerine hapsedilmek isteniyor. Bugün o kişiler aileleriyle bayramlaşamadı. Ne istiyorsunuz bu insanlardan?
Bu ülke hakikaten zor günleri ilk defa yaşıyor. Bizler de yaşıyoruz. Ama bu bir mücadeledir. Bu mücadele; demokrasi, adalet, hak, hukuk ve bayrak mücadelesidir. Bizler bu mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz. Bizler bu mücadeleyi bir milim eksiltmeyeceğiz. Çünkü bunlar belli ki bizlere ve kazanımlarımıza büyük bir baskıyla saldırmaya devam edecek. Bu mücadeleden, Atatürk’ün askerleri olarak, onun emanet ettiği şekilde, nasıl bu vatanı kurtarıp 1919 mücadelesi öncesinin hayallerini kuranlara müsaade etmeyeceğiz.
Bunun için bayramlarımız çok kıymetli. Bizler Türk milleti olarak manevi değerlerimizin farkındayız; bizler dün nasıl yaşattıysak bugün de yaşatmaya devam edeceğiz. Onun için buruk bir bayram yaşıyoruz, ama önümüzde çok güzel bayramlar olacak. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi, ülkenin birinci partisidir. Bu anlayışla, genel başkanımızın verdiği kıymetli mücadeleyi bir kez daha büyütmek ve onun mücadelesine destek vererek kazanacağız. Bu anlayışla sizleri burada görmekten, bu manevi duyguları paylaşmaktan dolayı hepinize teşekkür ediyorum.
Bundan sonra hep birlikte mücadelemizi büyütmek için çalışacağız. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.”
Bayramlaşma töreninde konuşan Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya şu açıklamalarda bulundu;
“Bugünlere tanık olup, bu haksızlıkları yaşayıp, insanın doğu olması, olmaması, dertli olmaması mümkün değil. Öncelikle hepinizi, ailenizi, bütün çevrenizi, çocuklarınızı, eşlerinizi bayramını gönülden kutluyorum. Şöyle isterdik ki bayramları, o eski ülkemizin güzel bayramları gibi yaşayabilelim: huzur içinde, kardeşçe, herkesin birbirine samimiyetle sarıldığı, kimsenin öteki olmadığı, kimsenin ayrıştırılmadığı, hepimizin cennet vatanımızda, hepimizin bir aile gibi olduğu eski Türkiye’deki gibi bayramları kutlayalım. Ama bunu elimizden aldılar, üzülerek söylüyorum.
Maalesef, 19 Mart 2025’te başlayan ve hâlâ devam eden, belediye başkanı arkadaşlarımıza ve onların çalışma arkadaşlarına yapılan bu büyük haksızlık ve adaletsizlik hepimizi buraya getiriyor. Öfkeliyiz, doluyuz ama asla umutsuz değiliz; bunu hepimiz biliyoruz.
Kıymetli dostlar, ortada kocaman bir soru var. Buradaki insanların bunu bildiğini biliyorum, ama basın mensubu arkadaşların sayesinde bu gerçeği izleyen herkesin duymasını istiyorum. Orta yerde duran kocaman soru şu: Ekrem İmamoğlu ve diğer belediye başkanı arkadaşlarımız, Ekrem İmamoğlu başkanımızın çalışma arkadaşları bugün niye hapiste? Bu ülkede yaşayan, bu cennet vatanı seven herkesin elini vicdanına koyup bu soruya cevap vermesi gerekir.
Ekrem İmamoğlu niye hapiste? Bu şehrin evladı olarak, bayrak ve devlet sevdalısı bir insan olarak bunu kendime görev edindim. Meselenin yolsuzluk olmadığını çok iyi biliyorum. Çünkü Ekrem İmamoğlu’nu kendim kadar iyi tanıyorum; onun olduğu yerde asla yolsuzluğun kırıntısının olmayacağını biliyorum. Ona o iftirayı atanlar aynaya bakacaklar. Ekrem İmamoğlu pırlantadır, altındır; altına pas yakışmaz arkadaşlar. Bu ismi biliyoruz. Ceza Burak Çalık, Hasan Akgün, diğer arkadaşlarımız…
Peki sıkıntı ne? Ekrem İmamoğlu niye hapiste? Bunu topluma doğru anlatmamız lazım. Çok iyi bildiğim, inandığım ve emin olduğum için sizlerle ve basınla bunu paylaşmayı görev sayıyorum. Ekrem İmamoğlu, Büyük Orta Doğu Projesi’nin, emperyalizmin ve siyonizmin oyun planını bozduğu için içeridedir. Yolsuzlukla zerrece ilgisi yok, hiç alakası yok.
Peki emperyalizmin, siyonizmin, Büyük Orta Doğu Projesi’nin oyun planını nasıl bozdu? Arkadaşlar, bilgiyle ve araştırmayla konuşuyorum. Cumhuriyet Halk Partimiz, büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurup bize devrettiği kutsal emanetlerden biridir. Atamız ne diyor: “Benim iki büyük eserim var; biri Türkiye Cumhuriyeti, diğeri Cumhuriyet Halk Partisi.” Atamızın sözleri, Türkiye Cumhuriyeti devletine sahip çıkmak kadar, bu emanete de sahip çıkmamız gerektiğini anlatıyor.
Şimdi o emanete sahip çıkma bilinciyle buradayız. Hep birlikte mücadele ediyoruz. Ekrem İmamoğlu, Özgür Özel ve bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi, partimize sahip çıkmada aynı bilinç ve anlayışı sürdürüyor.
Bakın, bir AKP yetkilisiyle Ankara’da, milletvekili olduğum dönemden samimi olduğum bir sohbetimizde şöyle dedi: “Ya Ahmet Başkan, Amerika’ya gidip geliyoruz, orayla görüşmelerimiz oluyor, zaman zaman değerlendirmeler oluyor. Sizin kurultaya yol kazası diyorlar, biliyor musun?” Allah Allah dedim. Özgür Özel’in kazandığı kurultaya Amerika’dakiler yol kazası diyor. Neyin yol kazası? Kendi planlarının dışında bir Cumhuriyet Halk Partisi var artık.
Onların planlamasında, Cumhuriyet Halk Partisi yerinde sayan, iktidara talip olmayan, mış gibi yapan insanların yönettiği bir partiydi. Biçtikleri rol buydu. Ama Ekrem İmamoğlu, o güzel yürekli kardeşimiz, şehrimizin evladı, gururumuz ve onurumuz ayağa kalktı. Cumhurbaşkanı seçimlerini kaybettikten sonra dedi ki: “Artık bize yenilgi yok arkadaşlar, ayağa kalkıyoruz.” Bu makus talihi değiştirdi ve partiyi iktidar yapma yolunda hepimizi cesaretlendirdi.
Bir kurultay yaptık ve tertemiz bir kurultay sonucunda Özgür Özel’i Genel Başkan seçtik. Sonra ne oldu? Hatırlayın, partimize kayyum atanacak, Mutlak Mutlan davaları açılacak, bir takım oyunlar, alevereler, dalavereler… Biz, Cumhuriyet Halk Partisi’ni sizin elinizden alıp istedikleri kişilere vereceklerdi. O yüzden bu davalar açılıyor. Hikaye değil; durduk yere bu süreçler yaşanmadı, yaşanmıyor. Çünkü biz, o güçlerin oyun planını bozduk.
Biz Cumhuriyet Halk Partisi’ni, Sayın Genel Başkanımız, Ekrem İmamoğlu ve yol arkadaşları ile birlikte, milletin umudu ve iktidarın bir numaralı alternatifi haline getirdik. Bunu istemeyen güçler, içerideki aparatlarıyla partimize operasyon yapıyor. Bunu bilelim. Konuşulan yolsuzluk, şuydu, buydu… Hikaye, masal. O arkadaşların olduğu yerde bunların adı sanı olmaz, adım kadar eminim.
Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret ettik, buluşmalara katıldık; il başkanımız, milletvekilimiz, ilçe başkanı arkadaşlarımız, belediye başkanı arkadaşlarımız ve partililerle birlikte. Ekrem İmamoğlu dimdik duruyor. Ve bütün hemşehrilerine şunu iletiyor: “Hiç kimsenin başını öne eğecek bir kusurumuz yok. Rahat olun arkadaşlar. Biz bunu çözeceğiz, alnımızın akıyla onurumuzla çıkacağız. Bize kurulan kumpası, bu ülkenin güzel geleceğine kurulan kumpası iyi anlayın. Mesele yolsuzluk değil; mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidara gitmesidir. Ama buna engel olmak isteyenler oyunlarını çeviriyor. Bizim duruşumuz net; kararlılığımız Mustafa Kemal Atatürk kararlılığı. Son ana kadar bütün kötülüklere karşı mücadele edeceğiz.”
Ekrem İmamoğlu çıktı, bir iddianame okudular; “Sen şunu yaptın, bunu yaptın, İstanbul Belediyesi’ni ele geçirdiniz, oradan elde ettiğiniz gelirlerle Cumhuriyet Halk Partisi’ni ele geçirdiniz, sonra Türkiye’yi ele geçireceksiniz” dediler. Ekrem Başkan çıktı ve dedi ki: “Ben, 1971 Trabzon doğumlu Ekrem İmamoğlu. Siz ne anlatıyorsunuz? Bizden önce İstanbul’u yönetenlerin yaptıklarını anlatıyorsunuz. Biz İstanbul yönetimine geldiğimiz günden bugüne İstanbul’un ürettiği değeri fakire, fukaraya, yoksula, garibana verdik. Öğrencilere burs verdik, yurt yaptık, kent lokantaları açtık, öğrencilere süt verdik. Gariban halkın çocuklarına süt verdik, beslenme çantası verdik. Ama bizden önce İstanbul’u yönetenler bu rantı kendilerine yakın cemaatlere ve tarikatlara verdiler, siyaseti finanse edip Türkiye’yi ele geçirdiler.”
Aslanlar gibi orada bu sözü yüzlerine söyledi. Hakikat budur arkadaşlar. Olan biten budur. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Doğruluk güneş gibidir; er geç ama mutlaka bu topraklarda doğacak. Biz buna inanıyoruz. Ve inandığımız için, gücümüz ve kararlılığımızla sonuna kadar hep birlikte mücadele etmek zorundayız.
Türkiye’nin ihtiyacı olan değişimi yaptı ve yerel seçimlerde İstanbul’u kazandı. Oradaki sinerji bütün Anadolu’ya yansıdı. Ortahisar’ı kazandık, Yomra’yı kazandık, Beşikdüzü’nü kazandık. Türkiye’nin birçok yerinde bu umut yeşerdi ve birçok belediye kazandık. Başkanımız Ekrem İmamoğlu’nun bu umudunu bugün cezalandırıyorlar. O yüzden arkadaşlar, eğer bu toprakları seviyorsak, o umudu temsil eden Ekrem İmamoğlu’na ve arkadaşlarına sahip çıkmamız hepimizin namus borcudur.
Şuna inanıyorum arkadaşlar: Ekrem İmamoğlu ve temsil ettiği arkadaşlar olarak garibanların duasını alıyoruz. O sütü alamayan garibanlardan dua alıyoruz. Günün sonunda Ekrem İmamoğlu’na ve arkadaşlarına zulüm edenler beddua alıyor. Bu mücadelenin sonunda dua alanlar kazanacak, beddua alanlar ise kaybedecek.
Elbet bugünler bitecek arkadaşlar. Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanlığında bu ülkenin ne kadar güzel bir ülke olduğunu, ne kadar adaletli bir ülke olduğunu hep birlikte göstereceğiz.” Dedi.
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık açıklamalarında şu ifadelere yer verdi;
“İnşallah daha güzel bayramları geçirmek dileğiyle sizleri selamlıyorum. Daha önce de ger zaman söylemiştim ama bir kez daha söylemek istiyorum. İçerinizde bulunmaktan dolayı büyük bir memnuniyet duyuyorum. İnşallah daha güzel bayramlar yaşarız. “
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez açıklamasında şu ifadelere yer verdi;
“Çok fazla söz söylemeye gerek tok. Zaten Ahmet başkanım bu süreci neden yaşadığımızı özetledi. Hepiniz zaten bizden daha iyi biliyorsunuz. Benim bugün neden bu durumda olduğumuzu anlatmama gerek yok. Ama dünden daha fazla birlik ve beraberlik içerisinde olmamız gerektiğini söylemek isterim.
İbb başkanımız sayın Ekrem İmamoğlu’nun ve onun yol arkadaşları olan bürokratlarımızın neden içeride olduğunu hepiniz çok iyi biliyoruz. Sayın Ekrem İmamoğlu sadece son seçimlerde değil yani belediye başkanlığını kazandığından beri uygulamış olduğu sosyal belediyecilik anlayışıyla bunların yapmak istedikleri düşene çomak soktu. Çünkü bunlar yoksulluktan düşmanlıkla besleniyorlar. Yani birlik beraberlik ve dayanışmanın en şok görüldüğü bir bayram yaşadık ama süreki bir şeyleri karıştıklarını şok iyi gördük. Ekrem başkanın bir model olarak önünüze koyduğu bu anlayış birilerini rahatsız etti. Bugün Ekrem başkanın başına gelenler bir tarihi süreci gösteriyor. Onlar itaat eden bir zümre yararma içerisinde oldu. Belediye başkanlarımız ve belediyemizi hazırlayan yol arkadaşlarımız hapishanede. Ama unuttukları bir şey oldu. Bu millet bu operasyonun hukuki değil siyasi olduğunu anladı. Bugün yapılan yargılamalar da onun göstergesi haline geldi. Halk çok iyi gördü ki o operasyonları yargı tamamen kendi yarattı. O nedenle dimdik ayakta duruyorlar.
Kolay değil 1 senedir içerideler. İlk duruşma başladığı anda konuşma yaptı ve onlara önemli şeyler söyledi. 2. Gün yapılan konuşma ise tarihi bir konuşmadır. Kendisinin neden orada olduğunu arkadaşlarıyla birlikte anlattı. Ama yukarıdan emir alan mahkemeye de teker teker neler yapması gerektiğini öğretti. Operasyon başladığımdan itibaren bunun hukuki bir süreç olmadığını anlamıştı. Bu olayın başsavcısı bugün adalet vakanı olarak göreve geldi. Ama gördüğünüz gibi savcı olarak korunaklı olan bu kişiler şimdi bir siyasi varlık olarak karşımıza çıktığı zaman çuvallamaya devam ediyorlar. Emin cumhurbaşkanına tavsiyem artık sus demesidir. Hukuken yapmak istedikleri halk tarafından anlaşılır hale geliyor.
İmamoğlu’nun hosteri çünkü bugün Cevizli Köyü’nde, kendi doğup büyüdüğü köyde bize bir bayram kutlaması yapacaktık. Dolayısıyla Akçaabat İlçe Başkanlığımız pankartlar astı o güzergaha. Ama Sayın Ulaştırma ve Altyapı Bakanı herhalde yemedi içmedi, vermiş olduğu emirlerle birlikte Karayolları Bölge Müdürlüğü bu pankartları oradan indirdi.
Sayın Uraloğlu’nun yaptığı açıklamanın gerekçesi de aslında hukuki değil, yargılama devam ediyor. Bu kişinin pankartları veya fotoğraflarının orada asılması hukuken doğru değil şeklinde. Ama hepimiz biliyoruz ki bu açıklamanın kendisi hukuka aykırı zaten. Henüz daha o bir türlü uygulama, tanık açındıkları anayasamız ve yasalarımız mevcut. Her ne kadar onlar bunları uygulamıyor olsalar da henüz ortada. Dolayısıyla bir insanın hükmü kesinleşinceye kadar suçsuz da olduğunu artık Türkiye’de herkes öğrendi. Sağolsun bu iktidar herkesi hukukçu yaptı zaten bu hukuka aykırı uygulamaları sayesinde.
Dolayısıyla Sayın İmamoğlu’nun fotoğraflarını asmak, pankartlarını asmak suç değil. Nitekim 18 Mart gecesini, yani 1. yıl anma gecesinde o binadan, belediye başkanlığı binasından birkaç milletvekili, içlerinde ben de vardım, Sayın belediye başkanımızın, Cumhurbaşkanı adayımızın pankartını da oradan aşağıya tekrar bir kez daha astık. Asmaya da devam edeceğiz.
Şimdi ben buradan hem Sayın Uraloğlu’na hem de yetkililere sesleniyorum. Cumhuriyet Halk Partisi olarak sabrımızı sakın sınamaya kalkmayın. Herkes haddini bilsin. Trabzonlu bir Cumhurbaşkanı adayıyla herkesin aslında bir Trabzonlu olarak övünmesi gerekirken, hukuka aykırı gerekçesiyle onların oradan sökülmeye çalışılmasının halk nezdinde bir değeri yoktur. Çünkü Sayın İmamoğlu herkesin kalbinde yeterli yeri bulmuştur, bulmaya da devam edecektir.
Şimdi arkadaşlar hep söylüyorum, olanlar bunlar: çok büyük bir hukuksuzlukla, anayasasızlıkla karşı karşıyayız. İstiklal Savaşı’ndaki durumla aslında karşı karşıyayız. Bu kadar ciddi bir durum var. Ama umutsuz değiliz, tam tersi; günden daha fazla inançlıyız, umutluyuz, bir o kadar da öfkeliyiz. Niye? Sandığı getirip bu iktidarı… dayanışma ruhuyla bir aradayız. Hepimiz dünden daha fazla çalışmak zorundayız.”
Kaynak:Haber61

