CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut Trabzon’da konuştu! “İletişim Başkanlığı en büyük sansür merkezi”

CHP Trabzon’da Doğu Karadeniz Yerel Medya Buluşması gerçekleştirdi. Basının sorunlarının konuşulduğu toplantıda yerel medyanın ekonomik sorunları ve sansür ön plana çıktı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut Trabzon’da konuştu! “İletişim Başkanlığı en büyük sansür merkezi”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Trabzon’da Doğu Karadeniz Medya Buluşması düzenledi. Yerel medyanın sorunlarının ele alındığı buluşmada, görüş ve önerilerin rapor haline getirilerek Genel Merkez’e sunulacağı belirtildi.

Ortahisar Belediyesi Orhan Karakullukçu Çok Amaçlı Salonu’nda gerçekleştirilen programa; CHP Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, Adana Milletvekili Burhanettin Bulut, CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, CHP Trabzon İl Başkanı Mustafa Bak, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya katıldı. Programın moderatörlüğünü ise CHP İstanbul Milletvekili Yüksel Mansur Kılınç yaptı.

Buluşmanın ilk bölümünde “Yerelde Gazetecilik” paneli düzenlendi. Panelde Trabzon Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı Aydın Gelleci, Çağdaş Gazeteciler Derneği Doğu Karadeniz Şube Başkanı Gençağa Karafazlı, TV52 Genel Yayın Müdürü Fatih Özdemir ve gazeteci Nur Kılıç konuşmacı olarak yer aldı.

İki bölüm halinde gerçekleştirilen programın öğleden sonraki oturumlarında ise “Yazılı Basında Gazetecilik”, “Görsel Basında Gazetecilik” ve “Dijital Gazetecilik” başlıkları ele alındı. Bu panellerde gazeteciler Kıvanç El, Gülşah İnce ve Ahmet Hilmi Hacaloğlu görüşlerini paylaştı.
Toplantıda, Doğu Karadeniz Bölgesi’nde faaliyet gösteren yerel medya kuruluşlarının yaşadığı ekonomik, yapısal ve mesleki sorunlar detaylı şekilde değerlendirilerek çözüm önerileri masaya yatırıldı.

musafa-bak

“YEREL MEDYAYA SUNULAN DESTEK LÜTUF DEĞİL ZORUNLULUKTUR”
Açılış konuşmasını yapan İl Başkanı Mustafa Bak, “bugün burada özellikle yerel basınla partimizin düzenlemiş olduğu birbirimizi dinlemek, sorunlarımızı karşılıklı istişare etmek, çözüm odaklı sonuç üretme adına bugün bu arada bugün burada sizlerle birlikteyiz. Elbette ki Cumhuriyet Halk Partisi bugün Türkiye'nin 1. partisi ve bizler inanıyoruz ve eminiz ki yarın ilk seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi Türkiye'yi 1. parti olarak iktidar olacak ve elbette ki bugüne kadar birikmiş birçok sorun var. Ekonomik anlamdan basınımızın sorunlarına kadar çok sorunlarımız var ama bizler her konuda olduğu gibi parti programımızın da hazırlığını da yapan bir parti olarak, iktidar adayı olarak tüm sorunları çözme adına ilgili kesimlerle, muhataplarla birlikte bir araya gelmek ve bu istişareleri yapmaya devam ederek güncel gelişmeleri takip edecek ve ilk iktidar olduğumuzun ilk gününde tüm sorunlarımızı masaya yatırarak sizlerden aldığımız çözüm önerilerinizle birlikte iktidar, eee, Cumhuriyet Halk Partisi iktidarını halkımızla buluşturmuş olacağız.

Bizim için yerel basın, ulusal medyanın çok ötesinde bir anlama sahiptir. Yerel basın halkın yaşadığı sokaktaki sorundan haberdar olmasıdır, yerel yöneticilerin şeffaflıkla denetlenmesidir ve en önemlisi toplumun sesinin en saf haliyle duyurulmasıdır. Ancak ne yazık ki bugün yerel basınımız, tarihin en zorlu ve en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Kıymetli arkadaşlarım, ekonomik sorunların belimizi nasıl büktüğünü yakından takip ediyoruz. Artan kağıt baskı, kağıt baskı dağıtımı ve personel giderleri karşısında reklam gelirlerinin erimesi, birçok gazetemizi kapanma noktasına getirmiştir. Dijitalleşme ise bir kurtuluş yolu gibi sunulsa da, bu dönüşümün yarattığı teknik maliyetler ve bilgi kirliliği karşısında, yerel medya maalesef yalnız bırakılmıştır. Sosyal medyadaki eğitimsiz bilgilerin yarattığı kaosun panzehiri, yine sizlerin emeği olan gerçek ve ilkeli gazetecilik olacaktır. Ancak sorun sadece ekonomik değildir. Bugün gazetecilerimiz, mesleklerini icra ederken ağır siyasi, ekonomik ve kurumsal baskılarla karşı karşıyadır. Şunu net bir şekilde ifade etmek isterim ki; gazetecilik özgür olmadığı sürece ruhunu yitirir. Özgürce yazılamayan her haber, halkın haber alma hakkına vurulmuş bir prangadır. Bizler, yerel basın emekçilerinin çalışma koşullarının ne kadar güç olduğunu da biliyoruz. Düşük ücretler, güvensiz çalışma ortamı ve omuzlarınızdaki ağır iş yükü, mesleğin geleceğini tehdit etmektedir. Ekonomik kaygıların ve rekabet baskısının, zaman zaman etik değerleri zorladığını da görüyoruz. Ancak bu durumun sorumlusu kalemini satmayan gazeteci değil, basını bu cendereye sokan sistemin ta kendisidir. Yerel basının desteklenmesi bir lütuf değil, demokrasinin devamlılığı, doğru ve gerçek habere ulaşmak için bir zorunluluktur."
açıklamalarına yet verdi.

CHP NE VAAT EDİYOR?
Sözlerinin devamında ise Bak, “Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında, yerel basının üzerindeki ekonomik yükü hafifletmek için somut adımlar atacağız. Öncelikle, resmi ilan gelirlerinin adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak, yerel gazetelerimizin kamu kaynaklarından hak ettiği payı alması için yasal düzenlemeleri hayata geçireceğiz. Dijital dönüşüm sürecinde gazetelerimizi yalnız bırakmayacak; teknik altyapı, teknolojik yenilenme ve dijital medya eğitimi konusunda devlet olarak destek mekanizmaları kuracağız. Basın özgürlüğünü güvence altına alacak, gazeteciler üzerindeki tüm baskıları sonlandıracağız."

ahmet-kaya
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNDE 159. ÜLKEYİZ
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde verdiğimiz Milli Mücadele’de, yalnızca cephelerde silahla değil, aynı zamanda gazete yazıhanelerinde, matbaalarda, kalemle ve mürekkeple de verilmiş topyekün bir kurtuluş savaşıdır. O zor dönemde, işgallere karşı direniş ateşini canlı tutan en önemli cephelerden biri yerel basınımız olmuştur. ​Bu mücadelenin Anadolu’daki en önemli kalelerinden biri ise Trabzon’da Faik Ahmet Barutçu tarafından kurulan İstikbal gazetemizdir. Mütareke döneminin en karanlık günlerinde 10 Aralık 1918’de yayın hayatına başlayan İstikbal Gazetesi, yaptığı haberlerle kurtuluşumuzun en gür seslerinden biri olmuştur.
​Yaşama, yürütme ve yargıdan sonra demokrasinin dördüncü kuvveti olan ve bu kadar hayati bir öneme sahip basın kuruluşlarımız maalesef siyasi ve ekonomik baskıların altında bir varoluş mücadelesi vermektedir.
” diye konuştu. 

“SOPA HALİNE GETİRİLEN YARGI..”
​“Ülke olarak, hukukun üstünlüğünün askıya alındığı, bir sopa haline getirilen yargı eliyle siyasetin dizayn edildiği karanlık bir dönemden geçiyoruz. Halkın oylarıyla göreve gelen belediye başkanlarımız gibi, bir kamu hizmeti yapan gazetecilerimiz de bu baskıyı her an yaşamaktadır. Ülkemizin, Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 180 ülke arasında 159. sırada olması bu acı durumu net bir şekilde ortaya koymaktadır.”

GAZETELER KAPANMA NOKTASINA GELDİ
​"Ne yazık ki bugün yerel basınımız, tarihin en zorlu ve en karanlık dönemlerinden birini yaşamaktadır. Artan kağıt baskı, kağıt baskı dağıtımı ve personel giderleri karşısında reklam gelirlerinin erimesi, birçok gazetemizi kapanma noktasına getirmiştir. Dijitalleşme ise bir kurtuluş yolu gibi sunulsa da, bu dönüşümün yarattığı teknik maliyetler ve bilgi kirliliği karşısında, yerel medya maalesef yalnız bırakılmıştır. Sosyal medyadaki eğitimsiz bilgilerin yarattığı kaosun panzehiri, yine sizlerin emeği olan gerçek ve ilkeli gazetecilik olacaktır. Ancak sorun sadece ekonomik değildir. Bugün gazetecilerimiz, mesleklerini icra ederken ağır siyasi, ekonomik ve kurumsal baskılarla karşı karşıyadır. Peki, biz ne vaat ediyoruz? Neyi savunuyoruz? Bizim anlayışımızda, yerel basının desteklenmesi bir lütuf değil, demokrasinin devamlılığı, doğru ve gerçek habere ulaşmak için bir zorunluluktur."

sibel-su-icmez
“MESLEKİ GÜVENSİZLİK..”
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, “Doğu Karadeniz bölgesinde de vicdanıyla, aklıyla ve dost doğru olan kalemiyle hareket etmekte olan onlarca yerel basın mensupları var. Tabii ki yerel medyanın bir diğer zorluğu da mesleki güvensizliktir. Yerel basında çalışan birçok gazeteci, düşük ücretler, sosyal güvenceden yoksun bir şekilde çalışmak zorunda kalması nedeniyle de güvencesiz hâle gelmektedir. Bu da hem mesleğin niteliğini hem de haberin kalitesini azaltan bir unsur olarak karşımızda çıkmaktadır. Diğer bir önemli noktaysa dijital dönüşüm sürecidir. Bu süreçte hem fırsat hem de eğitim imkânı sağlanmadığı durumda yerel medyanın gelişen bu dijital dönüşüme ayak uydurması da zorlaşmakta, bazen imkânsız hâle gelmektedir. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel medyanın gücüne inanıyoruz.” dedi. 

chp-nu
“İLETİŞİM BAŞKANLIĞI EN BÜYÜK SANSÜR MERKEZİ”
Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, 
“Havuz medyasında birçok televizyonun sahibi belli değil. Ya da ciddi kredi alarak sahipleri oluyor. İletişim Başkanlığı en büyük sansür merkezi. Gazetelere, televizyonlara ertesi gün atılacak başlıkları söylendiği yer haline gelmiş.”

“AHLAKA UYMAYAN YAYINLARA İTİRAZ EDİLMİYOR”
“Kanalların daha rahat yayın yapmasını sağlayacağı, ahlaki ya da toplumu etkileyen yayınları engellemesi gereken kuruluşa baktığınızda vallahi sabah magazin haberlerinde hiçbir ceza ya da hiçbir engel görmüyoruz. Türk toplumunun ahlakına uygun olmayan yayınların hiçbirinde bir itiraz etmiyor. “

“GAZETECİLİK DEĞİL PROPAGANDA”

​"Türkiye'de Halk TV üç gün ya da beş gün, Sözcü keza aynı şekilde beş gün kapatıldı. Geçmiş dönemlerdeki sansürlerden daha büyük. Bu dönem o dönemlerden daha karanlık. Yeni dönemin sansür mekanizması, bant daraltma, Twitter'da ya da sosyal medyada, televizyonları da kapatma olarak karşımıza çıkıyor. Tabii bunlar bizim vergilerimizle verilen, geliri bizim vergilerimizle olan kuruluşlar tarafından yapılıyor olması kötü. Burada ben şu eleştiriyi yapmam; havuz medyasındaki bir gazetenin yaptığı haberleri. Çünkü gazetecilik değil orada yapılanlar. Oradaki yapılan bir propaganda. Onu zaten toplum karar veriyor. Gazetelerin tirajlarına baktığınızda ne sayıda olduğu belli. Televizyonların izlenme oranları yerlerde geziyor, oransal olarak çok düşük durumda. İnsanlar haber alma kaynaklarına ulaşmaya çalışıyor. Türkiye YouTube'da, dijital mecrada örneğin, çok daha ileri pozisyonda. Çünkü mevcut kanallar o gerçekliği vatandaşa veremediği için haberleri sosyal medyadan arar hale gelmiş durumda. Bundan sonraki iktidarlar döneminde, Türkiye'nin geleceğinde, gazetecilerin herhangi bir iktidara, herhangi bir yerel yöneticilere ihtiyacı olmadan bir mekanizmayla bu gazetecilerimizi buluşturmak. Bunun adı örgütlenmedir elbet de. Örgütlenmenin şekli farklıdır; oda olabilir, dernek olabilir."

chppf

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum