Başkan Kaya’dan sert çıkış! “21 kilometrelik kıyıda Ortahisar’ın bir metrekare sorumluluğu yok”
Trabzon’da düzenlenen Türkiye Belediyeler Birliği’nin Kıyı Kentleri Çalıştayı’nda Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Trabzon’un kıyı kullanımıyla ilgili sert eleştirilerde bulunarak, “21 kilometrelik kıyıda Ortahisar Belediyesi’nin bir metrekare sorumluluğu yok” dedi.
Karadeniz’in kıyı kentlerinin geleceği, Trabzon’da düzenlenen Kıyı Kentleri Çalıştayı’nda ele alındı. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında gerçekleştirilen bölgesel saha toplantısına Ortahisar Belediyesi ev sahipliği yaptı.
Kıyı kentlerinin karşı karşıya olduğu iklim değişikliği, afetlere dayanıklılık, deniz kirliliği, altyapı, atık yönetimi, turizm ve kıyı kullanımına ilişkin sorunların değerlendirildiği çalıştayda, belediyeler arası iş birliği ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.
Kıyı Kentleri Çalıştayı, Trabzon Ortahisar Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) Kıyı Kentleri Komisyonu tarafından düzenlenen programa; TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Dr. Işıkhan Güler, Remzi Sönmez, Ayhan Erdoğan, Mustafa Reşat Sümerkan, Prof. Dr. Ömer Yüksek, Prof. Dr. Banu Çiçek Kurdoğlu, Ercan Şen ve Prof. Dr. Buket Özdemir Işık ve ilgililer katıldı.

Açılış konuşmasını yapan TBB Genel Sekreter Yardımcısı Şengül Altan Arslan, şunları söyledi:
“Kyı kentleri; ekonomik yaşamın, ulaşımın, turizmin, kültürel etkileşimin ve kamusal hayatın yoğunlaştığı çok özel alanlardır. Limanlardan balıkçılığa, ticaretten turizme kadar birçok faaliyetin kesişim noktasında bulunan bu kentler, ülkemizin ekonomik ve sosyal gelişiminde son derece önemli rol oynamaktadır.
Ancak bu yoğun kullanım beraberinde çevresel baskıları da getirmektedir. Kıyı kentlerimizin ortak geleceğini doğrudan etkileyen ve her bölgede farklı biçimde ortaya çıkan bu baskılarla baş edebilmek için kurumlar arası iş birliğini güçlendirmek ve ortak çözümler üretmek her geçen gün daha büyük önem kazanmaktadır.
Karadeniz Bölgesi ülkemizin diğer kıyı bölgelerinden farklı özelliklere ve farklı sorun alanlarına sahiptir. Yoğun yağış rejimi, taşkınlar, heyelanlar, sıklıkla yaşanan dere yatağı kaynaklı afetler ve kıyı erozyonu, Karadeniz kentlerinin günlük yaşamını ve kentsel gelişimini doğrudan etkilemektedir.”
“TRABZON STRATEJİK KONUMUNU KORUMAKTADIR”
“Yüzyıllar boyunca doğu ile batı arasında bir geçiş noktası, önemli bir liman ve ticaret alanı olarak öne çıkan Trabzon; günümüzde de bölgesel ticaret, ulaşım, turizm ve kültürel etkileşim açısından stratejik önemini korumaktadır. Denizle kurduğu güçlü ilişki, kıyı kullanımı konusundaki değeri ve sahip olduğu doğal değerler nedeniyle Trabzon, kıyı politikalarına önemli katkılar sunabilecek bir birikime sahiptir.
Elbette Karadeniz sadece Trabzon’dan ibaret değildir. Samsun’dan Sinop’a, Ordu’dan Giresun’a, Rize’den Artvin’e uzanan kıyı hattında yer alan belediyelerimiz; kıyı erozyonu, afet riski, deniz kirliliği, balıkçılık faaliyetleri, liman hizmetleri, turizm baskısı ve kamusal alan ihtiyacı gibi birçok sorunla karşı karşıyadır.
Kıyı aynı zamanda kentlilerin nefes aldığı, kentler arasında iletişimin kurulduğu en önemli kamusal yaşam alanlarından biridir. Türkiye Belediyeler Birliği olarak kıyı yönetimini yalnızca çevresel bir başlık olarak görmüyoruz. Afet yönetimi, ekonomik kalkınma, turizm, sosyal yaşam, ulaşım ve yerel yönetişim boyutlarıyla birlikte ele alınması gereken stratejik bir alan olarak değerlendiriyoruz.
Bahsettiğimiz sorunları aşabilmek ve kıyı alanlarının herkes için erişilebilir, güvenli ve yaşanabilir alanlar olmasını sağlamak için merkezi yönetim, yerel yöneticiler, akademi ve sektör temsilcilerinin sorumluluğu bulunmaktadır. Güçlü bir eş güdümün kaçınılmaz olduğunu düşünüyoruz.
Kıyı alanlarına ilişkin temel yetki ve sorumlulukların önemli bir kısmı merkezi yönetimdedir. Bu nedenle “Merkezi yönetimin sorumluluğunda olan bir konuyla ilgili biz neden burada toplanıyoruz?” sorusu akla gelebilir.
Ancak şunu unutmamak gerekir ki kıyılarda yaşanan sorunların etkilerini en yoğun biçimde hisseden kurumlar belediyelerdir. Vatandaşlarımızın beklenti ve talepleri çoğu zaman ilk olarak belediyelere yöneltilmekte, çözüm noktasında belediyelerden beklenti oluşmaktadır. Yetki merkezi düzeyde olsa da sorunların etkisi sahada belediyeler tarafından hissedilmektedir.”
ÜÇÜNCÜSÜ TRABZON’DA YAPILDI
“Belediyelerimizin sahadaki deneyimlerini, karşılaştıkları sorunları ve geliştirdikleri çözüm önerilerini son derece kıymetli buluyoruz. Bildiğiniz gibi bu bölgesel çalıştay sürecinin ilk toplantısını Mersin’de, ikinci toplantısını Ege Bölgesi’nde İzmir’de gerçekleştirdik. Bugün ise Karadeniz Bölgesi’nin deneyimlerini değerlendirmek üzere Trabzon Ortahisar’dayız.
Her bölgede ortaya çıkan farklı ihtiyaçlar ve çözüm önerileri, kıyı kentlerimizin geleceğine ilişkin daha bütüncül bir bakış açısı geliştirmemize önemli katkılar sağlayacaktır.
İnanıyoruz ki bu çalıştayda ortaya çıkan görüşler, öneriler ve deneyimler; Türkiye Belediler Birliği tarafından hazırlanacak Kıyı Kentleri Politika Belgesi’ne önemli katkılar sunacak ve belediyeler adına yapılacak lobi çalışmalarında yol gösterici olacaktır. Gelecek kuşakların hakkını da güvence altına almak amacıyla dayanışmayı büyütmek, deneyimleri paylaşmak ve ortak aklı güçlendirmek hepimizin sorumluluğudur.”

KAYA, “YILLARDIR İHMAL EDİLEN ÖNEMLİ KONUYU KONUŞACAĞIZ”
Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Kaya, Kıyı Kentleri Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada kıyı alanlarının korunmasının önemine dikkat çekerek, “Belki de ülkemizin en önemli meselelerinden ancak yıllardır ihmal edilen çok önemli bir konusunu bugün konuşacağız” dedi.
Kıyı kentlerine ilişkin tespitlerin ve önerilerin bir sonuç bildirgesiyle kamuoyuyla paylaşılacağını belirten Kaya, “Çok değerli akademisyenlerimiz, kolaylaştırıcı arkadaşlarımız, yol göstericilerimiz ve meslek odası temsilcilerimiz var. Kıyı kentlerini konuşacağız. Tespitlerimizi ve önerilerimizi ülkemizle paylaşacağız” ifadelerini kullandı.
“DENİZE GİRECEK ALAN YOK”
Trabzon’un bir deniz kenti olmasına rağmen kıyıyla bağının zayıfladığını belirten Kaya, “Bu kentte doğmuş, bu kenti çok seven bir arkadaşınız olarak üzüntümü paylaşmak istiyorum. Ben bu kentin kıyılarında yüzmeyi öğrenmiş bir insanım. Ancak bugün denize girecek, yüzecek alan bulunamayan, kıyıyla ilişkisi tamamen kesilmiş bir kentten bahsediyor olmanın üzüntüsünü yaşıyorum” diye konuştu.
“21 KM’LİK KIYIDA ORTAHİSAR’IN BİR METREKARE SORUMLULUĞU YOK”
Kıyı alanlarının dolgularla büyük zarar gördüğünü savunan Kaya, “Ortahisar Belediyesi olarak yaklaşık 21 kilometrelik kıyı uzunluğumuz var. Yalıncak’tan Akkayazı’ya kadar uzanan bu kıyıda Ortahisar Belediyesi’nin tek bir metrekarede bile sorumluluğu yok. Yetkisi yok, hakkı yok. Bu kentin karar alma süreçlerinde rolümüz, etkimiz var diye düşünüyoruz ancak kendi kıyımızda söz sahibi değiliz” dedi.
“KIYILARIN BÜYÜK ÇOĞUNLUĞU YANLIŞ PLANLAMALARLA MAHVEDİLDİ”
Trabzon’un toplam kıyı uzunluğuna da değinen Kaya, “Beşikdüzü’nden Hayrat’a kadar yaklaşık 114 kilometrelik kıyımız var. Bu kıyının büyük bölümü dolgularla zarar görmüş durumda. Bin yıllarda oluşan güzel kıyılar, koylar, deniz ekosistemi ve canlıların yaşam alanları; bilimden, akıldan ve fenden uzak yapılan uygulamalarla maalesef tahrip edildi” ifadelerini kullandı.

“TRABZONLU BALIKÇILARA ODESSA KIYILARINDA KAÇAK BALIKÇILIKLA İŞLEM YAPILIYOR”
Karadeniz’deki balık çeşitliliğinin azaldığına dikkat çeken Kaya, “Çocukluğumda Karadeniz deyince bolluk ve bereket denizi akla gelirdi. Limanın oraya balıkçı tekneleri gelir, tekneler balıklarla dolu olurdu. Ancak bugün balık çeşitliliğimiz ve miktarımız ciddi şekilde azaldı. Balıkçılarımız avlanmak için Odessa kıyılarına gitmek zorunda kalıyor.Hatta bazen kaçak avcılıktan dolayı işlem yapılıyor. ” şeklinde konuştu.
Kaya, “Gürcistan, Ukrayna, Rusya ve Bulgaristan gibi Karadeniz’e kıyısı olan ülkelerde balıkçılık devam ediyor. Orada olan balık neden burada yok? Orada olan canlı çeşitliliği neden burada yok? Çünkü biz kıyılarımızı bilinçsiz dolgularla tahrip ettik” dedi.

Çalıştayın önemli bir başlangıç olmasını temenni eden Kaya, “Bugün bütün bu gerçekleri hep birlikte konuşacağız. Birbirinden değerli akademisyenlerimiz ve meslek odalarımızın temsilcileri burada. Onların görüşlerini alarak bu önemli konuya ilişkin bir sonuç bildirgesi hazırlayacağız. Umarım gelecek yıllara ışık tutar ve gelecek nesillere karşı yaptığımız haksızlığı düzeltmek adına bir ilk adım olur” ifadelerini kullandı.
Açılış konuşmalarının ardından Dr. Işıkhan Güler tarafından çerçeve sunum yapılırken, Remzi Sönmez “Bütünleşik Kıyı Alanları Yönetimi”, Ayhan Erdoğan “Belediyelerin Kıyı Alanlarına Yönelik Yetki ve Sorumlulukları”, Mustafa Reşat Sümerkan ise yerel sunum başlıklarında değerlendirmelerde bulundu.

Çalıştayın öğleden sonraki bölümünde ise Prof. Dr. Ömer Yüksek moderatörlüğünde “Kamusal Kullanım”, Prof. Dr. Banu Çiçek Kurdoğlu moderatörlüğünde “Ekoloji ve Dayanıklılık”, Ercan Şen moderatörlüğünde “Planlama ve Yönetişim”, Prof. Dr. Buket Özdemir Işık moderatörlüğünde “Mavi Ekonomi” başlıklarında atölye çalışmaları gerçekleştirildi.
Kıyı kentlerinin sorunları, sürdürülebilir planlama ve çözüm önerilerinin ele alındığı çalıştay, kapanış ve değerlendirme bölümüyle tamamlanacak.


