Ankara Bölge Adliye mahkemesi kararı sonrası Özgür Özel’den ilk açıklamalar

Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, yaşanan hukuki süreç ve siyasi gelişmelere dair çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Ankara Bölge Adliye mahkemesi kararı sonrası Özgür Özel’den ilk açıklamalar

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen mutlak butlan kararı neticesinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Göreve geliş sürecinden yerel seçim başarılarına kadar birçok konuya değinen Özgür Özel, mahkeme kararını sert bir dille eleştirdi.

"CHP Değişmelidir Dedik ve Görevi Üstlendik"

Göreve gelmeden önceki döneme ait parti içi ve toplumsal durumu aktaran Özgür Özel, emeklilerin ve gençlerin umutsuzluğa kapıldığı bir dönemde değişim hareketi başlattıklarını belirtti.

Özgür Özel, sürecin başlangıcını şu sözlerle özetledi:

"Emekliler örneğin öğretmen evine çıkmamaya, kahvede buluşmamaya, otursalar da konuşmamaya, yolda giderken yerde gazoz kapağına gençler tekme atmaya. Herkes bir yoldan 'mümkünse yurtdışına gideceğim' demeye başlamıştı. CHP bir özeleştiri yapmaya başlamıştı. Anketler yüzde 12-13, protesto oylar yüzde 40'ları göstermekteydi. Bu duygu durumu içinde biz 'CHP değişmelidir' dedik. Bu sözlerimiz tepki görünce görevi üstlendik."

"En Güvendiğinizle Konuşun Öyle Gelin Dedim"

Adaylık sürecinde karşılaştıkları engellemelere ve delege yapısına yönelik eleştirilere de değinen Özel, kurultay sürecinde delegelerin sokağın sesini dinleyerek karar verdiğini vurguladı.

Kendisine yönelik "Aday olacak imzayı dahi toplayamazsın" eleştirilerine sokaktan aldıkları güçle yanıt verdiklerini ifade eden Özgür Özel, şöyle konuştu:

"Yola çıktığımızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı, mevcud delege yapısıyla 60 imzayı bulamayacağımızı, aday dahi olamayacağımızı söylediler. Bütün il kongrelerini gezdik. Kazanırsak nasıl yöneteceğimizi, ne hedeflediğimizi açık açık paylaştık. Dediler ki 'bu delegeyi ikna edemezsiniz'. Dedik ki 'Onu berberi, asansörde ünversite genci, oğlu, torunu ikna edecek'. Eşi yanına yolluk koyarken 'değişim olmazsa gelme, gönül koyarım' diyecek. Ben delegelerimizi buraya çağırırken 'en güvendiğinizle konuşun öyle gelin' dedim."

"Müesses Nizamın Çomağına Sopayı Soktuk"

Kurultay salonundaki değişim iradesinin Türkiye siyasetinde bir dönüm noktası olduğunu savunan Özgür Özel, hiçbir vesayet odağından onay almadan bu başarıya ulaştıklarını kaydetti.

Özel, kurultay gecesine dair şu ifadeleri kullandı:

"Kurultay salonunun en beklenmedik, en organik, en etkileyici sesini siz de hatırlıyorsunuz ben de hatırlıyorum. O koca salon, aşağıda yerini almış delegeye saatlerce 'delege sokağın sesini' diye bağrıldı. O delege kabine girdi. Vicdanının, evladının, berberinin, sokağın sesini dinledi. Delege değişime karar verdi. Hiç huyumuz, haddimiz değildir, şu kadar kibir yapmadık. Galibiyetimizin kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. O günlerde şunu söylüyorlardı 'Sana devlet geldi mi?' 'Devlet dediğin binadır' dedim. 'İzin aldın mı' dediler. Biz müesses nizamın çomağına orada sopayı soktuk. Kimsenin onayını almadan değişebileceğini, Türkiye Cumhuriyetinde bir siyasi parti genel başkanını yarışla değiştirebileceğini Türkiye'ye ve dünyaya gösterdik."

"En Büyük Yerel Seçim Başarısını Gördüler"

Yerel seçim süreci öncesinde karşılaştıkları olumsuz propagandalara rağmen halkın güvenini boşa çıkarmadıklarını belirten Özgür Özel, 1 Nisan gecesi tarihi bir başarıya imza attıklarını dile getirdi.

Siyasi hedeflerini Bülent Ecevit dönemiyle bağdaştıran Özgür Özel, açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"Biz onay vermeden, bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece CHP'ye ve güçlü siyasal partiler geleneğimize savaşa açmaya niyetlenmişler. Sonradan bunu da gördük. Önümüzde vakit yoktu. 4 ay vardı. Sözümüz vardı. Ecevit 70'lerde girdiği dört seçimden bu partiyi birinci çıkardı, biz de yapmazsak bu işi bırakacağız demiştik. Büyük özgüvenle yerel seçimlerde adayları belirledik, ittifak aradık. Kötü ses işittik asla cevap vermedik. Sevene sevmeyene can sağlığı diledik, önümüze baktık ve inandığımızı, vatandaşın bize güveninin boşa olmadığını gösterdik. 1 Nisan'da felaket, kayıp bekleyenler, 1 Nisan'dan sonra orada oturamaz diyenler 1 Nisan akşamı ekranlarda, TRT ekranlarında, Türkiye Cumhuriyetinin tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan en büyük yerel seçim başarısını gördüler. O müesses nizamın, AK Parti'nin kara düzeninin, yoksulu daha yoksul, işsizi işsiz yapan, emeği sömüren bizim sahip çıkacaklarımızı kaybettirip, sahip çıktıklarına daha çok kazandıran AK Parti'nin kara düzenine esas çomağı da orada soktuk."

"Suçumuz Emeklinin, Asgari Ücretlinin Umudu Olmak"

Görevden uzaklaştırılma gerekçelerinin arkasında elde edilen seçim başarılarının ve toplumun geniş kesimlerine verilen umudun yattığını savunan Özgür Özel, mevcut kadroların cezalandırılmak istendiğini söyledi.

Özel, partisine yönelik operasyonların nedenini şu sözlerle açıkladı:

"Bizim suçumuz 47 yıldır sonra partiyi 1. parti yapmak, kurulduğu günden beri AK Parti'yi ilk kez yenmek. Suçumuz bu bizim? Bizim suçumuz emeklilerin, asgari ücretlilerin, köylülerin, esnafların, Fishing gençlerin umudu olmak. Bugün bu suçun cezası k esilen kadrolar ve bedel ödemesi gerektiren bu partiden uzaklaştırılmaya çalışılan kadrolar delege tarafından sokağın sesini dinleyerek 'ya bu sefer bunlar kazanabilir galiba' duygusunun hatrına göreve getirilmiş olan ve kaybetmeyi kabul etmeyen, bundan sonra kaybetmeyeceğimiz diyen kadrolar. Bizim suçumuz, günahımız bu."

"Siyaset Üretemeyince Yargı Kollarını Kurdular"

Konuşmasının son bölümünde iktidarın demokrasi anlayışını eleştiren Özgür Özel, sandıktan çıkan iradenin yargı yoluyla gasp edilmeye çalışıldığını iddia etti. İktidarın seçimle kazanılamayan başarıları yargı eliyle almaya çalıştığını savundu.

Özgür Özel, konuya ilişkin olarak şu sert ifadeleri kullandı:

"Demokrasi sandıkla gelenin sandıkla gitmesi. Adalet ve Kalkınma Partisi, milli irade derken, kendileri içinde yarışlı seçimler yapmıyor. Biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Göstermelik kurultay yapanlar, demokrasiyi güya savunanlar, bir kere kaybettiler, milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri bizim yerel seçimi kazanmamızı hazmetmedi. Müesses nizama itiraz edenlerin zaferiyle hiçbir zaman barışamadılar, hazmetmediler. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Siyaset üretemeyince yargı kollarını kurdular. O yargı kolları 19 Mart'ta sivil darbeye kalkıştı. 25, 5 milyon kişinin özgürlüğü için imza verdiği birisini 14 aydır hapiste tutuyorlar. Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nu."

Kaynak:Haber Kaynağı

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.