Sosyal Gündem Resmi İlanlar
Trabzon Haber Yayın tarihi: 23 Ağustos 2026 12:09 Güncellenme tarihi: 23 Ağustos 2026 12:45

Amerikalı keman sanatçısı Wozniak Rize’de müzikle yeni bir hikâye yazıyor

Amerikalı keman sanatçısı ve etnomüzikolog Audrey Wozniak, farklı ülkelerin müzik kültürlerini keşfetmek için çıktığı yolculukta Türkiye’de yeni bir hayat kurdu.

Amerikalı keman sanatçısı ve etnomüzikolog Audrey Wozniak’ın farklı ülkelerin müzik kültürlerini keşfetmek için çıktığı yolculuk, 2015 yılında Türkiye’ye gelmesiyle yeni bir yön kazandı. Yaşamını İngiltere, İstanbul ve Rize arasında sürdüren Wozniak, Türk müziğini farklı kültürlerle buluşturmak için çalışmalarına devam ediyor.

MÜZİK YOLCULUĞU HAWAİİ’DE BAŞLADI

Hawaii’de dünyaya gelen Audrey Wozniak, ailesinin Teksas’a taşınmasının ardından müzik eğitimine 6 yaşında başladı. Çocuk programı “Susam Sokağı”nda keman sanatçısı Itzhak Perlman’ı izleyen Wozniak, ailesinin desteğiyle kemana yöneldi.

Çocukluk ve gençlik döneminde Beethoven, Bach ve Mozart gibi Batı müziğinin önemli bestecilerinin eserleriyle yetişen Wozniak, lise yıllarında Japonya’da bir yıl eğitim aldı.

Bu deneyimin ardından Çince öğrenmeye başlayan Wozniak’ın farklı kültürlere ilgisi üniversite döneminde de devam etti. Müzik kütüphanesinde Azerbaycan, Uygur Türkleri, Çin ve Endonezya’nın geleneksel müzikleriyle tanışan Wozniak, kemanın farklı kültürlerde ve tekniklerde nasıl kullanıldığını araştırmaya başladı.

İSTANBUL’A GELİŞİNDE KALHOR ETKİSİ

Wozniak, müzik yolculuğu sırasında İranlı kemençe sanatçısı Kayhan Kalhor ile tanıştı. Kalhor’un İstanbul’a gitmesini tavsiye etmesi üzerine 2015 yılında Türkiye’ye gelen Wozniak, burada etnomüzikoloji alanıyla tanıştı.

Toplumları müzik ve ses üzerinden anlamaya çalışan etnomüzikoloji alanındaki doktorasını Harvard Üniversitesinde tamamlayan Wozniak, konserleri, araştırmaları ve televizyon programlarıyla Türk müziğini farklı kültürlerle buluşturmayı amaçlıyor.

TÜRK MÜZİĞİNİ “MEŞK” GELENEĞİYLE ÖĞRENDİ

Wozniak, Türkiye’deki ilk dönemlerinde kendisini en çok etkileyen unsurlardan birinin “meşk” geleneği olduğunu söyledi.

Bir hocasının ofisinde müzisyenlerin çay içip sohbet ettikten sonra sazlarını çıkararak birlikte eser icra etmeye başladığını anlatan Wozniak, Türk müziğinin Batı müziğinden farklı öğrenme ve aktarma biçiminin dikkatini çektiğini belirtti.

Türkçe bilmediği dönemde mikrotonal müzikteki ses aralıklarının kendisine farklı geldiğini ifade eden Wozniak, “Mikrotonal müzikteki ses aralıkları bana çok tuhaf hatta akortsuz geliyordu fakat müziğin farklılığı bir yandan da çok dikkatimi çekiyordu çünkü kendi enstrümanım keman, 250 yıldan uzun süredir Türk müziğinde bulunmasına rağmen burada tamamen farklı bir şekilde çalınıyordu.” diye konuştu.

KARADENİZ MÜZİĞİ DE İLGİSİNİ ÇEKTİ

Türkiye’de tanıştığı müziğin kendisini farklı düşüncelere yönlendirdiğini belirten Wozniak, Londra’da iletişim ve siyaset alanında yüksek lisans yaptığı dönemde de Türkiye’ye gelmeye devam ettiğini söyledi.

Doktorasını tamamladıktan sonra 2024 yılında Türkiye’de kalmaya karar verdiğini ifade eden Wozniak, kemanın bulunduğu farklı müzik kültürlerinin ilgisini çektiğini belirtti.

Wozniak, “Keman sanatçısı olduğum için kemanın bulunduğu her müzik kültürü dikkatimi çekiyor. Karadeniz müziğinde kemençe var. Bir yaylı çalgı icracısı olarak kemençe de çok ilgimi çekiyor. Karadeniz müziğindeki karmaşık ritimler, çarpmalar ve teknikler aslında çok üst seviyede. Ben de bir şeyi taklit ederek öğrenmeye çalışıyorum.” ifadelerini kullandı.

Müzik açısından Kırşehir ve Elazığ’dan da etkilendiğini dile getiren Wozniak, bu şehirlerin binlerce yıl öncesine uzanan müzik geçmişlerine dikkat çekti.

NEŞET ERTAŞ’IN ESERİNİ SESLENDİRDİ

Zürih Türk Musikisi Cemiyetinin konser davetini aldığını anlatan Wozniak, konserin Kahramanmaraş merkezli depremlerin yaşandığı döneme denk geldiğini söyledi. Organizasyonun iptal edilmek yerine dayanışma konserine dönüştürüldüğünü belirten Wozniak, burada Neşet Ertaş’ın “Neredesin Sen” isimli eserini seslendirdi.

Wozniak, “Uzun havalar, kırık havalar ve bozlaklarla karşılaşınca 'burada neler varmış?' dedim. Neşet Ertaş'ın önemli rolünü daha sonra öğrendim. Yalnızca Türkiye için değil, dünya için de çok önemli bir usta müzisyen olduğunu fark ettim. Eserlerinin çok anlamlı sözleri ve yüksek bir müzik seviyesi var. Keman sanatçısı olarak bu müziği icra etmekten büyük keyif alıyorum. Bir eseri çalıyorsunuz herkes sözleriyle eşlik etmeye başlıyor ve duygusunu yaşadığını gösteriyor. Ben de buna dahil olduğumda çok anlamlı bir his yaşıyorum. Bir şeyi, ortak bir duyguyu yeniden canlandırdığımı hissediyorum.” ifadelerini kullandı.

“TÜRKİYE'DE KENDİMİ ÇOK RAHAT HİSSEDİYORUM”

Türk müziğinin yalnızca anlatılarak anlaşılmasının kolay olmadığını belirten Wozniak, çalışmalarında ve sahne performanslarında Batı ve Türk müziğini bir araya getiren projelere yer verdiğini söyledi.

TRT Müzik için hazırladığı “Türkiye'yi Dinliyorum” programı sayesinde Türkiye’nin birçok bölgesini ziyaret ettiğini anlatan Wozniak, gittiği yerlerde bölgenin müziğini yerel sanatçılardan öğrenme fırsatı bulduğunu kaydetti.

Türkçe öğrenmeye karar verdikten sonra çalışmalarını yoğunlaştırdığını belirten Wozniak, Türkiye’de kendisini rahat hissettiğini dile getirdi.

Wozniak, “Burada kendimi bir mitolojinin içinde yaşıyormuş gibi hissediyorum. Türkiye'nin çevresi, ekolojisi ve tarihi konumları çok etkileyici. Potansiyeli çok yüksek bir ülke. Burada olmak ve Türkiye'nin farklı bölgelerini keşfetmek benim için büyük bir şeref. Kendimi çok şanslı hissediyorum.” dedi.

Yaşamını İngiltere, İstanbul ve Rize arasında sürdürdüğünü ifade eden Wozniak, “Şu anda bir üçgenin içinde yaşıyorum. İngiltere, İstanbul ve Rize benim üçgenim. Cambridge görev, İstanbul iş ve araştırma, Rize ise keyif, ekoloji ve huzur demek. Türkiye'de kendimi çok rahat hissediyorum. Burada olduğum için çok mutluyum, güvende hissediyorum. Her ülkenin sıkıntıları var. Türkiye'de olduğum için gerçekten çok mutluyum.” şeklinde konuştu.

Kaynak: AA

Yorumlar (0)

Yorum Yaz

Yorumunuz onaylandıktan sonra yayınlanacaktır.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!