Alper Kul’dan Trabzon itirafı: “Avuç içlerim terliyor”

Trabzonlu oyuncu ve yazar Alper Kul, Haber61'e verdiği özel röportajda memleketi Trabzon’dan dizi turizmine, YouTube projelerinden yeni tiyatro oyununa kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Trabzonlu oyuncu ve yazar Alper Kul, yazıp yönettiği tek kişilik gösterisi "Çok Tatlı Bi Hikaye Ama Finalde Üzüyor Az Biraz" ile dün akşam Karadeniz Teknik Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi'nde Trabzonlu sanatseverlerin karşısına çıktı.

Gösterinin ardından Haber61 olarak Alper Kul ile bir araya geldik. Daha röportaj başlamadan samimiyetini hemen hissettirdi ve sahne düzeninden ışığa, dekordan ses sistemine kadar birçok detayla yakından ilgilendi. Oyunda canlandırdığı OKB'li İsmail karakterinin titizliği, röportaj hazırlıklarında da  kendini hissettirdi.

"Memleketimde olmanın mutluluğunu yaşıyorum" dedi ve tiyatrodan Trabzon'a, gözlem gücünden dizi turizmine kadar birçok konuyu konuştuk. İçtenlikle merak edilen pek çok konuda Haber61'e özel açıklamalarda bulundu. İşte o röportajdan öne çıkan başlıklar...

“MEMLEKETİME GELİNCE AYRI BİR HEYECAN YAŞIYORUM”

Türkiye'nin birçok şehrinde sahneye çıkıyor ama konu Trabzon olunca hisleri biraz değişiyor. Bunu da hiç saklamıyor.

"Memleketime geldim, kendimi çok iyi hissediyorum. Trabzon’da ne zaman sahneye çıksam heyecanlanıyorum. Burada oyun oynarken avuç içlerim terliyor. Memleketimi çok seviyorum. Ekran karşısında olduğum için söylemiyorum, gerçekten yürekten söylüyorum. Bu yüzden yeni oyunumun ilk duraklarından birinin Trabzon olmasını istedim."

 “BU OYUN ERKEKLERİN BASİT OLDUĞUNU ANLATMIYOR”

Sohbet sırasında oyuna dair yapılan yorumlardan da söz ediyoruz. Özellikle sosyal medyada zaman zaman dile getirilen "erkekler basit canlılardır" yorumunun kendi oyunu için doğru olmadığını söylüyor.

"Ben oyunda erkeklerin basit olduğunu anlatmıyorum. Takıntılı bir insanın hikâyesini anlatıyorum. Özellikle Karadeniz insanında sık gördüğümüz, sürekli B planı, C planı yapan bir karakter yapısından söz ediyorum. Oyunun kahramanı Trabzonlu İsmail. Kendini ifade etmekte zorlanan, duygularını paylaşamayan bir adamın hikâyesi bu."

 “KADINLAR OTOMATİK, ERKEKLER MANUEL GİBİ”

Alper Kul’un gözlem gücü zaten yıllardır yazdığı karakterlerden biliniyor. Sohbet sırasında kadın ve erkeklerin düşünme biçimlerine dair yaptığı değerlendirme de dikkat çekiyor.

"Kadınlar daha komplike, erkekler daha basit demiyorum. Kadınlar otomatik, erkekler manuel gibi düşünülebilir. Kadınlar aynı anda birçok şeyi takip edebiliyor. Erkekler ise tek bir konuya odaklanıyor. Bu bir eksiklik değil, birbirini tamamlayan bir durum."

alper-kuldan-trabzon-itirafi-avuc-iclerim-terliyor

“ÇOCUKLUĞUM İNSANLARI İZLEYEREK GEÇTİ”

Karakterlerini nasıl oluşturduğunu sorduğumuzda konu çocukluk yıllarına gidiyor. İstanbul'da büyüdüğünü ancak yazlarının büyük bölümünün Trabzon'da geçtiğini anlatan Kul, aslında oyunculuktan ve yazarlıktan önce iyi bir gözlemci olduğunu söylüyor.

"İstanbul’da büyüdüm, yazları ise Trabzon’a gelirdik. Bisikletimle gezer, insanları gözlemlerdim. Otogarda çalışırken bile insanların davranışlarını izlerdim. Hangi şehirden olduklarını çoğu zaman konuşmalarına gerek kalmadan anlayabiliyordum."

 “TRABZON SEYİRCİSİNİN ÖZGÜVENİ ÇOK YÜKSEK”

Söz dönüp dolaşıp yeniden Trabzon insanına geliyor. Kul, Trabzon seyircisinin enerjisinin başka şehirlerden farklı olduğunu düşünüyor. Hatta oyun öncesinde ekibine bununla ilgili özel uyarılarda bulunduğunu anlatıyor.

"Ekibime Trabzon seyircisini özellikle anlatmıştım. Onlara 'Burada izleyicinin özgüveni çok yüksektir' dedim. Gerçekten de öyle oldu. Bir izleyicinin oyunun ortasında bana dönüp 'Tamam da çözüm nedir?' diye seslenmesi beni çok mutlu etti. Bu samimiyeti her şehirde göremezsiniz."

 “YOUTUBE İLE BİRLİKTE İNSANLAR DAHA GERÇEĞİNİ GÖRMEK İSTİYOR”

Dijital dünyanın sanatçı algısını nasıl değiştirdiğini konuşurken geçmişle bugün arasında önemli bir fark olduğuna dikkat çekiyor.

"Eskiden star dediğin insan toplumdan biraz uzak yaşardı. Çok az röportaj verir, çok görünmezdi. İnsanlar da onları idealize ederdi."

Bugünün dünyasında ise durumun farklı olduğunu düşünüyor.

"Şimdi ise insanlar kusursuz görünen karakterlerden çok gerçek insanları görmek istiyor. YouTube bunun en büyük örneklerinden biri."

“DİZİLER TURİZME DOĞRUDAN KATKI SAĞLIYOR”

Trabzon'da çekilen 'Taşacak Bu Deniz' dizisiyle birlikte 'dizi turizmi' hakkında ne düşünüyorsunuz sorusu üzerine; konu yıllar önce oynadığı Kınalı Kar dizisine geliyor. Kul, bir dizinin bir bölgenin turizmini nasıl değiştirebildiğini kendi deneyimi üzerinden anlatıyor.

"Kınalı Kar dizisinde oynadım. Dizi yayınlandıktan sonra Cumalıkızık’a giden dolmuşların üzerinde 'Kınalı Kar’a gider' yazılarını görmeye başladık. İnsanlar izledikleri hikâyelerin geçtiği yerleri merak ediyor."

 

"İnsanlar sevdikleri karakterlerin yaşadığı yerleri görmek istiyor. İlk tanıştıkları, ilk el ele tutuştukları ya da unutamadıkları sahnelerin geçtiği mekanlara gidiyorlar. Bu bir aidiyet oluşturuyor."

 

"2011 yılında Sümela'nın Şifresi'ni çektiğimiz dönemde de Trabzon önemli bir şehirdi. Ancak son yıllarda özellikle hizmet sektöründe ciddi bir gelişim yaşandı. Otelcilikten restoranlara, ulaşımdan yaylalardaki konaklama imkanlarına kadar önemli mesafe kat edildi. İnsanlar artık turist ağırlamaya daha alışkın." 

“VAZELON MANASTIRI HAK ETTİĞİ İLGİYİ GÖRMÜYOR”

Trabzon'un tarihi değerleri konuşulurken bu kez sesi biraz daha hüzünleniyor.

"Trabzon denince herkesin aklına Sümela Manastırı geliyor ama Vazelon Manastırı da çok önemli bir değer. Her geldiğimde oradaki fresklerin zarar gördüğünü görmek beni üzüyor. Bu eserleri korumamız gerekiyor."

 “MİLLİ MAÇLAR İNSANLARI AYNI DUYGUDA BULUŞTURUYOR”

Sohbetin sonuna doğru konu futbola geliyor. Milli takımın insanları ortak bir heyecanda buluşturduğunu söyleyen Kul, bu birlikteliğin kıymetli olduğunu düşünüyor.

"Milli maçlar insanları bir araya getiriyor. Herkes aynı heyecan etrafında buluşuyor. Siyasetin, günlük tartışmaların bir süreliğine geri planda kalması ve insanların aynı duyguyu paylaşması çok kıymetli. O yüzden milli takımın başarılı olmasını yürekten istiyorum."

Yaklaşık yarım saat süren sohbet boyunca Alper Kul, oyunculuğu ya da projelerinden çok, memleketine olan bağlılığıyla dikkat çekiyor. Trabzon'u anlatırken heyecanlanan, çocukluk anılarını paylaşırken gülümseyen, kültürel miras söz konusu olduğunda ise hassasiyetini gizlemeyen bir Alper Kul portresi kalıyor geriye...

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.