banner536

banner556

20.05.2020, 14:17

Süleyman Nazif'i tanır mısınız?

Onu bir çoğumuz ne yazık ki tanımaz.

Yakın tarih nesil ise adını belki de hiç duymadı.

Hiç unutmuyorum Ocak ayında  İstiklal Marşı ile ilgili bir panele katılmıştım.

Yanlış anlaşılmasın diye ilin ve üniversitenin adını vermiyorum.

Tarih hocamız öğrencilerin hınca-hınç doldurduğu salonda Mehmet Akif Ersoy’un hayatı ile birlikte neden-nasıl  İstiklal Marşını yazmaya karar verdiği ile ilgili süreci çok güzel anlatıyordu.

Zevkle dinlemiştim kendisini.

Hocamız bir ara öğrencilere şu soruyu sordu?

 “Mehmet Akif Ersoy’un  tek katlı ahşap evine kapanıp İstiklal Marşını yazmaya karar verdiğinde yanında sadece bir kişiye evini açtı.

Sadece ona güvendi.

Sadece onunla arkadaş oldu?

Kim o isim bileniniz var mı ?”

Salondan çıt yok.

Doğrusu şok oldum.

Şaşırdım.

Üzüldüm.

Tek bir cevap dahi gelmedi!

Oysa o isim Süleyman Nazif’ti.

Süleyman Nazif İstiklal Marşının yazılmasında Mehmet Akif Ersoy’un en sadık dostu ve ilham aldığı kişiydi.

Arnavut Kökenli Türk Mehmet Akif Ersoy ile Diyarbakırlı Süleyman Nazif’in buluşması bugün gururla okuduğumuz İstiklal Marşının doğuşu demekti aynı zamanda.

Tarihe not düşülmüştü..

Osmanlı İmparatorluğu ve Cumhuriyet döneminde yaşamış şair-yazar ve bürokrat Süleyman Nazif’in hayat hikayesi o kadar derin ki.

Hep bir mücadele..

Hep bir savaş..

Hayatını mutlaka okuyun.

Ben size kısa bir geçmiş sunayım..

1870 yılında Diyarbakır’da dünyaya gelen Süleyman Nazif şair ve tarihçi bir baba ile aşiret lideri bir annenin evladı olarak büyüdü.

1892 yılında babasını kaybeden Süleyman Nazif Diyarbakır Valiliğinde Meclis-i Vilayet katipliği yaptı.

O tarihte Diyarbakır Vilayet Salnamesi hazırlayan Nazif bir yandan da Diyarbakır gazetesinde başyazarlık yaptı.

İkinci Abdülhamit yönetimine karşı mücadele edebilmek için 1897 yılında Paris’e kaçtı.

1908’de ikinci meşrutiyetin ilanı üzerine İstanbul’a döndü.

Yeni yönetim tarafından Basra (1909), Kastamonu(1910) ve Trabzon (1911) yıllarında valiliklerinde görevlendirilen  Süleyman Nazif  1913'te Musul 1914 yılında ise Bağdat Valiliği yaptı.

1915'te devlet memurluğundan ayrılıp tüm zamanını yazarlığa ayırdı.

Yazılarını 1917’'e “Batarya ile Ateş” adıyla bastırdı. Aynı yıl Türk askerinin Galiçya Cephesindeki kahramanlıklarını anlatan “Âsitân-ı Tarihte” yayınladı.

1918’de “Firâk-ı Irak” adlı ikinci şiir kitabını yayımladı. Kitapta “Kübalılar" adlı şiir dışında tüm nesir ve nazım yazılar, Irak’ın Osmanlı Devleti’nden ayrılması üzerine kaleme alınmıştı

1918'de Cenap Şahabettin ile birlikte "Hadisât" gazetesini çıkardı.

İstanbul’un işgalinden sonra Hadisat gazetesinde işgalcileri uyararak halkın böyle bir işgali kaldıramayacağını söyledi.

İstanbul'un işgalini sert dille eleştirdiği “Kara Bir Gün” başlıklı yazısı Hadisat’ta yayınlandığında büyük yankı uyandırdı.

Yazısında İstanbul'a küstah bir Napolyon çalımıyla giren Fransız komutanını ayıplıyor, yeriyor;

Paris'in de bir zamanlar Almanlar tarafından böyle işgal edildiğini hatırlatıyor, onları alkışlarla karşılayan azınlıkları da yerden yere vuruyordu. Bu hareketleri nedeniyle İngilizler tarafından Malta adasına sürüldü.

Malta sürgünü dönüşünde millî duygulara hitap eden yazılar yazmaya devam etti.

1927 yılı başında zatürreden öldü.

Cenazesini kaldıracak malvarlığı dahi bulunmuyordu.

Cenaze giderleri, Türk Hava Dergisi'ne yaptığı birçok yazı yardımlarının yüklediği manevî bir borçla Türk Tayyare Cemiyeti  tarafından karşılandı.

Cenaze, belediye cenaze arabasıyla Ayasofya Cami’ne getirildi.

Namazı orada kılındıktan sonra Edirnekapı dışında toprağa verildi. Kabri İstanbul Belediyesi’nce yaptırıldı.

Daha sonra vefat eden yakın dostu "vatan şâiri" Mehmet Âkif Ersoy hemen yanı başına defnedildi.

Hayatı mücadele ile geçen Süleyman Nazif Kürt-Türk kardeşliğinin de sembolüdür aynı zamanda.

Tarihimize ne olur sahip çıkalım.

Ne değerlerimiz var.

Sürgün edilen büyük eziyetler çeken vatan sevdalı yiğitler.

Öldüklerinde ceplerinde mendil bile yok.

Arkalarında bıraktıkları tek şey namuslu ve şerefli bir yaşam.

Herkese nasip olmuyor artık bu kavramlar.

Bu topraklar kırtasiyeden alınan keçeli-kırmızı kalemle çizilmedi.

Her karşında şehitlerimizin kanı var.

Bu vesile ile bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk ve onun silah arkadaşlarını rahmetle-minnetle saygı ve özlemle yad ediyorum.

Yorumlar (5)
ONURKAN SEVİNÇ 12 ay önce
HELAL OLSUN MÜTHİŞ BİR TESPİT VE ÇOK ANLAMLI BİR YAZI
Vahap Özpolat 12 ay önce
Çok teşekkürler Ahmet bey
Keyifle ve ibretle okudum. Verilmek istenen mesaj da bir o kadar değerli. Bu ülkeyi etnik milliyetçilik ve bölücülük tehlikesinden korumada esas alınacak dil ve yaklaşım budur. Tebrik ediyorum????????????
Zeynep saka ayyıldız 12 ay önce
"ELİNE, BELİNE, DİLİNE SAHİP OL" diyoruz.

El bel ve dilden vücudumuzdaki organları anlıyorsanız, yanlış ediyorsunuz.
O el, o el olmayabilir.!
O bel, o bel, o dil, o dil olmayabilir.!

• El Türkçede ahali, halk demektir.
• Bel sözünün bir anlamı da meni, tohum, soy, ırktır.
• Dil ise lisandır.

"Eline, beline, diline sahip ol derken aslında ait olduğun halka, millete, soyuna, sopuna, soyunun geleceğine, konuştuğun dile, milletinin diline sahip çık diyor olabiliriz."

Bu deyime bir de bu gözle bakmak gerekir.!
- Arı Duru Türkçe -

İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un şiirin de dediği gibi ..
"Lafı bol karnı geniş soyları taklit etme .."
Sözü sağlam, özü sağlam adam ol `IRK´ına çek.!
Yüreğinize sağlık olsun başkanım Ahmet külekçi kaleminiz yine bizlerin kanayan yarasına merhemi olmuş rabbim bizlerin neslini unutulanlardan değil daima hatırlayanlardan eylesin inşAllah
gönül özkan 12 ay önce
Ahmet bey sizi tebrik ediyorum yazınız çok anlamlı.İnanın ben bile ilk kez duydum ve kendimi sorguladım.Ne yazık ki tarih bilincimiz çok zayıf.
Musa Alioğlu/İstanbul 12 ay önce
Başka bir acı durumu yazmak isterim. Süleyman Nazif’i yeni nesil hiç tanımıyor. İstanbul’un Yeniköy Semtinde deniz kenarında bir yalı var. Bu yalı nedense Süleyman Nazif Yalısı olarak biliniyor. Bir kaç yıl öncesine kadar burası ne tazık ki aynı adla bir gece kulübü olarak çalıştırıldı. Yeni nesil Süleyman Nazif’i gece kulübü adı olarak öğrendi ve öyle bilmeye de devam ediyorlar.
13°
parçalı az bulutlu
banner520
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 34 72
2. Fenerbahçe 34 69
3. Galatasaray 33 65
4. Trabzonspor 34 59
5. Hatayspor 34 53
6. Alanyaspor 34 52
7. Gaziantep FK 33 51
8. Sivasspor 34 51
9. Karagümrük 34 50
10. Göztepe 35 47
11. Rizespor 34 42
12. Antalyaspor 35 42
13. Konyaspor 34 41
14. Malatyaspor 33 37
15. Ankaragücü 33 37
16. Kasımpaşa 34 37
17. Kayserispor 34 35
18. Başakşehir 33 33
19. Gençlerbirliği 34 32
20. Erzurumspor 34 31
21. Denizlispor 33 26
Takımlar O P
1. Giresunspor 31 63
2. Adana Demirspor 31 61
3. Samsunspor 31 61
4. Altay 31 57
5. İstanbulspor 31 57
6. Altınordu 31 53
7. Ankara Keçiörengücü 31 49
8. Ümraniye 31 47
9. Tuzlaspor 31 47
10. Bursaspor 31 43
11. Bandırmaspor 31 39
12. Boluspor 31 38
13. Balıkesirspor 31 35
14. Adanaspor 31 34
15. Menemenspor 31 31
16. Akhisar Bld.Spor 31 26
17. Ankaraspor 31 23
18. Eskişehirspor 31 8
Takımlar O P
1. Man City 32 74
2. M. United 32 66
3. Leicester City 31 56
4. West Ham 32 55
5. Chelsea 31 54
6. Liverpool 32 53
7. Tottenham 32 50
8. Everton 31 49
9. Arsenal 32 46
10. Leeds United 32 46
11. Aston Villa 30 44
12. Wolverhampton 32 41
13. Crystal Palace 31 38
14. Southampton 31 36
15. Newcastle 32 35
16. Brighton 31 33
17. Burnley 32 33
18. Fulham 33 27
19. West Bromwich 31 24
20. Sheffield United 32 14
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 31 70
2. Real Madrid 31 67
3. Barcelona 30 65
4. Sevilla 31 64
5. Villarreal 31 49
6. Real Betis 31 48
7. Real Sociedad 31 47
8. Granada 30 39
9. Levante 31 38
10. Celta de Vigo 31 38
11. Athletic Bilbao 30 37
12. Osasuna 31 37
13. Cádiz 31 36
14. Valencia 31 35
15. Getafe 31 31
16. Deportivo Alaves 31 27
17. Huesca 31 27
18. Real Valladolid 30 27
19. Elche 31 26
20. Eibar 31 23

Gelişmelerden Haberdar Olun

@