Yazarların TS-BJK maçı yorumu

Süper Lig'in 3. haftasında Trabzonspor ile Beşiktaş'ın, golsüz berabere kalmasını spor yazarları şöyle değerlendirdi. ERGUN ATA: NORMAL SONUÇ (FANATİK)Yattara bu; “varlığı dert, yokluğu yara.” Hafta boyu arkadaşlarıyla çalıştı. Son antrenmanlarda sağlık s

Spor 15.09.2008, 10:46
Yazarların TS-BJK maçı yorumu

Süper Lig'in 3. haftasında Trabzonspor ile Beşiktaş'ın, golsüz berabere kalmasını spor yazarları şöyle değerlendirdi.

ERGUN ATA: NORMAL SONUÇ (FANATİK)

Yattara bu; “varlığı dert, yokluğu yara.” Hafta boyu arkadaşlarıyla çalıştı. Son antrenmanlarda sağlık sorunu işin uzmanlarına göre “yok denecek” kadar azdı. Moral durumu üst düzeydeydi. Maç sabahına kadar durumunun özeti bu! “Kendini iyi hissetmemesinin” nedeni gerçekten sağlık, yapcak birşey yok. Trabzon için çok önemli oyuncu Yattara. Bütün planlarını onun üzerine kuran bir hoca için son dakikadaki yokluğu handikap. Dolayısıyla da takımı için. Yokluğu yetmemiş gibi, yerindeki Serkan inanılmaz top kaybıyla oynadı. Tıpkı Selçuk ve Colman gibi. Forvet elemanları da ileride top tutamadılar. Bütün yük savunmanın üzerine bindi. Song-Egemen-Cale, ilk yarıda da Tayfun kusursuz oynadı.
İlk 2 maçını yüksek tempoyla kazanan Beşiktaş, rakibini daha kötü yakalayamazdı. Buna karşın yaşadığı tehlikeler, rakip kalede yarattıklarından daha fazla oldu.
Yanal, Serkan-Barış değişikliğini kanatları verimli kullanmak amacıyla yaptı ama nerde! Tayfun aksamaya başlamıştı, Ferhat tercihi doğru. Isaac, Gökhan'ın etkisizliğiyle 5 dakika şans buldu. Zamanlama tartışılır.
Sağlam, 1 puana razı geldi. Bobo-Nobre değişikliği bunun göstergesi. Zira son saniyelere kadar maç gitti-geldi. Maçın hakkı beraberlikti. “Kârlı kim?” derseniz, “deplasmandaki Beşiktaş” deriz.

NECMİ PEREKLİ: OLMADI AMA (FOTOMAÇ)

Ligin üst sıralarını zorlama hesaplarını yapan iki takım Trabzonspor ve Beşiktaş dün akşam Avni Aker'de karşı karşıya geldi. İlk yarıda üstün görünen taraf konuk Beşiktaş, ikinci yarıda ise Trabzonspor'du. Oyunun geneline baktığımızda skor bazında Trabzon'u olumsuzluğa iten orta sahaydı. Bu mevkide oynayan futbolcuların (Hüseyin dışında) görevlerini tam anlamiyla yapmadıklarını gözlemledik. Bir takımın bel kemiği ve orta direği takımın orta sahasıdır. Bu direkteki küçük bir sapma takıımın bütün mevkilerini alt üst eder. İşte dün akşamki Trabzonspor'un hem savunmada hem de ileri uçta oynayan oyuncularının değişik görüntüler vermesi ve kolektif futboldan uzak kalınmasının sebebi orta sahadaki bu sapmadır. Giden gelmiyor, gelen ise gidemiyor. Kuvvet, sürat dayanıklılık gibi unsurlarda devamlılığın olmaması Trabzon'un rakibi karsısında ilk yarıdaki pasif ve etkisiz kalışının nedeni. Eylem, islem ve yeterlilik konuları da derbiye yakışır güzellikte değildi. Yorgunluk, psikolojik ve fizyolojik direnç kaybı özellikle oyunun sonlarına dogru kendini bariz olarak hissettirdi.

İkinci yarı Trabzon
İkinci yarı futbol yönünden zevkli ve çekişmeli, coğu zaman da heyecanlı geçti.. Her iki takım da futbol kalitesini yükseltebilmek için çok gayret gösterdi. Pozisyon buldular ama istedikleri golu bir türlü bulamadılar. Bu yarıda oynanan başarılı futbol şüphesiz herkesin beğenisini kazandı. Bordo-mavili takım bu yarının tümüünde oyuna hakim göründü. Çizgi ataklarıyla rakibini kendi alanı içine hapsetti. Bireysel olarak ve ölü toplardan gol pozisyonları da buldular ama bu pozisyonlardaki şanssızlıkları ev sahibi takıımın gol atmasının önüne bir set çekti. Beşiktaş ikinci yarıda her hattı ve adamıyla ilk yarıya nazaran fevkalade kötü göründü. Oyununun ilerleyen dakikalarında oluşan yorgunluk nedeniyle sürat ve kuvvet kaybı Besiktaş'ın savunmaya ve tek puana yönelik oynamasına neden oldu. Beşiktaş savunma bloğu içerisinde oldukça büyük hatalar yaptı. Ancak orta sahadan desteksiz oynayan bordo-mavili takımın hücum oyuncuları geriden ve yandan bekledikleri yardımı bulamayınca skoru kendi lehlerine değistiremediler.


İSKENDER GÜNEN: YATTARASIZ HÜCUM YOK (SABAH)

Yattara bir fenomen... Çünkü Trabzonspor'u karşı kaleye taşıyan adam. Kenardan yaptığı ataklarda rakip savunmanın dengesini bozan adam. Yokluğunda dünkü gibi gol noktalarında etkisiz bir Trabzonspor ortaya çıkıyor. Trabzonspor'un Beşiktaş kalesine çektiği ilk şutun dakikası 16. Kullandığı ilk kornerin dakikası 25. Bu da gösteriyor ki Trabzonspor rakip alanda etkili değil.

İkinci yarıda Trabzonspor, savunmasını orta sahaya yakın kurarak daha fazla rakibin üzerine gitmeye çalıştı. Fakat yine kenar ataklarının yetersizliği ve final paslarındaki büyük yanlışlar sonucunda girilen net gol pozisyonu yoktu. Sadece serbest vuruşlardan gol üretmeye çalıştılar ama bunu da gerçekleştiremediklerinden bir puana razı oldular.

Bu maç gösterdi ki Trabzonspor, büyük maçlarda henüz istenilen düzeyde değil. Yani böylesi maçlarda sonucu değiştirebilecek yetenekli oyuncu sayısı çok az. Saha içi yardımlaşmaları ve oyundaki mücadeleleri geçen yıla göre daha iyi. Fakat büyük maçlarda özgüveni yüksek, risk alan oyuncu yetersizliğini görmek gerekiyor. Kabul etmek gerekir ki lig uzun bir maraton. Kupa maçlarını da düşünecek olursak kadro yeterliliğine büyük gereksinim vardır. Trabzonspor'un yedek kulübesi hala yeterli zenginliğe sahip değil diye düşünüyorum.

İLKER ATEŞ: POZİSYON FAKİRİ (FOTOMAÇ)

Günlerdir bu maça yakışmayacak sonucun, golsüz beraberlik olacağını söyleyip duruyordum. Derbiyi izlerken, feci şekilde yanıldığımı anladım. Çünkü pozisyon fakiri bu büyük maça golsüz beraberlik fazlasıyla yakıştı! Düşünebiliyor musunuz, Beşiktaş'ın ilk yarıda Cisse ile uzaktan denediği bir şut var. İkinci devrede de Mert Nobre'nin az farkla dışarı giden kafa vuruşu. Hepsi bu kadar.

En azından, Beşiktaş savunmasına bu Çekler bir ahenk getirdiler. Yattara'sız Trabzon, kremasız pasta gibiydi. Eğer o olsa, bu maçın kesin galiba ev sahibi olacaktı. Her şeye rağmen, Trabzonspor öyle net pozisyonlar bulmasa bile maç boyunca Beşiktaş kalesini bulan 5-6 şut denemesi yaptı. Demek ki Beşiktaş yenik duruma düşmedikçe kolay kolay bu tek forvetli fakir sistemden vazgeçmeyecek. Herhangi birisi dün gece hiç tanımadığı bu iki takımı Avni Aker'de seyretse daha 5. dakikada 'Maç başladığı gibi biter' derdi. Büyük maç küçük futbolla bitti. Yani dağ fare doğurdu.

TURGAY DEMİR: KORKU! (FOTOMAÇ)

Önemli olan yememek, bir gol atabilirsek kazanırız! Sanırım her iki teknik adamın da maça çıkarken oyuncularına söyledikleri son cümle böyle bir şeydi. Yani. Korktular. Ertuğrul Sağlam, Bobo'yu öksüz gibi tek başına bırakmış.

Bobo sırtı dönük oynayamadığı için geriden gelen Serdar, Delgado, Aydın gibi oyuncularla ikiye bir yapma şansı da yok. Önüne top düşersa vuracak, bütün hesap bu. Düşmedi, vuramadı. Ligin en iyi hücumcularına sahip takımın taktiği bu olmamalı. Bobo çıkıp Nobre girince sadece öksüzün ismi değişti hepsi bu. Ben böyle oynayıp berabere kalan bir Beşiktaş yerine, cesur oynayıp kaybeden bir Beşiktaş'ı tercih ederim. Cesur oynayarak belki bir-iki maç kaybeder Beşiktaş ama böyle oynarsa hiçbir derbiyi kazanamaz.

FATİH DOĞAN: EN KÂRLI KARTAL (FOTOMAÇ)

G.Saray ve F.Bahçe'nin teknik direktör değiştirmesi sonucu yaşadığı sancılar ilk iki sırayı paylaşan Beşiktaş ve Trabzon için önemli bir mesaj veriyor: 'Uyanık olun. 2 ay gibi sürmesi tahmin edilen bu uyum süreçlerini puan avantajına çevirin!'

Bunlara Selçuk'un orta sahadaki desteği eklenince siyah-beyazlı takım orta sahada topu kontrol etmekte zorlandı ve oyunun üstünlüğünü rakibine bıraktı. Beşiktaş'ın duruşu, planlı bir kontrol hissini de uyandırırken, ani çıkışlarla gol arama düşüncesinin önüne ise zamanında müdahaleleri ile kaptan Hüseyin geçti. Hüseyin, Milli Takım'ı hak ettiğini gösteren futboluyla sahanın yıldızıydı. Yattara oynasaydı oyunun sonucu farklı olabilirdi.

Beşiktaş, orta sahada topa yeterince basamayınca 2. yarıda da zaman zaman baskı yemekten kurtulamadı. Bunu yaptığı anlarda ise nasıl etkili olabildiğini gösterdi. F.Bahçe'nin başkentte 3 puan, G.Saray'ın Sami Yen'de 2 puan kaybettiği bir haftada iddialı Trabzon deplasmanından 1 puan almak başarı mıdır? Bizce başarıdır.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@