TFF başkanından flaş açıklama: Ne olursa olsun ligler devam edecek

Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Nihat Özdemir'den flaş açıklamalar.

Spor 21.09.2020, 11:05
TFF başkanından flaş açıklama: Ne olursa olsun ligler devam edecek

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Nihat Özdemir, liglerin başlamasından, yayıncı kuruluşa, gündemdeki hakem eleştirilerinden, takımların seyircili maç isteklerine kadar birçok konuda Demirören Haber Ajansı'na (DHA) özel açıklamalarda bulundu. 

"NE OLURSA OLSUN LİGLERE DEVAM EDECEĞİZ"

Liglerin pandemi sürecinde başlamasını ve kulüplerin tedbir konusunda hassas olmaları gerektiğini belirten Özdemir, "Liglerimiz başladı, Süper Lig takımlarımızı bu işlere çok dikkat ediyor, aynı şekilde 1'inci Lig takımlarımız da çok dikkat ediyor. Misli.com 2'nci Lig ve Misli.com 3'üncü Lig'de pandemiden dolayı bazı olaylar yaşıyoruz. Her kulübün dikkat etmesi lazım. Hakemlere gözümüz gibi bakıyoruz, onlarda da pozitif vakalar çıkıyor. 2'nci Lig ve 3'üncü Lig takımları kamp yerlerini antrenman sahalarına daha çok dikkat etmeleri gerekiyor. Ne olursa olsun liglere devam edeceğiz" diye konuştu.

"MAÇLARIMIZI SEYİRCİLİ OYNAMAK İSTİYORUZ"

Takımların maçları seyircili oynama isteğine de değinen Özdemir, "Türkiye'de pandeminin seyrini hep birlikte takip ediyoruz. Sağlık Bakanlığımız ve Bilim Kurulumuz da bu işin üzerinde. Sürekli görüşme halindeyiz. Türkiye Futbol Federasyonu Sağlık Kurulu da bu işin üzerinde. Biz de maçları seyircili oynatmak istiyoruz, neredeyse yüzde 10 kapasiteli oynamasına da razı olduk ama Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulu müsaade etmiyor. Önümüzdeki günlerde pandemi de bir rahatlama olursa görüşmelerimizi devam ettirerek  bütün liglerimizi az da olsa, taraftarla hiç olmazsa localarımızı açarak liglerimize devam etmek istiyoruz" diye konuştu.

"YAYINCI KURULUŞLA GÖRÜŞMEMİZ SÜRÜYOR"

Yayıncı kuruluş ile yaşanan ödeme konusunda yakın zamanda çözülmesi için görüşmelerin sürdüğünü dile getiren Özdemir, "Görüşmelerimiz devam ediyor. Sık sık görüşüyoruz, inşallah onu da kısa sürede sonuçlandıracağız" dedi.

"HAKEMLER DE İNSAN, HATALARI EN ALT SEVİYEDE TUTMAK İSTİYORUZ"

Hakem hatalarının en asgari şekilde olması için çalıştıklarını söyleyen Özdemir,  "Maçlarımızı hem hakemlerimiz, hem de VAR yönetiyor. Bunun TFF 1'inci Ligi ve Msli.com 2'nci Lig, Misli.com 3'üncü Lig'i var ve buralarda da hakem olaylarına maalesef rastlıyoruz, olabilir onlar da insan, VAR'da görevli olanlar da insan. Biz bu hataları en alt seviyede, minimum seviyede tutmak istiyoruz. Merkez Hakem Kurulu ve hakem arkadaşlar ellerinden gelen gayreti gösteriyorlar. Her geçen hafta daha da iyi olacaklarına da inanıyoruz" açıklamasında bulundu.

Yorumlar (28)
Murat 69 1 ay önce
Biz hatadan değil kasıttan bahsediyoruz
Tamtra 1 ay önce
Hakemler insan olsalar, arada sırada teneke 3 büyükler aleyhinde hata yaparlar, sen
ve hakemlerin tam bir şeytansınız.
Yasar 1 ay önce
Hangi dediğinizi tuttunuz ki.... Küme düşmekte vardı.. Mesela... Vsvs
Nobody 1 ay önce
Hakemler de sizde insan olamazsınız. Emaresi bile yok sizde. Olsa kul hakkı yemezdiniz.
Kolkanat 61 1 ay önce
Bu gidişle çok olaylar olur gidiş hatı vahim siz insanları enayi yerine koyun bizde sizden anlayış bekliyelim, TFF ve MHK derhal görevi bıraksınlar
Özgür Ustaoğlu 1 ay önce
Türkiyedeki hakemler maça giderken haysiyetini onurunu şerefini hepsini evde bırakıp çıkıyor.Bunlar insan değil değişik bi mahluk...Sende başlarısın!
Hüseyin günaydın 1 ay önce
O hakemleri siz insanlıktan çıkarttınız şeytan onlar
ben 1 ay önce
Siz insan diyorsanız ihtirazımız yok.
Kemal SAKA 1 ay önce
Dikkat: upuzun YORUM!
Başlık: AVRUPAYA GİDİNCE MAÇLARIMIZI TÜRK HAKEMLİĞİNİN YÖNETEMEMESiNiN YARATTIĞI ÇARESİZLİK ve SERKAN ASAN'IN TERİ Hk.
Kim demiş hakemler özgüvensiz diye!!.. Bilakis, O ne yaptığının gayet farkında ve bu günlere kadar o özgüven sayesinde geldi zaten(VAR hakemine istinaden yazıldı). Siz zannediyor musunuz ki, bu son dakika penaltısı (Serkan'ı çime çivileyen kolla engelleme)rakip on kişi artık maçı çeviremeyecekken(zamanda kalmıyor) FB, GS, BŞ, BJK formaları sözkonusu iken, incelenmeden geçiştirilebilsin kolay kolay. Türkiyede bu işler forma rengine ve konjektür neyi gerektiriyorsa ona göre yürür. TOROĞLU hakemliğin içinden gelen biri olarak bunu hem biliyor hemde bir istisna olarak dile getiriyor. Keşke söylediklerine saygı duyulsa ve itibar edilse, futbol bugün böyle yerlerde sürünmeyebilirdi. Yoksa futbolcu itiraz etseymiş bilmemne olurmuş... geçelim bunları efendim. Mwakame geçen sene hayatında ilk defa kırmızı kart gördü sebebi neydi(hakeme itiraz!); çok özgüvenli bir hakem tarafından hatalı kararla oyundan atıldı. Her zaman söylüyorum, bataklıkta adalet aranmaz. Balçık ve çamurda iki adım attırmaz o ekosistem adama. Siz bu VAR hakemine avrupada tek bir maç yönettirirler sanıyormusunuz, o kadar emek, gayret, para ve hayaller, o kadar kalabalık kitlenin psikolojisi... hangi sempatik(yavrum sen hangi bahçenin gülüsün!?) ilişkilerle hakem olduğu bilinmez bir adamın iki dudağına bırakılır mıydı acaba? Değilmi ki, bu kokuşmuş ligin kokuşmuş kayırılan takımları her sene avrupaya gidip daha ilk turda tokatlanıp geliyorlar! Düşünsene orda seni ite kaka şampiyon yapacak bir manivela aleti(hakemlik) yok... Ee ne olacak? -Bi avrupa havası alırsın, iki gün hava değişimi olur. Ecnebi Memleket görür, bavulunu toplar; "seneye görüşürüz cemaat!" der gelirsin. TS şehri insanı, "maçları yabancı hakemler yönetsin!" diyor... Bazen tebessüm ediyorum buna... Türkiye'de gücü elinde bulundurup şampiyonluğu kapanlara sorsan onlarda kesin ah avrupa maçlarını "Türk Hakemliği" yönetse bak nasıl başarılı olurduk diyorlardır. Versen, "havaDA, karaDA, VARDA VE AVARDA(emireri)" Türk hakem isterler ordaDA. O ayarlar bişeyler nassa... VAR-MAR-ZAR -hokus-pokus puffff bişeyler oluyorus- derken kapar gelirsin turu. Ama işte nüfuz edebileceğin hakem yok, hayat zor Avrupaya gidince azizim, çok büyük eksliklik. Ne olacak bu Avrupaya gidince hali pür-melalimiz, bilemiyorum doğrusu. Artık zaten Arap ligi gibi bir seviyeye inmiş durumdayız, kendi çöplüğümüzde eşelenip duruyoruz ne yapalım!. Yanlız şu kadarını ifade edelim; Yaşar Kemal Uğurlu'ya Serkan'ı(yaş:21) ve TS 'u doğratanlar, dönüpte ülke futbolu niye bu durumda diye bir başlık açıp lüzumsuz ve işe yaramaz paragraflarla ancak kendilerini kandırırlar. Önce imkan vereceksin; hak eden kazanabilecek. Nedeni basit çünkü, sporun ruhu bunla karıldı. Sen ruhunu öldürürsen elinde kalır cesedi. Gerisini konuşmaya ancak o gün başlayabiliriz(su yatağında akarken, hak eden kazanabilir iken) Kaldı ki, o gün gelene kadar futbol bu ülkede lanetlidir artık onuda açık seçik ifade edeyim. TS'lular hiç üzülmesin, zalim olacağınıza madur olmak aslında o kadarda kötü birşey değildir. Hakkımızı arayabileceğimiz bir divan, bir gün elbet teşekkül edecek. Sen bu gencecik çocuğun, yaylalardan idmana gelebilmek için 1.5 saat yol yürüyüp (tekrar 1.5 saat geri yürüyüp) altyapıdan yetişerek, yabancı oyunculara kafa tutmaya çalışan Serkan'ımın anasının ak sütü gibi son dakikada kulübüne kazandırdığı penaltıyı kirli hesaplarınızla vermiyorsunuz hemi( Anadolu böyle der, bizans bilmez) o zaman bende topunuzu telin ediyorum, kınıyorum, lanetliyorum haysiyet yoksunu kişiler. O, Serkan yavrumuzun çocuk ayaklarıyla(kimbilir kramponsuz)" idmana katılırsam, belki seçmelere benide alırlar" umuduyla.... günlerce, saatlerce yürüdüğü yollar sizin ayak bağınız olsun bundan böyle. O çocuğun emeğini çaldınız, onun sayesinde zor durumda olan kulübü 3 puan alacaktı o gün ve belkide o sayede bugune kadar olan bütün emeklerinin karşılığını alacaktı; pis ve adi hırsızlaaaar!!!. Ama işte bir ah, gök kubbeyi yere indirir; hepinizi lanetledim. Günü geldiğinde bu çocuğun alınteri gölünde boğulsun tüm spor hırsızları dedim. Amin. Değilseniz sıkıntı yok, lakin öyleyse bu hesap dönecektir demiyorum(!) dönüyor zaten; yaşıyoruz aslında, görmüyorsunuz.

Serkan'a ara not: Poliste yok ki, hırsızı şikayet edebilesin Serkan'ım. Elini kaldırma boşuna aslan parçası, üzülme de... sen doğru ve dürüst kalmakla en iyisini yaptın. Rabbim seni doğru yoldan ayırmasın. Başkaları ne derse desin, o son dakikada kazandırdığın penaltı ile galip gelecektik aslında. Evet sen kazandın ama vermediler, belki şanssızlığın kulübünün renklerinden mütevellit olsa gerek, çünkü sende onun bir parçasısın ve evet onada hep kazanır, kazanır amma ve lakin, bi şekilde vermezler işte. Sonrada burunları keneften çıkmaz ama biliyor musun... bak yazacaklarımı iyi oku şimdi...işte Avrupada mukayeseli tablo, işte Futbol Ekonomisinde durum vs.vs. Dedim ya işte, lanetliler artık. O yüzden sen yine çok iyisin, bana güven. Aynen böyle devam, yüreği kramponunda atan Trabzon gençliği daha çok süre alabilse çok daha gelişebilecek biliyorum çünkü adına futbol denen şey, süre almadan gelişmiyor malesef. Şansınızı iyi kullanın, Türkiye'de hiç bir kulüp kendi şehrinin çocuklarına Trabzonspor kadar imkan ve alan açmıyor. Sizde bana göre hakkını veriyorsunuz ama iş işte gelip gelip emek hırsızları çalınca, e başvurabileceğin karakolda zaten hırsızla kolkola olunca yapacak bişey kalmıyor be Serkanım. Hepimizi futboldan ve spordan soğuttular gerçekten. Siz yine iyi her hafta motive olup maça çıkabiliyorsunuz, bunu ben yapamazdım. Düşünsene devamlı kazanacaksın, kazanacaksın sonra hırsızlar senden araklayıp araklayıp götürecek.

Araklama nasıl: Hırsız, "hata yapan" olarak addedildiği sürece hırsızlığına devam edecektir, çünkü hırsızın işi hırsızlık yapmaktır. Eğer umum her durum ve şart altında hırsıza hırsız diyemiyorsa, ahlaktan zaten bahsedilemez. Ahlaksız kişiyi belirlemenin en kolay yolu ahlak tartışmasında ilk öne atılanlar olmalarıdır. Ahlaklı kişi ise, kendisine ahlaksız dendiğinde, bunu üzerine alınır, hiç öyle olmak istemez ve yapması gereken bir düzeltici faaliyet varsa yapmaya gayret eder. Yaftalanmaktan daha önemlisi ahlaklı kalabilmektir o kişi için. Doğrusu bende Türk Hakemliğinde ciddi bir ahlak sorunu olduğunu gayet iyi biliyorum. Istanbul futbol mafyasının yalılarda yaşadığı(ligde tam 6 takımı olan şehir, adamlar idman sahalarından deplasman sehrine maca gitmeyecek nerdeyse) ve bütün Anadolu'yu kendi değirmenine un etmiş cenahın zaten ahlak derdi yok. Sporda ahlak arayışıda yok, öyle olsa idi; böyle mi olurduk. Serkan isminde, yerlinin yerlisi, gencecik oyuncuyu son dakikada çime gömüp üzerine ölü toprağı dökülürken üç maymunu oynayan spor yazarlarına da bir çift sözüm olsun. Köyünden kopup idmana, "yürü ha yürü gelen Serkan"ın hikayesini hiç bilemediniz, çünkü sizde işte o bahsettiğim mafyanın, kullanışlı birer aygıtısınız, nazarımda değeriniz işte o kadar; "bir mafya için kullanışlı şeytani bir aygıt!!!" Sporun ruhundan beslenen bir damara sahip yorumcu olsam, ilk iş Serkan'ın verilmeyen -takımına son dakikada kazandırdığı- çalınan üç puanının izini sürer ve ömrümü Onun gibi çocukların ellerinden alınan geleceklerine adamaya daha çok zaman harcardım. Neye göre mi?.. Hangi yabancı transfer gerçekleşecek diye burnumu oraya buraya sokarak -transfer haberi kokusu almak yerine!. Sen git o burnunu birde stadın çimlerine hangi hakem müsvetteleri ile ne gençlerimiz gömüldü onun kokusunu tara be kardeşim. Bak o çimlerin altında ne mağduriyetliler ne dramatik hikayeler yatıyor. Sonra dön gel, Türk futbolu nasıl kurtulur diye kelam ederken, belki isabetli bir cümle kurmak nasib olur. Bugün için Avrupa arenasında,Türk Futbolunun arzu ettiği başarının gelebilmesi için tek bir çözüm kalmıştır:
AVRUPADA, MAÇLARIMIZI TÜRK HAKEMLIGINE EMANET ETMEK.
Sistem henüz bunu çözemedi(VAR'I vs hallettik), hal bu sebep başarı orda bi türlü gelmiyor/gelemiyor. Acaba oraya Türk hakem nasıl sokabiliriz, buna kafa yoralım beyler. Hudutu geçer geçmez, Tablo fiyasko, ahval vahim. Sebep?; "Yankesicinin kolu orada kısa kaldı."
Serkanlar için yazıldı... Gamlı Saygılarımla,
yakup yıldırım 1 ay önce
şikeciler tff de olduğu müddetçe türk futbolu bir yere varamaz okadar
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın

Gelişmelerden Haberdar Olun

@