banner192

Özbak: Süreçten nemalanıyorsun ama!

Bordo mavili kulipte son yapılan Divan Genel Kurulu'nda eleştirilerin odağındaki isim Ali Özbak, Başkan Hacıosmanoğlu'nun 2010-2011 sürecini Başlatan Sadri Şener yönetimine yanlış yaptın diyerek çelişkiye düştüğünü söyledi.  Trabzonspor Divan Başkanlık Ku

Özbak: Süreçten nemalanıyorsun ama!

Bordo mavili kulipte son yapılan Divan Genel Kurulu'nda eleştirilerin odağındaki isim Ali Özbak, Başkan Hacıosmanoğlu'nun 2010-2011 sürecini Başlatan Sadri Şener yönetimine yanlış yaptın diyerek çelişkiye düştüğünü söyledi. 
 
Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Özbak, bordo-mavili kulübe başkanlık düzeyinde hizmetleri bulunan insanların birbirleriyle sözlü olarak çatışma içine girmeleri Trabzonspor gibi büyük bir kulübe yakışmadığını belirterek, "Uluslararası platformda bizi büyük kulüp sanan ve belli bir olgunluğun içine girmiş olarak gören insanların bugün hale kasaba kulübü olduğumuzu söylemeleri kadar haklı bir ifadeleri olamaz. Trabzonspor böyle komik bir tablonun içinde olmamalı" dedi. 
 
Trabzonspor Divan Başkanlık Kurulu Başkanı Ali Özbak, bordo-mavili kulüpte yaşanan son gelişmeler üzerine çarpıcı açıklamalarda bulundu. Özbak, mevcut Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, eski başkanlar Sadri Şener, Nuri Albayrak ve Faruk Özak'ın, girdikleri çatışma ortamının bordo-mavili kulübe zarar verdiğini söyledi.
 
Özbak, Trabzonspor'da 25-26 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen genel kurulda başkan adayları Sadri Şener yönetimini eleştirme veya germeyi değil, kendi yapacakları icraatları anlattığını ifade ederek, "Söz konusu genel kurulda da eksiksiz oy ile Sadri bey ve yönetimi ibra edildi. Ama süreç öyle gelişmedi. Bağımsız denetlemecilerin yaptıkları incelemeler sonrası bazı usulsüzlük ortaya çıktığı iddia edildi ve mahkemeye taşındı. 9 Şubat 2008 yılında ibra edilmeyen Nuri Albayrak yönetimi sonrası göreve gelen Sadri Şener yönetimi bir önceki dönemin ibra edilmemesinden ötürü dernekler masasının yapmış olduğu hukuki incelemede, olayın boyut kazanmasına değil, olayın hukuksal boyutuyla tamamlanmasını sağlayarak noktalamışlardı" diye konuştu.
 
"SÜREÇTEN NEMALANIYORSUN AMA SÜRECİ YAŞATANA 'YANLIŞ YAPTIN' DİYORSUN"
 
2010-2011 sezonu Sadri Şener ve yönetiminin başlattığı bir süreç olduğunu hatırlatan Özbak, şunları söyledi:
 
"Bu süreci (2010-2011 sezonu şampiyonluk kupası mücadelesi) mevcut yönetime kimin yaşattığına iyi bakmak lazım. Bu süreç Sadri Şener'in başkanlık yaptığı 40, 41 ve 42 yönetim kurullarına aittir. Şimdi süreçten nemalanıyorsun, süreci yaşatana ise 'yanlış yaptın' diyorsun. Burada bir çelişki var. Süreci yaşatana eksikleri de olsa yaşanan gelişmelerde galip çıkabilmek için çok dikkat etmek lazım. Yetki İbrahim Hacıosmanoğlu ve ekibindedir, herkesin yoğurt yeme şekli farklıdır. Siz bir şeyler söylersiniz ama o yine bildiğini yapabilir çünkü yetki onundur. Geri çeker mi, çekmez mi onun uhdesinde olan bir durumdur. Herkes bu konuda fikrini söyledi ve yazan da çok oldu" şeklinde konuştu.
 
"ASLINI BİLMEDEN BİR SÖZÜ KULLANMAMAK LAZIM"
 
Espiri olarak 40 yıl önce kullanılmış bir sözü (Seccadeli Sahtekar) basına manşet olacak şekilde sunmanın çok yanlış olduğunu ifade eden Özbak, "Bunun aslını bilmek lazım. Aslını bilmeden bir sözü kullanmak, neyin ifadesi olduğunu söylememe gerek yok. Özkan Sümer'in o sözü bir latife sözdür. Bu sözü sadece Faruk Özak ile ilgili de söylemedi. Bir dönemi yönetenlerle ilgili dost ortamında söylediği bir sözdür. Söz dikkat çekici olduğu için bugüne kadar bu sözü yaşattılar. Sayın Başkan bunu nereden öğrendi bilemem. Onun yaşı 48 söz ise tam 40 yıl önce söylenmiş. Başkan Salih Erdem, antrenör Ahmet Suat Özyazıcı, kaptan Faruk Özak için söylenmiş bir sözdür. O lafı alıp da sadece bir kişiye indirgerseniz olmaz. Bir insana bazı işlere neden sahip çıkmadı diyebilirsiniz, bakan olarak bunu neden yapmadın diyebilirsin ama bazı ifadeleri kullanmak doğru değil. Kim ne söylerse söylesin hiç kimse Faruk Özak kadar bu kulübe bütün eksiğine rağmen hizmet etme anlamında bir yarışın içine girmeyi bırak, katılamaz bile" dedi.
 
"KASABA KULÜBÜ GİBİYİZ"
 
Özbak, Trabzonspor'a hizmet etme noktasında çok ciddi insanların birbirleriyle sözlü çatışma içine girmelerinin Trabzonspor'a zarar verdiğini belirterek, "Mevcut Başkan İbrahim Hacıosmanoğlu, eski başkanlar Nuri Albayrak, Sadri Şener ve Faruk Özak gibi isimlerin birbirleriyle bu şekilde sözlü atışmanın içine girmesi uluslararası platformda bizi büyük kulüp sanan ve belli bir olgunluğun içine girmiş olarak gören insanların bugün hala kasaba kulübü olduğumuzu söylemeleri kadar haklı bir ifade olamaz. Bu komiklik Trabzonspor'a hiç yakışmıyor" ifadelerini kullandı.
 
2000 yılında Trabzonspor Kulübü'nün, onursal başkan Mehmet Ali Yılmaz ile de mahkemelik olduğunu hatırlatan Özbak, "Ama hiçbir zaman birbirlerine böyle çirkin ifadeler kullanmadı. Tarafların bir araya gelerek barışması çok zor. Divan olarak bizim de böyle bir görevimiz yok. Özkan Sümer ile Mehmet Ali Yılmaz kulüp için mahkemelik oldukları yıllarda dönemin divan başkanı Rıfat Dedeoğlu onları barıştıramadı. Aradaki elçiler bu görevi yaptı. Ben barışmalarından yanayım. Barışmasalar bile bu olayları dürtmemelerinden yanayım. Faruk Özak bakır değil ki leke alsın, istedikleri kadar konuşsunlar. Faruk Özak 12 yaşında Trabzonspor'a gelmiş, 56 yıldır Trabzonspor ile birlikte yaşayan bir insan. Tabi ki zaman zaman hizmetlerinin yanında tercihlerde hatalar olmuş olabilir ama Özak'ın bu kulübe hizmetleri çok büyüktür" şeklinde konuştu.

İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yusuf aydemir - 3 yıl önce
birileri yanlış yapsa da ona dokunulamaz mantığı bu...

yanlış yapandan hesap soruluyor, kimse kimsenin yanlışını nüfuzunu kullanarak kapatamaz...
Avatar
tarık buğra - 3 yıl önce
hacıosmanoğlunun acısı tff seçimlerinde sadri şenerin kendisini desteklememesinden kaynaklanıyor.bunu hala anlamayan mı var?