İşte Ömer Aysan'ın hikayesi

Trabzonspor'a hoş geldin Ömer. Bize biraz kendinden bahseder misin? Biraz kendinden, futbola nasıl başladığından, ailenden, buralara kadar nasıl geldiğinden başlayalım istersen… Kocaeli'de doğdum 1982 yılında. Tüm akrabalarım oradalar. Futbola da Kocaeli'

İşte Ömer Aysan'ın hikayesi

Trabzonspor'a hoş geldin Ömer. Bize biraz kendinden bahseder misin? Biraz kendinden, futbola nasıl başladığından, ailenden, buralara kadar nasıl geldiğinden başlayalım istersen…

Kocaeli'de doğdum 1982 yılında. Tüm akrabalarım oradalar. Futbola da Kocaeli'de başladım. Her çocuk gibi mahallede futbol oynayarak başladık. Daha sonra Kocaeli futbol okuluna yazıldım. İlk lisansım 12 yaşında çıktı. Gölcükspor'da A Genç, B Genç ve Amatör oynadım. Sonra 3. Lig'deki Gölcükspor'un A Takımına yükseldim.

Orada mı profesyonel oldun?
3. Lig'de A Takım'da oynadım ancak lisansım amatördü hala. 1999 Yılında Kocaelispor PAF Takım seçmelerine girdim. Kazandım ve daha sonra hocamın gözüne girdim. Orada profesyonel oldum ve A Takıma kadar yükseldim.

Sonraki kariyer gelişimin nasıl oldu?
O dönem benim A Takım'a yükselmem devre arasına denk gelmişti. Rasim Kara Hocamız beni yukarıya almıştı. İki hafta sonra görevini Hikmet Karaman'a devretmişti Rasım Hoca. Sezon sonuna kadar hemen hemen bütün maçlarda oynadım. 2001-2002 Sezonunda Ümit Milli Takım'a seçildim. Bursaspor'dan da hocam olan Raşit Çetiner vardı Ümit Milli Takım'da. Hocam Milli Takım'dan Fenerbahçe maçına özel izin almıştı benim için. Geldim ve idmanda burnum kırıldı. Çok istememe rağmen oynayamamıştım. Ne Gençlik Olimpiyatları için Tunus'a gidebilmiştim ne de Fenerbahçe maçında oynayabilmiştim. Tesadüf maçta şimdi Rizespor'da oynayan Hasan Yiğit'in de burnu kırılmıştı o maçta. 11 Eylül'de, uçak saldırılarının olduğu gün Hasan ağabeyle birlikte Almanya'ya maske yaptırmaya gittim. Döndük ve Gençlerbirliği müsabakasında birlikte oynadık maskelerle. O zaman da Türkiye Kupası'nı aldık.

O sezon çok başarılıydı Kocaelispor ancak bir sezon sonra küme düştü…
Sözleşmemiz devam ediyordu. Kocaelispor'u da o durumda terk etmek istemedim. İki yıl daha orada oynadım.

Sonra Bursaspor'a transfer oldun…
Levent Kızıl gelmişti Bursaspor'un başına. Raşit Çetiner beni takımında görmek istediğini belirtmesi üzerine oraya transfer oldum. Bursaspor'u lige taşıdık. Takım olarak çok iyi ve istikrarlı bir sezon geçirmiştik. Ligde de iki yıl Bursaspor'da oynadım. Daha sonra Ankaraspor'a transfer oldum. Ligin üçüncü haftasında bir sakatlık yaşadım. 2-3 aylık bir süreçte oynayamadım. Formumu kazandım ve ikinci yarı itibariyle Ankaraspor'da yeniden forma şansı buldum. Ankaraspor küme düşürüldü ve gerisi bildiğiniz gibi şimdi buradayım.

Kendini tarif edebilir misin?
Evcimenim. Tüm vaktimi evde geçiriyorum. Bekarım. Ailem zaman zaman beni ziyarete geliyorlar. Yalnızlığı hiç sevmem. Evden çıkmayan bir insanım. Gece hayatım hiç yoktur. Sevmem öyle şeyleri pek. Benim restoranım da, sinemam da evimdir. Dışarıda harcayacağım parayı evime ve hobilerime harcıyorum. Elektronik aletleri çok seviyorum. Yemek yemeyi çok seviyorum. Bundan keyif alırım. Hatta çok takılıyorlar bana çok yemek yiyorsun diye.

Trabzon tam bana göre diyorsun…
Dediğiniz gibi tam bana göre. İnsanın isteyip de bulamayacağı hiç bir şey olmadığı gibi doğası ve denizi gibi artıları da var. Çok güzel bir şehir Trabzon.

Ülkemizi yasa boğan Gölcük depremi sırasında tahminen sen 17 yaşlarındaydın ve Kocaeli'deydin. O sıkıntılı süreci nasıl atlattın?
Gölcüklüyüz biz. Depremin merkezi de bizim evin 300 metre yakınıydı. Depremi en yakından yaşayanlardan biriydik. Çok sayıda kaybettiğimiz yakınımız oldu. 1,5 Çadırda yaşadık. Çadırda yaşayıp idmanlara gidip geliyordum. Daha sonra Allaha Şükür ki futboldan kazandığım paralarla aileme ev aldım. Düzenli bir hayatları ve hayatım var.

Sen böyle yüzeysel anlattın ancak eminiz ki çok daha sıkıntılı olmuştur bu süreç…
Gölcük depremle birlikte en az 10 yıl geriye gitti. Benim Kocaelispor PAF Takımı'nda oynadığım döneme denk gelmişti deprem. Henüz PAF Takıma seçileli bir ay olmuştu. Akrabalarımı, yakınlarımı kaybettim. Ancak hayat devam ediyor.

Sen neredeydin o kabus dolu dakikalarda?
Ben de ailemle birlikte evdeydim. Yandaki apartman devrilmiş, bizim apartmanın yan kolonlarını kırmıştı. Bu nedenle bizim bina da yan yatmıştı. Ancak bizim oturduğumuz binada can kaybı yaşanmamıştı. Biz çok şükür sağlam çıkabilmiştik o toz bulutunun içinden. İnsanlar, feryat ediyor, “Allah, Allah” diye bağırıyordular. Sabah olduğunda netleşti o vahim tablo. Neredeyse üç evden ikisi yıkılmıştı. Her yer yaralılarla doluydu. İlk bir ay 50 – 60 aileyle birlikte halı sahada yattık. Daha sonra 1,5 yıl çadırda kaldık. Kışı oldukça zor atlatmıştık. Allah kimseye böyle felaket yaşatmasın.

Geriye dönüp oralara gittiğinde neler hissediyorsun. Atlatmak kolay olmasa gerek.
Bursaspor'a transfer olduğumda da sürekli gidip geliyordum. Hiç ayrı kalmadım Kocaeli'den. Kocaeli toparlanmak üzere. Eski haline döndü diyebiliriz. Şimdilerde çok fazla gidemiyorum. İnanın o olayı yaşamayan bilemez. Bilinebilse depreme karşı çok daha fazla önlem alınır. Kocaleli'de perde betonlu evler, kalıcı konutlar yapıldı. Ancak ne yapılırsa yapılsın izleri silmek kolay değil.

Gerçekten ülkemiz adına büyük bir felaketti. O olayda hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet, geride kalanlara sabır dileyelim ve yeniden futbola dönelimistersen. Hep sağ bekte mi oynadın?
İlk dönemler mevki ayrımı yapmıyorduk. Yaşımın vermiş olduğu dinamiklikle hocalarımızın vermiş olduğu her yerde görev yaptım. Ancak çıkış yaptığım mevki sağ bek. Sağ önde oynayıp iyi maçlar çıkardığım da oldu ancak asıl yerim dediğim gibi sağ bek.

Şimdi Trabzonspor'dasın. Burası hakkındaki ilk izlenimlerin neler?
Trabzonspor'a geldiğim için çok mutluyum. Büyük takıma geldim. Sorumluluklarımın bilincindeyim. Şuan gidip hangi çocuğa sorsanız “Hangi takımda oynamak istersiniz” diye dört büyük takımın birinin ismini söyler. Trabzon'da Trabzonspor'dan başkasını demezler gerçi. Ben de büyük takımda oynama hedefiyle futbola başladım. Buraya transfer olmakla hedefime bir adım atmış oldum. Geldiğim günden bu yana çok sıcak bir ortamla karşılaştım. Zaten Egemen benim eski takım kaptanım. Daha önce tanıştığım birkaç arkadaşım daha var. Ancak ne kadar profesyonel olursanız olun, bir uyum dönemi oluyor. Alışmaya çalışıyorum. Bu uyum dönemini en aza indirip, takıma gerekli katkıyı ben de sağlayayım istiyorum. Trabzon halkını tanıyorum. Kocaeli'de Trabzonlu çok olduğu için bu konuda bir sıkıntım yok. Zaten imza attıktan sonra tanıdığım tüm Trabzonlular arayıp tebrik ettiler. Sadece idman eksiğim var ve bunun için de ekstra idmanlar yapıyorum.

Geçen sezon Trabzonspor'a karşı oynadın. Ankaraspor'u her iki maçta da mağlup etti Trabzonspor. Oyuncuların kolbastı gösterileri ve Hüseyin Avni Aker Stadyumu'nun atmosferi hakkında neler söyleyebilirsin?
Trabzonspor taraftarı başarıyı herkesten daha çok ister. Bunu tüm Türkiye biliyor. Kolbastıyı canlı izleyemedim. Çünkü yenildiğimiz için direk soyunma odasına gitmiştik. Ancak televizyondan bir çok kez izledim oyuncuları oynarken. Güzel görüntüler ortaya çıkıyor. Maçlardan sonra galip gelmek güzel tabi. Kolbastı bu yöreye özgün olduğu için sevinçlerini bu şekilde gösteriyorlar. En kısa zamanda ben de umarım bu sevince ortak oluyorum. Gerçi oynamayı bilmiyorum ancak ayak uydurmaya çalışacağım.

Kronik olarak yaşadığın veya şuan atlatamadığın bir sakatlığın var mı?
Sakatlık futbolda var. Ben de yaşadım ancak Allaha Şükür ki kronik bir sakatlığım olmadı ve şuanda da yok. Sadece dediğim gibi biraz idman eksiğim var.

Takımın kadrosu hakkında neler düşünüyorsun?
Dışarıdan baktığınızda Anadolu'da kendi kulüplerinde çıkış yapan futbolcuların toplandığı bir kulüp olarak görünüyor Trabzonspor. Büyük kulüpler böyledir. Kendi kulüplerinde öne çıkan oyuncuları kadrolarına katarlar. Trabzonspor'da ise bu sayı fazla. Bireysel olarak baktığımızda kaliteli isimler var. Şampiyonluk yarışında üst sıralarda değiliz belki ancak 3 puanlı sistemde tırmanmak kolay. Üst üste birkaç maç kazanmamız halinde şampiyonluğu seslendirmek zor olmaz. Kolay değil ancak üç puanlı sistemde zor da değil. Mücadele etmemiz gerek. İlk üçün içine kendimizi atabilirsek orada tutunmamız ve başa güreşmemiz daha kolay olur.

Ligin kalitesini nasıl buluyorsun?
Lig bence bu sezon oldukça kaliteli. Geçen sezon bu kadar değildi. Şuana kadar ben bonservislere bu kadar para harcandığını hiç duymadım. Bu anlamda geçen sezonla bu sezon arasında çok fark var. En yüksek paraların döndüğü sezonu yaşıyoruz. Alttaki ve üstteki takımlar birbirine yakın. Futbol kalitesi yüksek. Mesela Galatasaray'a 4-3 yenildiğimiz müsabaka üst düzeydi bana göre. Skor 4-3'tü ancak maç 4-4'lüktü. İzleyenler eminim oldukça zevk almıştır.

Bireysel olarak beğendiğin oyuncular hangileri takım içerisinde?
Colman'ı çok beğeniyorum. Yattara, Gökhan, Umut, Egemen, Selçuk. Hepsi birbirinden kaliteli oyuncular. Bu kaliteli oyuncularla üst sıralara oynayacağız.

Senin mevkiinde oynayan Serkan, Tayfun ve Song da kaliteli oyuncular. Bu da senin için rekabet anlamına geliyor. Rekabetin seninle uyuşumu nasıl?
Ben hepsini tek tek seslendirmedim. Tabi ki Serkan, Tayfun ve Song da kaliteli oyuncular. Kariyerlerine ya da futbolculuklarına kimse laf edemez. Futboldaki en büyük gerçeklerden biri rekabet. Bu rekabet her mevkide var. Sağ bekte kaliteli oyuncuların olması rekabeti arttıracaktır. Rekabet edemiyorsanız zaten futbol oynamanıza gerek yok. Ben de bu rekabete hazırım. Sonuçta karlı çıkacak olan Trabzonspor olacak. Çıkan görevini layıkıyla yerine getirecektir. Bir an önce rekabetten galip çıkarak o formayı terletmek istiyorum.

Trabzonspor tarihine hiç göz attın mı? Attıysan bu geçmiş senin omuzlarına yük bindiriyor mu?
Yük değil de gurur duyuyorum. Trabzon-spor'dayım. Anadolu'dan şampiyon olan tek takımdayım. Trabzon halkını tanıyorum. Bu nedenle üzerimde yük değil gurur var. Benim yapımda da mücadele var. Defansa yönelik oynadığımız için sert oynuyorum. Gururumla futbolumu bir araya getirerek takımıma fayda sağlamak istiyorum.

Kanat oyuncuları taraftara yakın oynadıkları için daha çok göze batıyorlar ve taraftardan en çok onlar tepki alıyorlar. Sen bunlardan etkilenir misin?
Futbolda yenmek var yenilmek var. Kimi zaman istenilen performansı sergileyememek de var. Trabzonspor taraftarı heyecanlı. Bir an önce gol atılmasını ve galibiyetin karşı tarafa hissettirilmesini istiyor. Ancak dediğim gibi lig artık kaliteli. Kimi zaman gol 90'da gelebilir. Kimi zaman maçın başında geriye düşebiliriz. Önemli olan sabır gösterebilmek. Takım iyi oynayıp da puan alamazsa ben buna yürekten üzülürüm. Ancak mücadele etmeden yenilirsek o tepkileri de kabul etmemiz gerek.

Büyük bir takıma transfer olarak ilk hedefini gerçekleştirdiğini söyledin. Bundan sonraki hedefin neler?
Bir gerçek var ki kime sorarsanız sorun büyük takımlarda oynayan oyuncuların Milli Takım'a gitmelerinin daha kolay olduğunu bilir. Ufak da olsa kapı aralanmış oluyor. Takımınızda gösterdiğiniz performans bu kapıdan içeriye girmenizi sağlıyor. Ceyhun, Gökhan ve Selçuk gidiyor. Neden bu sayı 5-6'ya çıkmasın. Bu durum takım performansıyla da alakalı. Her futbolcu gibi ben de Milli Takım formasını giymek istiyorum. Yaşım henüz 27. 2,5 Yıllık sözleşme imzaladım. Öncelikle burada başarılı olarak kupa kaldırmak istiyorum. Şuana kadar iki kupa kaldırdım. Daha fazlasını Trabzonspor'da yaşamayı hedefliyorum.

Kaynak: Trabzonspor Dergisi

HABERE YORUM KAT
Haberlere yorum yapanlar genel kuralları kabul etmiş sayılırlar. Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan yorumlar onaylanmamaktadır.
Önceki ve Sonraki Haberler