banner192

Çakar Arınç'ın çıkışını yazdı

Eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar köşe yazısında Bülent Arınç'ın çıkışına yer verdi. İşte Çakar'ın kaleme aldığı yazısı;Kulüpler Birliği, Türk futbolunda yıllardır var. Ve aynı Kulüpler Birliği yıllardır hep omurgasızlık örnekleri verir. Mesela; Fu

Çakar Arınç'ın çıkışını yazdı

Eski hakem ve spor yorumcusu Ahmet Çakar köşe yazısında Bülent Arınç'ın çıkışına yer verdi. İşte Çakar'ın kaleme aldığı yazısı;

Kulüpler Birliği, Türk futbolunda yıllardır var. Ve aynı Kulüpler Birliği yıllardır hep omurgasızlık örnekleri verir. Mesela; Futbol Federasyonu Başkanlığı seçiminden 10 gün önce bir aday üzerinde uzlaşılır, hatta imza atılır. Ama seçimde Kulüpler Birliği ikiye, hatta üçe bölünür.
 Daha 6 ay önce bu ülkenin futbol baronları sporda şike, şiddet, teşvikle ilgili yasayı çıkartmak için çalıştılar.
 Türkiye Büyük Millet Meclisi de, büyük destekle o tasarıyı kanunlaştırdı.
 Üstelik bu tasarının hazırlanması için bir yılın üzerinde çalışıldı. Başta Aziz Yıldırım ve Şekip Mosturoğlu yasanın çıkması için ısrarcı oldular. Hatta duyduğumuza göre futbolun içinden gelmiş olan Başbakan R.Tayyip Erdoğan, bazı kulüp başkanlarına (ki içlerinde Aziz Yıldırım da varmış) "Beyler, emin misiniz? Ben futbolu bilirim. Sizleri de bilirim.
 Maddeler çok ağır. İsterseniz tekrar gözden geçirin. Hatta yürürlüğe yeni sezonda sokalım" diye tavsiyede bulunmuş. Ama başkanlar ısrarcı olmuş. Aslında burada temel amaç Türk futbolunu temizlemek değil, bence yorumcu ve gazetecilere sansür uygulamaktı.
 Kendi silahlarıyla vurulmuş olan bazı kulüp başkanları şimdi son derece sakil, eyyam dolu, adeta şikeyi serbestleştirecek bir tasarı üzerinde çalışmak üzere Levent Bıçakcı'yı görevlendirmişler. Levent Bıçakcı kim? UEFA Tahkim Kurulu üyesi... Adeta etiksizliğe bir UEFA görevlisini de alet etmek istiyorlar. Bu, Aziz Yıldırım ve arkadaşlarını kurtarma tasarısıdır. Ama Bülent Arınç birçok şeyin önünü kesiverdi.
 Kulüpler Birliği olarak siz kim oluyorsunuz da, şikeyi neredeyse serbest bırakacak bu kanun tasarısında başrol oynuyorsunuz? Hukukçuların bir yılı aşkın mesaiyle hazırladığı mevcut kanun için "Aceleye geldi" diyorsunuz; kendi tasarınızı 10 günde hazırlıyıveriyorsunuz.

BİRLİK OMURGASIZ!
Bazı şeyleri de kabul etmek lazım. Bu ülkede adam öldürenler, 8-10 yılda serbest kalıyorsa, tabii ki şike yapanlar 15-20 yıl yatmamalı. Bunu kabul edebiliriz.
 Ama şikenin tecili mümkün suçlara girmesine ya da başkanlar için arkadaşlarıyla Papermoon'da bir öğlen yemeği parasıyla geçiştirilebilecek bir konuma getirilmesine de karşıyız. Bir kez daha görüldü ki; Kulüpler Birliği Türk futbolu için en ilkesiz, en tehlikeli ve en omurgasız kurumlardan biridir. Ama Meclis'in böylesine yanar-döner yaklaşımlara izin vereceğini hiç düşünmüyoruz.
 Gelelim Futbol Federasyonu'na... Beyler, futbolu siz mi yönetiyorsunuz, yoksa Kulüpler Birliği mi? Mesela ben Sayın Mehmet Ali Aydınlar'ın iki konudaki fikrini çok merak ediyorum. İlki; Sayın Aydınlar'a göre başkan ve idarecilerince şike yaptığı tespit edilen bir kulüp küme düşsün mü, düşmesin mi?
 Diğeri de; şike yapanlar para cezasıyla kurtulabilsin ya da teşvik primi suç olmaktan çıksın mı? Bizler Sayın Aydınlar'ı Türk futbolunda en önemli insan olsun diye başkan seçtik. Ama o ortada yok. Onun fikirlerini öğrenemiyoruz.

SPOR YAZARLIĞI 3-5-2 DEĞİLDİR
Ve basınımızın bazı çok değerli mensupları suyun altına girmişler. Onların da yorumlarını merak ediyorum.
 Mesela bazı gözde spor yazarları şunu diyebiliyorlar mı? "Kulüpler Birliği'nin hazırladığı bu tasarı Aziz Yıldırım'ı kurtarma tasarısıdır. Bu tasarı Türk futbolunda ahlaksızlığı, kara para trafiğini hızlandıracak bir tasarıdır." Ya da "Küme düşmenin kalkması başta Fenerbahçe'nin olmak üzere bazı takımları Süper Lig'de tutma kararıdır."
Spor yazarlığı ya da yorumculuğu yapmak sadece 3-5-2, antrenör hataları, ya da hakem kararlarını tartışmak değildir.
 Bunları yapmak çok kolay. Ama Bülent Arınç'a destek olabilecek ve bunu açıkça söyleyebilecek kaç spor yazarı var?

BÜLENT ARINÇ NELER SÖYLEMİŞTİ SAYFA 2'DE...

[PAGE]

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, AK Parti Manisa İl Başkanlığı'nda düzenlediği basın toplantısında, siyaset ve spor dünyasının gündemine ilişkin açıklamalar yaptı. Arınç, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'la ilgili çarpıcı konuştu.

 

Futboldaki şike iddialarıyla ilgiil düşünceleri sorulan Bülent Arınç, Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanun'la ilgili de gündeme damga vuracak açıklamalar yaptı. Arınç, 'Biz bu kanunun altından kalkamayız' düşüncesi, kulüp yöneticilerinin acziyetini gösteriyor" şeklinde sert ifadeler kullandı.

Şike soruşturmasıyla ilgili konuşan Arınç, ''Giderek genişleyen bir soruşturma basının gündeminden düşmüyor. Henüz bir dava açılmış değil. İddianameyi bilmiyoruz. Ama eminim ki yine bütün basın ve halkımız dava açıldıktan sonraki ilgisini devam ettirecek.

Bu olaylardan daha bir iki ay geçmemişti ki Meclis'te bütün partilerin ittifakıyla sporda şiddetin önlenmesi için bir kanun çıkarıldı. Bu faydalı bir kanundur. Yani sporu holiganların etkisinden kurtarmak, kasatura ile birbirine saldırarak hepimizin üzüldüğü bir takım eylemleri yapmak doğru değildir. Taraftarları, kulüp yönetimini belki de futbolcuları, kamuoyunu ilgilendiren ve alınması gereken tedbirleri ayrıntılı gösteren bir kanun çıkarıldı. Uygulamaya gelince birtakım sıkıntıların olduğu söylenerek geri adım atılmak isteniyor. Kulüp başkanları Meclis'e gelmediler. Sayın Bahçeli ve Kılıçdaroğlu'nu ziyaret ettiklerini biliyorum. Kendilerinin desteği ile çıkardığımız kanunun, biraz da mahcubiyetle değiştirilmesini istediler'' dedi.

Başbakan Yardımcısı Arınç, kanunların uygulanmak için yapıldığını dile getirerek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

''Dolayısıyla kanun uygulama safhasına yeni girmiştir. Uygulamada eksiklikler ortaya çıkarsa bu daha sonraki süreçte değerlendirilir. Şike olaylarının soruşturulduğu zamanda, 'bu kanunu değiştirin' taleplerini, altını çizerek söylüyorum, şahsen olumlu bulmam. Bu Hükümet konusu değildir. Bakanlar Kurulu'nda konuşulursa sonuçları size açıklarım.

Şu anda 25 yılını avukatlık ve geri kalan kısmı hukukçu olarak geçiren bir arkadaşınız olarak söylüyorum. Biz bu kanunu oynamak için yapmadık, uygulansın diye yaptık. 'Biz bu kanun altından kalkamayız' düşüncesi kulüp yöneticilerin acziyetini gösteriyor. Hiçbir kulüp birkaç taraftarın esiri değildir. O taraftarlar yanlış yapıyorsa sorumluları hakkında yasal işlem yapılır. Kulüplere düşen desteklerini bu insanların arkalarından çekmeleridir. Herkesin ailesiyle futbol seyretmeyi, sporun bütün çeşitlerini izlemeyi arzu ettiği dönemde sayıları birkaç yüzü geçmeyen şiddet taraftarı insanlar yüzünden bundan mahrumiyet düşünülemez. Bu talepleri masum, haklı bulmuyorum. Bir Bakanlar Kurulu tasarısı haline gelmediği sürece kanun teklifi olarak verilir. Bunu da hangi parti verir; onu da ibretle takip ediyorum. O parti hakkındaki düşüncelerimi de sizlere ifade ederim.''


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bakirtas - 5 yıl önce
AZİZ için yasa değiştirmeye destek verenler cağdışıdır.Türkiye'nin en büyük sorunu budur.Benim hırsızım,senin hırsızın için ayrı yasa olmaz.ADALET herkes içindir.
Avatar
YADELLERDEN - 5 yıl önce
Kendine,emeğine,hakkına-hukukuna güvenenler çıkan KANUNA EVET,YUMUŞATMAYA HAYIR demelidir.FB,hayatımızın hepsi değildir,sadece küçük bir parçasıdır,üstelik yaptıklarıyla belli olmuştur ki EMEK HIRSIZIDIR...Daha ne kaldı,bırakın KANUNLAR UYGULANSIN...
Avatar
kutsaltopraklar - 5 yıl önce
Adam öldürme suçu ile şike suçunun cezası neden mukayese ediliyor? Sevgili arkadaşlar kanmayın bu lafa! Maddiyatla ilgili suçlar yüzünden, adam öldürmekten çok daha fazla yatılabiliyor. Bankaya ödeyemediği borcu için hapis yattığı süreyi, bankanın müdürünü öldürse de yatmayacak bir mahkumla tanışmıştım. Bu kıyaslama tuzaktır. Madem adam öldürenler çabuk çıkıyor, doğru düzgün olan şike yasasını değil, adam öldürme cezasını değiştirsinler. Böylece şike teşvik edilmez, adam öldürme caydırılır.
Avatar
pazarlı ama ts li - 5 yıl önce
Şenol hoca demişti adalet öyle güzel bi şeyki günü geldiğinde herkese lazım olur .İşte aziz adaleti bozan her dediğimi kabul ettiririm diye düşünen bay aziz.Naber sıkıştın şimdi dimi seni çıkartırdığın kanunlarla yargılayacaklar seni.Adaletli olsan adalet sanada yarasa..çek suçunu akılan.
Avatar
deli gibi asik - 5 yıl önce
evet sayin bakanim türkiye bir muz cumhuriyeti degil herkezin keyfine göre kanun degissin yada degismesin.sizden zaten bunu bekliyoruz.adalet mülkün ve islamin temelidir.öyleyse gerekeni yapin.kologlu
Avatar
Kemence - 5 yıl önce
“Adam öldüren 8-10 yıl yatıyor, şike yapan 15-20 yıl yatmamalı.” fikri Kulüpler Birliği’nin cezaları kaldırmak için oluşturduğu bir dayatmadır. Bu yaklaşım; hukuku bilmeyen ve elmayla armudu toplayıp muzla tartan bir mantığın eseridir. Çünkü, şike ve teşvik, hem onmilyonlarca insanın izlediği ve kamu güveni bulunması gereken bir piyasada işlenmiş suçlardır. Bu suçlar nedeniyle kamu düzeni futbol piyasasında tehdit altına girer. Hem devletin milyonlarca liralık vergi geliri azalır hem de futbolun sermaye piyasası boyutu nedeniyle spekülasyona ve haksız kazanca davetiye çıkarılmış olur. Bunlara ek olarak, şike ve teşviğe karşı çözüm, cezaların ortadan kaldırılması değil, bu işe bulaşanların futbolun dışına çıkarılmasıdır. Zaten FIFA Disiplin Talimatı da aynı ilkeye uygun olarak, şike ve teşviğe bulaştığı kanıtlanan şahısların kulüplerde bir daha görev almamasının sağlanmasını ülke federasyonlarına emreder… Sonuç: (1) İşte bu nedenlerle şike ve teşviğin cezası hafifletilmemelidir. (2) Herkes duydukları ile değil, araştırdığı ve bildikleriyle konuşmalıdır. (3)UEFA ve FIFA’nın beklentisi ve emri; futbolun artık yemek masalarında iş kotarılan şark tarzı bir ticaret alanı olmaması; finans, hukuk, marka yönetimi, pazarlama bilgi ve tecrübelerinin kaynaştığı, teknik bilgi ve becerilerin uygulandığı bir ortam olmasıdır. Ülke futbolu ve Trabzonspor; insan kaynakları, mevzuatı ve uygulamaları ile bu ilkeye uyum sağladığı ölçüde çağı yakalar.
Avatar
NizamX - 5 yıl önce
Kulüpler birliğinin gayesi sadece Aziz Yıldırımı kurtarmakta değil eğer kulüplerin gelirleri düşerse kendi çıkarları da azalacak, herkes çıkar peşinde halbuki yine Şenol Güneş'in dediği gibi şu anda adaletsizliği istiyorlar ama Adalet onlara da bir gün lazım olacak,, o kanun şu anda değişmemelidir.
Avatar
lazkopatts - 5 yıl önce
bilerek ve planlayarak adam olduren ebedi hapis yatar 8-10 yil degil, sike yapanda zaten bunu bilerek ve planlayarak yapiyor o yuzden 15-20 yil gayet iyi bence, hem bir insan temizse namusluysa sikenin cezasi idam olsada iki gun hapis olsada bi sey degistirmez onun icin.