banner192

Ve Çiller'den olay yaratan sözler

28 Şubat'ın yıl dönümünde herkes konuştu ama Erbakan ve Çiller bu konu hakkında hiç konuşmadı. Mehmet Ali Birand'ın 28 Şubat belgeselinde konuşmaya ikna edemediği Tansu Çiller 'Ben konuşursam Türkiye sarsılır' dedi ve kabul etmedi.ERBAKAN SIRLARIYLA GİTTİ

Ve Çiller'den olay yaratan sözler

28 Şubat'ın yıl dönümünde herkes konuştu ama Erbakan ve Çiller bu konu hakkında hiç konuşmadı. Mehmet Ali Birand'ın 28 Şubat belgeselinde konuşmaya ikna edemediği Tansu Çiller 'Ben konuşursam Türkiye sarsılır' dedi ve kabul etmedi.

ERBAKAN SIRLARIYLA GİTTİ PEKİ YA ÇİLLER?
28 Şubat postmodern darbecilerinin siyaset üzerindeki baskısını birebir yaşayan iki siyasi aktör vardı: Başbakan Necmettin Erbakan ve yardımcısı Tansu Çiller...
Rahmetli Erbakan bu konuda pek konuşmadı ve sırlarıyla göçüp gitti. Peki, Tansu Çiller?
Önceki gün Çiller'in o dönemin en yakın tanığı olarak mutlaka konuşması veya anılarını yazması gerektiğini yazdım.
Çiller anılarını yazıyor mu bilmiyorum ama eski DP Genel Başkanı Süleyman Soylu'yu Kanal a'da izleyince Çiller'le görüştüğünü öğrendim.

SOYLU'YLA YENİKÖY BULUŞMASI
Soylu, birkaç gün önce Çiller'le Yeniköy'de buluşmuş, son siyasi gelişmeleri değerlendirmişler. Benim merak ettiğimse 28 Şubat'ta ilişkin düşünceleri... O döneme ilişkin söylediklerinde iki konu öne çıkıyor: Erbakan ve dönemin Genelkurmay Başkanı Karadayı ile görüşme. Çiller, o kritik günlerde Başbakan Erbakan'la iki görüşme yaptığını ve şu önerileri götürdüğünü anlatıyor:

ÇİLLER: ERBAKAN'A DEDİM Kİ..
"Başbakan Erbakan'a şunu söyledim, askerler anayasal sınırların dışına çıkıyor. Bunu önlemek için ya görevden alalım, ya da seçime gidelim. Hatta o ara milletvekilimiz Doğan Baran'a askerleri görevden alabilmenin yasal yollarını araştıran bir çalışma hazırlatmıştım. Ancak Başbakan Erbakan bana 'sus' işareti yaparak, 'Askerle aramızda bir problem yok, seçime de gerek yok' deyince yapacak bir şey kalmadı."

ÇİLLER KARADAYI'YA GİTTİ
Bu görüşmeden sonuç alamayan Çiller, çaresizdir ama boş durmaz. Dönemin güçlü ismi Genelkurmay İkinci Başkanı Çevik Bir'in çıkışlarından rahatsızlığını dile getirmek için 16 Nisan 1997 günü bu kez dönemin Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı'ya gider. Gider ama o görüşme tam bir "itibarsızlaştırma" atağına dönüştürülür.
Bakın, yaklaşık 20 gün sonra Çiller-Karadayı görüşmesi basına nasıl yansır:
Çiller: RP'den şikâyetçiyseniz bana destek verin seçime gideyim. Refah'ı birlikte bertaraf edelim.
Karadayı: Ordu siyasete karışmaz.
Çiller: Siz böyle diyorsunuz ama bazı komutanlar siyaset yapıyor.
Karadayı: Arkadaşlar siyaset yapmıyor, görevlerini yapıyor. Ama siz bir şey yapmak istiyorsanız, elinizden geleni ardınıza koymayın.
Çiller: İsterseniz bu konuşmayı hiç yapmamış kabul edelim.

KARADAYI KIPKIRMIZI OLDU
Konuşmayı basına sızdıranlar bir taşla iki kuş vurmayı hedefliyor. Hükümeti kuran partileri birbirine düşürmek ve Çiller'i itibarsızlaştırmak.
Çiller, 15 yıl sonra o sahneyi yeniden hatırlıyor ve gerçeğin başka olduğunu söylüyor:
"Baktım ki ben Erbakan'dan bir sonuç alamıyorum, Zaten Demirel'den bir sonuç alınması mümkün değil, hemen İsmail Hakkı Karadayı'ya gittim. Genelkurmay başkanına bütün bu rahatsızlığımı anlattım ve 'ya bu ülkede demokrasiyi tesis ederiz ya da siz nasıl bir rejim istiyorsanız onun ismini koyun' dedim. Karadayı işi Cumhurbaşkanına havale ederek direndi. Direnince 'ben de sizi görevden alırım' dedim. Kıpkırmızı oldu."

BABALARIN TUZAĞI KOLAY FARK EDİLMİYOR
Büyük olasılıkla bu kayıtlar devletin arşivinde duruyor. Medyanın nasıl kullanıldığı kadar, kimin ne rol oynadığı da geçmişle yüzleşme açısından önemli.
Çiller, partisinden tehdit, şantaj, vaat ve oluşturulan korku iklimi sayesinde 47 milletvekilinin istifa ettirilerek hükümetin düşürüldüğünü söylüyor.
Anlaşılan "Baba"ların tuzağı kolay fark edilmiyor.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
bayram ozturk - 5 yıl önce
eteklerinlzdeki tasları daha ne kadar tasıyacaksınız yeterince ağırlık vermiyormu yorulmadınızmı,,,,,,,,,
Avatar
ÖMER GÜN - 5 yıl önce
Dostum sana katılıyorum.Sadece Çiller değil burada söz konusu olan. O dönemi hatırlayalaım, ülkeyi asker ve medya idare ediyordu. Maalesef halk da (bizler de dahil)KanalD, Star ve Show haberin esiri olmuştuk. İrtica hortladı yaygarası benliğimizi sarmıştı. Ekonomik çıkarları zedelenenlerin oyunları 10-15 sene sonra ortaya çıkmaya başladı. Medya ayağında çamurlar silinip gerçekler görülmeye başlandı. Bakalım işin siyaset ayağının gürültüsü nasıl kopacak?
Avatar
mer - 5 yıl önce
Asker kendini ne zannediyor? Benim ülkemin ne cumhuriyetinin bekçisidir asker,nede benim hakkımı savunacak kurum.Asker benim onun bunun vergileri ile şahşahalı hayat süren kendini bu ülkenin sahibi sanan (birzamanlar) bir kurum.Geçti o devir,sen sadece ve sadece ülkeyi dış güçlere karşı koruyacan tabi başarabilirsen!!!malum yemeden içmeden buna vakit bulamadınız,ülkeyi soktuğunuz hal ordada,terör neden bu halde bunu düşünün!
Avatar
ssmihh - 5 yıl önce
Ülkede bir irticai tehlike varsa ülke bugünde olduğu gibi uçuruma gidiyorsa her kurum üzerine düşeni yapmalıdır. Bu ülkede yaşayan herkesin en baştaki görevi Türkiye Cumhuriyetine sahip çıkmaktır. Hiçbir kurum hiçbir insan bu ülkede yapılan ve yapılabilecek bir hainliğe asla göz yummmalıdır bunun içinde üzerine düşen her görevi harfiyen yerine getirmelidir.
Avatar
yussyy - 5 yıl önce
Bir ülke düşünün, oy vermeye gitmemenin cezası var. kim gitmiş, kim gitmemiş tespit edilebilsin diye parmaklarımıza boya sürülüyor. Yani diyorlar ki mecbursun bu oyu kullanmaya. Ama sonuçta halkın çoğunluğunun seçtiği hükümeti beğenmeyip, kendi çıkarlarına ters diye kafalarına göre darbe yapıyorlar. Bu konuşmadan anladığım kadarıyla çiller hanım da bu entrikaların içinde olmuş. Hocayı beğenmiyorsanız yıkalım iktidarı ne demektir...
Avatar
A.BOZKURT - 5 yıl önce
Yorumları hayretle okuyorum Askere giydirmişte giydirmiş bazı arkadaşlar. Asker belki sütten çıkmış ak kaşık değil belki ama bu Asker türk Askeri ve bizden oluşuyor Biz çok mu iyi yapıyoruz herşeyi ? Hele kükümet yanlısı yorum yapan sanal delikanlılara çok gülüyorum Hiç hayatınızda bu devlet için bir yumruk attınızmı bir kavganız mücadeleniz oldumu? O asker isteseydi bu hükümet iktidarda olabilirmiydi acaba ? 12 eylül'de öncesinde sonrasında terörün en yoğun olduğu zamanlarda nerdeydi bu arakadaşlar. Bu ülke sizin umrunuzda değil siz gücün güçlünün yanındasınız ama yarın öbür gün işler ters gitmeye başlayınca napacaksınız merak ediyorum?. Şehitlerin ailelerine 23,000 tl PKK ile işbirliği yapan kaçakçı suçluluların ailelerine 123,00 tl tazminat ödenen bir ülkede neyi konuşuyorsunuz:Utanın biraz.....
Avatar
bozo bey - 5 yıl önce
kardes aklin sira aslinda kendin burdan sanal kabadayilik yapiyorsun hani devlet icin tokat yemissin ya hani 1980 oncesi devleti kurtarmisssiniz ya bundan buyuk kabadayilikmi olur sevgili kardesim bu devlet oyle sizin sandiginiz gibin kucuk bi devlet deyil bi kac kisi kurtarsin ustelikte sizin gibin bir elinde bira sisesi ubur eli havada tekbir getirerek olmaz.ben bu zamana kadar hic bir mhp lenin mazlumdan yana oldugunu olgormedim tam aksine mazlumlari cok iyi bagirtirsiniz sehit cenazelerinde pkk nin reklamini iyi yapmak icin..
Avatar
bozo bey - 5 yıl önce
aklin sira aslinda sen burdan sanal delikanlilik yapiyorsun..farkinda bile deyilsin.su devlet icin birazdaha dayak yesende su butun problemler cozulse bari..