banner192

Özür dilemek Gül'e düşer!

Brüksel yolunda giderken Dersim tartışmalarını sürdüren CHP lideri ‘Asıl devletin başı olarak Cumhurbaşkanı özür dilemeli’ dedi.Erdoğan’ı ‘inanç temelli ayrım’ yapmakla suçlayan Kılıçdaroğlu “Bir yandan inanç farklılıklarını körükleyen sözleri var diğer y

Özür dilemek Gül'e düşer!

Brüksel yolunda giderken Dersim tartışmalarını sürdüren CHP lideri ‘Asıl devletin başı olarak Cumhurbaşkanı özür dilemeli’ dedi.

Erdoğan’ı ‘inanç temelli ayrım’ yapmakla suçlayan Kılıçdaroğlu “Bir yandan inanç farklılıklarını körükleyen sözleri var diğer yandan Dersim için özür diliyor. Başbakan bu tutumunu sürdürürse Türkiye süratle iç çatışma noktasına gelebilir” dedi.

Bu aslında tam anlamıyla bir ‘yarım röportaj.’ CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Brüksel gezisini izleyebilmek için cuma akşamı erkenden Atatürk Havalimanı’nın VIP salonuna doğru yola çıktım. Trafiğe takılmadan uçağın kalkışından saatler önce alana gelmenin rahatlığıyla, geziye katılacak diğer gazetecileri beklemeye başladım. Ancak biraz sonra THY kontuarında fark ettik ki, Belçika’ya girmek için ihtiyacım olan Schengen vizem iptal edilen eski pasaportumda kalmış. (Sahi Türkiye Cumhuriyeti’nin AB’ye ilk adaylık başvurusu kaç yılındaydı? Cevap: 1963.) Annemin Etiler’deki evime gitmesi, eski pasaportun bulunması, motorlu kuryeye verilmesi ve kuryenin sonunda VIP salonunu bulması, mucizevi bir biçimde İstanbul’un cuma akşam trafiğinde 1 saate sığdı.
Ancak THY uçağının da dakikliği tuttu. Vizemin elime geçtiği saniye, uçak kapısını kapatıyordu.
Bu yüzden Kemal Kılıçdaroğlu ile havaalanında başlayan sohbetimiz, geziyi izleyen diğer meslektaşların ancak Ankaralı gazetecilerden göreceğiniz bir dayanışma ruhuyla uçakta konuşulanları bire bir aktarması sayesinde tamamlanabildi. İşte o konuşma:
İÇ ÇATIŞMA NOKTASINA GİDEBİLİRİZ: (Erdoğan’ın söylemleri) Eğer Başbakan bu tutumunu sürdürürse Türkiye süratle iç çatışma noktasına gelebilir. Başbakan, söylemlerinde özellikle inanç temelli ayrım yapıyor. Bu çok tehlikeli. Bu söylem topluma kin ve nefret tohumları atmak demektir. Başbakan’ı ‘Milletin inançlarıyla ne uğraşıyorsun?’ diye uyardık. Sen insanların sorunlarıyla ilgilen. Ama yine kalkmış inançları sorguluyor. Bu tutumu sergilemeye devam ederse ileride ciddi sonuçlar doğabilir. Dersim meselesinde de böyle. Bir yandan inanç farklılıklarını körükleyen sözleri var, diğer yandan Dersim için özür diliyor. O zaman dönüp sormak lazım bu çelişki nedir diye?
DERSİMLİ, AKP’NİN TAKİYE KÜLTÜRÜNÜ BİLİR: Başbakan’la yüz yüze Dersim tartışmaya hazırım. Onun elinde olmayan belgelerle konuşacağım. Dersim konusunda aslan kesiliyor ama Dersim yasağını getiren kim? Kendi hükümeti. Kendi Kültür Bakanı Dersim konulu bir belgesele yasak getirdi. Adam hayatta, anılarını anlatıyor, sen yasak getiriyorsun. Böyle iki yüzlülük olmaz. Ama Dersim insanı AKP takiye kültürünü bilir. Dersim yansa ellerine kına yakarlar.
DERSİM’DE YARALARI SARMAK İÇİN YAPILACAKLAR: Dersim konusunda yaraları sarmak için yapılması gerekenler bellidir.
1. Başbakan’ın gösterdiği belgelerin hiçbiri bilinmeyen belgeler değil. Ama açıklanmamış belgeler var hâlâ. Açın belgeleri, tarihçiler öğrensin ve toplumu aydınlatsın. Hem üzülecek hem de sevinecek noktalar çıkacak 2. Zorla göç ettirilen ailelerin listesi açıklanmalı. Yeri de belli. Eski Bayındırlık Bakanlığı, şimdi Şehircilik Bakanlığı’nda. Ben Grup Başkanvekili iken istedim, vermediler.
3. Bu ailelere toprak verildi. Sonra da geri alındı. O toprakların yeniden tahsis edilmesi lazım.
Tazminat konusu hukukçuların işi. Hukuk izin verirse insanlar haklarını aramalı. Mağdur olanların hak aramaları anlayışla karşılanmalı. Sonuçta nasıl bir tablo çıkar, bu hukukçuların işi.
ÖZRÜ DEVLET ADINA CUMHURBAŞKANI DİLESİN: Bu meselede dilenecek özür varsa bunu CHP değil, devlet diler. Başbakan ‘devlet adına diliyorum’ diyor ama o aslında hükümetin başı. Yetkisi yok devlet adına dilemeye. Aslında özür dilemesi gereken Cumhurbaşkanı’dır. Yetkili olan odur. Arşivleri açması lazım. Haksızlık varsa da özür dilemesi lazım. Arşivi istememizin temelinde gerçek anlamda doğrularla yüzleşmeyi istememiz yatıyor.
DERSİM VAN’I UNUTTURMAK İÇİN: Türkiye gündeminden kopmuş yapay gündemlerle ilgilenir hale geldi. Dersim de öyle yapay bir gündem. Ülkenin gündemi depremdir. Erciş’te insanlar depremin ardından şimdi de yangından ve açlıktan ölüyor. Ekonomimiz ciddi sorunlar yaşıyor. Fitch notumuzu durağana çevirdi diye suçlanıyor ama sorunumuz belli. Cari açık ortada.
POŞU İÇİN 40 YIL CEZA İSTENİR Mİ? Türkiye’de çok büyük hak ihlalleri var. Yargı süreçlerini iki arkadaşımız sürekli izliyor. Bir poşu bağladı diye 40 küsur yıl ceza istenir mi? Konuları gündemde tutmaya çalışıyoruz.
ÇARESİZ KALIRSAK SİNE-İ MİLLETE DÖNERİZ: (‘Sine-i millete hangi koşulda dönersiniz?’ sorusu üzerine) Çaresiz kalırsak döneriz. Bu parlamento işlevsiz hale gelirse. Şu anda işliyor parlamento. Daha yeni kadına şiddeti engellemeye yönelik sözleşmeyi onayladık.
SİVAS DAVASI SANIĞININ KAÇMASINA İMKÂN: Sivas davasının bir sanığı Avrupa’da yakalandı. Belge gönderilmesi lazım. Göndermediler, serbest bıraktılar. Eldeki sanığın bile Türkiye’ye getirilmesine izin vermiyorsun. İkiyüzlü politika işte bu.
BAŞBAKAN CUMHURİYETLE HESAPLAŞMAK İSTİYOR: Başbakan’ın kafasında Cumhuriyet ve Atatürk ile hesaplaşmak var. Bu konuda mutlaka hazırlığı da var. Ağır ağır altyapıyı oluşturuyor. Arkasından gelen İstiklal Mahkemeleri gibi taleplere bakarsanız bu çok belli. O mahkemelerde de binlerce kişinin asıldığı iddiası da yalan. Arşivler açıklansın ki o iftira da ortaya çıksın. Meclis’teki arşivin açılmasını destekleriz.
AVRUPA AYILDI: AB de bu olanları artık ağır ağır görmeye başladı. Başta AKP’yi değişim, dönüşüm partisi, CHP’yi statüko partisi kabul ederlerdi. Ama iki yıldır Brüksel’e, Paris’e, Almanya’ya o kadar çok gittim ve anlattım ki artık statükonun adresinin AKP olduğunu biliyorlar. AB sürecini ve reformları desteklemeye hazır olduğumuzu ilan ettim ama hükümet bir tane bile reform getirmedi ki önümüze.
YARGITAY’A ADAMLARINI SEÇTİRDİLER: Referandum öncesinde ‘Türkiye yargı bağımsızlığını tümüyle kaybedecek’ dedik. Avrupa dinlemedi. Ama hemen ertesinde gerçek ortaya çıktı. Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticileri HSYK üyesi oldu. Yargıtay’a blok halde 160 adamlarını seçtiler. Cumhuriyet tarihinde ilk kez yargı bu kadar net biçimde siyasi otorite emrine girdi. Kimsenin güveni kalmadı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
mavi yaka - 5 yıl önce
Dersimliler zaten CHP den intikamını aldı..Adı kemal olan soyadı kılıçtan olan bir vatandaşını CHP ye lider yaptı ve CHP yi bitirdi..