banner192

Kılıçdaroğlu'ndan cevap!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin andiçme sürecinde varılan mutabakat konusunda ''Sayın Erdoğan benim bildiğim insanlar attıkları imzaya sahip çıkarlar, o imza herkesin namusudur. Benim bildiğim kural bu... Namuslu insanlar i

Kılıçdaroğlu'ndan cevap!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP'li milletvekillerinin andiçme sürecinde varılan mutabakat konusunda ''Sayın Erdoğan benim bildiğim insanlar attıkları imzaya sahip çıkarlar, o imza herkesin namusudur. Benim bildiğim kural bu... Namuslu insanlar imzalarına imzalarına sahip çıkarlar. Metin çok açık, hiçbir yoruma yer vermeyecek kadar açık'' dedi.

Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemdeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Konuşmasına, Srebrenitsa katliamında yaşamını yitirenleri anarak başlayan Kılıçdaroğlu, katliamının acısını her zaman yüreklerinde taşıdıklarını ve Boşnaklara gönülden destek olduklarını söyledi.

TBMM'de dün farklı bir gün yaşandığını, CHP'li milletvekillerinin andiçmeden geçirdiği iki haftalık sürecin tamamlandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, ''kapalı kapılar ardında yapılan görüşmelerin kamuoyuna açıklanmasının doğru olmadığını, varılan bir mutabakat varsa bunun gereğinin yerine getirilmesi gerektiğini'' dile getirdi.

Andiçme konusunda yaşanan süreçte AK Parti ve CHP yetkililerinin ''masaya oturarak'' mutabakata vardığını ifade eden Kılıçdaroğlu, görüşmelere ilişkin ayrıntı vermediğini söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

''Burada kapalı grup toplantısında da sadece iki cümle okuyarak, beklediklerimizi aldığımızı ifade ettik. Hiçbir yorum da yapmadık. Bütün milletvekili arkadaşlarımız tanıktır. Neden? Çünkü varılan bir uzlaşmanın kendi kuralları içinde yürümesini istiyorduk.

Çünkü biz demokrasiyi içine sindirmiş, ikiyüzlü politika gütmeyen bir partiyiz. Çünkü bizim içimiz neyse dışımız da o... Çünkü biz açıkça söyleyeyim, yalan söylemeyi bilmeyiz, yalan söylemekten utanırız. Sayın Başbakan kürsüye çıktı bir sürü laf etti.

Yine ses çıkarmadık. 'Olur, siyasettir' dedik ama bugün grup toplantısında kullandığı bir cümle var, bizim için diyor ki 'CHP diklenmiş ama dik duramamıştır'. O zaman konuşmak bize farz oldu.''

''İRADE BEYANI''

CHP'nin sürecin en başından itibaren ''İki arkadaşımıza yemin yolu açılıncaya kadar yemin etmeyeceğiz'' dediğini anlatan Kılıçdaroğlu, ''Birinci yalan 'Efendim onlar Meclise gelinceye kadar biz de yemin etmeyeceğiz.' Bu yalanı kim söylüyor?

Recep Tayyip Erdoğan söylüyor. Bari bizim söylediklerimizi oku. Okuma yazması var mı, okuduklarını anlayabiliyor mu endişem var. Böyle bir insan bu ülkeyi nasıl yönetir'' diye konuştu.

Pek çok kişinin bu süreçte 'yemin yolunun nasıl açılacağını' sorduğunu, buna da ''irade beyanı olursa yemin yolu açılır'' yanıtı verdiklerini kaydeden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:

''Ne demek irade beyanı? Biz de onlar da diyecekler ki 'hapiste kimse kalmasın. Tutuklularda parlamentoya gelip yemin edebilerler. Bunun yolunu açalım'. Bunu söyledik. Bize bir metin getirdiler. Ayrıntıları açıklamak istemezdim ama farz oldu.

Dün sabah getirdikleri metin 'Tüm siyasi parti ve milletvekillerinin milletimizin kendilerine verdiği bu onurlu görevi yerine getirmeleri hususunda azami hassasiyeti göstermeleri gerektiğine inanıyoruz.' Kusura bakmayın bu bizim arzu ettiğimiz irade beyanı değildir. Öğlen oldu. Aynı metin bir daha geldi. Yine orada değişen bir şey yok.

Biz şunu söyledik, bizim söylediğimiz metin, 'Tüm siyasi partilerin ve milletvekillerinin milletimizin kendilerine verdiği bu onurlu görevi yerine getirmeleri için TBMM'de olmaları gerektiğine inanıyoruz'. Hapistekiler, dışardakiler, 550 milletvekilinin Mecliste olmaları gerektiğine inanıyoruz.

Bizim istediğimiz irade beyanı budur. Şimdi ya okuduklarını anlayamıyor veya sonradan fark etti, 'şimdi ben nasıl çark ederim' diye düşünüyor. Bunun altında imza var. AKP'nin üç grup başkanvekilinin imzası var.

Biz sadece bununla da yetinmedik. Bir şey daha var bu metinde 'Anayasa dahil tüm mevzuatın yasalar, yönetmelikler, tüzükler tüm mevzuatın hukukun üstünlüğü çerçevesinde ve kuvvetler ayrılığı ilkesi dikkate alınarak özgürlükleri genişletici bir anlayışla yorumlanması ve uygulanması gerektiğine inanıyoruz'.

Biliyorsunuz AB'nin bir raporu vardı okumadan 'çok dengeli bir rapor demişti. Sonra bu raporun hiç de dengeli olmadığı çıktı ve çark etmeye başladı. Şimdi metni yeni okuyup anladı ki 'nasıl ben bundan çark ederim' diyor.

Sayın Erdoğan benim bildiğim insanlar attıkları imzaya sahip çıkarlar, o imza herkesin namusudur. Benim bildiğim kural bu... Namuslu insanlar imzalarına sahip çıkarlar. Metin çok açık, hiçbir yoruma yer vermeyecek kadar açık.''

Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

Pek çok gazeteci arkadaşlar bize sordular... Yemin yolu nasıl açılacak diye sordular. İrade beyanı olursa yemin yolu açılacak dedik. Biz hapiste kimse kalmasın dedik. Bize metin getirdiler ayrıntıları açıklama farz oldu. Tüm siyasi parti ve milletvekillerinin görevlerini yerine getirmek için azami gayreti sarf etmeleri rica ediyoruz. Öğlen yine aynı metin geldi. Tüm siyasilerimizin milletin kendilerine verdiği yetkiyle tüm vekillerin meclise gelmesini istiyoruz dedik biz.Tüm mevzuatı hukukun üstünlüğü ve küvvetler ayrılığı dikkate alınarak yapılması gerektiğine inanıyoruz, dedik.

İnasnlar attıkları imzaya sahip çıkarlar imza insanın namusudur. Şimdi bu imzayı inkar ediyorsan senin omurgandan kaygım var. Sonuna kadar biz bu işin takipçisi olacağız. Demokrasi kazanacaksa imzaların gereğinin yerine getirilmesi gerekir... Baştan ne dediysek aynı noktadayız. İstediğimiz demokrasi, özgürlük ve insan hakları...

Biz her zaman dik dururuz... Metin çok açık. Altında 3 AKP'linin imzası var. Buna sahip çıkmalarını bekliyoruz. Bu konuda çok yorumu uygun görmüyorum...

27 Nisan'da bir muhtıra verildi mi muhturayı verenlerden hesap soruldu mu? Muhtura verenlere üstün hizmet madalyaıs vermedin mi? Oradan yeteri kadar nemalandı, mağdur edebiyatı yaptı. Bu tabloyu milletin dikkatine sunuyorum. 12 Eylül paşalarından hesap soramadın zam yaptın. Sen 12 Eylül'de hangi bedeli ödedin işkenceden geçtin. Sen işkence görenlerin acılarını istismar ettin. Sabah söylediğimizi inkar ediyormuşuz. Nato'nun Libya'ya müdahalesi tartışılıyor... Nato müdahale etmeli midir böyle saçmalık olur mu? Bu Nato ülkesi olsa olur ama böyle bir şey düşünülemez. Aynı Recep TayyiP Erdoğan yine konuşuyor. Libya'ya Nato müdahalesini kabul ediyor. Nato'nun devreye girmesi ile de rahatlama meydana geldi, diyor. Ben devletin resmi yayınlarından örnek veriyorum...

Görevinden ayrılan bir gazeteci şöyle diyor. Seçim öncesi öyle bir hale geldi ki, seçimin sınırları belirlendi diyor. Biz bunların yapmak istediğini çok iyi biliriz...

Hükümet programının demokrasi ile ilgili bütün bölümlerine değindik. Ekonomiyi hükümet programında tartışamadık... Biz 1-2 saat konuşuruz... Ve camilere girdi. CHP'nin camilerde şu bu yapıldı dedi. O camilerde savaş zamanı ölümü göze alıp askerlerimiz kalıyordu. Nasıl böyle bir ciddi hata yapılır. Vicdansızlık değil midir?


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.