banner192

Demirel'de teknik takibe yakalandı

Ergenekon'un yargı ayağına dönük hazırlanan iddianamedeki bilgi ve belgeler, Demirel ailesinin Haberal'ın dışarı çıkması için adeta seferber olduğunu gösteriyor.İddianamede sanık olarak yer alan Demirel'in kardeşi Şevket Demirel'in kızı Nihan Atasagun'un,

Demirel'de teknik takibe yakalandı

Ergenekon'un yargı ayağına dönük hazırlanan iddianamedeki bilgi ve belgeler, Demirel ailesinin Haberal'ın dışarı çıkması için adeta seferber olduğunu gösteriyor.

İddianamede sanık olarak yer alan Demirel'in kardeşi Şevket Demirel'in kızı Nihan Atasagun'un, Haberal'ın hukuk dışı yollardan tahliye edilmesi ile ilgili faaliyetlere bizzat katıldığı, amcası ve babası ile diğer sanıklar arasındaki iletişimi sağladığı görülüyor. Bir numaralı sanık eski bakan Seyfi Oktay ve ekibi, mesajlarını Atasagun üzerinden Süleyman Demirel'e ulaştırmış. Şevket Demirel ise İstanbul'daki ofisini sanıklara tahsis ederken, Isparta'da da Haberal'ı kurtarma toplantıları düzenlemiş.

BABASI VE AMCASI DEMİREL İLE SANIKLAR ARASINDA KURYELİK YAPMIŞ

Ergenekon Savcısı Cihan Kansız tarafından hazırlanan ve İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesi'nin kabul ettiği ‘Yargılamayı Etkilemeye Teşebbüs' iddianamesi, Süleyman Demirel'in Mehmet Haberal'ın tahliye edilmesi için yürüttüğü faaliyetleri deşifre etti. Demirel'in yeğeni Nihan Atasagun, iddianamede sanık konumunda. Savcı, yeğen Atasagun'un ETÖ sanığı Haberal'ın hukuk dışı yollarla tahliye edilmesi ile ilgili çalışmalar yaptığı, bu konuda yapılan tüm faaliyetlerin bilgisi dahilinde yapıldığı, hatta bazı faaliyetleri bizzat yönlendirdiğinin belirlendiğini vurguluyor. Teknik ve fiziki takip sonucu elde edilen deliller, Atasagun'un, amcası Süleyman Demirel ve babası Şevket Demirel ile sanıklar arasında kuryelik yaptığını ortaya koyuyor.

KURTARMA KARARI ŞEVKET DEMİREL'İN OFİSİNDE ALINDI

İddianamede, Atasagun'un babası Şevket Demirel'e ait Beşiktaş'ın Maçka semtindeki ofiste, Nihan Atasagun, Ali Haberal, Erkan Bülent Haberal, Ali Hadi Emre ve Sefa Altıoğlu'nun katılımıyla yapılan toplantıda, Mehmet Haberal'ın yasa dışı yollardan tahliye edilmesi yönünde bir karar alındığı ve bu kararın uygulamaya konulduğu anlatılıyor.

 

KARDEŞ DEMİREL BABA OCAĞINDA HABERAL'I KURTARMA TOPLANTILARI DÜZENLEMİŞ

İddianameye konulan yasal telefon dinleme tutanakları, Şevket Demirel'in de bu süreçte aktif rol oynadığını gösteriyor. Ayrıca sanık Sefa Altıoğlu'nun ifadeleri, kardeş Demirel'in Haberal için baba ocağı Isparta'da birçok toplantı tertiplediğini ortaya çıkardı. Bir telefon görüşmesinde Nihan Atasagun da Isparta'daki toplantılardan bahsederek, “Çarşamba İstanbul'da olacağız ama istersen sen bu arada Isparta'da görüşelim” diyor.

ŞEVKET DEMİREL'DEN KIZINA ‘ACİL GELSİNLER' TALİMATI

22 Aralık 2009'da Mehmet Haberal'ın kardeşi Ali Haberal'ı arayan Nihan Atasagun, babası Şevket Demirel'in Haberal için yaptığı baskıdan bahsediyor. Telefon görüşmesinde Atasagun, Mehmet Haberal'ın oğlu ve kendisi gibi sanık olan Erkan Haberal'ı kastederek, “Erkan Bey bizi aramadı. Bizim çok acil görüşmemiz lazım, onunla babam bakın tekrar sıkıştırdı. Beni dün nasıl bulmadı? Dün akşamdan beri yani görüşmemiz lazım sizinle Ali Bey ya! Sizinle ya onunla yani görüşmemiz lazım” şeklinde konuşuyor. Bu görüşmeden 45 dakika sonra Erkan Haberal'ı arayan Nihan Atasagun, babasının kendisiyle acil olarak görüşmek istediğini söylüyor.

HABERAL İÇİN DİLEKÇE Mİ HAZIRLIYORDU?

24 Aralık günü tekrar Ali Haberal'la telefonla görüşen yeğen Demirel, babasını adeta ele veriyor: “Şimdi babam sabahtan beri aramamı istiyor. Telefonunu çaldırıyorum cevap vermiyor. Bir bizi arayabilse bir sürü işi vardı. Dilekçeler falan yazıyordu. Dilekçelerinin neticesiyle ilgili şey yaptık.

SÜLEYMAN DEMİREL'E DE UĞRAMIŞ

İddianameye konulan bir başka telefon görüşmesi ise, “Nihan Atasagun, Ankara'da evine uğradığı Süleyman Demirel'in direktifiyle mi sanıkları yönlendiriyordu?” iddiasını gündeme getirdi. 3 Kasım 2009 tarihindeki telefon görüşmesinde Atasagun, Sefa Altıoğlu'na “Güniz Sokak'ın oraya gelebilir misiniz?” derken, Altıoğlu da “Gelirim tabi” cevabını veriyor.

DEMİREL'İN DÜZMECE RAPORU PANİĞİ

30 Ekim 2009'da sanıklar Sefa Altıoğlu ile Nihan Atasagun arasındaki telefon görüşmesi de, Süleyman Demirel'in, Haberal'ın durumuyla ilgili yeğeninden an be an bilgi aldığını ve şaibeli hastane raporlarının gündeme gelmesinden bahsettiğini ortaya koyuyor. Atasagun görüşmede, “Dün akşam Cumhurbaşkanı sordu. Bana dedi ki; ‘Nihan, efendim televizyonda böyle böyle bir şey verdi, nedir o' dedi. ‘Valla bilmiyorum avukatları biliyorlardır' dedim. Şey yani hastanede kalmayabilir. Hastane raporu yani hani hastaneden çıkabilir gibi vermiş güya da” şeklinde konuşuyor. Şaibeli raporlarla ilgili Haberal'ı tedavi eden doktorlar Ergenekon kapsamında tutuklanmıştı.

DEMİREL'E İLETSİN DİYE HER GELİŞMEDEN YEĞENİNİ BİLGİLENDİRİYORLAR

Bir diğer telefon görüşmesinde sanıkların, Atasagun'a Haberal'ın tahliyesinin sağlanması ile ilgili süreçten düzenli olarak bilgi verdikleri anlaşılıyor. Bu durum, Süleyman Demirel ile kardeşi Şevket Demirel'in haberdar edilmesi için böyle davranıldığı şüphesini uyandırdı. 26 Aralık 2010 tarihinde sanıklar Ali Hadi Emre ile Seyfi Oktay arasındaki görüşmede, Emre “Nihan'a söyledim, büyük bacıya” diyor. Oktay da “Ha anladım anladım. Yalnız biliyor mu o, bu çalışma yaptığımızı” şeklinde karşılık veriyor. Emre tekrar “Aynen olan biteni anlattım Nihan'a” ifadelerini kullanıyor.

HABERAL'IN DEMİREL'E TEŞEKKÜR TRAFİĞİ

Bir başka görüşme trafiğinde ise 9. Cumhurbaşkanı Demirel bizzat dinlemeye takılıyor. 15 Kasım 2009 günü Başkent Üniversitesi'nden Sinem adlı bir bayan, Nihan Atasagun'u arayarak, İstanbul Üniversitesi Kardiyoloji Enstitüsü'nde tedavi gören Mehmet Haberal'ın, konuşmasından dolayı Demirel'e teşekkürlerini ilettiğini belirtiyor.

Bunun üzerine iki dakika sonra Demirel'in Güniz Sokak'taki evini arayan Atasagun, X şahıstan telefonu amcasına vermesini istiyor. Telefona gelen Demirel, “Gözlerinden öperim Nihan” diyor. Nihan Atasagun da “Hürmetler ederim efendim, şimdi hastaneden aradılar. Size konuşmanız için çok teşekkür ediyorlar ve hürmetlerini iletiyorlar” karşılığını veriyor. Bunun üzerine Demirel “Oldu, anladım” ifadesini kullanıyor.

KARDEŞ DEMİREL'İ ES GEÇMEDİ

Bir başka telefon görüşmesinde de hastaneden adamlarına Atasagun'u aratan Haberal, babası Şevket Demirel'e selamlarını iletmesini istiyor.

DEMİREL'İN HABERAL'DAN TEŞEKKÜR ALAN O KONUŞMASI

15 Kasım 2009'da Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın 123. kuruluş yıldönümü ve geleneksel ödül töreninde konuşan Süleyman Demirel, Haberal'ın tutuklanmasını eleştirerek, “Tutukladığın adamın kaçıp gitmesi ya da bir takım delilleri karartma şüphesi olması lazım. Mehmet Haberal'ın kaçacağından kimsenin şüphesi olur mu? Niye tutuyorsunuz Mehmet Haberal'ı hapishanede? Böyle hukuk olur mu? Olmaz” değerlendirmesini yapmıştı.

DEMİREL AİLESİNİ DEŞİFRE EDEN TELEFON GÖRÜŞMELERİ

Haberal'ın yasadışı yollardan tahliyesi için yapılan çalışmalar konusunda, Süleyman Demirel ile kardeşi Şevket Demirel'in oynadığı rol böyle dinlemeye takıldı:

“DÜN AKŞAM CUMHURBAŞKANI SORDU”

Süleyman Demirel, Haberal'ın şaibeli raporlar nedeniyle hastaneden çıkarılıp cezaevine götürülme riski üzerine yeğeni Nihan Atasagun'u aramış.

30 Ekim 2009 günü Sefa Altıoğlu ile Nihan Atasagun arasındaki telefon görüşmesi şöyle: 

Nihan Atasagun: Dün akşam Cumhurbaşkanı sordu. Bana dedi ki; ‘Nihan, efendim televizyonda böyle böyle bir şey verdi nedir o' dedi. ‘Valla bilmiyorum, avukatları biliyorlardır' dedim.

Sefa Altıoğlu: Ne vermiş ki haberim yok ...dan 

Nihan Atasagun: Şey hastaneden yani hastanede kalmayabilir. Hastane raporu yani hani hastaneden çıkabilir gibi vermiş güya da. ‘Bilmiyorum' dedim. ‘Onu her halde avukatları, kendi ailesi bilir' dedim.

Sefa Altıoğlu: Tamam o zaman görüşürüz biz.

Nihan Atasagun: Belki gelmesek de önümüzdeki Çarşamba İstanbul'da olacağız. Ama istersen sen bu arada Isparta'da görüşelim.

“ACİL GÖRÜŞELİM, BABAM TEKRAR SIKIŞTIRDI”

Yasal dinleme tutanakları, Süleyman Demirel'in kardeşi Şevket Demirel'in de Haberal'ın cezaevinden kurtarılması için sanıklarla birlikte hareket ettiğini gösteriyor.

22 Aralık 2009'da Nihan Atasagun ile Ali Haberal arasındaki telefon görüşmesi şöyle:

Nihan Atasagun: Erkan bey bizi aramadı.

Ali Haberal: Ben dün akşam ulaştım ona söyledim. Ama ne oldu bilmiyorum

Nihan Atasagun: Bizim çok acil görüşmemiz lazım, onunla babam bakın tekrar sıkıştırdı. Beni dün nasıl bulmadın dün akşamdan beri yani görüşmemiz lazım sizinle. Ali bey ya sizinle ya onunla yani görüşmemiz lazım.

Ali Haberal: Telefonla olacak bir şey..

Nihan Atasagun: Hayır hayır, hayır hayır önemli.

Ali Haberal: Ben tekrar bi ona ulaşmaya çalışayım.

Nihan Atasagun: Anladım ama görüşmemiz lazım. Bugünü geçmemesi lazım yani.

“BABAM ÖĞLEN BAŞLIYOR GÜNE”

Ali Haberal'la yaptığı bu görüşmeden 45 dakika sonra Mehmet Haberal'ın oğlu Erkan Haberal'ı arayan Nihan Atasagun, babası Şevket Demirel'in acil görüşme isteğini iletiyor:

Nihan Atasagun: Erkan bey bir sizinle görüşmek istiyoruz, bir ofise gelebilir misiniz?

Erkan Haberal: Ben şeye gideceğim şimdi de Nihan hanım. Adamlarla ... Ankara'dan geldiler de onlara gideceğim. 8'de buluşacağım onlarla.

Nihan Atasagun: Ama bizim görüşmemiz lazım. Yani biz gece eve de bekleriz sizi biz geççiyiz yani.

Erkan Haberal: Yarın ben gelirim size. Sabahtan ben gelirim size.

Nihan Atasagun: Babam öğlen başlıyor güne, yalnız o görüşmek istiyor sizinle.

Erkan Haberal: Yarın öğlen ben ofise gelir

“DİLEKÇELER FALAN YAZIYORDU”

24 Aralık 2009 günü Ali Haberal'a görüşen Atasagun, babasının hazırladığı dilekçelerden bahsediyor. Şevket Demirel'in o dilekçeleri Haberal için hazırlayıp hazırlamadığı merak konusu oldu.

İkili arasındaki görüşme şöyle:

Nihan Atasagun: Şimdi babam sabahtan beri aramamı istiyor. Telefonunu çaldırıyorum cevap vermiyor. Bir bizi arayabilse bir sürü işi vardı. Dilekçeler falan yazıyordu. Dilekçelerinin neticesiyle ilgili şey yaptık.

Ali Haberal: Dünden beri de hiç irtibat sağlayamadım. Ben de merak içindeyim.

Nihan Atasagun: Sizden sonra evet nasıl yapalım, ... ulaşamıyorum diyor o da ulaşamıyormuş dünden beri o biraz şey vaziyette evet.

Ali Haberal: Herhalde biraz sıkışık bir durum var ki şey yapamıyor. Yani gelişmelerden tam bir bilgi sahibi değilim.

“REKTÖR BEY TEŞEKKÜRLERİNİ İLETİYOR”

15 Kasım 2009'da Nihan Atasagun'u aratan Mehmet Haberal, tahliye edilmemesini eleştiren Süleyman Demirel'e teşekkürlerini iletmesini istiyor:

Sinem: Nihan hanım merhaba, Sinem ben Başkent Üniversitesi'nden, nasılsınız?

Nihan Atasagun: İyiyim siz nasılsınız?

Sinem: Çok teşekkür ederim ben de iyiyim. Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşması için çok teşekkür ediyoruz. İstanbul'dan aradılar şimdi. Ben rektör bey çok teşekkürleri iletiyor, sizin iletmemizi istedi Nihan hanım.

Nihan Atasagun: Hemen söylerim, hemen söylerim.

DEMİREL: OLDU, ANLADIM

Bu görüşmeden 2 dakika sonra Güniz Sokak'ı arayan Atasagun, amcası Süleyman Demirel'e Haberal'ın teşekkürlerini iletiyor:

Nihan Atasagun: Sayın Cumhurbaşkanımızla konuşabilir miyim, Nihan ben.

X şahıs: Tabi efendim bi saniye.

Süleyman Demirel: Gözlerinden öperim Nihan.

Nihan Atasagun: Hürmetler ederim efendim, şimdi hastaneden aradılar. Size konuşmanız için çok teşekkür ediyorlar ve hürmetlerini iletiyorlar.

Süleyman Demirel: Oldu, anladım.

“HOCAM BABANIZIN ELLERİNDEN ÖPÜYOR”

ETÖ sanığı Haberal, tahliyesi için çırpınan kardeş Şevket Demirel'i de unutmuyor. Eski Cumhurbaşkanı Demirel'le yapılan görüşmeden 16 dakika sonra Haberal'ın kaldığı Kardiyoloji Enstitüsü'nden yapılan görüşma şöyle:

Muhammet İsimli Şahıs: Muhammet ben, kardiyolojiden Haberal hocanın yanından arıyorum. Hocam çok selamlar söylüyor size, Şevket beyin ellerinden öptüğünü, çok çok selam söylediğini söylerseniz siz de.

Nihan Atasagun: Çok mersi, söylerim. Biraz evvel Sinem hanım aradı. O da sizin mesajınızı söyledi. Ben de şimdi sizi aramayı düşünüyordum babamı. Açtım söyledim, sayın Cumhurbaşkanımıza da açtım söyledim.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.