Başbakan 3 çocukta ısrarlı

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Ankara'dan korku senaryoları üreterek, gerilimler türeterek hiçbir yere varılamayacağını, çünkü bu millet neyin ne olduğunu yaşayarak çok iyi bildiğini belirterek, "Bizim lügatimizde yorulmak, rehavet, yılgınlık, bıkkınlık as

Siyaset 05.04.2008, 13:41
Başbakan 3 çocukta ısrarlı

Başbakan Recep Tayip Erdoğan, Ankara'dan korku senaryoları üreterek, gerilimler türeterek hiçbir yere varılamayacağını, çünkü bu millet neyin ne olduğunu yaşayarak çok iyi bildiğini belirterek, "Bizim lügatimizde yorulmak, rehavet, yılgınlık, bıkkınlık asla yok. Biz Türkiye'ye millete hizmet aşkıyla yürüdük, bu aşkla yürümeye devam ediyoruz" dedi.

Başbakan Erdoğan, partisinin Trabzon İl Gençlik Kolları 2. Olağan Kongresi'ne katılmak üzere eşi Emine Erdoğan ile birlikte Trabzon'a geldi. Beraberinde Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Nafiz Özak, Sağlık Bakanı Recep Akdağ, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Necati Çetinkaya ile birlikte ANA uçağıyla Trabzon'a gelen Başbakan Erdoğan'ı havalimanında Trabzon Valisi Nuri Okutan ve çok sayıda partilinin yanı sıra bir grup Çaykur işçisi de sevgi gösterileri ile
karşıladı.

Konuşmasını yapmak üzere kürsüye gelen Başbakan Erdoğan, atılan destek sloganları sebebiyle birkaç dakika boyunca konuşmasına başlayamadı. Salondaki gençlerin 'Erdoğan nerede biz oradayız' sloganı üzerine Başbakan Erdoğan, "Biz buradayız, her zaman aynı yerdeyiz, hep olduğumuz yerde" diye karşılık verdi.

"Gençler, gözlerinizdeki ışıktan gurur duyuyorum, sizlerin aydınlığından gurur duyuyorum, bu heyecandan, coşkudan dolayı gurur duyuyorum. Sadece ben değil tüm Türkiye sizinle gurur duyuyor" diyerek konuşmasına başlayan Başbakan Erdoğan, "Sizler Türkiye'nin yarınlarısınız geleceğisiniz bitmez tükenmez enerjisisiniz. Siz Türkiye'nin hizmet aşkıyla yanıp tutuşan yüreğiniz. Siz Türkiye'nin gurursunuz, siz Türkiye'siniz" ifadelerini kullandı.

Türkiye'yi il il dolaştığını, kongrelere katıldığını belirten Erdoğan, "Bugün Trabzon'daki şu coşku, heyecan diğer illerde de aynı şekilde vardı. Yıl 2001. O günlerde Türkiye bir yangın yeri. Türkiye tarihinin en ağır finansal krizini yaşıyordu. Bunu yaşadığı dönemde ekonomimin bütün göstergeleri, dengeleri, alt üst olmuş, siyaset çözüm üretemiyor. Faizler almış başını gitmiş, dükkanlar kapanıyor, kepenkler iniyor, fabrikaların bacası tütmüyor. Her gün binlerce kişi işinden atılıyor, işiz kalıyor,yoksulluk çığ gibi büyüyor. Türkiye'nin üzerinde kara bulutlar dolaşıyor. İşte o kara bulutları dağıtmak için AK Parti'yi kurduk. O yılın Kasım ayında Trabzon'a geldim ve hemşehrilerimize seslendim. Rahmetli Adnan Menderes de aynı yerden halka hitap etmiş ve sonunda 'Yeter söz milletindir' demişti.

Yıllar sonra yeni bir demokratikleşme hamlesinin arefesinde, aynı balkondan Trabzonlulara seslendim. O gün Trabzon meydanında adeta gürleyen tarihi kalabalığa 'Yeter, söz de karar da milletindir' demiştim. Yeni ogün, "Biz barışın sevginin temsilcileriyiz. Dürüst ve inanılır olmanın mücadelesindeyiz. Bir rahmet rüzgarı esiyor, ben bunu sizin gönüllerinizde görüyorum, bakışlarınızda okuyorum demiştim. Allah'a çok şükür, o gün 2001 Kasımında Trabzon'da gördüğüm heyecan bugün de aynı şekilde Trabzon'da devam ediyor. O gün Trabzon gibi Türkiye'nin 81 ilinde 'Yeter, söz de karar da milletindir' diye haykırmıştık. Çok şükür bugün de Türkiye bu sözün arkasında duruyor. Bugün de söz de karar da milletindir diyor" dedi.

İktidara geldikleri günden bu yana 'Yeter söz de karar da milletindir' sözünün arkasında durduklarının altını çizen Erdoğan, "Her alanda Türkiye'nin arzuladığı talep ettiği reformları gerçekleştirdik. Ülkeyi muasır medeniyet seviyesine çıkarmak için gece demedik gündüz demedik, mücadele ettik. Bugün geldiğimiz seviye dünden daha iyidir.

Şundan emin olun, yarın çok daha iyi olacak. Asla ümitsiz, karamsar olmayın. Türkiye son 5,5 yılda AK Parti'yle hayal dahi edilemeyenleri başardı. Türkiye'nin, milletimizin yüzünü güldürdük. Ak Parti milletçe yeni coşkular heyecanlar yaşatmaya devam edecektir. Bir kez daha yüksek sesle tekrar ediyorum. Durmak yok yola devam" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, konuşmasının Baykal aleyhine atılan sloganlarla kesilmesi üzerine "Onunla zaman kaybetmeyelim" diye karşılık verdi.
"Bizim lügatimizde yorulmak, rehavet, yılgınlık, bıkkınlık asla yok. Biz Türkiye'ye millete hizmet aşkıyla yürüdük, bu aşkla yürümeye devam ediyoruz" diyen Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Millete hizmette yorgunluk bıkkınlık olmaz ve olamaz. Gittiğimiz her ilde hizmetlerimizi gördükçe heyecanımız da enerjimiz de bir kat daha artıyor. Sizin coşkunuzu gördükçe azmimiz kararlılığımız bir kat daha artıyor. Türkiye'nin artan gücüne, ağırlığına paralel olarak bölgede ve dünyada temaslarımızı sürdürüyoruz. Son 2 hafta içinde çok sayıda yabancı ülke liderini Türkiye'de ağırladık. Balkanlarda temaslarda bulunduk. Ayağımın tozuyla İsveç'ten Trabzon'a geldim. Gittiğimiz her ülkede Türkiye'nin
tezlerini anlatıyoruz. Ticareti, ikili ilişkileri daha ileriye götürmenin mücadelesini veriyoruz. Yalnız gitmiyoruz, yanımıza iş adamlarımızı da alıyoruz. Anlaşmalar yapıyoruz, yapılacak çalışmaları planlıyoruz."
Türkiye'nin ihracatının 10 yıl öncesine göre hayal dahi edilemeyecek boyutta arttığına dikkat çeken Erdoğan, şunları kaydetti:

"2007 yılındaki toplam ihracatımız 107 milyar dolar. Dün açıklanan rakam ile birlikte 114 milyar dolara ulaştık. Bu rakamı Türkiye daha önce hiç görmedi. Ülkeye gelen yabancı sermaye miktarı 2007 yılı sonu itibarıyla 22 milyar dolara ulaştı. Bu seviyeleri bundan 10 yıl önce hayal etmek bile mümkün değildi. Artık bu hayali kuran ve gerçekleştiren bir Türkiye var. Bütün bu çabalarımız Türkiye'yi bu noktaya taşıdı. Bütün bunlar bir şeyi gösteriyor. Demek ki çalışınciti'yi kurduk. O yılın Kasım ayında Trabzon'a geldima oluyor. Ama yan gelip yatarsan bunlar olmaz. Ankara'ya kapanarak ihracatı bu seviyeye çıkaramazsanız, yurt dışındaki vatandaşlarınızın itibarını yükseltemezsiniz. Ankara'ya kapanarak bu yatırımlar artmaz. Türkiye'nin Gayri Safi Yurt İçi Hasılası 2002 yılında 230 milyar dolar iken bugün, genç kardeşlerim bakın bu rakam çok önemli haaa, bunu iyi dinleyin, bu rakam şu anda 659 milyar dolara çıktı. 79 senede 230 milyar dolara, 5 senede 429 milyar dolar ilave edildi. Dedim ya, kulak var ama duymuyor göz var ama duymuyor, dil var ama gerçekleri söyleyemiyor. Bu ne demek. 2002de Kişi başına düşen milli gelir 3 bin 310 dolar iken simdi 9 bin 333 dolar oldu. Hedefimiz 10 bin doları yakalamak idi, simdi hedefi büyütüyoruz."
Milletin her şeyi çok iyi bildiğini, kimin çalışıp kimin çalışmadığını çok iyi gördüğünü vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Ankara'dan korku senaryoları üreterek, gerilimler türeterek hiçbir yere varılamaz. Çünkü bu millet neyin ne olduğunu yaşayarak çok iyi biliyor. Benim milletim kimin yerinde saydığını kimin de kendisi için gece gündüz mücadele ettiğini görüyor, biliyor. Trabzon türküsü ne güzel diyor. 'Oy benim sevduceğum, olur mu böyle keder, Of-Sürmene yaylası 15 doktora bedel' Ah bir gelseler de görseler. O kederli, gergin, karamsar hallerinden, hastalıklardan kurtulacaklar. Ama cesaretleri yok ki gelseler. Bu milletle bir kucaklaşsalar, aynı yöne baksalar, kronik gerilim üzerine kurulu siyaset anlayışından kurtulsalar. Ama olmuyor. Türkiye'nin dertleriyle dertlenseler, milletin sorunlarını sorun etseler kendi sorunlarından kurtulacaklar. Buradan altını çizerek ifade ediyorum. Biz AK Parti olarak bugüne kadar hiçbir gerilimin tarafı olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Bizim önceliğimiz demokrasi, ekonomi, milletimizin, ülkemizin refahıdır. Bu böyle bilinmelidir. Demokratik, laik, sosyal hukuk devleti olan cumhuriyetimizi kalkındırmak, hizmet etmektir bu önceliklerimizden asla vazgeçmeyeceğiz, taviz vermeyeceğiz. Sağduyulu olacağız, soğukkanlı olacağız. Trabzonlu kardeşlerimden bunu özellikle istirham ediyorum. Tahriklere, fırsatçılara karşı son derece dikkatli olun. Trabzon'a nifak tohumları sokmak isteyenlere karşı son derece dikkatli olun. Ak Parti gençliğine yakışan vakar ve ağırbaşlılıktır. Başkalarına örnek olmaktır. Bunlardan asla taviz vermeyin. Gerginliğin tarafı olmaydın. Önce dinleyin sonra dinletin. Unutmayın biz hizmet için, aydınlık yarınlar için varız. Ben olmak için değil biz olmak için varız. Biz gönüller yapmak için varız. Türkiye'yi, ekmeğimizi büyütmek, ülkeye hak ettiği itibarı kazandırmak için varız" dedi.

Türkiye nüfusunun yarısının 30 yaşın altında olduğunu belirten ve gençliğe büyük önem verdiklerinin altını çizen Erdoğan, "Unutmayın, siyaseti gençleştiren AK Parti'dir. Gençleri Türkiye'nin geleceğinde söz sahibi yapan AK Parti'dir. Türkiye'nin 81 vilayetinde gençlik örgütlenmesini, kadın örgütlenmesini yapan ikinci bir parti yoktur. Bunu böyle bilin. Bunu niye söylüyorum. Çünkü biz gençliğimizi siyasetin içine almak suretiyle yarınları düşünen bir gençlik yetiştirmek istiyoruz. Biz elinde satır, döner
bıçağıyla dolaşan bir gençlik istemiyoruz. Elinde kalemi, kitabı, bilgisayarı ile dolaşan bir gençlik yetiştiriyoruz. Bizim hedefimiz budur. Biz gençleri siyasi partilerin oy deposu, eleman deposu, militan deposu olarak diti'yi kurduk. O yılın Kasım ayında Trabzon'a geldimeğil esas unsuru olarak gören ve bunun gereğini yapan tek partiyiz. Bizim gençlerimizden korkumuz, çekincemiz yok. Tam tersine bizim geleceğimiz, zenginliğimiz siz gençlersiniz. Biz gençlerimizin önünü açmak, daha iyi eğitim almalarını sağlamak için bütün imkanlarımızı seferber ettik. 39 tane yeni üniversite kurduk" derken muhalefeti kast ederek, "Bunları modern çağın, muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak gibi bir amaçları yok. Bunlar sadece yan gelip yatsınlar, laf üretsinler. Unutmayın, bunları yapmak bizim işimiz" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, son günlerde sıkça tartışma konusu olan 'üç çocuk' ısrarını sürdürdü ve buna karşı çıkanları da ülkenin geleceğine karşı çıkmakla suçladı. Başbakan Erdoğan, "Başbakan üç tane çocuk dedi diyerek rahatsız oluyorlar. Evet, yine diyorum. Niye? T ürkiye'nin gücünü, Türk milletinin devamını isteyen buna karşı çıkamaz diyorum. Aynen bunu söylüyorum. En az üç çocuk diyorum. Benim Başbakan olarak ülkenin geleceğini düşünmek adına sorumluluğum yok mu? Bunun gereğini yapıyorum. Ben kendim af
edersiniz evlendiğimde çok zengin bir ailenin çocuğu olarak evlenmedim. Ben de orta tabaka bir ailenin çocuğu olarak evlendim. Şu anda sakın ha doğum yapmayın diyenler, bakın açık ve net söylüyorum, bu ülkenin geleceğini düşünmüyorlar. Eğer su andaki nüfus artış oranıyla devam edersek 2037 yılında Türkiye'nin nüfusu yaşlı nüfus haline gelecektir. Onun için bu oranın artması lazım ki nüfusumuz genç kalsın. Biz bilimsel konuşuyoruz. Bakın bugün Avrupa ağlıyor. Biz yanlış yaptık diyorlar. Şimdi Avrupa
nüfusunun yüzde 65'i 60 yaşın üstünde. Bizi de birileri bu yanlışlığın kurbanı yapmak istiyor. Almanya şimdi para veriyor doğurun diyor ama olmuyor" şeklinde konuştu.

Sosyal Güvenlik Yasa Tasarısı ile ilgili konuşan Erdoğan, "Sosyal Güvenlik Yasası tartışılıyor. Bununla ilgili çok şey söylendi. Biz her doğan çocuk sosyal güvence ile doğsun istiyoruz. Sosyal devlet olmanın gereği budur diyoruz. Ama bu solcular, buna karydşı çıkıyor. Hepsi biz isçiden emekçiden yanıyız diyorlar ama karşı çıkıyorlar. Niye? Çünkü bunların isçiden, emekçiden yana olmak gibi bir dertleri yok. Bunlar sistemi kilitlemek istiyorlar. Yaptıkları iş her zaman bu olmuştur, Bunların ülkede dikili
bir ağaçları olmamıştır. Bunlar yıllardır bağırıp çağırdılar. Vatandaşımın ilaç kuyruklarından kurtulmasını sağlayabildiler mi? Şimdi isçi kardeşim istediğin eczaneden ilaç alabiliyor musun? Hani solcu, sosyal demokrat, komünist geçinenler. Siz böyle bir şeyi bu güne kadar niye yapmadınız? Yapamadılar, ama biz ayrımcılığa son vererek bunu yaptık. Biz 70 milyonun hizmetkarıyız, efendisi değiliz. Bunu yaptık yapmaya da devam edeceğiz" dedi.
Konuşmasının sonunda bütün salondakilerle birlikte 'Beraber yürüdük biz bu yollarda' sözlerini tekrarlayan Başbakan Erdoğan'a İl Başkanı Muhammet Balta tarafından kemençe hediye edildi. Başbakan Erdoğan daha sonra Trabzon Valiliği'ni ziyaret etti.

Kongrede tek aday olan Murat Aklan, AK Parti Trabzon İl Gençlik Kolları Başkanı seçildi.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@