Ordu’nun Fatsa ilçesinde yaşayan Serkan Özçelik, çocuk yaşta babasının yanında öğrendiği kalaycılık mesleğini yaklaşık 26 yıldır sürdürüyor. Küçük atölyesinde hem bakırcılık hem de kalaycılık yapan Özçelik, geleneksel mesleği yaşatmaya çalışıyor.
"KALAYCILIK EMEK, SABIR VE ALIN TERİ İSTER"
Kalaycılığın dışarıdan kolay gibi görünse de büyük emek gerektirdiğini belirten Serkan Özçelik, mesleğin uzun saatler süren zahmetli bir çalışma süreci içerdiğini söyledi.
Özçelik, "Bu iş kolay değildir. Ateşin karşısında uzun süre çalışmak hem bedeni hem de zihni yorar. Ama ortaya çıkan sonuç, verilen emeğe değer." ifadelerini kullandı.
Çocukluk yıllarında babasının yanında çırak olarak mesleğe başladığını anlatan Özçelik, teknolojinin gelişmesiyle birlikte kalaycılığın eski yaygınlığını kaybettiğini dile getirdi.
Özçelik, "Çocuk yaşlarda izlemekten keyif aldığımız bu meslek, maalesef teknolojiye yenik düştü. Eskiden her mahallede bir kalaycı vardı, şimdi ise sayılı kaldık. Buna rağmen bu mesleğin tamamen yok olmaması için direniyorum." dedi.
"BU MESLEĞİ YAŞATMAK BENİM İÇİN GÖREV"
Kalaycılığın yalnızca bir geçim kaynağı olmadığını, aynı zamanda kültürel bir miras niteliği taşıdığını ifade eden Özçelik, Fatsa'da mesleğin son temsilcileri arasında yer almanın sorumluluğunu hissettiğini söyledi.
"Babamdan öğrendiğim bu mesleği sürdürmek benim için bir görev. Hem ekmeğimi kazanıyorum hem de geçmişten gelen bir sanatı yaşatmaya çalışıyorum." diyen Özçelik, en büyük sorunlardan birinin ise çırak yetişmemesi olduğunu kaydetti.
BAKIR KAPLARA İLGİ SÜRÜYOR
Bakır kapların Türk mutfağındaki önemine de değinen Serkan Özçelik, bu kaplarda pişen yemeklerin lezzetinin farklı olduğunu belirterek, bakır ürünlere ilginin devam ettiğini ifade etti.
