Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Çocuk Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Öğretim Üyesi Bahadır Turan, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine başvuran çocukların yüzde 5'inde okul reddi durumunu gördüklerini bildirdi.

Turan, yaptığı yazılı açıklamada, okulların açılmasıyla eğitim hayatına başlamakta güçlük çeken çocuklarda görülen okul reddinin önemli bir sorun olarak ortaya çıktığını belirtti.

Okul reddinin özellikle ilkokul ve ortaokul dönemindeki çocukların yaklaşık yüzde 1'ini etkilediğini vurgulayan Turan, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Polikliniğine başvuran çocukların yüzde 5'inde okul reddi durumunun görüldüğünü aktardı.

Turan, okul reddinin dirençli ve uzun süreli olduğunda, çocuğun duygusal ve akademik gelişimini tehlikeye atabileceğini ve yetişkinlikte bazı ruh sağlığı bozukluklarına yol açabileceğine dikkati çekti.

KTÜ'lü uzmandan velilere öneri! "Okul reddi durumu için..."

Okul reddinin, okuldan kaçma ve okulu bırakma gibi diğer sorunlardan farklı olduğunun altını çizen Turan, "Çocuğun okula gitme ihtimalini düşünüp buna karşı bir üzüntü duyması, ebeveynlerin bu soruna karşı farkındalığının olmaması ve bu nedenle çocukta önemli sorun davranışlarının görülmesi ile kendini göstermektedir. Çocuğun verdiği tepkiler ve duygusal olarak huzursuzluğu genellikle altta yatan kaygı ile ilişkili olabilmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

2023 YKS tarihi ne zaman? Üniversite sınavı başvuru tarihi belli oldu! 2023 YKS tarihi ne zaman? Üniversite sınavı başvuru tarihi belli oldu!

Turan, bu durumu belirli bir oranda zaman zaman gördüklerine işaret ederek, şunları kaydetti:

"Pandemi sonrası çocukların uzun süre evde kalması ve pandemi nedeniyle bir dönem süregelen online eğitimden sonra pratiğimizde bu durumu daha sıklıkla görmeye başladık. Genellikle okulun ilk yıllarında daha sık gördüğümüz bu durum, pandemi sonrası dönemde ilkokulun son yılları hatta ortaokul yıllarında da karşımıza çıkmaya başladı. Keza yapılan çalışmalar Kovid-19 pandemisi sonrası çocukların okula gitmeyi reddetmek ile ilgili kaygılarında artış olduğunu gösterdi."

Okul personeli ile iş birliği önemli

Bu çocuklarda çeşitli anksiyete belirtileri gözlendiğine dikkati çeken Turan, belirtilerin gün boyu değişkenlik göstermekle birlikte okula gitme baskısı ortadan kalktığında ya da hafta sonları ve tatillerde kaygıya dair çok az bulgu görülebildiğini aktardı.

Turan, bazen okul devam ederken okul reddi sergileyen çocukların herhangi bir korkuları yokmuş gibi görünebildiğini ancak ertesi gün okul zamanı geldiğinde bulguların tekrarladığını anlatarak, şöyle devam etti:

"Çocukların yaşadıkları bu kaygı, kendisini davranışsal, akademik, fizyolojik ve psikolojik olarak gösterebilmektedir. Davranışsal düzeyde, okula gitmeyi reddetmeye bağlı uyumsuz davranışlar, yataktan çıkmama, okul için hazırlanmayı reddetme ve okula geldiğinde servisten veya arabadan inmeyi reddetme gibi bulgular görülebilir. Okuldan sürekli şikayetçi olmak, ağlamak, farklı şekillerde öfke nöbetleri hatta okula gitmesi konusunda baskı uygulandığında okuldan kaçmakla tehdit etme ve kendine zarar verme davranışları görülebilir. Korku ile ilişkili fizyolojik belirtiler arasında karın ağrısı, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, terleme, ishal, sık idrara çıkma, baş dönmesi, boğaz ağrısı sık görülür. İlkokul çağında bu durumun altında daha çok ayrılık kaygısı yer alabilirken sonraki yıllarda yaygın anksiyete bozukluğu, sosyal fobi, özgül fobi ve depresif bozukluk, hatta pandemiden sonra obsesif kompülsif bozukluk yer alabilir."

Okul reddinin çok çeşitli semptomlarla ortaya çıkabildiğini ve altta yatan nedenin farklı olabildiğini belirten Turan, bu nedenle çocuk ve ergen psikiyatri hekimi tarafından erken dönemde vakit kaybetmeden değerlendirme yapılmasının en önemli basamaklardan biri olduğuna dikkati çekti.

Turan, ebeveynlerin bu gibi şikayetleri olan çocukları için mutlaka okulla iş birliği içinde hareket ederek bir hekimden profesyonel destek almaları gerektiğini belirterek, "Çocuklarla kaygı ile baş etme yöntemleri, ebeveynlerle sorun davranışlar ile baş etme yöntemleri ve okul personeli ile iş birliği içinde çalışma çok önemlidir. İlaç tedavileri de dirençli vakalarda ve altta yatan diğer psikopatolojilere bağlı olarak güvenle kullanılabilmektedir." ifadelerini kullandı.