kebir reklamı

Haydi yapalım şu işi


Recep Ergenç

Recep Ergenç

11 Eylül 2017, 10:01

Değerli okurlarım; kabak tadı verdim biliyorum ama fikri takip yazmanın namusudur. Trabzon’da arka arkaya onlarca sorun yazabiliriz. Kök sorun fark edilmeyince bunca sorunun içinde kaybolur gideriz.  Trabzon’da da ana sorun vasatlık; genel olarak “orta gelir tuzağı”dır.

Vasatlık dediğimiz sıradan, katma değer yaratmayan (aklın az katıldığı), karsız işlerdir.

Vasatlık, potansiyelimizin olduğu alanlarda (biri de spor) uluslararası alanlarda rekabet gücümüzün olmaması demektir.

Yeter artık diyebilirsiniz ama Trabzon’u Spor Şehri olarak konumlandırarak rekabetçi bir şehir ortaya çıkarmak hepimizin görevi.

Bunun için farklı yöntemler kullanabiliriz, biri de “Kümelenme”. Bu yöntem; daha fazla diyalog, çok daha fazla aklı işe katmak ile bir network (yerel, ulusal ve uluslararası ağ) kurmaktır.
Hazır reçete yok, yazmamız lazım.

Mevcut durumda küme modeli yaygın olarak KOBİ iş geliştirme alanı ile ilişkilendirilmiş olsa da, kavramın bölgesel kalkınma için bir araç olduğu dolayısı ile bir bölgede ekonomik ve sosyal aktörleri belirli ekonomik hedefler etrafında bir araya getiren dahası iş ağları ve uzmanlaşmayı teşvik eden bir yaklaşım olduğu unutulmamalıdır.

Kümelenme:

Aynı bölgede ve aynı iş kolunda, aynı değer zincirinde faaliyet gösteren;
  • Birbiriyle işbirliğinde bulunan ve aynı zamanda birbirine rakip olan,
  • Birbiriyle ilişkili işletmelerin
  • Ve onları destekleyici kurumların (üniversiteler, kamu kuruluşları, araştırma kuruluşları, mesleki dernekler, teknoloji ve yenilikçilik merkezleri, bankalar, sigorta şirketleri, lojistik firmaları vb) kendi aralarında ve uluslararası bir network (ağ) kurmalarıdır.
Haydi yapalım şu işi

Sporda da başarılı Kümelenme yöntemi AB’de de kullanılıyor

Vasatlıktan çıkışın iki anahtar sözcüğü değişim ve sürdürülebilirlik.

Rüştü Bozkurt dört koşulu işin olmazsa olmazı olarak yazmış.

1) Bir toplumun insanları, önyargılarını, yerleşik doğrularını, kör ve katı inançlarını kırmadan; Bernard Lewis’in anlatımıyla “Samimiyetsiz önyargı ve samimi cehaleti” aşmadan, ezberleri bozmadan, özgür ve özgün düşünme iklimi yaratmadan kalkınma yarışında bir yere varılamıyor.

2) Bilimsel ve teknolojik gelişmelerin biriken etkisiyle oluşan eğilimlerin kuralları değiştirecek güç kazanma süreçlerini gözleyen; fırsatları en çoğa çıkarma, tehlikeleri de en az maliyetle savuşturma üzerine kafa yoran kazanıyor. Geleceği inşa etmede eğilimlerin kurallarını değiştiren etkilerini bir “araç” olarak kullanan, ulusal ölçekte ortak değer, ortak irade, ortak yarar, ortak proje ve ortak kurumlara oluşturan topluluk ya da toplumlar öne geçiyor.

3) Değişmelerin yönünü ve hızını iyi kavramayan, rekabet ortamının tanımlayamayan, rekabet edebilir alanların keşfini yapmayan, stratejik varlıklarını büyüme fırsatları için değerlendirip öncelikleri belirlemeyen toplumlar da gelişmişlik kervanına katılamıyor.

4) Çalışanlarının, müşterilerinin, iç süreçlerdeki değişmelerin, dış süreçlerdeki gelişmelerin yarattığı “ihtiyaçları” anlamayan toplumlar da yaratmak istedikleri sonuçlara ulaşamıyor.   
Trabzon olarak, şehirlerin ekonomisinden ülke ekonomisine giden yolda kendini sporda kümelenme yöntemi ile “spor şehri” olarak konumlandırarak, doğabilecek riskleri de önleyerek bir Türkiye modeli ortaya çıkarabiliriz.

Kümelenmenin lider kuruluşu TTSO olarak düşünülmesi yerindedir.

Böyle bir süreç Bakanlık düzeyinde yürütüleceği için danışman olarak konu uzmanı, uluslararası deneyimi de olan bir Trabzonlu “Yeliz Çuvalcı”dan söz etmeden olmazdı.

TTSO inisiyatif almalı, sporun paydaşları ile diyalog kurmalı, anlamalı ve onları yöntem konusunda ikna etmelidir.

Haydi TTSO, madem paydaşlar istekli, yapalım şu işi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tamer çelik - 1 hafta önce
Sn ergenç ..öncelikle bu bilimsel önerinizi hazmedecek paydaşlara ihtiyacınız var diye düşünüyorum.....Belli yerlere kümelenmiş dostların amacı ...öneri dinlemekten ziyade gününü gün etmektir....Bakarmısınız öneri dinleyecekler kaç yıl..ve dönem koltukta oturuyor......onların derdi ...dön baba dönelim....derim....
Avatar
Saadet Ergenç.... - 1 hafta önce
Halihazırdaki gidişatı bilmiyorum ama,her yerde olduğu gibi işsizlik hat safhada diye duyumlar alıyorum...bu islerin çözümünü ehline bırakalım...
Ancak bir Trabzonlular olarak nacizane fikrimi dile getirmek isterim....
Gencler ta küçük yaşlardan.sporun ,sanatın içine sokulmaz,sadece futbol ve karadeniz fıkralarıyla bu ihtiyaçlarını karşılama durumunda bırakılırlarsa,heyecansiz ümitsiz vasat bir yasama maruz kalırlarsa sanırım on beş yıl sonra da ayni sorunlar anlatılmaya devam edecektir...
Gençlerin gelişen bu çağa ayak uydurmaları sadece internetle iştigal ederek sağlanıyor zannedilmektedir...
İnternet birçok yeni aktivitenin kapısını açmak içim müthiş bir fırsat ve olanak sağlayabilir elbet....ancak,onu insanin kişiliğini geliştirecek,ruhani boşluğuna cevap olacak, sosyal hayatin kalitesini arttıracak girişimler için kullanılırsa bu temin edilebilir...
Gençlerin çok özverili ,çok zeki,yaratıcılık konusunda deneyimleri olan / koc/lara ihtiyacı var....Trabzonun eski yerleşik.oldukça kültürle iştigal eden aileleri sanırım artik epeyce azaldı...Zira köylerden gelen akımla pek de sosyal donanımı olmayan ailelerin o yetenekli evlatları bilir kişiler tarafından ele alınıp yönetilmek zorundadır...Sokaklardaki kalabalığın çoğunluğu (gençleri kastediyorum) fiyakalı giyinip kızlarla arkadaşlık kurma derdinde gibi geliyor bana...tabi üniversite tahsili için Trabzon da bulunan gençleri tenzih ediyorum...esas yerli Trabzon çocukları ben eminimki (çok da yeteneklidirler) iyi bir yönlendirmeyle...ehil ellerde işlenebilir ve içlerindeki maden açığa çıkarılabilir...gencler arasında ilkönce siyasi görüş farkını ortadan kaldırılamazsa da vasat bir hale getirmelidir....sanatsal faaliyet ortamları yaratmak için yarışmalar düzenlenebilir...kitap okumayı teşvik için de öyle...basit senaryolar yazılıp az bir finans sağlanarak kısa filmler yaptırılabilir....hayal kurmaları konusunda cesaretlendirilip içlerindeki cevheri ortaya koymak için fırsatlar yaratılabilir...bu konuda üniversitesi gençlerden yardim istenebilir boylece tahsiline devam edemiyen gençlerinde az biraz kültür havuzuna bulastirilip katkıları saglanabilir...vs..vs...ben bilirkişi değilim...aklımın kestikleri bunlar...
Trabzonun yükselmesi beni memnun eder..onun için boyle uzaklardan.maydonoz oldum affedile...