Tehdit Başbakanlara yakışmaz

AYDIN Doğan, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın bugün AKP Güngören İlçe Kongresi'ndeki konuşmasında kendisine yönelik sözlerine yanıt verirken, “Ben bu yaşıma kadar ahlakımla ve şerefimle geldim. Ahlakım konusunda sicil amirim Başbakan değildir. Ahlakımın hesabını hem bu dünyada hem öteki dünyada alnımın akıyla veririm” dedi.

Gündem 06.09.2008, 20:48 21.09.2020, 11:41
Tehdit Başbakanlara yakışmaz

Yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan Erdoğan'ın Hilton olayını 'şantaj' gibi kullandığını belirten Aydın Doğan, “Her fırsatta Hilton'u diline dolamasından, bu konuyu artık şantaj aracı haline getirdiği sonucunu çıkarıyorum. Şantaj, başbakanlara yakışan bir şey değildir” diye konuştu. Erdoğan'ın kendilerini susturmak istediğini anlatan Aydın Doğan, “Devlet bütün kurumlarıyla ellerinde. Bize yapmadıkları kötülüğü bırakmayabilirler. Zaten yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler. Ama hür basını susturmaya tam teşebbüs eden bir başbakanı tarih, demokrasi defterine değil, diktatörler sayfasına yazar” dedi.

Aydın Doğan'ın, Başbakan Erdoğan'ın kendisine yönelik sözleriyle ilgili yazılı açıklaması şöyle:

“Başbakan'ın konuşmasını hayretle dinledim.

Sadece hayretle değil, aynı zamanda Türkiye'de basın özgürlüğünün geleceği açısından da çok derin bir endişeyle dinledim.

Deniz Feneri ile ilgili haberleri gazetelerden, televizyonlardan izliyorum.

Neymiş olay?

İnsani yardım toplama amacıyla kurulmuş bir dernek, topladığı paraları, birtakım şirketler aracılığıyla şahıslara vermiş.

Tabii bu çok önemli bir olay.

Çağımızda insani dayanışmayı, yardımlaşmayı sağlayan kuruluşların büyük sorumlulukları var.

İnsanlardaki yardım duygusunu istismar etmek, bana göre günahların en büyüğüdür.

Çünkü o duyguyu yok ettiğiniz, yardımlaşma amacıyla çalışan insanlara ve kuruluşlara olan güveni sarstığınız takdirde, insanlığa çok büyük zarar vermiş olursunuz.

Bu olayı kim ortaya çıkarmış?

Alman polisi ve makamları.

Kim yargılıyor?

Alman yargısı.

Peki bizim gazetelerimiz, televizyonlarımız ne yapıyor?

Mahkemenin safahatı hakkında bilgi veriyor.

Başbakan kime kızıyor?

Bu haberleri veren gazetelere ve televizyonlara.

Hatta onlara da değil, direkt beni hedef alıp bana kızıyor.

Bunun bir mantığı var mı?

Şahsıma karşı bu saldırıyı mantıkla, vicdanla, adalet duygusuyla izahı mümkün mü?

Sanıklardan biri, toplanan paraların Başbakan'a verilmek üzere birisi tarafından alındığını söylüyor.

Bu ifade tutanağa da geçmiş.

Peki bu ifadeyi kim dile getiriyor?

Ana Muhalefet Partisi Başkanı.

Hem de nerede?

Televizyonlarda canlı yayında.

Tekrarlayayım.

İddia sahibi Alman yargısı.

İddiayı Türkiye'de dile getiren, Ana Muhalefet Partisi Başkanı.

Bunun yayınlayan NTV Televizyonu.

Söyler misiniz ben bunun neresindeyim?

Kendi gazetelerime bakıyorum, hepsi bunu Deniz Baykal'a atfen vermişler.

Başbakan bize yükleniyor.

Herhalde bu yolla susturmak istiyorlar.

Devlet bütün kurumlarıyla ellerinde.

Bize yapmadıkları kötülüğü bırakmayabilirler.

Zaten yapıyorlar ve yapmaya devam edecekler.

Ama hür basını susturmaya tam teşebbüs eden bir başbakanı tarih, demokrasi defterine değil, diktatörler sayfasına yazar.

Başbakan durmadan Hilton meselesini dile getiriyor.

İddia sahibi ben değilim ama Başbakan bunun hesabını senden sorarım diyor.

İddia doğru çıkmazsa, seni ahlaksız ilan ederim diyor.

Ben bu yaşıma kadar ahlakımla ve şerefimle geldim.

Ahlakım konusunda sicil amirim Başbakan değildir.

Ahlakımın hesabını hem bu dünyada hem öteki dünyada alnımın akıyla veririm.

Bir başka nokta daha var ki, bundan söz etmekten hicap duyuyorum.

Başbakan, gazetelerde ne zaman hoşuna gitmeyen bir haber görse hemen Hilton ipine sarılıyor.

Kendisine açık açık şunu söylüyorum:

Hilton konusunda yasalara aykırı bir talebim varsa, bunu reddetmek kamu otoritesinin görevidir.

Ama vatandaş olarak haklı bir talepte bulunuyor ve bunu yerine getirmiyorsa, bu da suçtur.

Türk kanunları, başbakanlara suç işleme hakkı vermiyor.

Bir de şunu merak ediyorum:

Hilton konusu Başbakan'ı neden bu kadar ilgilendiriyor?

Ben Hilton konusunun İstanbul Belediyesi'nin yetki sınırları içinde olduğunu sanıyordum.

Yoksa İstanbul Belediyesi'nin yönetimi de mi Başbakanlığa geçti?

Her fırsatta Hilton'u diline dolamasından, bu konuyu artık şantaj aracı haline getirdiği sonucunu çıkarıyorum.

Şantaj, başbakanlara yakışan bir şey değildir.

Ayrıca suçtur.

Yine de benim açımdan bu konuşmanın asıl vahim yanı, basın özgürlüğüne yönelik ağır tehdidin artık iyice su yüzüne çıkmış olmasıdır.

Başbakanımız eleştirilmekten hoşlanmıyor.

Hoşlanmayabilir.

Ama elindeki gücü de kullanıp bunu şantaj aracı haline getirme hakkı yoktur.

Bana göre bu tutumu ağır bir anayasal suçtur.

Çünkü Anayasamız, basın özgürlüğünü teminat altına almıştır.

Bugünkü konuşması bana göre Türk basın tarihinde çok tehlikeli bir dönemin başladığının en somut işaretidir.

Şimdiye kadar ellerinden gelen baskıyı yapıyorlardı. Demek ki baskıları daha da ağırlaşacak.

Benim söyleyeceğim bundan ibarettir.”

İlgili Haberimiz:

Erdoğan Doğan'a Ahlaksız dedi

Yorumlar (6)
mustafasert 12 yıl önce
syn doğan unutma her doğan ölür...ama sen nasıl öleceksin....dilerim dilin dışarda kalır....bu millete zararın çok büyük...
casa 12 yıl önce
Öncelikle tartışmadan yana olmayıp,müzakereden ve görüş alışverişinden yana tarza sahip olduğumu ifade edebilirim.Çünkü;Bu güne kadar tartışanların birbirine fayda yerine zarar verdikleri bilinmektedir.Ançak bu tartışmanın Ülkemiz için iyi olaçağından hiç şüphem çünkü;bu tartışmadan ziyade bir nevi hesaplaşma olmaktadır.Selam ve saygılarımla.
trb li mami 12 yıl önce
şerefinle geldin bu yaşına kadar öylemi.şeref dediğin şey millete adiliği alıştırmak ve dinsizliği göstermekse evet öylesin.ama bize göre değil.ayrıca ahirette ne olacagından bellı yahudilerin ne olacağı da belli
orto 12 yıl önce
Doğan değilmiydi TAYYİP bey isteği ile EMİN ÇÖLAŞAN'ı kapı dışarı eden. O zaman EMİN ÇÖLAŞAN doğruları yazıyordu ama AYDIN DOĞAN'ın çıkarlarına ters düşdüğü için AKP nin ricası ile susturulmadımı sayın doğan tarafından. O zaman hür basının sesini niye kestiniz aydın bey. Arkadaşlar bu konuları merak edenler varsa EMİN ÇÖLAŞAN' ın hürriyet gazetesinden atıldıktan sonra çıkardığı EY HALKIM UNUTMA BENİ İSMİ kitabından öğrenebilir. Bu arada HABER 61 den de yayın ve kitap adı verdiğim için özürdiliyorum. Tüm TÜRKİYE SEVDALILARINA SELAMLAR
torik 12 yıl önce
ulan memleketi yedin hala doymadın.hey gidi aydın doğan bu millet senin cem uzanla kavgalarındaki telefon konuşmalarınıda unutmadı.ne diyor aydın bey(!)"canım o bir milyon dolarda bizim olsun napalım"olay yurtdışından getirilen gazete kağıtları vurgununda paylaşılan rantın bir kısmı.keşke cem uzanla bi dalaşsada bir bir pisliklerini bi ortaya dökseler.bu ülkede bunun gibiler var oldukça temiz medyaya hasret kalırız....
Monarchos 12 yıl önce
aç tavuk kendini darı ambarında sanırdım.. adamın etrafı o kadar çok ...dolu ki, utanmadan kendini .... ilan etti..

Gelişmelerden Haberdar Olun

@