Eski MİT mensubu Kaşif Kozinoğlu’nun ölümüne ilişkin yeniden yürütülen soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen emekli Albay Hasan Atilla Uğur, 18 Eylül Cuma günü İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alındı.
Emniyetteki işlemleri tamamlanan Uğur, Silivri Adliyesi’ne sevk edildi. Uğur, gözaltı kararından önce yaptığı açıklamada İstanbul’a döndüğünde ifade vereceğini belirtmişti.
KOZİNOĞLU SORUŞTURMASINDA SON GELİŞMELER
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, 17 Eylül sabahı İstanbul ve Ankara’da eş zamanlı operasyon düzenlendiğini açıkladı.
Soruşturma kapsamında Kozinoğlu’nun diğer koğuş arkadaşı emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ile dönemin iki savcısı da gözaltına alındı.
Uğur ise şehir dışında olduğunu, akşam saatlerinde İstanbul’a döneceğini ve ifade vereceğini belirterek, "Ne biliyorsak anlatacağız" dedi.
Uğur, Notbir’e yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
''Günlerden beri FETÖ'cüler tarafından o kadar çok kirli bilgi yayılıyor ve dezenformasyon yapılıyor ki savcıların beni çağırması çok normal.
''Benim hiçbir şüphem yok, o gün de bildiklerimizi anlatmıştık, bugün de ne biliyorsak anlatacağız.''
Savcılığın açıklamasında Uğur’a yöneltilen suçlamalara ilişkin ayrıntıya yer verilmedi.
KOZİNOĞLU DOSYASINDA UĞUR’UN ADI NEDEN GEÇİYOR?
Kaşif Kozinoğlu, Odatv soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 12 Kasım 2011’de, o dönemki adıyla Silivri Cezaevi’nde fenalaşarak hayatını kaybetti.
Uğur ile Yıldırım, yaklaşık dokuz ay boyunca Kozinoğlu ile aynı koğuşta kaldı.
Uğur, geçmişte verdiği röportajlarda Kozinoğlu’nu Harp Okulu yıllarından tanıdığını ve daha sonra Tunceli’de birlikte görev yaptıklarını anlattı.
Kozinoğlu’nun ölümünün ardından kamera görüntüleri ve tıbbi belgeler incelendi. Cezaevi, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşlarının ifadelerine başvuruldu.
10 Nisan 2012’de ise dosya hakkında takipsizlik kararı verildi.
Adli Tıp Kurumu’nun nihai değerlendirmesinde, Kozinoğlu’nun kronik iskemik kalp hastalığına bağlı doğal nedenlerle hayatını kaybettiği sonucuna varıldı.
Ancak ilerleyen yıllarda müdahalenin geciktiği, delillerin yeterince korunmadığı ve Kozinoğlu’nun cezaevi yönetiminden istediği belirtilen vitamin ilacının toksikolojik incelemeye alınmadığı yönündeki iddialar tartışılmaya devam etti.
Dosya, bu yıl Adalet Bakanlığı bünyesindeki Faili Meçhul Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından yeniden incelendi.
Silivri Sulh Ceza Hâkimliği, 26 Ağustos 2026’da takipsizlik kararını kaldırdı.
Kozinoğlu’nun mezarı da kesin ölüm nedeninin ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığının araştırılması amacıyla açıldı.
Uğur, Kozinoğlu’nun son saatlerine tanıklık eden iki koğuş arkadaşından biri olarak soruşturmanın önemli isimleri arasında yer aldı.
Kendi anlatımına göre Uğur, Kozinoğlu’nun rahatsızlanmasının ardından yardım çağrısında bulundu ve Kozinoğlu’nun istemesi üzerine kendisine dilaltı hapı verdi.
KOZİNOĞLU’NUN SON SAATLERİNİ ANLATTI
Uğur, gözaltı kararından önce 10 Eylül’de Odatv’ye verdiği röportajda Kozinoğlu’nun son saatlerini anlattı.
Kozinoğlu’nun duş aldıktan ve kahve aldıktan sonra göğsünü tutarak kendisine seslendiğini belirten Uğur, kendisi ve Yıldırım’ın acil durum düğmesine defalarca bastığını, kapıya vurduğunu ve yardım istediğini söyledi.
Kozinoğlu’nun o sırada ayakta olduğunu ifade eden Uğur, sedyeye binmek istemediğini ve koğuştan çıkarıldığı sırada kendisine seslendiğini aktardı.
Uğur, aynı röportajda Kozinoğlu dosyasının yeniden açılarak ayrıntılı şekilde incelenmesini desteklediğini de belirtti.
HASAN ATİLLA UĞUR KİMDİR?
Hasan Atilla Uğur, 19 Aralık 1957’de Ankara’da doğdu.
Kuleli Askeri Lisesi’nin ardından Kara Harp Okulu’nu bitiren Uğur, 1979’da jandarma teğmen olarak mezun oldu. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerindeki çeşitli birliklerde görev yaptı.
Uğur, kamuoyunda en çok PKK lideri Abdullah Öcalan’ın 1999 yılında İmralı’da sorgulanmasında görev alan heyette yer almasıyla tanındı. Daha sonra bu süreci anlatan kitaplar yayımladı.
2002-2004 yılları arasında Jandarma Teknik İstihbarat Daire Başkanlığı görevini yürüten Uğur, daha sonra Kocaeli İl Jandarma Komutanı ve Çanakkale Jandarma Eğitim Alay Komutanı olarak görev yaptı.
Uğur, 2007 yılında albay rütbesindeyken kendi isteğiyle emekliye ayrıldı.
Teknik İstihbarat Daire Başkanı olduğu dönemde Gülen yapılanması hakkında bir rapor hazırlayarak üst makamlara sunduğunu belirten Uğur, uyarılarının dikkate alınmadığını ifade etti.
İlerleyen yıllarda siyasete giren Uğur, farklı siyasi görevlerde de bulundu.
ERGENEKON DAVASINDA YARGILANDI
Hasan Atilla Uğur, 1 Temmuz 2008’de Ergenekon soruşturması kapsamında gözaltına alınarak tutuklandı.
2013 yılında hükümeti devirmeye teşebbüs, kişisel verileri hukuka aykırı elde etmek ve Ateşli Silahlar Kanunu’na muhalefet suçlarından toplam 29 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı.
Yaklaşık 5 yıl 8 ay tutuklu kalan Uğur, Mart 2014’te tahliye edildi.
Yargıtay, 2016 yılında Ergenekon davasındaki hükümleri bozdu. Yeniden görülen davada mahkeme, 2019 yılında tüm sanıkların "Ergenekon silahlı terör örgütü" suçlamasından beraatine karar verdi.
Uğur hakkındaki beraat kararı 4 Kasım 2019’da kesinleşti.
Uğur ise Ergenekon sürecini Gülen yapılanmasının Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik bir operasyonu olarak nitelendirdi.
KIZILTEPE JİTEM DAVASINDA DA YARGILANDI
Uğur’un adı, 1990’larda Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 22 kişinin zorla kaybedilmesi ve öldürülmesi iddialarıyla açılan JİTEM davasında da geçti.
Uğur, söz konusu dönemde Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olarak görev yapıyordu.
Ankara 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi, 2019 yılında Uğur ve dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu hakkında suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verdi.
Yedi sanık hakkındaki öldürme davaları ise 20 yıllık zamanaşımı nedeniyle düştü.
Müşteki ailelerin avukatları, yargılama sırasında zamanaşımı uygulanmasına karşı çıkarak olayların insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesini talep etti.
SİYASETE GİRDİ
Uğur, cezaevinde bulunduğu dönemde 2011 genel seçimlerinde Antalya’dan bağımsız milletvekili adayı oldu ancak seçilemedi.
Daha sonra İşçi Partisi’ne katılan Uğur, partinin adının Vatan Partisi olarak değiştirilmesinin ardından bu partide genel başkan yardımcılığı görevini üstlendi.
Uğur, 2018 yılında Vatan Partisi’nden istifa etti.