Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Başbakan Erdoğan, AK Parti Grubu'nda konuşuyor:Bugün sadece aziz milletime değil bütün insanlığa seslenmek istiyorum. Bütün insanlığın vicdanına seslenmek duygularımı açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum. Dün gecenin en karanlık anında iki kanlı saldırı

Gündem 01.06.2010, 13:23
Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!

Başbakan Erdoğan, AK Parti Grubu'nda konuşuyor:

Bugün sadece aziz milletime değil bütün insanlığa seslenmek istiyorum. Bütün insanlığın vicdanına seslenmek duygularımı açık yüreklilikle paylaşmak istiyorum. 

Dün gecenin en karanlık anında iki kanlı saldırı gerçekleşti. Bunlardan birincisi İskenderun'daki askeri birliğimize yönelik terörist saldırıydı, bu hain saldırıda 6 askerimiz şehit oldu, 7 askerimiz yaralandı.

İçinde merhamet ve şefkat olan yardım gemiler menzillerine varamadı. Dün sabah, İsrail ordusuna ait silahlı unsurlar, Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırıda bulundu. Masum insanların kanını döktü.

SALDIRI ULUSLARARASI HUKUKA YAPILDI

İsrail'in Gazze'ye insani yardım götüren  gemilere yaptığı kanlı katliam her türlü laneti hak etmiş bir katliamdır. Yapılan  bu saldırı açıkça uluslararası hukuka yapılmıştır, insanlığın vicdanına yapılmış, dünya barışına yapılmıştır.

Bu saldırı uluslararası hukuka yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına yapılmıştır. İnsanlığın vicdanına diyorum, zira o gemilerde her milletten her dinden insanlar, sadece ama sadece abluka altındaki Gazze'ye insani yardım götürüyorlardı. Gemiler hareket etmeden önce, bütün dünyaya yüklerini niyetlerini deklere etmişti. Bu yardımın şahidi olarak dünyadan ve ülkeden 60 tane gazeteci gemilere binmişti.

Açık denizde mazlum, yoksul insanlara, evleri yıkılmış Filistinlilere yardım götüren 600 insana ve 6 gemiye yapılan bu silahlı saldırının, BM'nin temel felsefesine yapılmış bir saldırı olduğu açıktır.

GEMİLER BEYAZ BAYRAĞA RAĞMEN SALDIRIYA UĞRADI

Gemilerde sivillerden, yardım gönüllülerinden başka yolcu bulunmamaktaydı. Gemilere beyaz bayrak çekilmişti. Tüm bunlara rağmen gemiler silahlı saldırıya maruz kaldı. Biz o sırada Latin Amerika programındaydık. Hatay'da meydana gelen menfur saldırı ve İsrail'in hukuksuz saldırısı nedeniyle temaslarımızı yarıda keserek Türkiye'ye döndük.

Gereken adımları, Türkiye'de arkadaşlarımla müşterek atmaya başladık. Dün sabah Bülent Arınç, ilgili bakanlarla toplantı gerçekleştirerek meseleyi ele aldı. Dışişleri Bakanlığımız, silahlı kuvvetlerimiz gelişmeleri yakından takip ettiler.

Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası  hukukun ve diplomasinin bütün imkanlarını kullanmaktadır ve bundan sonra da  kullanacaktır.

Uluslararası camiayla da irtibatlar kurdum. Bu çerçevede yapılması gerekenleri tüm boyutlarıyla masaya yatırdık. Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası hukuku kullanmaktadır. Bu çerçevede, Türkiye'nin Tel – Aviv büyükelçisi geri çağırılmıştır. Müşterek 3 tatbikat iptal edilmiştir. Dışişleri Bakanımız New York'a gitmiş, BM Güvenlik Konseyi acil olarak toplanmıştır. BM Güvenlik Konseyi saldırıyı kınamıştır.

İsrail'de bulunan genç milli futbol takımımızın yapacağı maçlar iptal edilmiştir. NATO Konseyi Olağanüstü toplantıya çağırılmıştır. Arap Birliği, AB gereken tüm kuruluşlar göreve davet edilmektedir. İslam Konferansı örgütü Pazartesi toplanacaktır.

KENDİ YARALARIMIZI SARABİLECEK KUDRETTEYİZ

İsrail yaralıları biz gönderelim demiştir, ancak biz kendi yaralılarımızı alabilecek kudretteyiz diyerek onların bu teklifini reddettik.

El konulan gemilerin serbest bırakılma çağrısı yapılmıştır. Tüm yaralıların tedavilerinin Türkiye'de yapılması için gerekenler yapılmıştır.

Olayın yaşandığı ilk andan itibaren, bilgi almayı engelleyen İsrail'i, dünya kamuoyunu doğru bilgilendirmesi gerekmektedir. İsrail bir an önce durumun vahametini anlamalı ve yanlış yapmaya devam etmemelidir. İsrail'in bu aşamada sergilediği tavır da ibretle izlenmektedir.

GAZZE'YE AMBARGO DERHAL KALKMALIDIR

Bir kez daha ifade ediyoruz. İsrail Gazze'ye yönelik insanlık dışı ambargoyu derhal kaldırmalıdır. Filistin halkına gönderilen insani yardımların yerine ulaştırılmasında engel olmamalıdır. Biz bildiğiniz gibi ispanya ile birlikte medeniyetler ittifakı çalışması yürüyoruz. Amacımız farklı medeniyetlerin kültürlerin bir arada yaşayabileceği düşüncesi için çaba göstermektir.

Üzülerek söylemeliyim ki, dün yaşananlar, insanlığın ortak medeniyeti açısından kara bir leke olmuştur. Büyük bir ayıp olarak kayda geçmiştir.

Masum insanları katletmek, sivil insanlara terörist muamelesi yapmak insanlık açısından büyük bir sükuttur, alçakça bir pervasızlıktır.

Biz biliyoruz ki savaşın da barışın da bir hukuku vardır. Savaşta çocuklara saldırılmaz, savaşta kadınlara yaşlılara saldırılmaz, savaşta sivillere din adamlarına saldırılmaz, savaşta beyaz bayrak çekenlere saldırılmaz.

Savaşta değil, barışta bunlara saldıranlar ise sadece hukuku çiğnemekle kalmazlar, insanlığı ayaklar altına alır, insanlıktan çıkmış olurlar.





Zorbalar, haydutlar, korsanlar bile belli ahlak kuralına uyarlar. Hiçbir hassasiyete uymayanları bu sıfatı yakıştırmak bile iltifat olur.

Dünya barışı çok büyük bir yara almıştır. İsrail hükümetinin bu pervasız, hak hukuk tanımayan saldırısı mutlaka ama mutlaka cezalandırılmalıdır.

Yalan söylemeyi devlet politikası hale getiren, işlediği suçtan yüzü kızarmayan bir yönetimden soruşturma beklemek yerine, uluslararası camia bu olayı soruşturmalı ve hukuki olarak sorgulamadır.

DOSTLUĞUMUZ NE KADAR KIYMETLİYSE DÜŞMALIĞIMIZ DA O KADAR ŞİDDETLİDİR

Türkiye yeni yetme köksüz bir devlet değildir. Bir kabile devleti hiç değildir. Kimse Türkiye'nin sabrını test etmeye kalkmamalıdır. Türkiye'nin dostluğu ne kadar kıymetliyse, düşmanlığı da o kadar şiddetlidir. Türkiye'nin dostluğunu kaybetmek bile başlı başına bir bedelidir.

Biz İsrail halkı ve Musevilerle her zaman dost olduk. Bu saldırıyı şiddetle eleştiren İsrailli insanlar, bu olayın ne kadar büyük bir yanlış olduğunu, dostluğa vurulmuş ağır bir darbe olduğunu çok iyi anlamaktadır.

Mesele hak hukuk tanımayan mevcut yönetiminin, şiddet uygulaması kan dökmesi, barışı tehdit eden yaklaşımlar sergilemesidir

İsrail yaptığı haksızlıkları güvenlik endişesiyle, anti-smitizmle açıklayamaz. Ortaada şiddeti politika haline getiren, kan akıtmakatan çekinemyen bir yentim bulunuyor. BM Güvenlik Konseyi'nin İsrail hakkında verdiği karaları tanımayan İsrail'dir.

BM Sektereri aradı, Akşam da Obama ile görüşeceğim. Onlara bunları anlatacağım. İsrail bunları bir eyerleden aldığı güçle yapıyor.

Bu yönetim bunlatrın bedelini ödemelidir. Kendi halkının güvenliğini düşünen devlet bütün dünyanın nefretini kazanarak bunu yapamaz. İsrail etrafındaski savunma kalkanlarını bir bir yok etmekte.

Kin ve nefreti yaygınlşatırarak etrafına istikrarsızlaştırarak bir çıbvan başı olarak iyor gibi açığa çıkıyor.

İsrail halkına seslenmek istiyorum. Anti semitizme karşı olduk. Şimdi aynı duyarlı tavrı sergilemek İsrail halkı olarak sizdedir. Hükümet ortaklarının her türülü şiddet politikası İsrail'in menfaatini ortadana kaldırmakta sizin güvenşiliğinizi ortadan kaldrımaktadır.

İsrail devletini korsanlık yapar duruma düşürmektedir. Devlet terörü etmekle, kan dökmekle devlet yönettiğini zanneden bu pervasız politikacılar öncelikle İsrail halkına kötülük etmektedir.

Türk Musevi cemaatine de teşekkür ediyorum. Musevi vatandaşlarımız Türkiye'nin haklı kaonumunu savunuyor. Onlara kem gözle bakmak kimsenin hakkı değildir.

Bugün yeni bir gündür. Milattır. Hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı aşikardır.  Alenen cinayet işleyenlerin özür dilemeden insanlığın yüzüne bakması mümklün değildir 

Masum insanalara silahla saldırarak kan akıtmak devlet terörüdür. Bize ateş atıldı. Artık sizin bu yalanlarınızdan bıktık. Dürüst olun. El konulan gemiler personel ve gönüllerle birlikte derhal serbest bırakılmalıdır. Bu saldırı İsrail'in Gazze'ye reva gördüğü zulmü ortaya koydu.

Öldürmeryi iyi bildiklerini yüzlerine söylediklerimiz insanlığa gösterdi. Sedyedeki yaralıyı bile kelepçeliyorlar. İnsanlıktan bunların ne kadar nasibi olduğu dünayaya anlatmak mükün değili.

Kuru kuruya lanetlemek yetmiyor artık netice almamız gerekiyor. Artık gücü değil adalet yerini bulacağını bilmelidir.

Türkiye hukukun kurallarını uygulayacak. Kan dökücü siayasetiyle İsrail bu cinayeti meşru gösteremez. İsrail hiçbir gerekçe ile elindeki kanı temizleyemez. Akdeniz'deki saldırının ortaya çıkardığı sorun artık dünyanın sorunudur. Hiç kimsenin bu botyutta işlenen cinayete seyirci kalmayacağını dülşünüyoruz.
 
Her kim kanlı saldırıları görmezden gelirsde onlar da bu saldırı suç ortağıdır. Meselenin terörle mücadele olmadığı bir şehrin insanlarını katletmek olduğu ortaya çıkmıştır.

O insanaların üzerinde fosfor bombaları atacaksınız, camileri, hastaneleri bombalayacaksıızı bunlar yetmez gibi o insanları her türlü ihtiyaçlarından mahrum bırakacaksızın. Yardım görevlilerinden insanlık dışı vahşetinizi esirgemeyeceksiniz Herkes mazur görebilir, göz yumabilir, sinsice desteklerebilir ama İsrail Türkiye'yi başkalarına benzetmek gibi bir hatanın içine düşmesin. Bedeli ağır olur. Açık denizde cinayet işkleyen İsrail kanlı eylemiyle bütün dünyaya karşı tecrit olanatyı seçmiştir. Herkes sırtını dönse bile biz Türkiye olarak Gazze'ye sırtımızı dönemeyeceğiz.

Herkes sussa biz Filistin için haykırmaya devam edeceğiz.

Milletimiz metin olmalıdır. Türkiye'ye yakaşır bir vakar içinde olmalıdır. Yaralılarımızın yaralarını birlikte saracağız. İnsanlarımıza yaraşan da budur. Herkes bilsin ve emin olsun ki insanlığın vicdanından süzülen dostluk gemileri birgün menziline ulaşacaktır.

Bu insanlık dışı operasyonun arkasdında olanlara bir kez daha sesleniyorum. Siz ne kadar saldırganlığın arkadındaysanız biz o kadar barışın adaletin arkasındayız.

Siz ne kadar Gazze'lilerin karşısındaysanız biz o kadar Filsitinlilerin Gazzelileri arkadındayız, yanındayız. İsrail'in saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diliyorum.

İsrail hükümeti yaralıları, cenazeleri ve yardım görevlilerini bir an önce teslim etmelidir.



Trabzon Haber ve Trabzonspor Haber

Yorumlar (2)
episteme 11 yıl önce
Öncelikle Türkiye Cumhuriyeti başbakanı olarak şehit olan 6 fidanımızla ilgili duyarlılığının Gazze'ye yardım gemisine yapılan saldırıdan daha şiddetli tepki vermeliydi.Ayrıca İsrail'i o kadar eleştirip bağırıp çağıracaksın ondan sonra bütün askeri ihaleleri İsrail ile yapacaksın.Bu ne yaman çelişki.Ekonomik olarak dışa bağımlı ülkeler herzaman sıkıntı yaşamaya mahkumdur.
Laz_Kemal 11 yıl önce
Söylediklerinizin hepsine katiliyorum, ama artik icraat vakti geldi, büyükelçi çekmekle birsey olmaz; savas hariç ne yapabilirsek yapalim israil'e, o kadar sinirlendirelim onlari yani.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@