banner192

Erdoğan: Kimse Osmanlıca'dan korkmasın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son zamanlarda tartışılan Osmanlıca konusunda, "Dünyada hangi millet vardır ki, medeniyetinin üzerine inşa edildiği yazıyı okuyamaz? Var mı böyle bir millet? Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyama

Erdoğan: Kimse Osmanlıca'dan korkmasın

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, son zamanlarda tartışılan Osmanlıca konusunda, "Dünyada hangi millet vardır ki, medeniyetinin üzerine inşa edildiği yazıyı okuyamaz? Var mı böyle bir millet? Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz? Dünyada hangi millet vardır ki, iftihar ettiği şairleri, yazarları, münevverleri, alimleri ilk kaynağından öğrenemez?" dedi.

Erdoğan, Üsküdar Belediyesi'nce Bağlarbaşı Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen "Hattat Hasan Çelebi'ye Saygı Gecesi"ne katıldı. Geceye eşi Emine Erdoğan ile birlikte gelen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine, "Hattat Hasan Çelebi üstadımıza, hocamıza huzurlarınızda hürmetlerimi sunar, kendisine Rabbimden uzun ömür dilerim" diye başladı.

"Hat, sadece güzel yazı değildir. Hat, coğrafyadır. Hak, haritadır. Hat, büyük bir medeniyetin, kadim bir medeniyetin, sınırları olmayan bir coğrafyanın ortak dilidir. Batılı bir aydın, 'Kullandığınız kelimelerin sayısı neyse, dünyanız, tefekkürünüz işte odur' demiştir. Kim derse ki dil sadece bir iletişim aracıdır, inanın dile büyük haksızlık eder. Dil medeniyettir, dil hafızadır" dedi.

Erdoğan, şöyle devam etti:"Bir toplumun diline kast edersiniz, o toplumun diline, dinine, sanatına, edebiyatına da kast etmiş olursunuz. 1. Dünya Savaşı'nda çok kan akmıştır. Çok masum katledilmiştir. Sınırlar yeniden çizilmiştir. Yeni sömürü alanları ihdas edilmiştir. Bunlar inanın gelir geçer. Ama bir milletin diline de kastedilmiş, dil üzerinde de kurgular yapılmak istenmiştir, en tehlikelisi budur. Allah bizi bundan muhafaza etsin. Yapılan o kadar saldırıya rağmen Arapça ayaktadır. Osmanlıca ayaktadır. Türkçe ayaktadır. Örselenmiş, törpülenmiş olabilir; acımasızca hızarlardan, değirmenlerden geçirilmiş, öğütülmüş olabilir. Ama dilimiz, dillerimiz büyük bir medeniyet olacak kadar dimdik ayaktadır."

OSMANLICA TARTIŞMASI

Son dönemdeki Osmanlıca tartışmasına değinen Erdoğan, isminin başında profesör olan, ama Osmanlıcanın bir yazı dili olduğunu bilmeyenlerin bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti:"Bizim medeniyetimiz kılıçlarla şekillenmiş değil, kalemle, kağıtla, hokkayla şekillenmiş bir medeniyettir. İstanbul yazının merkezidir. İstanbul her köşesiyle yazıdır, hattır. Ben işte burada şu soruyu sormak isterim: Dünyada hangi millet vardır ki, medeniyetinin üzerine inşa edildiği yazıyı okuyamaz? Var mı böyle bir millet? Dünyada hangi millet vardır ki dedesinin mezar taşını okuyamaz? Dünyada hangi millet vardır ki, iftihar ettiği şairleri, yazarları, münevverleri, alimleri ilk kaynağından öğrenemez?

Yazının merkezi bir şehirde, devasa arşivlerde bulunan milyonlarca arşivi okuyamaz? George okur, Hans okur, ama Ahmet, Mehmet, Hüseyin okuyamaz. Bugün bile evimizin kapısına asılan "Ya Hafız" lafzı anlayamaz bir nesil vardır. Hamdolsun, içimizden bazıları bunları okuyabiliyor. Okuyabilecek talebeler yetiştirebiliyor. Hiçkimse bundan farklı manalar çıkarmaya kalkışmasın. Meseleyi farklı zeminlere çekip, böyle hayati bir meseleyi kör ideolojik bir zeminde lütfen ele almasın. Hele hele, dedesinin mezar taşını okuyamadığı için mahcup olmak yerine, 'Ne yapacağım mezar taşını okuyup?' diyerek hiçkimse kompleksini böyle cesaretle itiraf etmesin.

Bırakınız bu üslubu, müstemlekeciler, oryantalistler kullansın. Bu toprağın evladı, dedesiyle, ecdadıyla, kendi öz medeniyetiyle irtibat kurmaya yönelik her gayret karşısında azıcık da olsa heyecan duyar. Ne diyorlar, 'El uzaya gidiyor, biz Osmanlıcayı tartışıyoruz' diye meseleyi sulandırmaya çalışanlar var. Eğer sen, yüzlerce yıllık hafızanı, birikimini, medeniyetini siler atarsan, işte sadece bazılarının uzaya gidişini seyredersin. Mesele budur. Üstelik daha nice asırlar boyunca seyretmeye devam edersin."

"KİMSE OSMANLICANIN ÖĞRETİLMESİNDEN KORKMASIN"

"Kimse Osmanlıcanın öğrenilmesinden ve öğretilmesinden korkmasın. Bana bir harf öğretenin kölesi olurum. Bizim çocuklarımız bırakınız öğrensinler. Biz o imkana sahip olamadık, onlar öğrensinler. Eski yazı yoktur, eskimeyen yazı vardır. Bırakalım çocuklarımız o eskimeyen yazıyla yeniden buluşsun. Allah'ın izniyle, asırlar da geçse, 'Edep ya hu' yazan eskimeyen yazılarınız, medeniyetimizin levhaları olarak kalmaya devam edecek. Cezaevinden çıkarken, bana bir tablo hediye ettiler. Üzerinde 'Bu da geçer ya hu' yazıyordu. Hamdolsun geçti."

Konuşmanın ardından, Hattat Hasan Çelebi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, üzerinde "Allah bütün işlerinizde yardımcınız olsun" yazılı bir hat eserini armağan etti.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ali duran - 2 yıl önce
Ben bu sözlerin üzerine imzamı atarım.
Avatar
yusuf yıldız - 2 yıl önce
e müslüman şimdiye kadar aklın nerdeydi? osmanlıcayı milletin isteğine bırak..zorlamayla hiçbir şeyin anlamı olmaz..inandığını söylediğin kitabımızda bile buna ait ayet ve hadisler var...padişahlık hevesinden geç artık..sempatin antipatiye dönüşmeye başladı...
Avatar
taner gümrükçü - 2 yıl önce
İnsanlarımız bir çok yenilikçi eğitime ihtiyacı varken ve bukadar nufusu barındıran bir ülke olarak Osmanlıcayı diretmek çok basıt kaçar.

Önemli olan insanımızın ihtiyacının ne olduğu Osmanlı geride kaldı ve Osmanlıyı anlamak için osmanlıcamı bilmek lazım bu da komik bir durum

Neden kimse cıkıp demiyorki Öztürkçemiz nasıl bizim Türk olarak nasıl bir yazı çeşidi kullanıyoruz eşki Türkçe derken Neden Osmanlıca anlaşılıyor

Bizim özümüz nedir.

Mezar Taşımızı okuyamıyoruz diyerek yapılan bir çıkışın anlamıyorum böylemi demeli.

Hayatla empati kuramayan insanlarımız var birbirini kıran hayata doyum sağlayamayıp keyif veriçi materyallere kul olanlar.

İnsanlarımızı daha o kötü alışkanlıklardan bile kurtaramazken
Avatar
nuricebiroglu - 2 yıl önce
toplum osmanlıcadan değıl rte korkmaya başladı.ne demek zorunlu ders hıc bır ders zorunlu olmamalı herkes özgür ıradesıyle ıstedığı dersı secmelı buna dın derslerı dahıl.osmanlıca da tercıh meselesı dünyada sankı osmanlıca konuşan tek bır devlet varmı.sanırsın 1 mılyar ınsan osmanlıca konuşuyor.bunlar gündem saptırması 17 aralık arııfesınde uyutmaca.sen okullardakı 40 kışılık sınıfları medenı ülkeler sırasına getır ondan sonra ne yapacaksan yap.nedır bu arap sevdası bunu anlamıyorum.
Avatar
doğan yıldız - 2 yıl önce
herşey tamam da osmanlıca öğretecek bu kadar hocayı nereden bulacaksın? şimdiye kadar 12 sene İngilizce dersi görüp te bir tane İngilizce öğrenen kimse var mı?
Avatar
ali duran - 2 yıl önce
Bu Trabzonda bakıyorumda bayağı Kommunist ve İslam düşmanı var sizlere gevurmusunuz deseler birde kızarsınız hüviyeti gevur olan bile bu dine sizler kadar muhalif değil.
Avatar
ali duran - 2 yıl önce
Rusya sıcak denizlere inme hayalini gerçekleştirmek için Doğu Karadenize misyonerler gönderip Komunizim Propagandası yaptılar Anne Baba dindar evlat Komunist tuhaf değilmi 1980 ihtilalinde Ordu Fatsa da Komunist devlet kuruldu ne için düşünen oldumu Ordu Fatsa sahibi çok derin olduğundan Rusya Gemilerini kıyıya rahat yanaştırmak için Fatsayı kendine Liman seçti Ordudan İskenderun Limanına ulaşmak için şimdi anladınızmı Karadenizde neden bu kadar Komunist olduğunu şimdide üstelik Atatürkçü Komunistler moda oldu Karadenizde