vardallar

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Sistemi'nin ikinci yılında önemli değerlendirmelerde bulundu. 

Gündem 21.07.2020, 17:30 21.07.2020, 17:43

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Kabinesi İki Yıllık Değerlendirme Toplantısı"nda konuştu.

Milletlerin ve devletlerin asırlara sari sonuçları olan dönemleri bulunduğunu belirten Erdoğan, Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin son 7 yılda tarihi bir dönemden geçtiğini söyledi.

Bu dönemin içinde her türlü tuzak, saldırı, oyun, ihanet, acı ve sıkıntı olduğunu dile getiren Erdoğan, "Yine bu dönemin içinde her türlü mücadele, her türlü kahramanlık, her türlü cesaret, her türlü zafer vardır. Hamdolsun, saldırı ve ihanet safı başarısız olmuş, mücadele ve kahramanlık safı, yani milletin safı her türlü imtihandan alnının akıyla çıkmıştır." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

"SAYIN BAHÇELİ İLE TÜM MHP'Lİ KARDEŞLERİMİZE TEŞEKKÜR EDİYORUM"

İlk aşaması 10 Ağustos 2014'te cumhurbaşkanının doğrudan halk tarafından seçilmesi olan bu süreci, 16 Nisan 2017 Halkoylaması ve 24 Haziran 2018 seçimleriyle nihai noktasına ulaştırdıklarını belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Hiç şüphesiz 15 Temmuz darbe girişimi sırasında milletimiz tarafından meydanlarda kurulan Cumhur İttifakı, bu sürecin hızlanmasına büyük katkı sağlamıştır. Bu vesileyle Cumhur İttifakı'nın kurulmasında ve bugünlere gelmesinde çok büyük emeği olan MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile tüm MHP'li kardeşlerimize teşekkür ediyorum. 15 Temmuz gecesi milletimiz, milli iradenin üstünlüğü ilkesinin bedelini kanlarıyla ödeyerek, dünya demokrasi tarihine de geçmiştir.

"HAKK'IN MÜJDESİNE MAZHAR OLACAĞIMIZA YÜREKTEN İNANIYORUZ!

Yaşadığımız toprakları kanlarıyla yoğurarak vatan haline getiren tüm şehitlerimizle birlikte 15 Temmuz şehitlerimizi bir kez daha rahmetle yad ediyorum. Sınırlarımız içinde ve dışında yürüttüğümüz terörle mücadele ve beka harekatlarımızda son nefeslerini veren şehitlerimizin de kalbimizde ayrı bir yeri vardır. Türk milleti, vatandaşı ve güvenlik güçleriyle, yürüttüğü istiklal ve istikbal mücadelesini adım adım zafere taşımaktadır. Kendimizle birlikte tüm dostlarımızın ve kardeşlerimizin geleceği için bu mücadeleyi ilanihaye sürdürmekte kararlıyız."

Erdoğan, İstiklal Marşı'nın "Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın" mısrasıyla başlayan kıtasını okuyarak, "Biz işte o yarınlar için gece-gündüz terimizi ve gerektiğinde kanımızı akıtan bir millet olarak Hakk'ın müjdesine mazhar olacağımıza yürekten inanıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

"ÜLKESİNİN YANINDA OLAN HERKESTEN ALLAH RAZI OLSUN"

Dünyanın siyasi ve ekonomik gerilimlerden iç çatışmalara, koronavirüs salgınının yıkıcı etkilerine kadar pek çok alanda yalpaladığı bir dönemde, Türkiye'nin dimdik ayakta kalarak, farkını ortaya koyduğunu belirten Erdoğan, "Cumhurbaşkanı olarak, bakanlıklarımızı ve kurumlarımızı en üst seviyede koordine ederek, bu süreçte Türkiye'yi dünyada örnek gösterilen bir ülke haline getirdik. En büyük gücümüzün birliğimiz, beraberliğimiz, kardeşliğimiz olduğunun bilinciyle hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. Bu kutlu yürüyüşte kalbi ve fiili desteğiyle ülkesinin yanında yer alan herkesten Allah razı olsun diyorum." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, 200 yılı bulan demokrasi arayışlarımızda, doğrudan milletimizin iradesiyle hayata geçirilen tek yönetim reformudur. Diğer tüm değişimler, ya savaş şartlarında ya da olağanüstü dönemlerde gerçekleşmiştir. Demokrasinin ve cumhuriyetin özüne uygun bu reformun sahibi, bizatihi milletimizin kendisidir." dedi.

Bu süreçte sadece milletin gösterdiği istikamette üzerlerine düşenleri yaptıklarını vurgulan Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

"YENİ SİSTEMDE YÜRÜTME, YASAMA VE YARGI İLİŞKİLERİNİ ÇOK DAHA NETLEŞTİRDİK"

"24 Haziran seçimlerinde, şahsımı yeni sistemin ilk cumhurbaşkanlığına layık gören 26 milyon 331 bin vatandaşımız ile 83 milyon milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum. Yeni sistemde, demokrasinin sacayağı olan yürütme, yasama ve yargı organları arasındaki ilişkileri çok daha netleştirdik. Böylece her erkin kendi alanında ülkeye ve millete en iyi hizmeti vermesini temin ettik.

Nitekim Türkiye, yeni sistemle birlikte bölgesel ve küresel krizlere karşı daha etkin, daha hızlı ve daha kapsamlı refleksler verebilme imkanına kavuştu. Doğu Akdeniz'deki gelişmelerden koronavirüs salgınına kadar pek çok alanda, bunun somut neticelerini gördük, görüyoruz. Eksiklerimiz yok mu? Elbette var. Aksaklıklar yaşanmıyor mu? Elbette yaşanıyor. Yine yeni sistemin verdiği imkanlar sayesinde, eksikleri hızla tamamlıyor, aksaklıkları süratle düzeltebiliyoruz. Her değişim gibi bunun da oturması vakit alacaktır."

"MİLLETE RAĞMEN İŞ YAPMAYI AKLIMIZDAN BİLE GEÇİRMEDİK"

Yönetim sistemini değiştirirken, iç ve dış siyasetten, tarihi ve sosyal düzeltmelere kadar pek çok alanda değişimin sancılarının yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Alışkanlıkları değiştirmenin kolay olmadığını biliyoruz. En başta kendimiz bu zorluğu yaşıyoruz. Ama adım adım hedeflerimize doğru ilerlerken, bunların da üstesinden geliyoruz." diye konuştu.

Erdoğan, hayatın hiçbir döneminde millete rağmen iş yapmayı, millete karşı durmayı akıllarından bile geçirmediklerini belirterek, şunları kaydetti:

"İnsanı yaşat ki devlet yaşasın ilkesini, sadece lafzıyla değil özüyle her çalışmamızın merkezine yerleştirdik. Sultanü'l Berreyn ve Sultanü'l Bahreyn, yani iki kıtanın ve iki denizin hakanı Fatih Sultan Mehmet Han'ın vasiyetine uygun şekilde, 'hünerin ülkeyi imar ederek milletin kalbini kazanmak' olduğunu hiç aklımızdan çıkarmadık. Ayasofya'yı yeniden Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfiyesine uygun olarak müzeden camiye dönüştürme kararımız da bu anlayışın ürünüdür.

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

"KATLİAM VE SÖMÜRGE LEKESİ OLMAYAN NADİR ÜLKELERDEN BİRİYİZ"

Türkiye, sınır güvenliği için yürüttüğü harekatlarda, uluslararası anlaşmalara uygun olarak attığı tüm adımlarda ve ülke içinde aldığı kararlarda, milli egemenlik haklarını kullanmaktadır. Geçmişinde sömürge ve katliam lekesi olmayan nadir devletlerden biriyiz. Bu gururla kimsenin hakkına göz dikmeyen ancak kendi hakkını da söke söke alan bir ülke olarak hareket etmeye devam edeceğiz.

Gerek ülkemizin içinde gerekse ülkemizin dışında, ister Irak'ın kuzeyinde ister Suriye'nin kuzeyinde ister Barış Pınarı Harekatı'nda ister İdlib'de ister Libya'da ister Azeri kardeşlerimize karşı Ermenistan'ın şu anda yapmış olduğu saldırılarda hiçbir zaman mazlumları yalnız bırakmadık, bırakmayacağız."

"İLKELİ, ONURLU, İNSANİ VE VİCDANİ DURUŞUMUZ DEVAM EDECEK"

Erdoğan, Türkiye'nin etki alanındaki her yerde adalet, hak, hukuk, güvenlik, huzur ve refah gibi insani tüm hasletleri hayata geçirip farkını ortaya koyduğunu vurguladı.

Kimsenin toprağında, egemenliğinde, hele hele doğal kaynaklarında Türkiye'nin gözünün olmadığını bugüne kadar yapılanlarla ispatladıklarını belirten Erdoğan, şunları söyledi:

"Karşımızdakiler hangi ahlaksızlığı yaparsa yapsın, biz inancımızın ve tarihimizin bize gösterdiği istikametten şaşmayacağız. Böyle bir duruşta, asla çıkar hesaplarına, kirli pazarlıklara, menfaat için Hakka ve halka sırt dönmeye yer olmayacağı açıktır. Bugüne kadar böyle davrandık, bundan sonra da aynı ilkeli, onurlu, insani ve vicdani duruşumuzu koruyarak mücadelemizi sürdüreceğiz."

"REFORM, İCRAAT VE DEĞİŞİM TEMELLİ ANLAYIŞA DEVAM EDECEĞİZ"

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte ülkenin yönetim yapısında köklü değişikliklere gidildiğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:

"Tabii bu yönetim sistemi, gerek ve ihtiyaç duyulduğunda her türlü değişikliğin süratle yapılabilmesine imkan sağlayan dinamik bir sistemdir. Hayatımızın hiçbir döneminde olmadığı gibi şimdi de 'Biz yaptık öyleyse en doğrusu budur.' gibi bir inatlaşmaya girmiyoruz. Daha iyisini, daha efdalini, daha güzelini bulduğumuzda her türlü değişime gönlümüz de siyasetimiz de açıktır. Nitekim bugüne kadar Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile pek çok yapısal değişikliği hayata geçirdik. Kabinede ve üst düzey bürokraside, ihtiyaç hasıl olduğunda yeni isimlere görev vermekten asla çekinmedik. Bundan sonra da reform, icraat ve değişim temelli bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni sistemi kurarken 35 olan bakanlık sayısını 16'ya indirdiklerini, ayrıca bir de Cumhurbaşkanı Yardımcısı atadıklarını anımsatarak, eskiden Başbakanlığa bağlı olan kurumların önemli bir bölümünü de ilgili bakanlıklarla irtibatlandırdıklarını anımsattı.

Bazı bakanlıkları isimleriyle aynen muhafaza edip, işlevlerini ve bağlı kurumlarını değiştirirken bazı bakanlıkları da birleştirdiklerini anlatan Erdoğan, şu bilgileri verdi:

"Yeni yönetim mimarimizin tepesinde Cumhurbaşkanı vardır. Doğrudan Cumhurbaşkanına karşı sorumlu olan bakanlıklar, başkanlıklar, kurumlar, politika kurulları, ofisler ve diğer birimler bulunuyor. Bunların hepsi de aynı hedefe yönelik olarak birbirleriyle ahenk içinde çalışan yapılar şeklinde sistemde yer alıyor. Kabinemizi kurduktan sonra, ilk 100 günlük eylem planımızı 3 Ağustos 2018'de, ikinci 100 günlük eylem planımızı ise 13 Aralık 2018'de milletimizle paylaştık. Cumhurbaşkanı olarak, devleti temsil etmenin yanında, milletin doğrudan yetki verdiği ve dolayısıyla hesap sorma hakkına sahip olduğu yürütmenin sorumlusuyuz. Yasama ve yargı organlarıyla da uyumlu bir şekilde yürüttüğümüz bu görevimizde, ikinci yılımızı tamamladık."

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2 yılı değerlendirdi

"HER LİDERİN GÖRÜŞÜNE BAŞVURUP İŞBİRLİĞİ ARADIĞI BİR ÜLKE HALİNE GELDİK"

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile devletin düzenleme yapma fonksiyonunda en ufak bir aksamanın yaşanmadığını, Cumhurbaşkanlığı, bakanlıklar ve bağlı kurumların 2018'de 154 bin 507 olan toplam kayıtlı birim sayısının, birleştirmeler ve ilgalarla 2020'de 152 bin 217’ye gerilediğini söyledi.

Mahalli idareler seçimleri ve salgın gibi Türkiye açısından iki önemli hadiseye rağmen, yürütmenin çalışmalarında herhangi bir aksamaya meydan vermediklerini vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Son iki yılda Cumhurbaşkanı olarak kendi imzamızla çıkardığımız 64 kararname ve 2 bin 755 karar ile milletimize kesintisiz hizmet sunduk. 9 Temmuz 2018'den bugüne kadar, Ankara ve İstanbul'daki çalışmalarımız dışında, yurt içinde 78 ilimize 114 seyahat gerçekleştirerek, milletimizle kucaklaştık. Aynı şekilde 2018'de 16 ülkeye, 2019'da 14 ülkeye, 2020'de ise 10 ülkeye toplam 47 farklı ziyaret yaparak, uluslararası alanda ülkemizin hak ve menfaatlerinin takipçisi olduk. Ülkemize gelen 98 devlet ve hükümet başkanını misafir ettiğimiz bu dönemde, mevkidaşlarımızla 366 telefon görüşmesi yaparak gündemimizdeki konuları ele aldık. Bölgesel ve küresel hemen tüm sorunların çözümünde Türkiye, her liderin görüşüne başvurduğu, iş birliğini aradığı bir ülke haline gelmiştir."

"DİJİTAL KURUM SAYISINI YÜZDE 44 ARTIŞLA 664'E ULAŞTIRDIK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm dünyayı etkisi altına alan yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını sürecinde dijitalleşmenin öneminin bir kez daha öne çıktığını, dijital Türkiye çalışmalarında alınan başarılı mesafe sayesinde kamu hizmetlerinin derli toplu ve hızlı şekilde verilebilmesini sağladıklarını vurguladı.

Dijital Türkiye çalışmaları kapsamında 27 bin olan kamu hizmeti sayısını sadeleştirerek 8 bin 97'ye, vatandaştan istenen belge sayısını ise 42 binden 833'e düşürdüklerine dikkati çeken Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Cumhurbaşkanı Hükümet Sistemi'ne geçişin ardından vatandaştan talep edilen belge sayısını yüzde 95 azalttık. Resmi yazışma işlem süreleri, gelende ortalama yüzde 71, gidende yüzde 32 azalma gösterdi. Dijital Türkiye'deki kurum sayısını yüzde 44 artışla 664'e, e-devlet şifresi olan vatandaş sayısını yüzde 27 artışla 48 milyon 584 bin kişiye ulaştırdık. Bu platforma toplam giriş sayısında, geçtiğimiz yılın toplamı olan 1,2 milyar seviyesine, bu yılın ilk 6 ayında yaklaşmış bulunuyoruz. Tüm bu çalışmalar neticesinde Birleşmiş Milletler e-Devlet Çevrimiçi Hizmet Endeksi'nde ülkemiz, 193 ülke arasında 22'nci sıraya yükseldi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2018 ve 2019'da yatırımlarda toplam 2,3 trilyon lira tutarına ulaştıklarını bildirerek, bunun 309,5 milyar lirasının kamu, 2 trilyon lirasının özel sektör yatırımı olduğunu dile getirdi.

Salgın dönemi dahil 180 günlük icraat programlarında planladıkları 2 bin 384 ana eylemin yüzde 93'ünü tamamladıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Geçtiğimiz yıl temmuz ayında 2019-2023 dönemini kapsayan, ülkemizin kalkınma hedeflerini daha da ileriye taşıyacak temel politika belgemiz olan 11'inci Kalkınma Planımızı açıkladık. Dünya Bankası İş Yapma Kolaylığı Endeksi'nde ülkemiz, geçtiğimiz iki yılda 60'ıncı sıradan 33'ncü sıraya yükseldi. Yüksek teknoloji üreten milli firmalarımıza finansman desteği sağlamak amacıyla 'Risk Sermayesi Fonu' oluşturduk. Yatırımı desteklemek için kurduğumuz Lojistik Merkezleri ve bağlantı hatları yanında, kombine yük taşımacılığı mevzuatının oluşturulmasında büyük ilerleme sağladık. 'Yatırım Ortamı Performans Kriterleri'ni oluştururken, Küresel Yenilik Endeksi'nde ülkemizi daha üst sıralara hızlıca taşıyacak yol haritasını da hazırladık. Doğrudan Cumhurbaşkanlığımıza bağlı kurumlarımız tarafından tamamlanan eserleri de milletimizin hizmetine sunduk."

İstanbul'un Cumhuriyet dönemi sembollerinden olacağına inandıkları Büyük Çamlıca Camisi'nin 7 Mart 2019'da ibadete açıldığını belirten Erdoğan, "Bünyesindeki 4 milyon yazılı eser, 120 milyon makale ve 550 bin e-kitap ile ülkemizin en büyük kültür kurumu olan Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemizi 20 Şubat 2020 tarihinde milletimizin istifadesine sunduk. Yerli yabancı, gelen tüm misafirlerimizin gerçekten hayran kaldığı bu millet kütüphanemizle bizler de iftihar ediyoruz." diye konuştu.

Hizmet binalarının yanında cami, kültür ve kongre merkezi, sergi salonu ve kütüphaneyle Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nin medeniyete layık bir eser haline gelmesinin sağlandığına inandıklarını dile getiren Erdoğan, İstanbul'daki Rami Kışlası'nı millet kütüphanesine dönüştürme çalışmalarının devam ettiğini, Türkiye'nin dört bir yanında 38 millet kıraathanesini faaliyete geçirdiklerini bildirdi.

Erdoğan, Coğrafi Bilgi Sistemi Kurulu vasıtasıyla milli coğrafi bilgi altyapısını ferdi kullanıma açarak günlük hayatı kolaylaştırdıklarını belirtti. Vatandaşların Ulusal Coğrafi Bilgi Platformu üzerinden edinecekleri mülkü ve çevresini inceleyebileceklerini, heyelan, sel ve deprem gibi afetlerde gerçek zamanlı bilgiye ulaşabileceklerini aktaran Erdoğan, bu sistemin ayak basılan toprağın hangi tarım ürünü için elverişli olduğundan tarihi özelliklerine, yeşil alan ve donatı ihtiyaçlarına kadar tüm bilgileri kolaylıkla takip etme imkanı vereceğine dikkati çekti.

"2 BİN 805 YENİ OKUL İNŞA ETTİK"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, iktidarı devraldıkları günden bugüne eğitimden sağlığa, adaletten emniyete, enerjiden tarıma her alanda Türkiye'yi kalkındırarak gücüne güç kattıklarını vurgulayarak, son iki yılda yapılan hizmetler hakkında bilgi verdi.

Eğitimde, 2023 Eğitim Vizyonu Belgesi'ni açıklayarak bu alanda varmak istedikleri yeri, yol haritasını ve güzergahları kamuoyuyla paylaştıklarını hatırlatan Erdoğan, yapay zeka ve makine öğrenmesi temelli dijital altyapıyı kurarak pilot uygulamasını gerçekleştirdiklerini, yaygınlaştırma aşamasını başlattıklarını söyledi.

"Son iki yılda ilk ve ortaöğretimde 2 bin 805 yeni okul, 15 bin yeni derslik inşa ettik, 87 bin 681 öğretmen ataması yaptık." diyen Erdoğan, daha öncekilere ilave olarak 17 bilim ve sanat merkezi, 1913 laboratuvar, 1034 kütüphane, 634 z-kütüphane adını verilen dijital kütüphane açtıklarını bildirdi.

Erdoğan, "2018 yılında ek ders ücreti ile birlikte bir öğretmenin eline aylık, burası çok önemli çünkü bunların çok spekülasyonu yapılıyor, 4 bin 153 lira geçerken bir öğretmenin eline, bu rakam yüzde 25'lik artışla 5 bin 177 liraya ulaştı. Daha önce 4+2 olmak üzere 6 yıl zorunlu hizmet süresiyle çalışan sözleşmeli statüdeki öğretmenlerimizin hizmet yılını, 3+1 olmak üzere 4 yıla indirdik." diye konuştu.

Özel eğitimde erken çocukluk döneminde ihtiyaç olan anaokulu sayısını sadece son bir yılda yüzde 94 oranında artırdıklarını dile getiren Erdoğan, orta-ağır düzey engelli öğrencilerin temel yaşam becerileri kazandıkları 175 uygulama evini tamamlayarak hizmete sunduklarını kaydetti.

"MESLEKİ EĞİTİM KURUMLARIMIZIN KORONAVİRÜSLE MÜCADELEYE İKİ AŞAMALI KATKISI OLDU"

Rehberlik ve araştırma merkezlerinin fiziki kapasitesini Türkiye genelinde standart hale getirdiklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti:

"Ülkemizin rekabet gücü yüksek savunma sanayi sektörüne ara eleman yetiştirmeye yönelik ilk adım olarak ASELSAN üretim tesislerinde Savunma Sanayi Lisesi açtık. 'Patenti Türkiye'dedir.' diyebilmek için okullarımızda patent, faydalı model ve tasarım odaklı eğitimin kapılarını araladık. Turizm sektörünün nitelikli eleman ihtiyacını karşılamak üzere turizm ve otelcilik alanında eğitim veren 11 yeni meslek lisesini hizmete sunduk. İlkokuldan başlayarak eğitimin tüm kademelerinde 6 bin 507 tasarım beceri atölyesini 11 farklı model ile kurduk."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, salgın döneminde hem evlatların hem de aile büyüklerinin sağlığını korumak için EBA adını verdikleri Eğitim Bilişim Ağı sistemini hızla hayata geçirdiklerine işaret ederek, uzaktan eğitimde aktif kullanılan EBA sisteminin 3,1 milyar tıklanma sayısıyla Türkiye'de en çok ziyaret edilen 10'uncu internet sitesi, dünyada ise 3'üncü eğitim sitesi olduğuna dikkati çekti.

TRT EBA'da yapılan 2 bin 516 saat yayın üzerinden de 7,4 milyon öğrenci ve 1 milyondan fazla öğretmenin sistemi aktif olarak kullandığını belirten Erdoğan, şöyle konuştu:

"Mesleki eğitim kurumlarımızın, koronavirüs ile mücadele günlerinde ülkemize iki aşamalı ilave katkısı oldu. Birinci aşama, ihtiyaç duyulan maske, dezenfektan, yüz koruyucu siper, tek kullanımlık önlük ve tulum gibi malzemelerin üretiminde bu kurumlarımız da görev aldı. İkinci aşama ise salgınla mücadelede ihtiyaç duyulan solunum cihazı gibi cihazların tasarlanması ve üretimi konusunda da yine mesleki eğitim kurumlarımız sorumluluk üstlendi. Altyapısı güçlü illerimizde bulunan Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerimiz bünyesindeki Ar-Ge merkezlerimizin kapasitelerini bu amaçla güçlendirdik."

"SALGIN DÖNEMİNDE EĞİTİM ORDUMUZ DA GÖREV ALDI"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, VEFA projesinde 77 il ve 361 ilçede 1836 milli eğitim personelinin görev alarak özverili çalışma sergilediğini diye getirerek, "Salgın tedbirleri nedeniyle evinden çıkamayan 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımızın temel ihtiyaçlarının ve bakımlarının karşılanmasında, eğitim ordumuz da görev aldı." dedi.

Türkiye Maarif Vakfının, ülkenin yurt dışındaki en önemli temsilcilerinden biri haline geldiğine işaret eden Erdoğan, şunları kaydetti:

"Vakfımız 43 ülkede 1'i yükseköğretim kurumu, 9'u eğitim merkezi olmak üzere 332 eğitim kurumu, 42 yurt, 38 bin 846 öğrenci ile eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. Vakfın yurt dışı birimlerinde, 405'i kendi vatandaşımız olmak üzere toplam 7 bin 337 personel istihdam ediliyor. Mevcut eğitim faaliyetleri haricinde, vakfımızın 42 ülkede devir alma ve yeni okul açma çalışmaları devam ediyor. Ülkemizin ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının artırılması amacıyla 2018-2020 yılları arasında 1746 öğrenci devlet bursu ile lisansüstü öğrenim görmek üzere yurt dışına gönderilmeye hak kazandı. Özellikle stratejik alanlarda öğrenim gören devlet burslusu öğrenci oranı yüzde 25'lerden yüzde 40'lara ulaştı."

Son iki yılda yapılan hizmetler hakkında bilgi veren Erdoğan, eğitimde gençlere kaliteli eğitim-öğretim sunmanın yanında, hayatın her alanında onları geliştirmeyi hedeflediklerinin altını çizdi.

Erdoğan, geleceğin teminatı gençleri her alanda destekleyen politikaları ve yatırımları hayata geçirdiklerini, bu çerçevede son iki yılda yaklaşık 4,5 milyar liralık rakamla 979 yatırımı tamamladıklarını söyledi.

Türkiye'de 18 yıl önce sadece 9 olan gençlik merkezi sayısını 338'e çıkardıklarını anlatan Erdoğan, üye olarak bu merkezlerden faydalanan gençlerin sayısının 2,5 milyona ulaştığını ifade etti.

Son 2 yılda bu merkezlere 5,5 milyonu aşkın gencin iştirak ettiğini ve 400 bini aşkın faaliyetin gerçekleştirildiğini belirten Erdoğan, "Ülke çapında sayıları 39'u bulan gençlik kamplarımızdan son iki yılda 261 bin 500 gencimiz faydalandı. Yükseköğrenim yurtlarımızın sayısını 190'dan 795'e, kapasitesini 182 binden 707 bine çıkardık. Eskiden koğuş sistemiyle hizmet veren yurtlarımızı otel konforuyla donattık. Son iki yılda toplamda 84 bin 427 yatak kapasiteli 117 adet yükseköğrenim yurdunu hizmete aldık." bilgisini verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükseköğrenim harçlarını kaldırırken, 18 yıl önce sadece 45 lira olan aylık burs-kredi miktarını 2018 yılında 470 liraya, 2019 yılında 500 liraya, bu yıl ise 550 liraya yükselttiklerini bildirdi.

Yüksek kapasiteli 39 modern stadyum inşası hedefinde, iki yıldaki 4 ilaveyle 26'ya ulaştıklarını aktaran Erdoğan, şunları kaydetti:

"Sporun tabana yayılması ve elit sporcu yetiştirilmesi için başlattığımız faaliyetlere son iki yılda 10 bin 500 gencimiz katıldı. Yine son iki yılda lisanslı sporcu sayısındaki artış yüzde 21, spor kulübü sayısındaki artış yüzde 16, özel spor tesisleri sayısındaki artış yüzde 23 olarak gerçekleşti. 2018-2020 yılları arasında tüm yaş gruplarımızdaki milli sporcularımız, katıldıkları uluslararası müsabakalarda 15 bin 573 madalya kazandı. Nereden nereye? Bu dönemde 74 yeni gençlik ve spor tesisini de hizmete aldık."

"SON 2 YILDA 10 ŞEHİR HASTANEMİZİ HİZMETE SUNDUK"

Sağlıkta, tarihin en büyük reformuyla millete verilen hizmetlerin standardını dünya ortalamasının çok üzerine çıkardıklarına işaret eden Erdoğan, sadece son iki yılda 10 yeni şehir hastanesini hizmete sunduklarını, bu hastanelerin Kayseri, Elazığ, Manisa, Eskişehir, Ankara-Bilkent, Bursa, Başakşehir Çam ve Sakura, İstanbul Okmeydanı Prof. Dr. Cemil Taşcıoğlu, Kartal Dr. Lütfi Kırdar ve Erzurum Şehir Hastaneleri olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 18 yılda hastane yatak kapasitesini 164 binden 246 bine, nitelikli yatak kapasitesinin ise 19 binden 148 binin üzerine çıkarıldığını belirterek, "378 binden devraldığımız sağlık çalışanı sayımız bugün 1 milyon 101 bini geçti. 58 adet olan MR sayımız 909 adete, 323 adet olan tomografi sayımız bin 213 adete, 4 bin 891 adet olan diyaliz cihazı sayımız 18 bin adete yükseldi. 112 Acil Sağlık İstasyonu sayımız 481 adetten 2 bin 985 adede, 618 olan ambulans sayısı 5 bin 437 adede ulaştı." dedi.

Erdoğan, geçmişte yaşanlardan örnekler vererek, "Hatırlayın o günleri, ambulanstan başka her şeye benziyordu. Ben bizzat yaşadım, ölüme gidiyordum. Bunları yaşadık biz. Onun için gelince 'Kapıya geleni çevirmeyeceğiz, çevirmeyeceksiniz.' dedik. Hamd olsun şimdi dönem böyle." ifadelerini kullandı.

Evde sağlık hizmetlerinden toplam 1 milyon 606 bin vatandaşın faydalandığını aktaran Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Ayrıca, koronavirüs ile daha etkili mücadele için bin beşer yatak kapasiteli Yeşilköy Prof. Dr. Murat Dilmener ve Sancaktepe Prof. Dr. Feriha Öz Acil Durum hastanelerini devreye soktuk. Bir özellikleri daha var, Yeşilköy'de havaalanına uçak iniyor, aynı şekilde Sancaktepe'ye uçak iniyor. Yürüme mesafesinde inip hemen hastaneye, acil duruma gelebiliyorsunuz. Ne düşünerek bunu böyle yaptık? Buralara icabında sağlık turizminde gelenler, rahatlıkla gelsin, geldiği zaman da buradan hemen ambulans alsın, hastaneye götürsün, tedavisini olsun, ondan sonra da ambulans uçakla hangi ülkeden geldiyse o ülkeye gitsin veya ülke içinde ülke içinde gideceği yere gitsin.

Ulusal anlamda, uluslararası anlamda Türkiye bunu yakaladı, bunu görsünler. Aynı şekilde Şam ve Sakura Hastenesi de bu özelliklere sahip. O da bu denli güzel, zaten helikopterler hemen tepesine inebiliyor, orada helportu var. Bütün bunlarla sağlık turizmindeki adımımızı da atıyoruz."

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin giriş ve çıkışlardaki sağlık kontrolleri için 8 sınır kapısına Sahra Hastanesi kurulduğunu belirterek, "Bugüne kadar 136 ülke ve 4 uluslararası kuruluşun sağlık malzemesi desteği talebini karşıladık." diye konuştu.

Çeşitli sebeplerle geçici olarak yurt dışında bulunan 138 ülkedeki 90 binden fazla vatandaşı, kurulan hava, kara ve deniz köprüleriyle Türkiye'ye getirdiklerini aktaran Erdoğan, "Bu vatandaşlarımızın sağlık kontrollerini yaparak, karantina süreçlerini takip ederek, gerektiğinde hastanelerde tedavilerini yürüterek, sağsalim ailelerine kavuşmalarını sağladık. Salgın döneminde tüm sağlık hizmetlerinin kesintisiz ve en iyi şekilde verilmesini temin ettik." bilgisin verdi.

"HAKİM, SAVCI VE PERSONEL SAYISINI YÜZDE 177 ORANINDA ARTTIRDIK"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, adalette ise milletin hak ve hukuk arayışına cevap verecek pek çok reformu hayata geçirdiklerini bildirdi.





2002 yılından bu yana hakim, savcı ve personel sayısının yüzde 177 oranında artırarak, yargıda insan kaynakları kapasitesini güçlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Son iki yılda 5 bin 344'ü hakim ve savcı olmak üzere adalet hizmetlerinde görev yapmak üzere 24 bin 64 yeni personel alımı yaptık. Hatırlayın, geçmişte Adalet Sarayı diye bir şey yoktu. Maalesef merdiven altı hizmet diyebileceğimiz durumda adalet hizmetleri dağıtılıyordu. Biz, ne yaptık, Adalet Saraylarını getirdik ve bu Adelet Saraylarını yapmak suretiyle de artık hakimlerimiz, savcılarımız çok daha rahat, çok daha huzurlu hizmet verir hale geldiler.

Geçtiğimiz 18 yılda ilk derece mahkeme sayısını adli yargıda yüzde 76, idari yargıda yüzde 32 artırarak mahkemelerin yükünü azaltmıştık. Son iki yılda 554 yeni mahkemeyi daha hizmete aldık. Adli yargı istinaf mahkemelerini ilk olarak 7 yerde faaliyete geçirdik, sonra bu sayıyı 15'e çıkardık. İdari yargı istinaf mahkemelerini de 2016 yılında yine 7 bölgede faaliyete geçirmiştik, bu sayıyı 8'e çıkardık. Böylece istinaf mahkemelerini güçlendirerek, Yüksek Mahkemelerin iş yükünü azaltmanın yanında, uyuşmazlıkların daha etkin ve hızlı şekilde çözülmesini sağladık."

Son 18 yılda yapılan 269 adet adalet hizmet binasının 38'ini son iki yılda inşa ettiklerini dile getiren Erdoğan, vatandaşların haklarına daha zahmetsiz ve az masrafla kavuşabilmesi için iş uyuşmazlıklarında arabuluculuğu zorunlu hale getirdiklerini belirtti.

Erdoğan, "Son iki yılda arabulucuya giden dosyaların yüzde 63'ü başarıyla sonuçlandı. 2019 yılında kanunlaşan birinci yargı paketi ile temel hak ve özgürlüklerin korunması ve ifade özgürlüğünün güçlendirilmesi amacıyla istinafta kesinleşen bazı suçlarda temyiz yolunu açtık." dedi.

Hakim ve savcı adaylığı mülakat kurulunun üye sayısını 5'ten 7'ye çıkararak daha geniş tabanlı bir yapıya kavuşturduklarını da ifade eden Erdoğan, infaz düzenlemesiyle, hem adaletin tecellisini hem de hükümlülerin topluma kazandırılmasını gözeten yeni bir sisteme geçtiklerini bildirdi. Erdoğan, "15 yıl kıdemi bulunan avukatların yeşil pasaport alabilmesini biz sağladık. Çoklu baro düzenlemesini de içeren ve avukatların kılık-kıyafetten baro keseneğine kadar pek çok haklarını hukuki güvence altına alan bir düzenlemeyi de geçtiğimiz hafta hayata geçirdik." diye konuştu.

"PKK'YA 2 YILDA 234 BİN OPERASYON GERÇEKLEŞTİRDİK"

Terörle mücadelenin de her alanda etkin biçimde sürdüğünü vurgulayan Erdoğan, şöyle konuştu:

"Son iki yılda terör örgütü PKK'ya yönelik 224 bini kırsalda, 10 binden fazlası şehirlerde 234 binin üzerinde operasyon gerçekleştirdik. Terör operasyonlarında toplam 2 bin 354 teröristi etkisiz hale getirdik, böylece yurt içi terörist mevcudu 400'lü rakamlara geriledi. Ülkemize ve milletimize yönelik en büyük ihanetlerden birinin faili FETÖ'yle mücadele amacıyla 17 bin operasyon gerçekleştirdik. FETÖ'nün bürokrasiden iş dünyasına kadar tüm yapılanmalarını önemli ölçüde yıktık, kalanları da tespit ettikçe temizlemeye devam ediyoruz."

"TRABLUS'U TEHDİT EDEN DARBECİLERİ GERİLETTİK"

Libya'daki gelişmelere ilişkin değerlendirmede bulunan Erdoğan, "Trablus’u tehdit eden darbecileri gerilettik. Son zamanlardaki bazı gelişmeleri izliyoruz, kimse heveslenmesin ona da prim vermeyeceğiz." dedi.

Savunma alanındaki atılımların da sürdüğüne işaret eden Erdoğan, "Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemimiz Anadolu denize indirildi. Ardından inşallah bir veya iki tanesini daha almanın gayreti içinde olacağız." diye konuştu.

"ANKARA-SİVAS HATTININ İLK BÖLÜMÜ YIL SONU AÇILACAK"

Yolculuk süresini 2 saate düşürecek Ankara-Sivas hattının test sürüşlerinin sürdüğünü ifade eden Erdoğan, "İlk kesimini yıl sonunda hizmete sunmayı planlıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Erdoğan, şöyle devam etti:

"Türksat 5A uydusu, bu yılın üçüncü çeyreğinde yerde teslim alınacak ve dördüncü çeyrekte uzaya fırlatılacak. Yerli haberleşme uydusu Türksat 6A'yı 2022 yılında uzaya fırlatmayı planlıyoruz. Haberleşme ve servis modülü entegrasyon faaliyetleri tamamlanan Türksat 5B uydusu 2021 yılının ikinci çeyreğinde uzaya gönderilecek."

"EKONOMİMİZİN BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİYORUZ"

Erdoğan, "Ekonomimizin bağışıklık sistemini küresel türbülanslara karşı güçlendiriyor, art niyetli finansal girişimler konusunda önlemleri alıyoruz. Vatandaşlarımızın tarihin en düşük maliyetli ve uzun vadeli finansmanıyla ev sahibi olabilmesini temin ettik. Bu sayede Haziran ayında tarihi bir rekorla, 200 binden fazla ailemizin ev sahibi olmasına imkan sağladık." dedi.

Geçen yıl ilan edilen 12 yeni endüstri bölgesinde özel sektörün yaklaşık 8,5 milyar dolarlık yatırım planladığını açıklayan Erdoğan, "Hedefimiz 2023'e kadar ülkemizden milyar dolarlık en az 10 yeni şirket çıkarmaktır." dedi.

"İNŞALLAH BİZİM DE UÇAK GEMİMİZ OLACAK"

Erdoğan, son iki yılda, Akıncı TİHA ve Aksungur İHA, yerli helikopter GÖKBEY'in ilk uçuşlarını gerçekleştirdiğini belirterek milli İHA motoru PD-170'in ilk uçuşunu ANKA platformu ile yaptığını bildirdi.

GPS'ten bağımsız otonom Sürü İHA Projesi KERKES'i başlattıklarını anımsatan Erdoğan, "Tabii KERKES bizim için büyük bir proje, büyük önem arz ediyor." dedi.

Bu dönemde güvenlik birimlerine 21 adet T-129 ATAK Taarruz ve Taktik Keşif Helikopteri teslimatı yapıldığını ifade eden Erdoğan, ayrıca, çeşitli kurumlara 15 adet ANKA İHA, 58 adet Bayraktar TB-2 İHA/SİHA, 206 adet Kamikaze Mini İHA'nın teslim edildiğini söyledi. Erdoğan, "Geçmişte isim vermeyeceğim, filanca ülke verecek de işte tamir bakım gerçekleşeceği zaman, adam sana tamirini bakımını böyle bir şeyi de yapmaz. Bunun için bugün git yarın gel. Böyle bir anlayış ama şu anda bizim böyle bir derdimiz artık yok. Herhangi bir sıkıntı olduğu anda zaten her an yanı başımızda anında müdahale, anında tamir, bakım. Dolayısıyla anında bu eserlerimizi yeniden hayata geçirebiliyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Portatif özelliğiyle kara, hava ve deniz platformlarına entegre edilebilecek Sungur Hava Savunma Sistemi'nin envantere girmeye hazır hale geldiğini bildiren Erdoğan, GÖKTÜRK Keşif Gözetleme Uydu Sistemi Projesi'nde yörüngede kabul aşamasının tamamlandığını belirtti.

Testleri başarıyla tamamlanan HİSAR-A'nın envantere girme aşamasında olduğunu, ATMACA seyir füzesinin testlerinde de sona gelindiğini, KORKUT Projesi'nde de ilk sistemlerin envantere girdiğini belirten Erdoğan, bu kapsamda 4 adet Komuta Kontrol Aracı ile akıllı mühimmat kullanma kabiliyetine sahip 13 adet Silah Sistemi Aracının orduya teslim edildiğini söyledi.

BORA Füzelerinin teslimatlarının sürdüğünü, SOM mühimmatı ve uçak bombalarını yüksek hassasiyetle hedefe yönlendirme kabiliyetine sahip milli güdüm kitlerinin teslimatlarının hızla devam ettiğini bildiren Erdoğan, Uzun Menzilli Tanksavar Füzeleri UMTAS ve LUMTAS ile Nüfuz Edici Bombaların teslimatlarında herhangi bir aksama yaşanmadığını kaydetti.

Seri Üretim Projesi Sözleşmesi imzalanan Altay Tankı için milli imkanlarla Güç Grubu Geliştirilmesi çalışmaları başlatıldığını ifade eden Erdoğan, ordunun en önemli güç unsurlarından M-60 tanklarından 195'inin modernizasyonunun gerçekleştirildiğini söyledi. Erdoğan, ayrıca proje kapsamında PULAT Aktif Koruma Sistemi kalifikasyon faaliyetlerinin tamamlandığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Ülkemizin en önde olduğu alanlardan olan zırhlı araçlardan 1800'ü kullanıcı kurumlara teslim edildi. Çok Maksatlı Amfibi Hücum Gemimiz Anadolu denize indirildi. Yani şu anda tam değil ama yarı da olsa artık bizim de bir uçak gemimiz var ama şimdi bunun tamamını yapacağız. Onun da görüşmelerini yapıyoruz. İnşallah bizim de uçak gemimiz olacak. Şimdi bununla başlıyoruz denize indi. Şimdi ardından inşallah 1 veya 2 tanesini daha almanın gayreti içerisinde olacağız.

MİLGEM ADA Sınıfı Korvetlerin 3'üncü gemisi Burgazada ve 4'üncü gemisi Kınalıada Deniz Kuvvetlerimize teslim edilerek hizmete girdi. Bayağı yakışıklı görüyorsunuz. Bayağı denizde süzülüyor. Bu projenin 5'inci gemisinin inşası da sürüyor. Yeni Tip Denizaltı Projesi kapsamında ilk denizaltımız PİRİREİS havuza çekildi. Bizzat o işlemi yaptık. Test ve Eğitim Gemimiz Ufuk'un inşası tamamlanarak deniz kabul testleri başlatıldı."

Savaş gemilerinin bakımları için inşa edilen 10 bin tonluk kaldırma kapasitesine sahip yüzer havuzun, mart ayında İzmir Tersanesi Komutanlığına teslim edildiğini belirten Erdoğan, "Görüyorsunuz olacak. Bu işin şakası yok, olacak. Kararlıyız." diye konuştu.

Erdoğan, F-16 uçaklarına, Milli Dost Düşman Tanıma Tanıtma Sistemi'nin entegre edildiğini bildirdi.

Erdoğan, ULAK Milli Baz İstasyonlarının bin yerde kurularak faaliyete geçirildiğini, Makine Kimya Endüstrisi Kurumu'nun milli ve yerli üretim olan makinalarıyla, Kırıkkale'de günlük 3 milyon cerrahi maske üreten tesisi faaliyete geçirdiklerini söyledi.

"KANAL İSTANBUL PROJEMİZ DE TÜM DÜNYAYA ÖRNEK OLACAK"

Ulaştırmada, Cumhuriyet tarihinin en büyük altyapı yatırımlarını hayata geçirmeye devam ettiklerini ifade eden Erdoğan, bu çerçevede, ilk etabı yılda 90 milyon yolcuya hizmet verecek İstanbul Havalimanı'nı devreye aldıklarını, havalimanının tüm etapları hizmete girdiğinde yolcu kapasitesinin 200 milyona kadar ulaşabileceğini kaydetti. Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın, 225 bin kişilik istihdam ve 250'si dış hatlar olmak üzere 300'den fazla uçuş hattıyla, açılır açılmaz ülkenin gurur abidelerinden biri haline geldiğini söyledi.

Erdoğan, salgın dönemine rağmen açıldığı günden bugüne kadar iç ve dış hatlarda toplamda 65 milyon yolcu trafiği gerçekleştirildiğini belirterek "Ülkemize kazandırdığımız 30 havalimanına ilaveten şimdi yine denizin üzerinde Ordu-Giresun deniz üzerindedir. İşte şimdi bu da Rize-Artvin Havalimanı deniz üzerinde yapılıyor. İnşallah o da bitmek üzere. Bir diğeri Yozgat, bir diğeri de Bayburt-Gümüşhane havalimanlarının inşası sürüyor." dedi.

Erdoğan, yıllık 25 milyon ton yük işleme kapasitesine sahip Filyos Limanı'nın altyapı inşaatını bu yılı sonuna kadar tamamlayacaklarını söyledi.

Kanal İstanbul'un etüt proje çalışmalarını bitirdiklerini aktaran Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bakanlarımızla gerekli görüşmeleri yaptık. Aynı şekilde yine gruptaki arkadaşlarımla görüşmelerimizi yaptık ve bu kanalın inşası için ihtiyaç duyulan mevzuat çalışmalarıyla ilgili tüm kurum ve kuruluşlarımızın katılımıyla bu sürdürülüyor. İnşallah Kanal İstanbul Projemiz de tüm dünyaya örnek olacak. Tüm dünyanın da dikkatini inşallah çekecek. Her yönüyle Kanal İstanbul Karadeniz'i Marmara'ya bağlayan bir cazibe merkezi olarak ülkemizin gündeminde değil, dünyanın gündeminde de nasıl havalimanımız yerini aldıysa o da yerini alacak."

Erdoğan, İstanbul trafiği için çok büyük öneme sahip Gebze-Halkalı raylı sistem hattını hizmete aldıklarını kaydetti. Marmaray'ı da içinde bulunduran bu hat üzerinde, hem metro ve yüksek hızlı tren hem de yük treni hatlarının birbirine entegre şekilde çalıştığını belirten Erdoğan, yük trenlerinin artık Pekin'den Londra'ya kadar kesintisiz gitmeye başladığını söyledi.

"DOĞU AKDENİZ'DEKİ HAKLARIMIZ NEYSE ADIMLARIMIZI ATARIZ"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Doğu Akdeniz'deki gelişmelere ilişkin, "Biz ne sismik araştırma gemilerimizle ne sondaj gemilerimizle birilerinin iznine tabi değiliz. Uluslararası deniz hukuku neyi gerektiriyorsa, Doğu Akdeniz'de haklarımız nelerse bu çerçeve içinde adımlarımızı bugüne kadar attık, bundan sonra da aynı şekilde bu adımlarımızı atmaya devam edeceğiz." değerlendirmesinde bulundu.

"SURİYE HALKI ÖZGÜRLÜĞÜNE KAVUŞACAĞA KADAR"

Erdoğan, "Bin yıllık komşumuz ve kardeşimiz olan Suriye halkı özgürlüğe, huzura, güvene kavuşana kadar bu ülkede kalmaya devam edeceğiz. Bugünlerde Suriye'de bir seçim yapıyorlar. Sözde seçim. Böyle seçim mi olur? Nerede dünyanın 'demokrasi, demokrasi' diyen ülkeleri?" dedi.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Demokraside ileri olduğunu söyleyenler, BM; kalkıp da 'Ne yapıyorsunuz' diyen yok, vatandaş eli mahkum oyunu kullanıyor. Bir de sonuç ilan ederler, evlere şenlik. Bunlara karşı o mazlumların, mağdurların adına sesimizi yükseltmek zorundayız."

"TÜRKİYE ENERJİDE MUHTAÇ OLMAKTAN ÇIKMIŞTIR"

2019'da elektriğin yüzde 62'sini yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini vurgulayan Erdoğan, "Yani enerjide de artık Türkiye muhtaç olmaktan çıkmıştır ve çıkıyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konuşmasının satırbaşları şöyle:

"15 Temmuz sonrası milletimiz tarafından kurulan Cumhur İttifakı süreci hızlandırmıştır. MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ile tüm MHP'li kardeşlerimize teşekkür ediyorum. 15 Temmuz gecesi milletimiz dünya demokrasi tarihine geçmiştir. Yaşadığımız toprakları vatan haline getiren, özellikle 15 Temmuz şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. Terörle mücadele ve beka harekatlarımızda hayatlarını kaybeden şehitlerimizin de ayrı bir yeri vardır. Tüm dostlarımızla bu mücadeleyi sürdürmeye kararlıyız.

Dünyanın siyasi ve ekonomik geriliminden iç çatışmalara ve koronavirüs belasıyla pek çok alanda yalpaladığı dönemde Türkiye ayakta kalarak farkını ortaya koymuştur. Cumhurbaşkanı olarak, bakanlıklarımızı en üst seviyede koordine ederek, bu süreçte Türkiye'nin örnek gösterilen bir ülke haline getirdik. Hedeflerimize doğru kararlılıkla yürüyoruz. Ülkesinin yanında yer alan herkesten Allah razı olsun.

KRİZLERE KARŞI HIZLI REFLEKSLER VERME İMKANINA KAVUŞTUK

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, 200 yılı bulan demokrasi arayışımızda milletimiz tarafından hayata geçirilen tek yönetim reformudur. Cumhuriyetin özüne uygun bu yönetim sisteminin sahibi milletimizin kendisidir. 24 Haziran seçimlerinde şahsımız yeni sistemin ilk cumhurbaşkanlığına layık gören milletimin her bir ferdine şükranlarımı sunuyorum.

Yasama-yürütme ve yargı arasındaki farkları netleştirdik. Türkiye yeni sistemle birlikte bölgesel ve küresel krizlere karşı daha kapsamlı refleksler verme imkanına kavuştu. Doğu Akdeniz'de koronavirüse kadar bunun etkilerini görüyoruz. Eksiklikler, aksaklıklar yok mu var. Yeni sistemin verdiği imkanlar bunları hızla düzenliyoruz. Her değişimde olduğu gibi bunun da oturması zaman alacaktır. Alışkanlıkların değişmesinin kolay olmadığını biliyoruz, biz yaşıyoruz bunu.

TERÖR OPERASYONLARI

Türkiye sınır güvenliği için yürüttüğü harekatlarda, attığım tüm adımlarda ve ülke içinde aldığı kararlarda milli egemenlik haklarını kullanmaktadır. Kimsenin hakkına göz dikmeyen ancak kendi hakkını da söke söke alan bir ülke olmaya devam edeceğiz. Gerek ülkemizin içinde, gerek dışında ister Irak'ın kuzeyinde, Suriye'nin kuzeyinde, Libya'da, Azeri kardeşlerimize karşı Ermenistan'ın yaptığı saldırılarda hiçbir zaman mazlumları yalnız bırakmadık, bırakmayacağız.

Adaleti, hakkı, güvenliği, hukuku, huzuru, refahı hayata geçirerek farkımızı ortaya koyacağız. Kimsenin toprağında, doğal kaynaklarında gözümüz olmadığını ispatladık. Biz inancımız ve tarihimizin gösterdiği istikametten şaşmayacağız. Kirli pazarlıklara, halka ve Hakka sırt dönmeyeceği açıktır. Bundan sonra aynı ilkeli, onurlu duruşumuzu sürdüreceğiz.

REFORM, İCRAAT, DEĞİŞİM

Yönetim sistemi, her türlü değişikliğin süratle yapılmasını sağlayan dinamik bir sistemdir. Daha iyisini, daha güzelini bulduğumuzda her türlü değişime açığız. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ile pek çok yapısal değişimi hayata geçirdik. Reform, icraat ve değişim temelli anlayışla yolumuza devam edeceğiz. Yeni yönetim mimarimizin tepesinde Cumhurbaşkanı, doğrudan sorumlu bakanlıklar, başkanlıklar, ofisler bulunuyor. Bunların hepsi aynı hedefe yönelik ahenk içinde çalışan yapılardır.

Kabinemizi kurduktan sonra ilk 100 günlük planımızı, 2. 100 günlük eylem planımızı paylaştık. Cumhurbaşkanı olarak, devleti temsil etmenin yanında milletin doğrudan hesap sorma hakkının olduğu yönetimin sorumlusuyuz. Bu görevimizde 2. yılımızı tamamladık. Sistemle, devletin düzenleme yapma fonksiyonunda aksama yaşanmamıştır. Mahalli idareler seçimleri ve salgın gibi iki önemli hadiseye rağmen yürütmenin çalışmalarında aksamaya meydan vermedik.

Son 2 yılda 64 kararname ve 2 bin 755 karar ile kesintisiz hizmet sunduk. 9 Temmuz 2018'den bu yana yurt içinde 78 ilimize 114 seyahat gerçekleştirerek milletimizle kucaklaştık. Bölgesel ve küresel sorunların çözümünde Türkiye, her liderin görüşüne başvurduğu ülke haline gelmiştir.

DİJİTALLEŞME ARTTI

Covid-19 sürecinde dijitalleşmenin önemi ortaya çıkmıştır. Kamu hizmetlerinin hızlı verilebilmesini sağladık. Bu kapsamda 27 bin olan kamu hizmeti sayısını 8 bin 97'ye, vatandaştan istenen belge sayısını 42 binden 833'e düşürdük. Resmi yazışma işlem süreleri gelende yüzde 71, gidende yüzde 32 azalma gösterdi. Tüm bu çalışmalar neticesinde BM'de ülkemiz 193 ülke arasında 22'nci sıraya yükseldi.

EKONOMİ ALANINDAKİ ADIMLAR

Yatırımlarda 2018 ve 2019 yıllarında 2,3 trilyon tutarına ulaştık. Salgın dönemi dahil 180 günlük icraat programlarında 2 bin 384 eylemin yüzde 93'ünü tamamladık. 2019-2023 dönemini kapsayan temel politika belgemizi açıkladık. Yüksek teknoloji üreten firmalarımıza yönelik risk sermayesi fonu oluşturduk. Lojistik merkezleri ve kombine yük taşımacılığında büyük ilerleme sağladık. Küresel yenilik endeksinde ülkemizi üst sıralara taşıyacak yol haritamızı da hazırladık.

KÜLTÜR ALANINDAKİ GELİŞMELER

İstanbul'un cumhuriyet dönemi sembollerinden olacağına inandığımız Büyük Çamlıca Camisi'ni 2019'da ibadete açtık. Ülkemizin en büyük kültür kurumu olan Millet Kütüphanemizi 2020'de milletimizin hizmetine sunduk. Hizmet binalarımız yanında camimiz, kültür ve kongre merkezimiz ile Külliyemizin medeniyetimize layık olduğuna inanıyoruz. Şimdi Rami Kışlasını millet kütüphanesini gerçekleştiriyoruz. 38 millet kıraathanesini hizmete aldık. Vatandaşlarımız coğrafi bilgi platformu ile mülkü ve çevresini inceleyebilecek ve afetlerde gerçek zamanlı bilgiye ulaşabilecektir. Bu sistem tarihi özelliklerden toprak özelliklerine kadar pek çok alanı takip etme imkanı verecek.

İktidarı devraldığımız günden bu yana her alanda ülkemizi kalkındırarak gücüne güç kattık. Son iki ayda attığımız adımları paylaşıyorum:

EĞİTİM: Son iki yılda ilk ve orta öğretimde 2 bin 805 okul inşa ettik. 17 bilim ve sanat merkezi, 1913 laboratuvar, dijital kütüphaneler açtık. 2018 yılında öğretmenin eline aylık 4 bin 153 lira geçerken bu rakam yüzde 25'lik artışla 5 bin 177 liraya ulaşmıştır. Daha önce 2+2 olmak üzere 6 yıl zorunlu hizmet süresiyle çalışan öğretmelerimizin statü yılını 3+1 ile 4 yıla indirdik. Anaokulu sayısını son 1 yılda yüzde 94 oranında artırdık. 195 uygulama okulunu da tamamladık. Ülkemizin rekabet gücü savunma sanayisine yönelik ara eleman yetiştirmek için savunma sanayi lisesi açtık. Patent, tasarım, faydalı model odaklı eğitimin kapılarını araladık. Turizm sektörü için 11 yeni meslek lisesini hizmete sunduk. İlk okuldan başlayarak 6 bin 507 tasarım beceri atölyesini kurduk. Salgın döneminde EBA'yı hızla hayata geçirdik. 3,1 milyar tıklanma ile Türkiye'de en çok ziyaret edilen 10'uncu internet sitesi oldu. Mesleki eğitim kurumlarımızın koronavirüs döneminde ülkemize iki katkısı oldu. Maske, dezenfektan, önlük ve tulum gibi malzemelerin üretiminde bu kurumlarımız görev aldı. Altyapısı güçlü illerimizde bulunan mesleki ve teknik anadolu liselerimizin kapasitelerini güçlendirdik. Vefa projemizde bin 836 personelimiz görev aldı. 65 yaş ve üzerindeki vatandaşlarımızın temel ihtiyaçları için eğitim ordumuz da görev aldı. Türkiye Maarif Vakfı yurt dışında en önemli temsilci haline gelmiştir. 332 eğitim kurumu, 42 yurt ile eğitim faaliyetlerini sürdürüyor. 405'i kendi vatandaşımız olmak üzere 7 bin 337 personel istihdam ediliyor. 42 ülkede devralma ve yeni okul açma çalışmaları devam ediyor.

GENÇLİK VE SPOR: Gençlerimizi destekleyen politikaları hayata geçiriyoruz. 4.5 milyar lira ile 979 yatırımı tamamladık. Son iki yılda bu merkezlerde 5,5 milyonu aşkın gencimizin iştirak ettiği faaliyetler gerçekleşti. Yüksek öğrenim yurtlarımızın sayısını 795'e, kapasitesini 707 bine çıkardık. Yurtlarımız otel konforuyla donattık. 117 yüksek öğrenim yurdunu hizmete aldık. Yüksek öğrenim harcını kaldırırken, 45 lira olan burs miktarını 550 liraya yükselttik. 39 stadyum inşasında 26'ya ulaştık. Son 2 yılda lisanslı sporcu sayısı yüzde 21, spor kulübü sayısındaki artış yüzde 16 olarak gerçekleşti. Tüm yaş gruplarında milli sporcularımız katıldıkları uluslararası mücadelelerde 15 bin madalya kazandı. Bu dönemde 74 yeni gençlik ve spor tesisini de hizmete aldık.

SAĞLIK: Milletimize verdiğimiz hizmet standardını dünyanın çok üzerine çıkardık. 10 yeni şehir hastanemizi hizmete soktuk. Sağlık çalışanı sayımız 1,1 milyonu geçti. MR sayımız 909 adede, tomografi sayımız 1213 adede, diyaliz sayımız 18 bine yükseldi. 112 Acil sayımız 2 bin 985 adede, ambulans sayısını 5 bin 437 adede yükselttik. Evde sağlık hizmetlerinde 1,6 milyon vatandaşımız faydalanıyor. Koronavirüs ile mücadele için Yeşilköy Murat Dilmener ve Sancaktepe Feriha Öz acil durum hastanelerini de devreye soktuk. 8 sınır kapımızda sahra hastanesi kurduk. Geçici olarak yurtdışında bulunan 90 binden fazla vatandaşımızı ülkemize getirdik.

ADALET: Milletimizin hak ve hukuk arayışına cevap verecek pek çok reformu hayata geçirdik. Hakim, savcı ve personel sayısını yüzde 177 oranında artırdık. Adalet hizmetlerinde görevli 24 bin 64 yeni personel alımı yaptık. 18 yılda ilk derece mahkeme sayısını artırarak mahkemelerin yükünü azalttık. İstinaf mahkemelerini 15'e çıkardık. İstinaf mahkemelerini güçlendirerek yüksek mahkemelerin iş yükünü azalttık. 269 adalet hizmet binasının 38'ni son iki yılda inşa ettik. İş uyuşmazlıklarında arabuluculuğu zorunlu hale getirdik. Dosyaların yüzde 63'ü başarıyla sonuçlandı. Hakim ve savcı adaylığı mülakat kurulu sayısını 5'ten 7'ye çıkardık. İnfaz düzenlemesiyle yeni bir sisteme geçtik. 15 yıl kıdemi bulunan avukatların yeşil pasaport alabilmesini biz sağladık. Çoklu baroyu da içeren pek çok haklarını hukuki güvence altına alan düzenlemeyi de hayata geçirdik.

GÜVENLİK: Ülkemizi sınırlarımızın içinden ve dışından gelecek her türlü tehdide karşı korumak, devlet olmamızın en baştaki şartıdır. İçişlerinde son iki yılda tarihi başarılar elde ettik. Bölücü terör örgütü PKK'ya yönelik 224 bini kırsalda 10 binden fazla şehirlerde olmak üzere operasyonlar yaptık. 950'si ölü, 732'si yaralı veya sağ 2 bin 354 teröristi etkisiz hale getirdik. 530 teröristi ikna yoluyla kurtardık. Son 1,5 yılda PKK'nın 400'e yakın eylemini engelledik. En büyük ihanetlerden birinin faili FETÖ'ye yönelik 17 bin operasyon gerçekleştirdik. FETÖ'nün bürokrasiden iş dünyasına kadar yapılmasını yıktık. DEAŞ ve El Kaide'ye yönelik yurt içinde 2 binden fazla operasyon gerçekleştirdik, 5 eylemi engelledik. Uyuşturucu ile mücadelede son 2 yılda 364 bin operasyon yürüttük. Uyuşturucu tüccarlarına göz açtırmamakta kararlıyız. Düzensiz göçle mücadelede geri göndermede merkezlerini 28'e çıkardık. Terörden arındırdığımız bölgelere gönüllü dönen Suriyeli sayısı 402 bini aştı. Milli savunmada gece gündüz çalışan ordumuzu güçlendirdik. Güney sınırımızda oluşturulmaya çalışılan terör koridoruna darbe indirdik. Terör tehdidini önemli ölçüde bertaraf ettik. Libya'da meşru yönetime destek veriyoruz. Son zamanlardaki bazı gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve kimse heveslenmesin ona da prim vermeyeceğiz. Kahraman ordumuz dünyanın pek çok yerinde görev yapmaktadır. FETÖ'den temizlenen ordumuz tarihi bir mücadele yürütüyor.

SAVUNMA SANAYİ: Dışa bağımlılığı yüzde 30'lara düşürdük. 60 milyar dolar bütçeli 700 projeyi yürütüyoruz. Firma sayımız 56'dan bin 500'e çıktı. Türkiye 18 yıl önce 248 milyon dolar olan ihracat yaparken, bu rakam 3 milyar doları geçti. Son 2 yılda Akıncı İHA ve Aksungur İHA, Gölbey ilk uçuşlarını gerçekleştirdi. Milli İHA motorumuz Anka ile yaptı. Sürü-İHA projesini başlattık. Güvenlik birimlerimize 21 Atak helikopteri teslimatı yapıldı. 15 Anka-İHA, 58 adet Bayraktar İHA, 258 kamikaze mini İHA teslim edildi. Sungur Hava Savunma sistemi envantere girmeye hazır hale geldi. Hisar-A envantere girme aşamasındadır. Korkut projesinde ilk sistemler envantere girdi. Bu kapsamda 4 komuta kontrol aracı ile 13 adet silah sistemi aracı ordumuza teslim edildi. Bora füzelerinin teslimatı da devam ediyor. Ülkemizin en önde olduğu alanlarda zırhlı araçlardan bin 800'ü teslim edildi. Amfibi Anadolu denize indirildi. Artık bizim de yarım da olsa uçak gemimiz var. Mil-Gem korvetlerinin 3. ve 4.'sü Deniz Kuvvetleri'ne teslim edildi. İlk denizaltımız Piri Reis havuze çekildi. 10 bin tonluk kaldırma kapasiteli yüzer havuzumuz teslim edildi. F16 uçaklarımıza milli dost-düşman tanıma sistemi entegre edildi. Ulak bin yerde kuruldu.

ULAŞTIRMA: İlk etabı yılda 90 milyon yolcuya hizmet verecek İstanbul Havalimanı'nı devreye aldık. Tüm etaplar hizmete girdiğinde yolcu kapasitesi 200 milyona ulaşacak. Salgın dönemine rağmen iç ve dış hatlarda toplamda 65 milyon yolcu trafiği gerçekleşti. Ülkemize kazandırdığımız 30 havalimanın yanında Rize-Artvin havalimanı deniz üerinde yapılıyor. Yozgat, Bayburt-Gümüşhane havaalanları inşası sürüyor. Kanal İstanbul'un etüt çalışmalarını bitirdik. Bakanlarımızla görüşmeleri yaptık. Bu kanalın inşası için ihtiyaç duyulan mevzuat çalışmaları sürdürülüyor. Talipler artmaya başladı. Kanal İstanbul projemiz de tüm dünyaya örnek olacak. Her yönüyle Kanal İstanbul Karadeniz'i Marmara'ya bağlayan cazibe merkezi olacak. İstanbul trafiği için öneme sahip Gebze-Halkalı sistemini hizmete aldık. Yük trenleri Pekin'den Londra'ya kadar gitmeye başladı. Kuzey Marmara Otoyolu'nu bölüm bölüm hizmete açıyoruz. 398 km uzunluğundaki yolun kalan kısımlarını da tamamlıyoruz. İstanbul-İzmir otoyolu ile iki şehir arasındaki mesafeyi 3,5 saate indirdik. 1915 Çanakkale Köprüsü'nün temelini 2018'de attık. Gümüşhane çevre yolları ile 9 adet tüneli hizmete açtık. Türkiye'nin en yükseği olan Beğendik Köprüsü'nü hizmete açtık. 3 yeni uydu projesinde sona yaklaşıyoruz. İstanbul'un sembollerinden biri olacağına inandığım Çamlıca Kulesi'nin yapımı devam ediyor.

AİLE, ÇALIŞMA VE SOSYAL HİZMETLER: 4 olan sosyal yardım programı sayısını 43'e çıkardık. Bütçe kaynağını da 55 milyar liraya yükselttik. Salgın döneminde sosyal koruma kalkanı çatısı altında vatandaşlarımıza 25 milyar lira ödeme yaptık. 3,7 milyon kişi için 14 milyar liranın üzerinde kaynak kullandık. Ücretsiz izne çıkarılan veya işten çıkarılan 1,7 milyon vatandaşımıza 2,8 milyar lira ödeme yaptık. İşsizlik ödeneğinden 1,8 milyon vatandaşımıza 14,7 milyar lira ödeme yaptık. Asgari ücret tespit komisyonunda ilk defa oybirliğiyle asgari ücret kabul edildi. 2002 yılında 184 lira olan net asgari ücreti 2 bin 324 liraya çıkardık. İstihdama katılım oranının yüzde 53'e yükseldi. İş-kur kanalıyla 2,5 milyon vatandaşımızı işe yerleştirdik. 18 ayrı sigorta primi teşviki uygulayarak 213 milyar lira devlet katkısı sağladık. Kayıt dışı istihdamı 23 puan düşürdük. Emeklilerimiz en çok desteklediğimiz kesim oldu. En düşük emekli aylığını bin lira, temmuz ayında bin 500 lira olarak belirledik. Bayram ikramiyesini devreye aldık. 53,2 milyar lira ikramiye ödedik. Son iki yılda geri ödeme kapsamına alınan ilaç sayısı bin 15'tir. Toplam 240 aile destek merkezi milletimizin hizmetine sunuldu. Aile eğitim programı ile son iki yılda 1 milyon 132 bin kişiye ulaştık. 32'ye çıkan sosyal dayanışma merkezlerimizle kadınlarımızı destekliyoruz. 81 ilimizde kadın kooparitifçiliği çalışma grubu oluşturduk. Kadın milletvekili oranını yüzde 17'ye çıkardık. Şiddete karşı 0 tolerans ilkesiyle çalışıyoruz. 303 bin kadın, 35 bin çocuk olmak üzere vatandaşlarımıza hizmet verilmiştir. Kadın konukevi sayısını da 8'den 145'e çıkardık. Biz bize yeteriz kampanyamızla 2 milyar lirayı aşan destek sağladık. 3,9 milyon aileye kömür yardımı yaptık. 427 huzurevinde 27 bini aşkın yaşlımız hizmet almaktadır. Engellilere yönelik evde bakım uygulamasından 535 bin vatandaşımız yararlanıyor. 17 milyar lira ödeme yaptık. 15 Temmuz şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz için Türkiye Şehit Yakınları ve Gaziler Dayanışma Vakfını kurduk. Şehit yakınları ve gazilerimize biner lira destek sağldık.

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK: Hedefimiz 2023'e kadar her ilimizde en az bir millet bahçesi yapmaktır. Tehlike düzeyi yüksek alanlara öncelik vererek 61 ilimizde rezerv yapı alanları belirledik. 1 milyon 394 bin bağımsız birimde ikamet eden vatandaşlarımız için 14 milyar lira destek sağladık. Ülkemiz genelinde 658 bin bağımsız bölüm yenileniyor. Sanayi alanlarının taşınması için 10 bin işyerinden bin 400'ünü tamamladık. İki ayrı konut kampanyası başlattık. 140 projede 50 bin sosyal konutun kura çekimi yapıldı. 81 ilde 100 bin konutun yapılmasını planladık. Elazığ ve Malatya'daki depremin ardından depremzedelerin yaralarını sardık. Deprem konutlarının bir kısmını tamamladık. Araklı, Bolu, Bursa, Artvin'deki sel felaketlerinde afetzedelerin yaralarını sardık. Sıfır atık projesiyle 44 bin kurum ve kuruluşta sistemi kurduk. Çevre kirliliğinin önlenmesi için poşeti ücretli hale getirdik. Türkiye genelinde bin 107 atık su arıtma tesisi ile hizmet verilirken bin 148'e yükselttik.

TARIM VE ORMANCILIK: Son iki yılda toplam bitkisel üretimimiz 123 milyon tona yükseldi. Tarımsal hasılamızı 275 milyar liraya çıkardık. Çiftçilere desteği 22 milyar liraya çıkardık. Sözleşmeli tarımsal üretimde dijital tarım pazarı projesini hayata geçirdik. Coğrafi işaret tescili için ürün sayımızı 387'ye ulaştırdık. 24 ilimizde tohumun yüzde 75'ini hibe olarak verdik. Yerli tohumu 1 milyon 134 bin tona ulaştırdık. Hayvancılık deteklerini 6,6 milyar liraya çıkardık. Son iki yılda 13 milyar lira destek ödemesi yaptık. Büyükbaş hayvan sayısını yüzde 4, küçükbaş hayvan sayısını yüzde 5 artırdık. Su ürünleri üretimimizi artırmak için su ürünleri kanunda değişiklik yaparak kaçak avcılığı engelledik. Su ürünlerinde 2023 hedefi olan 1 milyar lirayı 2019'da yakaladık. Toplam 5 bin kırsal kalkınma projesine 1,6 milyar lira hibe verdik. Türkiye'nin en büyük jeotermal kaynaklı organize sanayi bölgesini Dikili'de tamamladık. 200 milyon fidanı toprakla buluşturduk. Orman yangınlarıyla mücadele kapasitemizi güçlendirdik. İHA kullanmaya başladık. Korunan alan kapsamına 47 yeri dahil ettik. Ülkemizin en büyük 3. barajı olan Ilısu Barajı'nda elektrik üretimine başladık. 159 bin hektar alanı sulamaya açtık. Arazi toplulaştırma ve arazi genişletmede 1,2 hektar alanı bitirdik.

HAZİNE VE MALİYE: Ekonomimiz kur saldırılarının ve yaptırımların hedefi oldu. Mücadele kapsamında bağışıklık sistemi güçlendiriyoruz. Spekülatif ve art niyetli faaliyetler kapsamında önlemleri alıyoruz. Özel sektör için uzun vadeli ucuz ve sürdürlebilir finansman modeline sahip ekonomi hedefliyoruz. Orta vadeli programda enflasyon-kur-faiz sarmalına karşı tedbirleri genişlettik. Enflasyonla topyekun projesini hayata geçirdik. Swap piyasasında aldığımız önlemlerle art niyetli girişim kanallarını tıkadık. Türk banklarının kendi aralarındaki döviz işlemlerini yabancı bankalara ihtiyaç kalmaması için çalışmalar yaptık. Sektörlere sağladığımız finansman desteklerine ilaveten otomobil, mobilya, konut ve beyaz eşyada ÖTV ve KDV indirimleri yaptık. KOBİ'lerimizin alacaklarını devlet destekli haline getirdik. Sera finansman paketini devreye aldık. Katma değerli, istihdama dayalı üretim modeli için hammadde ve ara malı imalatı 40 milyar liralık ivme paketini hayata geçirdik. Bu dönemde yüzde 24'e kadar çıkan faizi 8,25 seviyesine indi. İç borçlanma faizini yüzde 25'ten yüzde 9'a kadar gerilettik. Spekülatif ataklarla yüzde 25'in üzerine çıkan enflasyonu tek haneye indirdik. Vatandaşlarımızın ev sahibi olabilmesini temin ettik. Haziran ayında tarihi bir rekorla 200 binden fazla ailemizin konut sahibi olmasını sağladık. Yerli sermayeli kredi derecelendirme şirketini faaliyete geçirdik. Türkiye Kalkınma Bankası'nı yeniden yapılandırdık. Yurtdışında yaşayan vatandaşlarımız için dövizli bireysel emeklilik sistemini başlattı. Risk Analizi Genel Müdürlüğü'nü kurduk. 2020'de kredi garanti kurumlarına aktarılabilecek miktarı 50 milyar liraya çıkardık. 40 milyar liralık sosyal güvenlik kurum prim ödemesini erteledik.

TİCARET: 2002 yılında 36 milyar dolar olan ihracatımızı 180,8 milyar dolara ulaştırdık. Dış ticaret açığımız yüzde 53,7 oranında azalmıştır. İhracata yönelik yeni destek paketleriyle 6,1 milyar lira destek sağladık. Eximbank ihracatçılarımıza 90,2 milyar dolar tutarında destek verdi. Kadın ve genç girişimciler için pek çok projeyi hayata geçirdik. İhracatçılarımızın dünyanın her noktasında daha aktif olması için 11 bin 655 iş insanımıza yeşil pasaport vererek vizesiz seyahatin yolunu açtık. Elektronik ticaret için ülkemizin ilk elektronik ticaret verilerini açıkladık. İlk veriler 136 milyar olarak gerçekleşmiştir. Son iki yılda toplam 1 milyon 187 bin esnafa 62,5 milyar lira faiz indirimli kredi kullandırıldı. Yüksek katma değerli, yüksek teknolojiyi üretim ve ihracatı teşvik için İstanbul'da özel bölge kurduk. Temassız ticaret yöntemini geliştirerek ticaretimizin kesintisiz sürmesini sağladık. Sarp, Kapıköy ve Çobanbey, Öncüpınar ve Kapıkule'yi yeniledik. Elektronik çek ve bono teklifini son aşamaya getirdik.

SANAYİ VE TEKNOLOJİ: 2023 stratejimizi açıkladık. İhtiyaç duyduğumuz ürünleri kolayca üretebildik. Sağlık alanında yenilikçi ürünler geliştirdik. Yerli yoğun bakım solunum cihazı ile hem ülkemize hem dünyaya nefes olduk. Sanayileşme ve milli teknoloji hamlesi hedeflerimize daha hızlı varmak için icra komitemizi kuruyoruz. Yerli otomobil projemizi hayata geçiriyoruz. Milli elektrikli trenimizi raylara indirdik. Planlı sanayileşme politamız klapsamında 6 organize sanayi bölgesine tüzel kişilik kazandırdık. Böylece ülkemizde bu sayı 320'ye ulaştı. 12 yeni endüstri bölgemizde özel sektörümüz 8,5 milyar yatırım planlanıyor. Ülkemizin uzun dönemli petro-kimya ihtiyaçları için Ceyhan-Filyon-Karapınar bölgelerinde yılın ikinci yarısında yatırımların başlamasını bekliyoruz. Sanayi bölgeleri demiryolu ve limana kavuşacak. Ankara-Bursa-İzmir-Konya-Mersin-Gaziantep'te yetkinlik ve dijital dönüşüm noktaları kurduk. 440 bin vatandaşımıza ilave istihdam oluşturacak teşvik belgesi düzenledik. KOSGEB ile 137 bin işletmeye 3,3 milyar lira destek ödemesi yaptık. 62 bin yeni işletme kuruldu. Kalkınma ajansları ile 5 bin projeye 3 milyar liraya yakın kaynak aktarıldı. Ar-Ge merkezi sayısını bin 236'ya, teknopark sayısını da 85'e çıkardık. Kocaeli'nden İzmir'e teknoloji koridoru kuruyoruz. Ar-Ge ekosisteminin meyvelerini toplamaya başladık. Hedef 2023'e kadar en az 10 milyar dolarlık şirket çıkarmaktır. Beşeri sermayenin güçlenmesi için kritik adımlar attık. Dünyanın sayılı üniversiteleri, araştırma merkezlerinden 127 üst düzey araştırmacıyı ülkemize getirdik. TÜBİTAK'ın programlarıyla 7 milyon gence ulaştık. Bilim olimpiyatlarından 105 madalya ile döndüler. Dene-yap projesi kapsamında teknoloji atölyesinin kurulumu yapıldı. Toplumda teknoloji ve yenilikçilik için Teknofest dünyanın en büyük uzay ve teknoloji festivali oldu. Türkiy Uzay Ajansı ile ülkemizin ihtiyacını karşıladık.

ENERJİ: 2015'te inşasına başladığımız TANAP'ın Eskişehir'e kadar olan kısmını 2018'de Avrupa bağlantısını 2019'da aştık. TürkAkım'ın Türkiye'ye ulaşan kısmını tamamladık. Yer altı depolama tesisleri için gelişmiş bir altyapı kurduk. Fatih 2018'de Akdeniz'de sondaja başladık. Yavuz sondaj çalışmalarına başladı. Doğu Akdeniz'de kurulmaya çalışılan tuzakları tersine çevirdik. KKTC'nin Türkiye Petrollerine verdiği ruhsat ve kendi kıta sahanlığımızda çalışmalara devam edeceğiz. Biz birilerinin iznine tabi değiliz. Haklarımız nelerde bu çerçevede adımlarımız attık, atmaya devam edeceğiz. Aynı şekilde Akkuyu'nun yapımı sürüyor. Kömür üretimimiz cumhuriyet rekoru kırarak 101,5 milyon tona ulaştı. Bor tesisi üretimine başladık. İhraç ettiğimiz madenlerimizi kendi teknolojimizle işleyerek yurtdışına satacağız. Elektriğimizin yüzde 62'sini yerli kaynaklardan ürettik. Elektrik gücümüzü 92 bin mw'a çıkardık. Enerjide de Türkiye muhtaç ülke olmaktan çıkmıştır. Star Rafinerisi faaliyete başladı. 4 il 117 ilçeye doğalgaz sağladık.

DIŞİŞLERİ: İnsanlığın ortak çıkarları için mücadele veriyoruz 242 olan yurtdışı temsilci sayımız 246'ya yükseldi. Suriye'de kalıcı çözüm için sahada ve masada etkin konumumuzu sürdürüyoruz. Suriye halkı özgürlüğe, huzura, güvene kavuşana kadar kalmaya devam edeceğiz. Suriye'de şimdi güya seçim yapılıyor, böyle seçim mi olur? Bütün bunlara rağmen biz sesimizi yükseltmek durumundayız. Libya Milli Mutabakat Hükümeti ile mutabakat imzaladık. Bu meşru zeminde Libya ile işbirliğimizi geliştiriyoruz. Ülkemizin Doğu Akdeniz'de deniz hak ve yetki çıkarlarını savunuyoruz. Enerji alanındaki işbirliğimizin güçlenmesi için ilave adımlar atıyoruz. Saldırgan tavırlar içinde olanları Libya halkının tercihlerine saygı göstermeye davet ediyoruz. Irak'ın toprak bütünlüğünün korunması, terörle mücadele için bu ülkeye yönelik çabalarımızı sürdüreceğiz. Katar ile kapsamlı işbirliğimizi pekiştirdik. AGİT ile İslam İşbirliği Teşkilatları'nda başkanlıkları başarıyla yürüttük. 30'dan fazla toplantıyla örgütün faaliyetlerine hız kazandırdık. Kudüs konulu 2 olağanüstü zirveye evsahipliği yaptık. Balkanlardaki en geniş işbirliği forumuna dönem başkanlığını da üstlendik. BM Genel Kurul Başkanlığı'na ilk defa Türkiye'nin adayı seçildi. En az gelişmiş ülkelere yönelik teknoloji bankası Gebze'de açıldı. Terör örgütlerinin yurtdışındaki uzantılarıyla mücadelemize kesintisiz şekilde devam ediyoruz. İşbirliğinin geliştirilmesi için yoğun gayret gösterdik. AB, Rusya ve ABD ile ikili ilişkilerimizin geliştirilmesi için yoğun gelişmeler yürüttük. NATO bünyesinde yüksek faaliyetler sürdürdük. Kıbrıs'ta kararlı duruşumuzu ortaya koyduk. Afrika ile ülkeleriyle ilişkilerimizi geliştiriyoruz. Ankara'daki Afrika ülkesi büyükelçilik sayısı 37'ye yükseldi.

KÜLTÜR VE TURİZM: Dünyanın bilinen en eski yerleşim yeri olan Göbeklitepe'nin UNESCO listesine girmesini sağladık. Türkiye, UNESCO'ya kayıtlı ülkeler arasında ilk 5'te yer alıyor. 363 kazı gerçekleştirdik. 13 bin 91 eseri ülkemize getirdik. Turizmde turist sayısı 52 milyona yaklaştı. Bu yıl hedeflerimizi tutturamazsak da hedeflerimizi telafi edeceğiz. Toplam 5,5 milyar lira kaynak kullanarak 5 bin 400 tarihi eserimizi restore etmiştik 234 eser daha ilave ettik. 2002 yılında 85 milyon dolar olan yardımlarımız geçen yıl 8,6 milyar dolar seviyesine çıktı. Türkiye dünyada en fazla kalkınma yardımı yapan 6'ncı ülke olurken, milli gelire göre ilk sırada yer almıştır. Acil ve insani yardımlarda da Türkiye büyük bir başarı gösteriyor. TİKA ve diğer kurumlarımızla Irak'ta, Suriye'de, Arakan'da, Afganistan'da, Somali'de muhtaçların elinden tutuyor. Arakanlı Müslümanlara yardım yapan en aktif ülke olmaya devam ediyoruz. Balkanlar ve Doğu Avrupa'da 24 restorasyon projemiz bulunuyor. Dünyanın dört bir yanında 16 bin öğrenciye ülkemizde eğitim imkanı sağlıyoruz. 48 ülkede 58 Yunus Emre Merkezi ile faaliyetimizle kültürel faaliyetimizi yürütüyoruz.

Cumhurbaşkanı olarak bakanlık ve kurumlarımızın icraatlarıyla paylaşmak ve özetin özeti anlatımızyla bir hayli uzun sürdü. Hep söylediğimiz gibi bizim siyasetimiz eser siyasetidir, hizmet siyasetidir, icraat siyasetidir. Biz sözümüzü icraatlerle söylüyoruz. Yaptıklarımızı, yapacaklarımızı, sevinçlerimizi, üzüntülerimizi milletmizle paylaşıyoruz. Bugün Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçişimizin 2'nci yılı vesilesiyle kapsamlı bir değerlendirme yaptık. Tüm icraatlerimizi ortaya koysak günlerce konuşmamız gerekir. Ömrümüzün 40 yılı aşkın dönemini bu anlayışla değerlendirmeye çalıştık. Ortada bir başarı varsa bunun sahibi önce Hak, sonra milletimizdir. Allah'ın yardımı ve milletimizin desteği olmadan hiçbir şey yapamayacağımızı bilecek idrake sahibiz.

26 Ağustos Malazgirt geliyor. Sultan Alparslan 25'inde Ahlat'tan Malazgirt'e hareket etmişti. Biz de Ahlat'ta cumhurbaşkanlığı merkezi kurduk. 25'inde gece orada olacağız, oradan da ertesi sabah Malazgirt'e hareket edeceğiz. Biz geceyi orada geçirip, Sultan Alparslan'ın izinden Malazgirt'e yürüyecek ondan sonra da programımızı tamamlayacağız.

Halka tepeden bakanların istikameti kaybetmesi mukadderdir. Sultan Alparslan'a yakışan bir eser orada meydana geldi. Bu eserlerle anılacağız. Biz bu yanlışa düşmeden çalıştığımız, mücadele verdiğimzi için bu günlere geldik. Bundan sonra da aynı anlayışla, teslimiyetle, kalp ve zihin huzuruyla yönümüz geleceğe dönük olarak çalışmaları sürdüreceğiz. Son 7 yıldır yaşadığımız saldırıların doğrudan inancımıza, kültürümüze, birliğimize, beraberliğimize, vatanımıza, kardeşliğimize, bayrağımıza, ezanımıza yönelik olduğunun gayet iyi farkındayız. Sokakların karıştırılmasından, kalkışmalara kadar her saldırının aynı hedefe yönelik gülleler taşıdığından şüphemiz yok. Bize düşen milletimizin fedakarlığına karşı çalışarak ödemektir. Türkiye'yi 2023 hedeflerine ulaştırana kadar durmadan, duraksamadan hizmet çıtasını hep yükselterek yolumuza devam edeceğiz.


Yorumlar (2)
yakun 1 yıl önce
Hangi işten alnınızın akıyla çıktınız? Millet işsiz, aç, yarınından emin değil. Siz milletin tümünün vakıfları mı var sanıyorsunuz? Yok, yok. Millet perişan. Bu millete yapılacak en büyük iyilik, bu milletin yakasını bırakmaktır.
ömer 1 yıl önce
sinir beni boğa boğa izledim.
mesela sayın cumhurbaşkanı asgari ücretin toplamda yüzde bilmem kaç arttığından bahsetti ama o rakamın enflasyon karşısında nasıl eridiğinden 2002 de o para ile kaç gram altın alınabiliyorken şimdi kaç gram alınamadığından falan hiç bahsetmedi.
o konuşmayı baştan sona izleyen ülkede hiç sorun ya da ekonomik başarısızlık yok sanır.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@