Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş duyurdu! Vatandaşlık maaşı verilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Bakan Göktaş, özellikle Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi'nin 2027 yılında tüm Türkiye'de yaygınlaşacağını belirtti.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş duyurdu! Vatandaşlık maaşı verilecek

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi'ne ilişkin, "Sadece gelir desteği sunmakla kalmayacağız. Amacımız burada da istihdam odaklı bir çalışma gerçekleştirmek. İstihdamı da güçlendirecek adımları bu kapsamda atıyoruz. Pilot çalışmalarımıza bu sene başladık ve inşallah 2027'de tüm Türkiye'ye yaygınlaştırmayı hedefliyoruz." dedi.

 Bakan Göktaş, gündeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.

"Toplumu en fazla etkileyen şeylerden bir tanesi ekran. Yani medya, televizyonlar, diziler, gündüz kuşağı programları. Bu programlarda şiddeti, gayrimeşru ilişkileri normalleştiren içerikler olduğunu gözlemliyoruz. Dizilerde de yine aynı şekilde parçalanmış aileler ve yine şiddetin son derece özendirici şekilde işlendiğini gözlemliyoruz. RTÜK ile bu konuda bir çalışma yapmayı, medyamız üzerine tavsiye ya da yaptırıma varacak derecede kurallar, kanunlar getirmeyi düşünüyor musunuz?" sorusu üzerine Göktaş, içeriklerin aile yapısını doğrudan etkilediğini belirtti.

Reyting uğruna hiçbir çocuğu ve ailelerini asla kurban etmeyeceklerini vurgulayan Göktaş, bugüne kadar içeriklerle ilgili pek çok çalışma gerçekleştirdiklerinin altını çizdi.

2024'te dizi yapımcılarıyla bir araya geldiklerini anımsatan Göktaş, "Onlara şunu söyledik, uygunsuz içerikleri, şiddeti özendiren, Türk aile yapısına uygun olmayan içerikleri lütfen ekrandan uzak tutun. Eğer başarı öyküsü arıyorsanız, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı olarak gerçekten bizde çok fazla başarı öyküleri var, gerçek öyküler bunlar. Sizlere bu konuda da destek olabiliriz. Bunun bir sansür amacı taşımadığını, aileleri güçlendiren bir bakış açısıyla ailece izleyebileceğimiz, aile dostu içeriklerin çoğaltılması gerektiğini özellikle defaatle vurguladık." diye konuştu.

Bu durumun topluma, medya yapımcılarına ve teknoloji firmalarına önemli sorumluluklar düştüğünü bir kez daha ortaya koyduğunu aktaran Göktaş, topluma sorumluluk ve umut veren içerikler üretmek zorunda olduklarını söyledi.

- "Çocuklarının gelişmesinde olumsuz bir şeyle karşı karşıya kaldıklarında yanlarındayız"

Bakan Göktaş, yapımcılar ve dijital platform temsilcileriyle de bir araya geldiklerini hatırlattı. Çocukların pek çoğunun dijital dünyada vakit geçirdiğini ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:

"Gençler, televizyon ve geleneksel medyayı çok az izler. Bir dizi dahi olduğunda sonrasında onu platformlardan izlemeyi tercih eder. Fakat bizim amacımız burada o içeriklere maruz kaldıklarında, bu içeriklere doğrudan kendilerinin müdahale etmesini sağlamak. Medyayı doğru ellerde büyük bir iyilik aracına da dönüştürebiliriz. Her şey toz pembe olmak zorunda değil ama şiddeti özendirmeyen, Türk aile yapısına uygun olmayan, aslında bize uygun olmayan, bizim değerlerimize çok ters olan içeriklerin de aslında olmaması gerektiğini defaatle söyledik.

İçeriklerle ilgili 7/24 izleme mekanizmamız var. 3 bin 40 içeriğe doğrudan müdahale ettik ve bunun için biz aslında mahkemeye başvuruyoruz. Yani bakanlığın üzerinde 'ben içeriği kaldırıyorum' diye bir sistem yok. Doğrudan mahkemeye başvuruyoruz, içeriğe müdahale ediyoruz. Tarama sistemi bu ve çok yoğun bir şekilde izliyoruz. Diğer yandan biz benzer süreçlerin olmaması için de ve farkındalığın artırılması için Dijital Anafor Ekran Bağımlılığı Zirvesi'ni RTÜK ile beraber 12 Haziran'da İstanbul'da düzenleyeceğiz."

Zirve kapsamında aile dostu yapımların ödüllendirileceğini aktaran Göktaş, böylelikle bu tarz yapımları ödüllendirerek diğer yapımcıları da bu konuda teşvik edeceklerini belirtti.

Göktaş, ailelere şu çağrıda bulundu:

"Çocuklarımızla ilgili olumsuz bir durumla karşı karşıya kaldıklarında çaresiz kalmasınlar, çaresiz değiller. Bizim online olarak 'psikodestek.aile.gov.tr' isimli bir platformumuz var. Oradan bizim doğrudan uzmanlarımızla, uzman psikologla 45 dakikalık bir online görüşme ücretsiz gerçekleştirebilirler. 432 Sosyal Hizmet Merkezimizde ücretsiz aile danışmanlığı var. Ergenliğe yönelik özel eğitim almış gençlerimiz var. Dijital bağımlılığa yönelik Yeşilay ile çok yakın çalışmalarımız var. Dolayısıyla aileler bir sıkıntıyla karşı karşıya kaldıklarında, çocuklarının gelişmesinde olumsuz bir şeyle karşı karşıya kaldıklarında biz buradayız ve yanlarındayız."

- "14 sosyal risk haritamızı bitirdik"

Bakan Göktaş, çocuklara yönelik sosyal risk haritasının nasıl oluşturulduğuna ilişkin soru üzerine, 1,5 yıldır 35 farklı sosyal risk haritası üzerine çalıştıklarını bildirdi.

Çocuğun suça sürüklenmesi, kadına yönelik şiddet, engelli bakım, muhtaçlık gibi farklı sosyal olguları 648 göstergeyle bir araya getirerek, mahalle ve hane bazlı bir puan oluşturduklarının altını çizen Göktaş, amaçlarının risk ortaya çıkmadan belirli tedbirleri almak ve koruyucu ve önleyici faaliyetlerin hayata geçirilmesi olduğunu söyledi.

Yetişkinlerde yüksek risk görülmesi durumunda Aile Rehberi Sistemi üzerinden takip ettiklerine dikkati çeken Göktaş, "Burada Aile Rehberi Sistemi'ni Milli Eğitim Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Sağlık Bakanlığı ve aslında pek çok bakanlıkla beraber yürüteceğiz. Amacımız bir vakayı sonuna kadar takip etmek. Çocuklar içinse Çocuklar Güvende Modülü üzerinden takip etmek. Zira çocuklar için farklı bir sistem ve yaklaşım gerekiyor." dedi.

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi ile 81 il valisine Sosyal Risk Haritası'na ilişkin talimatlar verdiklerini, bu kapsamda bütün Türkiye'yi taradıklarını aktaran Göktaş, şöyle devam etti:

"Şu güne kadar 14 sosyal risk haritamızı bitirmiş olduk. Bağımlılığa yönelik de sosyal risk haritamız tamamlandı. Tüm bakanlıklarımızla ortak çalışıyoruz. Sosyal Risk Haritası üzerindeki saha çalışmalarında ilgili kurumlarla vaka bazlı yürüteceğiz. Örneğin Batman'da bu çalışmayı pilot olarak gerçekleştirdik. Batman'da 200 haneyi tamamladık. Orada bağımlılık üzerinde yapmıştık ve bütün birimler seferber oldu. 40 kişiyi İŞKUR üzerinden istihdam ettik, 79 gencimizi AMATEM'e yönlendirdik, aileleri bu sürecin bir parçası haline getirdik. Ailelere bu konuda farkındalık oluşturan içerikler sunduk ve aslında sadece vakaya yönelik çalışmıyoruz. Bütün haneyi taradığımız ve bütün haneyi güçlendirdiğimiz bir model bu. Gerçekten yeni bir model. Çok dinamik bir şekilde işliyor. Çünkü verileri biz farklı bakanlıklarla beraber işliyoruz orada. Tamamen gizli, vaka özelinde ve bireysel çalışmayı çok titiz bir şekilde yürüttüğümüz bir model. Amacımız burada vakayı tespit ettikten sonra takip etmeyi ve aileyi güçlendirmeyi hedeflemek. Ailelerimiz gerçekten bu sürecin çok önemli bir parçası. Aile bizim en önemli kalemiz. Biz boşuna 'Aile Yılı' demiyoruz. Aile bizim en güçlü sığınağımız. Aslında bir kriz anında hepimizin ilk aradığı kişi annemiz, kardeşimiz veya babamız oluyor. Biz de aileyi korumak ve güçlendirmek adına bu çalışmaları yürütüyoruz. Amacımız ailelerimizi bu tür olaylar olmadan önce yanlarında bulunmak, koruyucu önleyici faaliyetlerimizi hayata geçirmek ve bu süreçlerde de erken müdahale sistemimizi güçlendirmek."

- "Sadece gelir desteği sunmakla kalmayacağız"

Bakan Göktaş, "Kamuoyunda 'vatandaşlık maaşı' olarak bilinen bir Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi söz konusu. Bu yıl da pilot uygulamanın başlatılacağı duyurulmuştu. Acaba takvim belirlendi mi?" sorusu üzerine, Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Modeli'nin 12. Kalkınma Planı hedefleri doğrultusunda yeni nesil bir sosyal yardım sistemi olduğunu bildirdi.

Model üzerine Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı koordinasyonunda 14 farklı kurumla çalıştıklarını ifade eden Göktaş, şunları kaydetti:

"Amacımız burada vatandaşlarımıza özellikle sosyal yardım alan vatandaşlarımıza veya belli hanelerimize, aileleri bir eşik gelir seviyesine getirene kadar bir destek sunabilmek. Gerçekten çok modern, ailenin içerisinde bulunan bütün göstergeleri göz önüne alarak 17 yaş altındaki çocuk sayısını, anne-babanın durumunu varsa bir engellilik durumunu, yaşlılık durumu bunları da ele alarak aileyi güçlendiren ve destek olan çok kıymetli bir çalışma. Sadece gelir desteği sunmakla kalmayacağız. Amacımız burada da istihdam odaklı bir çalışma gerçekleştirmek. İstihdamı da güçlendirecek adımları bu kapsamda atıyoruz. Pilot çalışmalarımıza bu sene başladık ve inşallah 2027'de tüm Türkiye'ye yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. Mevzuat çalışmalarımız şu anda devam ediyor. Yakın zamanda da inşallah bunu tamamlayıp kamuoyuyla paylaşacağız."

- Darülaceze, tüm Türkiye'de hizmet verebilecek

Bakan Göktaş, "Yaşlı bakım, huzur evleri ve yine yaşlılara bakım noktasında yeni destek düşünceleri var mı?" sorusu üzerine, Türkiye'de 65 yaş üstü vatandaş oranının yüzde 11,1 olduğunu anımsattı.

Yaşlı nüfusa yönelik önemli çalışmalar yürüttüklerini vurgulayan Göktaş, yaşlı dostu şehirler inşa etme çalışmalarının devam ettiğini söyledi.

Hem Türkiye'nin en büyük yaşlı bakım merkezi olan hem de Avrupa'dan ödül alan Darülaceze Sosyal Yaşam Şehri'ni hayata geçirdiklerini hatırlatan Göktaş, "Dünyanın eşi benzeri az görülen bir yaşlı bakım merkezini hayata geçirmiş olduk. Türkiye'nin ilk Alzheimer ve Demans Merkezi'ni de orada kurduk ve biz bu çalışmayla beraber, yani Meclis'ten geçen düzenlememizle Darülacezemizi tüm Türkiye'ye yaygınlaştırıyoruz." dedi.

Darülacezenin çok önemli bir vakıf olduğunun altını çizen Göktaş, "Düzenlememizle beraber bütün Türkiye'de hizmet verebilecek. Gündüzlü Yaşlı Bakım Modeli'mizi güçlendireceğiz. 'Evde Bakım Yardımı' 114 bin yaşlımıza doğrudan evinde destek oluyoruz. Yaşlı Destek Programı'mız var, bunu yerel yönetimlerle beraber yürütüyoruz. Diğer yandan Vefa Programı'mızla 132 bin vatandaşımıza doğrudan evlerinde aşevi desteği ve bakım desteği veriyoruz. Bu kapsamda bunu 81 ilimizde aslında yaygınlaştırdık ve uzun zamandır yürüttüğümüz çalışmalar." diye konuştu.

Yaptıkları ankette yaşlıların yüzde 75'inin evlerinde sosyal çevreden kopmadan yaşlanmak istediklerini ifade ettiklerini aktaran Göktaş, bu konuda gündüz hizmet alabilecekleri modeller kurduklarını söyledi.

2. Yaşlılık Şurası'nı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Göktaş, "Amacımız Şura'dan çıkan kararları ve raporları önümüzdeki Nüfus Politikaları Kurulu'nda değerlendirmek ve yaşlılara yönelik politikalarımızı, bakım modellerimizi çeşitlendirerek tüm Türkiye'de yaygınlaştırmak. Ayrıca 12. Kalkınma Planı'mızda da bakım sigortasının sistemi çalışmalarımız vardı, bunu da sürdürüyoruz. Bu sistemle evde veya merkezlerde bakım, hemşirelik ve ekipman destekleriyle güvenli ve sürdürülebilir bir erişim sağlamayı hedefliyoruz." dedi.

Göktaş, konuşmasını şu mesajla bitirdi:

"Amacımız aileyi koruyan, güçlendiren, çocuklarımıza, göz bebeğimiz olan çocuklarımıza daha güvenli bir gelecek sağlamak. Bu kapsamda da gerçekten herkesin üzerine sorumluluk düşüyor. Teknoloji firmalarımıza da özellikle şu çağrıda bulunmak istiyorum, lütfen bir ürün üretirken kendi çocuklarına izletebilecekleri bir içerik üreteceklerse bunu üretsinler. Kendi çocuklarına uygun olan bir içerik varsa onu üretsinler. Oyun yapıcılara, sosyal medya içerik üreticilerine benzer çağrıda bulunmak istiyorum. Yoksa uygun platformlarda kendileri yayınlasınlar. Ama burada amacımız çocuklarımızı her türlü tehlikelerden korumak. Bunu yaparken de bir seferberlikle yapmamız lazım, gönülle yapmamız lazım ve herkesi bu sorumluluğa açık bir şekilde çağrıda bulunmak istiyorum."

Kaynak:AA

HABERE YORUM KAT
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan Trabzon Haber ve diğer kategorilerdeki haberlerdeki yorumlar onaylanmamaktadır.