banner539

banner526

banner533

banner513

Ağar'ın ilk duruşması sona erdi

Bir sonraki duruşmanın 13 Mayıs 2009 tarihinde yapılacağı davada, Mehmet Ağar duruşmadan vareste tutuldu."ÇATLI'YI BASINDAN TANIYORUM"Susurluk davası kapsamında, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili, “Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu”

Gündem 09.02.2009, 16:10
Ağar'ın ilk duruşması sona erdi

Bir sonraki duruşmanın 13 Mayıs 2009 tarihinde yapılacağı davada, Mehmet Ağar duruşmadan vareste tutuldu.

"ÇATLI'YI BASINDAN TANIYORUM"

Susurluk davası kapsamında, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili, “Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” gerekçesiyle yargılanan Mehmet Ağar "Abdullah Çatlı'yı basından tanıyorum" dedi. İşte Ağar'ın ifadeleri:

- Abdullah Çatlı'yı sadece basından tanıyorum.

- Hayatım boyunca hukuka bağlı hizmet ettim.

- Ömrüm suçla mücadeleyle geçti, suçlamaları reddediyorum.

- İbrahim Şahin ve Korkut Eken'in terörle mücadelede çok katkısı oldu.

- Hakkımdaki iddialara gülüp geçiyorum.

- Korkut Eken, Başbakan'ın oluruyla görev yaptı.

- Tarık Ümit ve Yaşar Öz'ü muhbir olarak kullandık.

- Bilmeyerek görev ihmalim olmuş olabilir.

- Susurluk kazasında bulunan silahtan haberim yok.

- Kayıp silahlar hakkında bilgim yok.

- Emniyet Genel Müdürü olarak depoları takip edemem.

- Örgüt ve çetelerin en önemli hedefiyim.

- Devlet için hizmet ettim, beraatime karar verilsin

YARGILAMA BAŞLADI

Mehmet Ağar'ın, Susurluk davası kapsamında, Emniyet Genel Müdürü olduğu dönemle ilgili, “Cürüm işlemek için silahlı teşekkül oluşturduğu” gerekçesiyle yargılanmasına başlandı.

Terör ve organize suçlara ilişkin davalara bakmakla görevli Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesinde saat 14.15'de başlayan duruşmaya, sanık Ağar da katılıyor.

Duruşmayı aynı dava kapsamında yargılanarak mahkum olan Korkut Eken ile çok sayıda izleyici de takip ediyor

ARBEDE YAŞANDI

Bu arada yoğun güvenlik nedeniyle görüntü almakta zorlanan basın mensupları ile polisler arasında kısa süreli arbede oldu.

MÜDAHİLLİK TALEPLERİNE RET

Duruşmada, Avukat Selçuk Kozağaçlı, Hüseyin Şimşek ve İsmail Hakkı İlçi için 342 avukat olarak müdahil talebinde bulunduklarını belirterek, “Bu kişiler Mehmet Ağar'ın mensubu olduğu iddia edilen suç örgütünce öldürülmüştür” iddiasında bulundu. Avukat Kozağaçlı'nın konuşmasında bazı bilgiler verdiği sırada Mehmet Ağar'ın avukatları ayağa kalkarak “Esasa giriliyor” diyerek itiraz ettiler. Bunun üzerine müdahil avukatlarından biri de Ağar'ın avukatlarını müdahale etmemelerini istedi.

Bunlar üzerine, Mahkeme Başkanı Hasan Şatır, herkesin sessiz olmasını isteyerek, Kozağaçlı'ya sözlerine devam etmesini söyledi.

Kozağaçlı, “Mahkemeden beklentimiz şu; ülkenin en karanlık döneminde suç işlemiş olan bu kişilerin tüm halka karşı suçlardan yargılanması. Bu nedenle Şimşek ve İlçi adına müdahil olarak duruşmalara katılmak istiyoruz” dedi.

Avukat Rıza Karaman da Çağdaş Hukukçular Derneği adına davaya müdahil olma talebinde bulundu.

“Faili meçhul şekilde” yaşamını yitiren Hasan Ocak'ın ağabeyi Hüseyin Ocak adına duruşmaya katılan bir başka avukat da “Hasan Ocak'ın, Ağar'ın Emniyet Müdürü olduğu dönemde uygulanan fiiller sonucunda öldüğünü düşündüklerini” iddia etti. Sözkonusu avukat, Hüseyin Ocak adına davaya müdahillik talep ederek, “Mehmet Ağar'ın, Ergenekon soruşturması kapsamında yargılanması gerektiğini düşünmekteyiz” dedi.

Cumhuriyet Savcısı Mustafa Bilgili, “müdahale taleplerinin yasada belirtilen koşulları taşımadığını ifade ederek, reddine karar verilmesini istedi.

Duruşmada söz alan Ağar'ın avukatları Kadir Toluç ve Abdullah Egeli de müdahil taleplerinin Ceza Muhakemesi Kanunu'na (CMK) uygun olmadığını savunarak, reddine karar verilmesini talep etti.

Duruşmaya kısa bir ara veren Mahkeme heyeti, açıkladığı ara kararında, müdahillik taleplerini, CMK'nın 250. maddesi uyarınca, “sanığın yargılandığı suç bakımından katılma talebinde bulunanların doğrudan zarar gördükleri sabit olmadığından” reddetti.

AVUKATLARINDAN AÇIKLAMA

Mehmet Ağar'ın avukatlarınca yapılan yazılı açıklamada, “Mehmet Ağar'ın, devletin etkin kademelerinde görev yapmış, bu görevleri yerine getirirken hiçbir zaman hukuki yetki ve sorumluluklarının dışına çıkmamış ve yetki alanı içindeki kamu görevlilerinin de bu sınırları aşmamaları yönünde azami gayret sarf etmiş bir devlet görevlisi olduğu” kaydedildi.

Ağar'ın avukatları, yaptıkları yazılı açıklamada, “Atanmış olarak bürokratik sorumluluk, seçilmiş olarak ise siyasi kararlılık içinde devletin etkin kademelerinde görev yapmış, bu görevleri yerine getirirken hiçbir zaman hukuki yetki ve sorumluluklarının dışına çıkmamış ve yetki alanı içindeki kamu görevlilerinin de bu sınırları aşmamaları yönünde azami gayret sarf etmiş bir devlet görevlisinin, bir siyasinin, müvekkilimiz Mehmet Ağar'ın yargılanma süreci başlamış bulunmaktadır” denildi.

Açıklamada, on iki yıldır Türk kamuoyunu meşgul eden ve “Susurluk olayı” olarak bilinen süreçle ilgili Ağar hakkında asılsız, mesnetsiz iddianın ileri sürüldüğü ve haksız birçok suçlamanın yapıldığı savunuldu.

“Ağar'ın, kamuoyunda ileri sürülen asılsız iddia ve yapılan haksız suçlamalar karşısında bugüne kadar sergilediği sakin tavrın, hukuka olan saygı, Türk adaletine olan inanç ve kendine olan güvenden kaynaklandığı” ifade edilen açıklamada, “Aktif siyasette olduğu dönemlerde, olayın kendisi açısından açıklığa kavuşturulmasını sağlamak üzere yargılama sürecini başlatacak girişimlerde bulunmaktan da hiçbir zaman kaçınmamıştır” denildi.

Açıklamada, şu görüşlere yer verildi:

“Bilindiği üzere bu süreçte, müvekkilimizin kendi talebi üzerine 11 Aralık 1997'de dokunulmazlığı kaldırılmış, bağımsız milletvekili olduğu dönemde TBMM Soruşturma Komisyonunun 15 Haziran 2000 tarihli kararıyla Yüce Divan'a sevkine ve yargılanmasına gerek olmadığına karar verilmiş, DYP Genel Başkanı olduğu dönemde TBMM Başkanlığına, milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması için üç kez yazılı müracaatta bulunmuştur.

Ayrıca, bugünkü yargılama sürecinin bir an önce başlaması ve sonuçlandırılması için hukuki çerçevede itiraza ilişkin haklarımız, Ağar'ın talebiyle kullanılmamıştır.

Her zaman olduğu gibi bugün başlayan süreçte de Türk adaletine inancımız, Türk yargısına güvenimiz tamdır. Aynı inanç ve güvenin tüm kamuoyu tarafından da duyulması samimi temennimizdir.”

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@