40 yaşında çırak oldu: Giresun'un bıçak mirasını yaşatıyor
Giresun’un Sokakbaşı Mahallesi’nde bıçak üretimi yapan Haluk Kemal Yücesan, 40 yaşından sonra çırak olarak başladığı meslekte 26 yılı geride bıraktı. Yücesan, kentin yüzlerce yıllık bıçakçılık geleneğini sürdüren son ustalar arasında bulunuyor.
Deprem sonrası hayatı değişti
1999 Marmara Depremi’nin ardından İstanbul’dan ayrılarak memleketine dönen 66 yaşındaki Yücesan, tesadüfen başladığı meslekte yıllarını geride bıraktı.
Ustası “Çavuş Ömer” lakaplı Ömer Saraçoğlu’nun yanında çırak olarak işe başladığını anlatan Yücesan, mesleğin köklerinin daha eskiye dayandığını belirtti.

“Bana öğret dedim, o gün bu gündür devam ediyorum”
Mesleğe başlama sürecini anlatan Yücesan, “Giresun'a geldikten sonra ustamın dükkanının önünden geçerken sohbet ettik. Dükkanı kapatacağını söyledi. ‘Bu Çin malı bıçaklarla uğraşamıyorum, öğrenecek kimse de yok' deyince ben de 'Bana öğret' dedim. Ertesi gün sabah 6'da dükkana gittim, o gün bu gündür devam ediyorum” ifadelerini kullandı.
Giresun bıçaklarının kendine özgü hikayesi var
Giresun’un bıçak kültürünün köklü bir geçmişe sahip olduğunu vurgulayan Yücesan, üretilen bıçakların her birinin ayrı bir hikaye taşıdığını söyledi.
“Giresun Saldırması, Yılan Dili, Sepet bıçağı, Kanun bıçağı gibi çeşitlerimiz var” diyen Yücesan, bu ürünlerin sadece birer kesici alet değil, aynı zamanda kültürel bir miras olduğunu dile getirdi.

“Her bıçağın ayrı bir geçmişi var”
Bıçakların kullanım amacına göre şekillendiğini ifade eden Yücesan, “Örneğin ‘Kanun bıçağı' sivri uçlu bıçakların yasaklandığı dönemde ucu yuvarlatılarak yapılmış. ‘Giresun Saldırması' ise koltuk altından rahat çekilebilmesi için özel kavisli bir yapıya sahip. ‘Yılan Dili' bıçağı ise hem sepet yapımında hem de savunma amaçlı kullanılmış. Her birinin ayrı bir geçmişi var” diye konuştu.
“26 yıldır dükkandan çıkmadım”
Mesleğe geç yaşta başlamasına rağmen büyük bir özveriyle çalıştığını belirten Yücesan, “26 yıldır pazar günü dahil dükkandan çıkmadım. Bu iş sabır ve emek ister.” dedi.
Yücesan, 2010 yılında “Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı” olarak onay aldığını da ifade etti.

Gençlere çağrı yaptı
Çırak yetiştirmekte zorlandıklarını dile getiren Yücesan, gençlerin ekonomik nedenlerle mesleği sürdürmekte zorlandığını söyledi.
“Bu kültürün devam etmesini istiyorum. Çünkü biz burada sadece demiri dövmüyoruz, Giresun'un kimliğini yaşatıyoruz” ifadelerini kullandı.
Kaynak:

