banner192

Türkiye'yi utandıran birincilik!

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye'deki "basın özgürlüğü"nü değerlendirdi. Türkiye, 57 tutuklu gazeteci ile Çin ve İran'ı geride bırakarak, "gazeteci hapsi listesi"nde 1 numaraya oturdu.Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan (AGİT) elde etti

Türkiye'yi utandıran birincilik!

Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), Türkiye'deki "basın özgürlüğü"nü değerlendirdi. Türkiye, 57 tutuklu gazeteci ile Çin ve İran'ı geride bırakarak, "gazeteci hapsi listesi"nde 1 numaraya oturdu.

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı'ndan (AGİT) elde ettiği raporu yayımlayan IPI açıklamasında, "Türkiye, halen 57 gazeteciyi cezaevinde tutmaktadır. Bu sayıda tutuklu gazeteci dünyanın hiçbir ülkesinde yoktur.

Geçtiğimiz Aralık ayında liste başı 34'er tutuklu gazeteci ile Çin ve İran çekmekte iken Avrupa Birliği adayı Türkiye beş ay sonra bu sayıyı neredeyse ikiye katlamış ve ülkenin basın özgürlüğü taahhütleri ve demokratik imajının meşruiyeti konularında soru işaretleri yaratmıştır' görüşlerine yer verdi.

Hapsedilen gazeteciler arasında, hükümeti devirmeyi amaçlayan silahlı terör örgütü üyesi olmakla suçlanan IPI Dünya Basın Kahramanı Nedim Şener'in de bulunduğuna değinen IPI, AGİT Medya Özgürlüğü temsilcisi Dunja Mijatovic'in Türk yetkililere çağrıda bulunarak ülkedeki medya meşruiyetinin AGİT basın özgürlüğü taahhütlerine uyumlu hale getirilmesini istediğini bildirdi.

IPI açıklamasında, "Dunja Mijatovic, Türkiye Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'na bir mektup yazarak, yapılan bu araştırmanın medyada meşruiyet reformunun gereksinimine işaret ettiğini vurgulamış ve bunun gerçekleşmesi için destek önerisinde bulunmuştur" dedi.

DAVA SAYILARI BİNİ BULUYOR
Türkiye'de, gazetecilerin hapis cezalarına çarptırılmaları ile sonuçlanabilecek tahminen 700 ile 1000 adet dava bulunduğuna dikkat çeken IPI, Mijatovic'in "Sadece bu davaların sayısı Türkiye'de gazetecilik yapmayı belirleyen yasa maddeleri hakkında son derece önemli sorulara yol açmaktadır. Bu da hapishanede bulunan gazeteci sayısının artmasından duyulan kaygıyı daha da artırmaktadır" şeklindeki saptamalarına yer verdi.

IPI, Mijatovic'in hazırladığı raporda, hükümetlerin terörle mücadele gereksinimleri olduğu, ancak ulusal güvenlik olgusunun basın özgürlüğünü kısıtlamak için dayanak olarak kullanılmaması gerektiğinin altının çizildiğini vurguladı.

Raporda, tutuklu gazetecilerin çoğunun Terörle Mücadele Yasası ya da TCK'nın "belli amaçlarla silahlı örgüt kurmak", "yönetmek ya da üyesi olmak" suçlarından tutuklu bulundukları bildirildiğine değinen IPI, raporda savcıların son derece uzun hapis cezaları istediklerinin de belirtildiğini dile getirdi.

Açıklamada, IPI Yönetim Kurulu Üyesi ve IPI'ın Türkiye Ulusal Komitesi başkanı Ferai Tınç'ın, "Bu gazeteciler Türkiye'nin anti-terör yasası nedeniyle içeridedirler. Bu yasa Türkiye'de basın özgürlüğünü tehdit eden bir yasa haline dönüşmüştür. Araştırmacı gazeteciler bu yasanın tehdidi altındadır.

Biz bunu kabul edilemez buluyoruz. Hükümetten bu yasayı değiştirmesini istedik ancak maalesef hükümet profesyonel gazeteci kuruluşlarının sesini dinlememektedir" sözlerine de yer verildi.

IPI Direktörü Alison Bethel McKenzie'nin, "Doğu ile batının kesişme noktasındaki Türkiye kültürel mirasa sahip başlıca bölgesel güçtür. Ülkenin bu köprü rolü IPI yıllık Dünya Kongresinin 2007 yılında İstanbul'da yapmasını sağlamıştır" sözlerine de yer veren IPI, McKenzie'nin 'Türkiye'nin tarihinden uzaklaşarak dünyada hiçbir ülkede olmadığı kadar fazla sayıda gazeteciyi hapse atması kendisine zarar vermektedir.

Türk hükümetinden basın özgürlüğüne saygı göstermesini ve işlerini yaptıkları için tutuklanan gazetecileri serbest bırakmasını talep ediyoruz" dediğini bildirdi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ADIL - 6 yıl önce
Bu özgürlüğün bir sınırı olmalı .Bu haber için bunu söylemek istemiyorum fakat,Ülkemize ve huzura zarar veren.Yalan ve uydurma haberlerle halkı yanlış yönlendirmek fitne ve fesat çıkarmak ,Ülkeyi bölmeye ve zarar vermeye yönelik haberler basın özgürlüğü sayılamaz.Buna izin verenler bile suçlu sayılırlar.
Avatar
delitay - 6 yıl önce
evet gazetecilerin tutuklanması utanılacak bir durum o ülke için peki bu kadar gazetecinin tutuklanması gazeteciler için ne kadar utanılacak bir durumdur ülkemizin geçmişini herkes biliyor darbe ve bu tip olaylarda gazetecilerin almış oldukları görevler hala hafızalardadır tabi görmek isteyenlerde.....
Avatar
cingün - 6 yıl önce
Bunlar padişah yetkisi istiyorlar. Astıkları astık, kestikleri kestik ve bunlara kimse gözünün üstande kaşın var demeyecek, herkes el pençe duracak karşılarında. bir arkadaşımızın dediği gibi, darbeyi kışkırtmak bunlarda. milletin sinirlerini bozmak bunlarda, fitne bunlarda, yalan bunlarda, iftira bunlarda, ülke düşmanlarıyla işbirliği yapmak bu tiplerin aslı görevleri olmuştur.

Dünyanın hangi ileri ülkesinde devlet aleyhinde canlarının istediğini yapan gazeteciler var.hade bir çizmeden çıksınlar bakalım halleri ne olur.herifler sanki manken dedikodusu yapıyorlar. ülkenin altını üstüne getiriyorlar, ergenekoncularla dirsek temasında bulunuyorlar devamlı, hatta siyonistlere uşaklık yapıyorlar, ondan sonra da biz kasteciyiz diyorlar ve hiç bir sorumluluk taşımıyorlar. neymiş efendim, anlamının ne olduğunu bilmedikleri gazeteciliğin padişah yetkileriyle donatıldığına inandırmışlar kendilerini. onlar ne derse oymuş. kimse karşı çıkamazmış, istediklerini yaparlarmış...

yok yaaaaa......................