İsrail durmak bilmiyor

Gazze'deki Sağlık Bakanlığına bağlı Acil Servis ve Ambulans Hizmetleri Başkanı Dr. Muaviye Hasaneyn, dün başlayan hava saldırılarında ölenlerin sayısının 279'a çıktığını, yaralıların sayısının da 900'ü aştığını bildirdi. Yaralıların en az 150'sinin durumu

Dünya 29.12.2008, 11:43
İsrail durmak bilmiyor

Gazze'deki Sağlık Bakanlığına bağlı Acil Servis ve Ambulans Hizmetleri Başkanı Dr. Muaviye Hasaneyn, dün başlayan hava saldırılarında ölenlerin sayısının 279'a çıktığını, yaralıların sayısının da 900'ü aştığını bildirdi.

Yaralıların en az 150'sinin durumunun ağır olduğu belirtiliyor. Dr. Muaviye Hasaneyn, görevlilerinin halen yıkıntılar altından ölü ve yaralı onlarca kişiyi çıkarmaya uğraştıklarını da kaydetti.

30 FARKLI HEDEF YERLE BİR

Gazze'deki dünkü ağır bombardımanın ardından İsrail savaş uçakları, Hamas'ın karakollarını ve diğer askeri binalarını vurmaya devam ediyor. İsrail'in, Gazze Şeridi'ne dün gece ve bu sabah erken saatlerde düzenlediği hava saldırılarında 30 farklı hedefi vurduğu bildirildi.

İsrail basınında yer alan haberlere göre, Hamas'ın halen güçlü bir cevap verme kapasitesine sahip olma olasılığını göz önünde bulundurduğu belirtilen İsrail kuvvetleri, dün geceden bu yana, roket saldırısı düzenlenebilecek birkaç bölgeyle birlikte 30 farklı hedefi vurdu.

İsrail'in, saldırıların başlangıcından bu yana 210 hedefi vurduğu belirtiliyor. Vurulan hedefler arasında, Gazze'deki bir cami de bulunuyor. İsrail, vurulan caminin, terör faaliyetleri için kullanıldığını iddia ediyor.

KARA OPERASYONU SİNYALİ
İsrail Savunma Bakanı Ehud Barak, dün hava saldırılarıyla vurulan Gazze Şeridi'ne karadan girme ihtimalleri bulunduğunu bildirdi.
Barak, sözcüsü tarafından iletilen açıklamasında, "Her şeye hazırız. Vatandaşlarımızı korumak için kara kuvvetlerini konuşlandırmak gerekirse bunu yaparız" ifadesini kullandı.

GAZZE SINIRINA ASKER YIĞILIYOR
İsrail ordusunun, Gazze sınırı yakınına asker yığmaya başladığı bildirildi. İsrail radyosu ve haber ajansları, İsrail ordusunun Gazze sınırı yakınlarına zırhlı birliklerini konuşlandırdığını duyurdu.

MORGLARDA YER KALMADI
Gazze'deki Acil hizmetler ve Ambulans Hizmetleri Başkanı Hasaneyn, hastanelerin morglarında yer kalmadığını, koridorların cesetler ve sedyelerle dolduğunu, yaralıların pek çoğunun durumunun kötü olduğunu belirtti. Hasaneyn, Arap ülkeleri hükümetlerinden Gazze'ye ilaç ve ameliyat gereçleri göndermelerini isterken, pek çok yaralının Gazze dışına gönderilmesi gerektiğini de ifade etti.

Hasaneyn, hafif ve orta derecedeki yaralılara bakamadıklarını, bunları evlerine göndermek durumunda kaldıklarını söyledi.
Gazze'de yaralılarla dolup taşan hastane yetkilileri, Mısır'dan Kahire'deki hastanelere yaralı taşımak için acil helikopter göndermesini istiyor.

FİLİSTİN'DE TEPKİ BÜYÜYOR
Hamas'ın 2007 haziran ayında bölgede yönetimi ele almasından sonra hedefindeki isimlerden biri olan ve Gazze'den çıkmak durumunda kalan El Fetihli yöneticilerden Muhammed Dahlan, İsrail'in operasyonunu şiddetle kınadı. Dahlan, "Hepimiz, Hamaslısı da El Fetihlisi de biriz" dedi.


Batı Şeria'daki Filistin Yönetimi Başbakanı Selam Feyyaz da bakanlar kurulunu olağanüstü topladı. İsrail'i kınayarak saldırıları derhal durdurmasını istedi. Birleşmiş Milletlere, Dörtler Grubu'na, Arap ülkelerine müdahale çağrısında bulunan Feyyaz, Filistin'de (El Fetih ve Hamas arasında) iç barışın bir an önce sağlanmasını da istedi.


Batı Şeria'da Ramallah'ta, El Halil'de, Nablus'ta, Tubas'ta İsrail operasyonuna karşı gösteriler yapıldı. Bu gösterilere, uzun süredir ilk kez olmak üzere Hamas'ın da aralarında bulunduğu tüm Filistinli gruplar katıldı. Ramallah'ta Beyt El Yahudi yerleşimi yakınlarında bir grup Filistinli genç, İsrail askerlerine taşlarla saldırdı, askerlerle Filistinli gençler arasında çatışmalar yaşandı. İsrail askerleri, Filistinli gençlere plastik mermilerle karşılık verdi.

Doğu kudüs'te de Arap gençleri operasyonu protesto etti. Çıkan olaylarda bazı gençlerin polis tarafından tutuklandığı ifade edildi.

Beytüllahim'de Gazze operasyonunu protesto eden Filistinli yetkililer, Noel ışıklandırmalarını söndürdü.

Filistin-İsrail barış görüşmelerinde, Filistin tarafına başkanlık eden Ahmed Kurey (Ebu Ala) ve bir grup El Fetihli yetkili, Gazze'ye göndermek üzere Filistin Kızılayı'na kan bağışında bulundu.

OLMERT: "BARIŞ TALEBİMİZE TERÖRLE KARŞILIK VERİLDİ"
İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Hamas kontrolündeki Gazze Şeridi'ne karşı girişilen operasyonla ilgili olarak, dünyada hiçbir ülkenin İsrail'in hedef olduğu roket ve füze saldırılarına tahammül gösteremeyeceğini ve tepki gösterme zamanının geldiğini savundu.

Olmert, saldırıların ardından düzenlediği basın toplantısında "İsrail'in Hamas'la ateşkesin sürdürülebilmesi için elinden gelen her şeyi yaptığını, ancak ülkesinin barış isteğine terörle karşılık verildiğini" ifade etti. "İsrail'in savaş arzulamadığını, ama gerekirse de kaçınmayacağını" belirten Olmert, ülkesinin güneyindeki İsraillileri yeniden huzurlu yaşamlarına döndürme sözü verdi ve onların kaderlerine terk edilmeyeceğini söyledi. Başbakan, İsrail Silahlı Kuvvetleri'nin Gazze'deki operasyonlarının uzun sürebileceğini de kaydederek sabırlı olunmasını istedi.

Filistin İnsan Hakları Örgütleri adına yapılan açıklamadaysa saldırılarda Gazze'deki emniyet teşkilatı dairelerinin ve polis karakollarının tahrip edildiği belirtilerek, polis kuvvetlerinin kasten hedef alındığı vurgulandı. Açıklamalarda, sivillere yönelik saldırıların, savaşta uyulması gereken kurallarla ilgili 4. Cenevre Sözleşmesi'nin 147. maddesinin ağır ihlalini oluşturduğu, dolayısıyla savaş suçu olduğunun altı çizildi.

Filistin İnsan Hakları örgütü El Hak, diğer örgütler adına da yaptığı açıklamada, ayrıca saldırıların zamanlaması ve hedeflerin niteliğinin, amacın mümkün olduğunca fazla sayıda insan öldürmek olduğunu ortaya koyduğuna işaret ederek, vurulan karakolların sivil yerleşimlerin ortasında olduğuna ve saldırıların okulların dağılma saatinde gerçekleştirildiğine dikkati çekti.

KATLİAM ÖNCESİNDE CEPTEN UYARI
İsrail'in, operasyonun başladığı günün gecesi Gazze'lileri telefonla arayarak evinizde silah varsa vuracağız şeklinde uyardığı ortaya çıktı. Gazzelilere telefonlarla yapılan uyarılarla, evlerinde silah bulunduranların vurulacağı bildirildi. Gazzeli yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, gece geç saatlerde birçok Gazzeli'nin cep telefonları aranarak "Önemli bir bildiri" ifadesiyle uyarılar yapıldı. Herhangi bir kaynak belirtilmeyen telefonlarda, Gazze sakinlerinden eğer evlerinde silah ve cephane bulunuyorsa evlerini terk etmeleri istendi ve "Silah varsa evlerinizi boşaltın, çünkü vurulacak" denildi.

Yorumlar (5)
kalecikli 12 yıl önce
ALLAH büyüktür yaptığınız zülüm yanınıza kar mı kalacak sanıyorsunuz...ALLAH tüm filistin halkının ve müslümanların yardımcısı olsun...
snn 12 yıl önce
Burada bir insanlık dramı yaşanıyor. 3 yıldır ambargoyla aç bırakılmış fakir bir şehrin üzerine uçaklardan bomba yağdırılıyor. Televizyonlarda izliyoruz. Ölmüş ya da yaralı bebek bedenleri yanyana dizilmiş. Damarında bir damla insan kanı dolaşan hiç kimse buna kayıtsız kalamaz. Elbette yapabileceğimiz şeyler var. Öncelikle dua edelim. Yardım kuruluşları aracılığıyla yardım gönderelim. Mısır tarafındaki sınır kapısının geçici süre için açılma ihtimali varmış. Ayrıca İsrail'e yardım ettiği bilinen markalardan alışveriş yapmayalım. Bu markaların neler olduğunu bilmeyenler internetten öğrenebilirler. Son olarak ve hepsinden önemlisi, hükümetin artık somut adımlar atması lazım. Bu işler sadece sözlü kınamalarla halledilemez. İsrail'in ortadoğuda Türkiye'den başka tutunacak dalı yoktur. Türkiye bu kozu onlara karşı kullanabilmeli; ticari, siyasi vb ilişkilerini askıya alma gibi baskı araçlarını kullanarak bu zulmün durdurulmasını sağlamaya çalışmalıdır.
Kral_Altmışbir 12 yıl önce
Arkadaşlar israil terör devletine karşı yaptığımız beddualarımıza devam edelim. Kardeş Filistin halkı için ise hayır dualarımızı unutmayalım. Dinimiz bir masun insanı öldürmenin tüm insanlığı öldürmek kadar günah sayıldığı bize öğretmiştir. Şimdi bu caniler yüzlerce masum insanı öldürerek günah bataklığında çırpınmaktadırlar. Bu çırpınmaları çok fazla sürmeyecektir inşaallah. En yakın zamanda o günah bataklığında boğulacaklardır. Bireyler ve devlet olarak İsrail devletinin zulmüne seyirci kalmamalıyız. Yaşananlar gerek Filistin halkı ve gerekse de bizler için büyük bir imtihandır. Bu imtihandan başarıyla çıkmanın yolu Filistin halkına yapılan zulmün bize yapılmış olduğu gerçeğini kabul ederek hareket etmektir...Zafer "inananlarındır"
_cigdem_ 12 yıl önce
Arkadaşlar, o kadar güzel yorumlar yapmışsınız ki ... Gerçekten arkadaşlar çok ama çok acı bir şey bu!!! Kesinlikle "SAVAŞA HAYIR" demekle olmuyor... Sizin de dediğiniz gibi dua edelim, gücümüz yettiğince yardım edelim ve kesinlikle ama kesinlikle İsrail ürünlerini boykot edelim. 1 günlük değil ama bu savaş bitinceye dek de değil, (olur da biterse!!! ) ömür boyu boykot edelim... Ve biraz uzun olsa da sıkılmazsanız ve tabii ki, Site Yöneticilerimiz de uygun görürseler ! ! ! Bu konuda daha söyleyecek çok şey var ;



Bir alanda toplanıp herkesin kendince protesto etmelerinin ardından, kimilerinin o protesto ettikleri ülkenin suyunu içtikleri şüphesindeyim . Hani çok bağırdılar , ağızları kurudu ya!!!

Fazla geriye gitmeye gerek yok . Tıpkı Sevgili Peygamberimiz Hz.Muhammed’e ( S.A.V ) yapılan saygısızlığı da protesto ettiğimiz gibi. ( Karikatür Skandalı ) Ne kadar sürdü ?!!! Unutuldu gitti maalesef . Şu an marketler o ülkenin ürünleriyle dolu ve bizler onları satın alıyoruz. Ama bir zamanlar hem o marketin sahibi hem de bizler oysa ne kadar bağırmıştık ! sesimiz kısılıncaya dek, boğazlarımız kuruyuncaya dek ... Şimdi ise ... Yani aynen “ Bu olayın üzerine bir bardak soğuk su iç” oldu durumumuz. ( Hem de markasına bakmaksızın ! ) Eee, hak ettik yani o kadar bağırdık, boğazlarımız kurudu !!!

Bir çok elektronik posta geliyor bana o dehşet görüntülerlerinin bulunduğu ... Bu tür görüntülerin sonunu getiremiyorum en fazla iki kareye bakabiliyorum . Ve hemen şunu düşünüyorum “Ben izleyemiyorum bile, fakat onlar yaşıyorlar” ... Ve neredeyse tüm dünya karşı olduğunu söylüyor gelin görün ki, tüm bu karşı olduğunu söyleyenlerin yarısı kalkıp “YETER ARTIK” deyiverse ( demeleri gereken kişilere ) tüm bu görüntüleri görmek zorunda kalmazdık daha da önemlisi o insanlar tüm bunları yaşamak ( hatta kimileri yaşayamadılar bile! ) zorunda kalmazdılar .

İki tane de olsa bakmış olduğum o görüntüler gözümün önüne geldiğinde dermanım kesiliyor. Bunca vahşeti yaşatanların dermanını kimler keser , ne zaman keser?! Bilmiyorum ama İnsanları sevdiklerinden ayırmak, gözü yaşlı insanlara kaybettiklerinin acısını bile yaşatmamak , gözlerindeki korku ifadesinden zevk almak , tüm dünyanın karşı olmasına rağmen ( !!! ) geri adım atmamak ...

Tüm bunlar için değer mi ! Değerse, ne zaman değecek bari ! Söylemek kadar yazmak da kolay... Hadi! ben de “SAVAŞA HAYIR” yazdım . Destek mi vermiş oldum şimdi ben ! Hayır ... BEN bir şeyler yapamayacağımı biliyorum ama BİZLER ( gerçekten karşı olan; din, dil, ırk ayrımı yapılmaksızın herkes ) bir şeyler yapabiliriz ... Bunu benim kadar tüm dünya gayet tabi biliyor, biliyor da işin kolayına kaçıyor “SAVAŞA HAYIR” diyerek biraz olsun vicdanlarını rahatlatıyorlar.Fakat bu yazıyı yazmak benim içime şu an için bir damlacık su serpmiyor açıkçası ... Dilerim bir gün serper de bir bardak soğuk su da bana ikram edilmemiş olunur ...

Son olarak, bir hikayeyi de sizlerle paylaşmak istiyorum ...

Çok değerli bir ağabeyimin ( Sn. Sinan OKUR ) göndermiş olduğu bu hikayeden eminim herkes bir şeyler alacaktır ;

... Harika bir pazar günü babası küçük kızını almış ve yeşilliklerin bol olduğu bir mesire yerine götürmüş.

Orada bir ağaç gölgesine oturmuş ve birden bir rehavet bastırmış.Uykuya dalmış gölgede.

Bu sırada gezmek için getirdiği küçük kızı onu hiç rahat bırakmıyormuş,durmadan babasını uyandırıp oynamak, eğlenmek istiyormuş.Bu durumdan rahatsız olan baba, elindeki gazeteye bakmış ve orta sayfasındaki dünya haritasını görmüş.Hemen o haritanın olduğu sayfayı çıkarıp,parçalara ayırmış,bir çok parçaya...

Hem kızını oyalamak hem de kendisinin rahatça uyuyabilmesi için, kızına demiş ki :

"Al bu parçaları birleştirip dünya haritasını tamamla"

Sonrada bunu kızının tamamlayamayacağından emin bir şekilde tekrar uykuya dalmış. Fakat umduğu gibi olmamış , şirin kızı tekrar babasını uyandırmış. Ve hiçbir şey demeden o minik parmağıyla dünya Haritasını işaret etmiş. Babası yerinden aniden doğruluvermiş ;

Çünkü parçalar tamamlanmış, harita eski halini almıştı ... Bir araya gelmesi çok zor olan parçaları nasıl düzelttiğini sormuş hemen...

Minik kız cevap vermiş ;

“Baba ..haritanın olduğu sayfanın arkasında,bir insan resmi vardı.TERS ÇEVİRİP insanı düzelttim.Böylece dünya da düzeldi” ...



Evet, Bu hikayede asıl verilmesi gereken mesajı hepimiz anlamışızdır ;

Herkes kendini düzeltse dünyayı düzeltmeye gerek yok ...

Fakat günümüzde bunun imkânsız olduğu da aşikâr.

Gerçek olan şu ki ; Birileri dünyayı parçalara bölüyorlar, diğerleri o parçaları yerleştirmeyle oyalanırken, birileri de uyuyorlar.Arka tarafta da insanlar ölüyorlar...

BİZLER de kalkıp bu düzeni TERSİNE ÇEVİREMİYORUZ .

“SAVAŞA HAYIR” demekle yetiniyoruz . Siz karar verin!Bununla yetinmekle hangi kategoriye girmiş oluyoruz ;

Parçalara ayıran mı , Parçalarla uğraşarak oyalananlar mı , Uyuyanlar mı , Ölenler mi ????

Şimdilik ölenler kategorisinde olmadığımızı ben söyleyebilirim . Ama şimdilik !!! Bu nedenle, aşağıdaki yorumlarda da belirtildiği üzere lütfen sadece "SAVAŞA HAYIR" demekle yetinmeyelim.
mesahorkurdu 12 yıl önce
arkadaşlar belki herkez bilmez ama ban 17 yaşında olduğum halde funun farkına vardım. herkese lütfen diyorum 2 gün önce müslümanların hicri yılbaşı idi ve israil bu tarihten bir gün önce filistide katliam yaptı ve işte sizi yılbaşı dercesine ama biz şimdi yahudilerin , hristiyanların yılbasısını kutlucaz bu ne demek oluyor lütfen biraz düşünün ...ARSİNLİ..

Gelişmelerden Haberdar Olun

@