banner192

'Zafer Hak ve Emeğin Olacak'

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları  Konfederasyonu (Haksen) Trabzon İl Temsilcisi Osman Naci Gülerdioğlu, açıklamalarda bulundu.Gülerdioğlu, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nde basın toplantısı düzenledi."Sosyal devlet; insanlara, onurlarına yakışacak bir yaşa

'Zafer Hak ve Emeğin Olacak'

Kamu Çalışanları Hak Sendikaları  Konfederasyonu (Haksen) Trabzon İl Temsilcisi Osman Naci Gülerdioğlu, açıklamalarda bulundu.

Gülerdioğlu, Trabzon Gazeteciler Cemiyeti'nde basın toplantısı düzenledi.

"Sosyal devlet; insanlara, onurlarına yakışacak bir yaşam düzeyi sağlamalıdır. Sosyal devlet olmanın en temel şartı ülkede yaşayan herkesin, en gencinden yaşlısına varıncaya kadar, kendini güvencede hissetmesidir" diyen Gülerdioğlu, "Bunun temelinde ise, insan haklarına saygılı, demokratik devlet anlayışı yatmaktadır. Devlet herkesin insan haklarını koruyabilmeli ve herkese eşit mesafede olmalıdır.

Haklar eşit ve adaletli olarak dağıtılmalıdır. Bu temelde, sosyal adaleti de ancak bu şekilde sağlamakla mümkündür. Devletin asıl amacı; insanların her açıdan zora düşmesini önlemek  her türlü sorunlara  karşı vatandaşını  korumaktır.

Bu amaçla devlet; çalışanların yaşam düzeyini yükseltmek, çalışma hayatını geliştirmek, çalışanları korumak, desteklemek ve işsizliği önlemeye elverişli ekonomik bir ortam yaratmak için önlemler almalıdır. 

Bilindiği gibi ülkemizde  12 Eylül 2010 tarihinde referandum yapılmış ve  Anayasamızın bazı maddeleri değiştirilmiştir. Yapılan bu değişiklikler arasında Kamu Görevlilerine Grevli Toplu Sözleşme Hakkı yerine, sadece Toplu Sözleşme Hakkı verilmiştir.

Hak ve emek mücadelesinde kabul edilemeyecek bu yasanın, 19 ay gibi uzun bir zaman sonra yürürlüğe girmesi sürecinde yetkili diye adlandırılan sendikalar tepkisiz kalarak onay vermişler ve tüm bu süreci hükümetle birlikte belirlemişlerdir. Konfederasyonumuz gibi yetkisiz diye adlandırılan diğer  sendika/konfederasyonların olaya taraf olarak katılmasını dahi engellediler.

Çalışma Bakanlığı ile oturdular ve “Hükümetle anlaştık yetkili biziz” dediler. Anlaşmaya vardıkları bu yasayla 2,5 milyon memur ve 1.8 milyon memur emeklisi Cumhuriyet tarihinde ilk defa yeni bir yıla sıfır  zamla girerken yetkili biziz diyen bu sendikalar  nedense hiçbir şey yokmuş gibi davrandılar. 

Hükümetin hazırlamış olduğu 2012 yılı bütçesinde memurlar için ayrılan pay belirli iken, yetkili diye 2,5 milyon memuru temsil eden bu sendikalar, toplu sözleşmenin KADÜK olduğunu dahi göremediler. Böylesine öngörüden ve gerçeklerden uzak olan bir anlayışla hareket eden yetkili sendikalar bir kez daha siyasal ve ideolojik ayrışmanın bedelini emeğiyle geçinen 2,5 milyon memura ödetmişlerdir"

Gülerdioğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "30 Nisan 2012 de başlayan grev hakkından yoksun  toplu sözleşme sürecinin hükümetin insiyatifinde devam ettiği ve yetkili sendikaların bu süreçte  dinleyici ve izleyici rolünü üstlendiği de aşikardır.

Emek ve Dayanışma günü ilan edilen 1 mayıs Emek Bayramını dahi birlikte kutlama kültüründen uzak sendikaların ayrışması, toplu sözleşme masasında da devam ederken hüsranla sonuçlanmıştır. 

Toplu sözleşme masasına oturmadan önce, birlikte tavır koymak yerine, talep yarışına giren bu sendikalar, görüşmeler sırasında memurun demokratik gücünü ortaya koymaktan kaçınmışlardır.

Toplu sözleşme sürecinin yasal olarak sona ermesinin ardından yapılan eylemler ise sonuç almaktan çok memurun gazını almaya yönelik olup,  rötarlı yapılan toplu görüşmenin de gazı çıkmıştır.  

Eğer gerçekten sonuç, 2.5 milyon memurun lehine bir sonuç alınması isteniyorsa, bu eylemlerin toplu sözleşme sürecinde yapılması gerekirdi.  Yapılan bu eylemlerin amacı, sendikaların üyelerine yönelik kendi suç luluklarını  bastırma gayretidir. 

Sosyal Devlet anlayışından yoksun  hükümet ise, yetkili diye adlandırılan sendikaların da onayı ile çıkarmış olduğu kanuna dayanarak 2,5 milyonu açlığa ve yoksulluğa terk etmiş ve yasa gereği muhatabın Hakem kurulu olduğunu söylemiştir.

Anayasanın amir hükmü olan toplu sözleşme hakkını düzenleyen yasayı 19 aydır çıkaramayan Türkiye Büyük Millet Meclisinde bir gecede emekli milletvekillerinin maaşlarına yüzde 100 artış yapılmıştır.

Devletine 25 yıl hizmet eden bir memur emeklisi ortalama bin 300 TL maaş alırken, emekli vekillerin maaşları 7 bin TL’ye çıkarılmıştır. Kamu çalışanları açlık sınırının altında ücretlerle hayatını sürdürmeye çalışırken milletvekillerinin kendi geleceklerini düşünerek yaptıkları bu düzenlemeyi de tüm kamu çalışanlarının da takdirine bırakıyorum.

Memurların tarihinde ilk defa yapılan ve memur emeklilerini de doğrudan ilgilendiren toplu sözleşme sürecinde başarısız olan yetkili sendikalar memura hesap vermelidirler. Memurların hak ve emeğini kısır çekişmelere feda edilmiştir.

2012 ve 2013 yılları memurlar ve emekliler açısından kayıp yıllar olarak tarihe geçecektir. 

Aldıkları ücretlerle  en temel ihtiyaçlarını karşılayamayan ve aile sorumluluklarını yerine getiremeyen,  banka kredileri ve kredi kartı borçları nedeniyle geleceğini ipotek ettiren kamu çalışanları;

Artık bu gidişe dur demenin zamanı gelmiş ve geçmektedir. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Kamu çalışanlarının Grevli toplu sözleşme hakkını almadan başka çaresi yoktur. Bu hakkı ya alacağız yada alacağız.

Bugün bir başlangıçtır, bir milattır. Hükümet sendikası hariç yetkisiz diye adlandırılan emekten yana tüm sendikalar bugün tek vücut olmuşlardır.  

Değerli Kamu Çalışanları, birbirimize öncekinden daha çok kenetlenmeliyiz, daha fazla birlik ve beraber içinde olmalıyız. Unutmasınlar ki, dünya da da, ülkemizde de , bir çok olay, bitti denildiği anda aslında yeniden başlıyordur.

Dün binler olmuşsak, bugün on binler olmalıyız. İnadına birlik olmalıyız, inadına güçlü olmalıyız. Gücümüzü, haklılığımızdan, birlik ve beraberliğimizden almalıyız. 

Değerli kamu çalışanları, 

HAKSEN bayrağı altında Demokratik Hak Mücadelemiz zafere ulaşıncaya kadar devam edecektir. Unutma ki; Zafer HAK ve EMEĞİN olacaktır"


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
casa - 5 yıl önce
çalışan memur ile emekli memur arasında açı son 10 yılda emeklinin aleyhine kat be kat büyümüştür.biz emekli memurlar zamanın ekonomik göstergelerine göre emekliliği kabullenmişken,bugün emekliliği kabul etmek imkansız hale gelmiştir.Hiç bir sosyal girdimiz yoktur.sadece düz bir maaş.Yarın emekli olaçaklara duyurulur.
Avatar
hüser - 5 yıl önce
çok doğru ve yerinde bir açıklama yapılmış.hiçbir yaptırım gücü olmayan bir toplu sözleşme hakkıyla ancak figüran olunur gerceği gözler önüne bir kez daha serilmiştir.