Karadeniz Yaylaları Turizmle Şahlanıyor: 36 Merkez Doğaseverleri Bekliyor
Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir turizm vizyonu doğrultusunda, Türkiye’nin bozulmamış doğası ve kültürel zenginliği yayla turizmiyle dünyaya açılıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen envanter çalışmaları sonucunda, Türkiye genelindeki 940 yayla arasından Doğu Karadeniz Bölgesi en yüksek potansiyele sahip alan olarak belirlendi. Bu kapsamda başlatılan çalışmalarda, 26’sı Karadeniz’de olmak üzere toplam 28 bölge turizm merkezi ilan edilerek koruma altına alındı.
Şehir Şehir Turizm Merkezleri Belirlendi
Turizm merkezi ilan edilen yaylaların illere göre dağılımı da netleşti. Mevcut verilere göre Samsun’da 7, Ordu’da 8, Trabzon’da 7, Giresun ve Rize’de 4’er, Sinop’ta 4 ve Artvin’de 2 nokta ziyaretçilere hizmet veriyor. Karadeniz’in yanı sıra Gaziantep-İslahiye Huzurlu Yaylası ile Antalya-İbradı Maşata Yaylası da alternatif turizm rotaları arasında yerini alarak misafirlerini ağırlamaya devam ediyor.
Kırsal Kalkınma ve İstihdam Hedefleniyor
Yayla turizm merkezlerinin seçiminde belirli kriterlerin ön planda tutulduğu belirtildi. Doğal değerlerin zenginliği, sivil mimari yapının korunmuş olması, ulaşım kolaylığı ve yöre halkının turizme yatkınlığı bu seçimlerde belirleyici rol oynuyor. Bu projelerle birlikte kırsal kesimde yaşayan vatandaşların turizm gelirlerinden pay alması, bölgedeki işsizliğin azaltılması ve ekonomik girdinin artırılması amaçlanıyor.
Hem Kış Hem Termal Turizm Potansiyeli
Bölgedeki yaylalar sadece yaz aylarıyla sınırlı kalmayıp, çok yönlü turizm imkânları sunuyor. Giresun Bulancak-Bektaş, Kümbet ve Giresun-Trabzon sınırındaki Sis Dağı yaylaları kış turizmi için de büyük bir potansiyel barındırıyor. Öte yandan Rize Çamlıhemşin Ayder Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi'nde, yayla turizminin yanı sıra kış ve termal turizm faaliyetlerinin de bir arada yürütülebildiği kaydedildi.
Mülkiyet ve Planlama Sorunları Çözülüyor
Turizm merkezi ilan edilen bölgelerde altyapı ve hukuki süreçlerin hızlandırıldığı ifade edildi. Kadastral çalışmaların tamamlanması, mevcut kullanıcıların mülkiyet sorunlarının giderilmesi; orman, mera ve yerleşim alanlarının net bir şekilde tespit edilmesiyle birlikte planlama sürecinin son aşamaya geleceği öngörülüyor.