banner192

Trabzonlu Ali Şükrü bey nasıl öldürüldü?

Haber61/Haber ServisiYeni Akit Yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, TBMM’nin kurucu vekillerinden eski Osmanlı mebusu Ali Şükrü beyi yazdı. Bahadıroğlu yazısında, Ali Şükrü beyin katledilişi ile ilgili, Giresunlu Topal Osman ile ilgili de bilgi verdi.Bahadıro

Trabzonlu Ali Şükrü bey nasıl öldürüldü?

Haber61/Haber Servisi

Yeni Akit Yazarlarından Yavuz Bahadıroğlu, TBMM’nin kurucu vekillerinden eski Osmanlı mebusu Ali Şükrü beyi yazdı. Bahadıroğlu yazısında, Ali Şükrü beyin katledilişi ile ilgili, Giresunlu Topal Osman ile ilgili de bilgi verdi.
Bahadıroğlu yazısında, “Suç, Giresunlu hemşehrisi Topal Osman Ağa’nın üzerine yıkıldı. Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş oluyordu! Nihayet o da katledildi. Bununla da yetinilmeyerek başı kesildi. Meclis’in kapısına ayaklarından asıldı” ifadelerini kullanarak yeni bir tartışma yarattı..
İşte o yazısı




“Efendiler, soruyorum, düşmanların altı ay sonra iade etmiş olduğu bir toprak var mıdır? Yoktur efendiler. Hangi toprak bir daha iade edilmiştir? Musul’u bir sene sonraya bırakmak… neticede kaybetmek demektir… “Mehmetçiğin süngüsüyle kazanılan muazzam zafer, Lozan’da heba edildi… Misak-ı Milli’den taviz veriliyor…”
Bu gür sadanın sahibi, Meclis’teki İkinci Grub’un (iktidardakilere “Birinci Grup” muhaliflere İkinci Grup” deniyordu) lideri Trabzon Milletvekili Ali Şükrü Bey’di.
Lozan Konferansı hiçbir sonuca ulaşmadan dağılmış (4 Şubat 1923), konu TBMM’ye getirilmişti (21 Şubat 1923).
Meclis Başkan Vekili olarak o günkü oturumu yöneten Ali Fuat Paşa TBMM’deki havayı şöyle anlatıyor: “Gerek hükümeti ve gerekse başmurahhas İsmet Paşa’yı mes’ul tutmak yoluna gidiyorlardı. Konuşmaların hemen hepsi, şiddetli ve sinirli idi. Mebusların Misak-ı Milli’den bazı fedakârlıklar yapılmak suretiyle hazırlanan mukabil projenin müttefiklerce kabulü halinde Meclis’in millet muvacehesinde düşeceği durumdan son derece telaşlandıkları belli oluyordu.”
Muhalif olarak tanınan İkinci Grub’un lideri Ali Şükrü Bey, iktidarı amansızca eleştiriyordu. Defalarca kürsüye çıkıp, “Mehmetçiğin süngüsü ile kazanılan muazzam zaferi Lozan’da hebâ ettiniz” diye bağırıyor, Lozan heyetinin, Lord Curzon’un oyunlarına kurban gittiğini iddia ediyordu.
Öyle çok kürsüye çıkmıştı ki, esasen Lozan muhalifleri arasında bulunan Rauf Bey (Orbay) bile sıkılmış, “Şükrü, yeter!” diye bağırmıştı, “artık söz alma!’”
Ali Şükrü Bey:“Râuf!.. Ben bu işin fedâisiyim, anladın mı?” diye cevap vererek kürsüye yürümüştü.
Ali Şükrü Bey’in konuşmaları en çok Mustafa Kemal Paşa’yı sinirlendirmişti. Tekrar söz istemesi karşısında öfkeli bir tavırla bağırmaya başladı: “Bir haftadır söylüyorsunuz, memleketi zarardide ediyorsunuz, maksadınız nedir?”
Ali Şükrü Bey, maksadını anlatmak isterken, tabancasını çekerek üzerine yürüdü. Ali Şükrü Bey de silahına sarılmıştı. Araya girenlen tarafından olay güçlükle bastırıldı.
Oturumu yöneten Meclis Başkan Vekili Ali Fuat Paşa, o günü şöyle anlatıyor:
“Mustafa Kemal Paşa, Meclis’te konuşurken, hava oldukça gergindi. O konuşuyor, sözü kesiliyor, o cevaplıyordu. Paşa sözlerini tamamladıktan sonra, Ali Şükrü Bey’in, ‘Ben de söyleyeceğim’ demesi üzerine Gazi Paşa hiddetli bir tavırla: ‘Bir haftadır söylüyorsunuz, memleketi zarardide ediyorsunuz, maksadınız nedir?’ dedi ve kürsüden inerek elleri cebinde olduğu halde asabî bir şekilde Ali Şükrü Bey’in üzerine yürüdü. Bu arada herkes Meclis’in ortasında birbirine bağırmakta olan meb’usların etrafında toplanmıştı. Ali Şükrü Bey, ‘kimseyi ithama hakkınız yoktur’ diye bağırıyor ve Sinop Mebusu Hakkı Hami Bey de ‘Meclis’te emniyet yok mudur?’ feryadını basıyordu.”
Meclis’te zabıt kâtipliği yapan rahmetli Mahir İz,“Yılların İzi” isimli kitabında, Zabıt Müdürü Zeki Bey’in kulağına, “Ali Şükrü Bey bu gece idam fetvasını eliyle imza etti” diye fısıldadığını kaydediyor.
Nitekim de öyle oldu: Bu oturumdan yirmi gün kadar sonra, Ali Şükrü Bey aniden ortadan kayboldu. Konu Meclis’e geldi. Sinop meb’usu Hakkı Hâmi Bey kürsüye çıktı: “Efendiler! Eğer Ali Şükrü Bey’e hürriyet-i efkârından (özgür düşüncelerinden) dolayı bir tecâvüz vukû bulmuşsa, ben bütün cihan huzurunda o gibi kirli ele derim ki, Ali Şükrü Bey gibi bu memlekette memleketin hürriyeti için feryâd edecek daha birçok beyler vardır. Efendiler! Hiç bir zaman milletinfikr-i hürriyeti ve kanaatı silahla öldürülemez. Tehdid ile söndürülemez.”
Ardından Erzurum Meb’usu Hüseyin Avni Bey kürsüye çıktı:
“Efendiler! Bu şerefli kürsü bugün elîm bir vaziyete sahne oluyor. Bu şerefli milletin meb’usları bugün kalbleri kan bağlamış bir zavallı, bîçâre gibi birbirlerine bakıyorlar. Ey kâbe-i millet! Sana da mı taarruz! Ey ârâ-yı millet, sana da mı taarruz? Ey milletin mukaddesatı sana da mı taarruz?” (Lânet sesleri, bu millet ölmez, zihniyet ölmez, fikir ölmez sesleri).
Birkaç gün sonra Şükrü Bey’in cesedi bulundu. İple boğularak öldürülmüş, Çankaya sırtlarında toprağa gömülmüştü.
Recep Peker’in bile “Çok temiz, mert ve vatanperver bir arkadaş!.. Yalnız sinirli!... Coştu mu kabına sığmıyor” dediği mert bir muhalif böylece susturulmuştu.
Suç, Giresunlu hemşehrisi Topal Osman Ağa’nın üzerine yıkıldı. Böylece bir taşla iki kuş vurulmuş oluyordu!
Nihayet o da katledildi. Bununla da yetinilmeyerek başı kesildi. Meclis’in kapısına ayaklarından asıldı.
Bu olayların ardından Birinci Meclis dağıtılıp titizlikle tek tek belirlenen isimlerden oluşan İkinci Meclis kuruldu ve Lozan bu Meclis tarafından onaylandı.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Fevzi KOCATEPE - 2 yıl önce
Ali Şükrü efendi ne siyaset bilir ne de savaş ne de o bölgenin coğrafyasını... Yok efendim Lozan'da zafer heba edilmişmiş... Atatürk İstanbul'un İngilizler tarafından boşaltılmasını ister ve vur emri verdiğini nota ile bildirir... Kerkük-Musul hattında yapılan savaşta Irak cephesinde Kutul Amarede İngilizleri esir almış bir Türk ordusu vardı... Bu ordu Kürt, Ermeni,Rum isyanlarıylada boğuştu...İngilizlerin desteklediği Kürtl-Ermeni isyanı Kerkük- Musulun kaybedimesinin birinci nedenidir Ordu elinde ne varsa Kurtuluş Savaşında kullanmış ve yorgun.. O günün şartlarını bir mebus bir komutandan daha iyi bilemez... Gaziye gönülden bağlı Topal Osman gereğini yapmıştır bana göre lakin bu suç olmasına rağmen teslim olmamıştır...
Avatar
NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE - 2 yıl önce
yapılması gereken yapıldı ! ordunun gücünün kalmadığı hatta cephanesi bile kalmadığı yerde ya ne yapacaktı ? ATATÜTRK bilmiyordu sanki musulu geri almayı eģer o şartlarda musul zorlansaydı kurtuluş savaşının hiçbir önemi kalmaz vatan bu sefer elden giderdi. AK ANGUTLAR hemen yalan tarih fln saydırmışlar lan ALLAHSIZLAR bir mebus ordunun durumunu ve strarejisini ORDU KOMUTANINDAN daha iyimi bilecek ? o mecliste tek muhalif ali şükrümüydü ? çoğunluk zaten muhalifti peki neden ali şükrü ? en baştada yazdığım gibi hak ettiği için gebertildi !
Avatar
coşkun öztürk - 2 yıl önce
Trabzonda boztepede yatan Ali Şükrü bey e rahmet olsun ,,,onu katledenlere de lanet olsun,,,,,ama hak batıl kavgası kıyamete kadar sürecek ve HAK her zaman galip gelecektir,,,kısa dönemli inkitalar kimseyi aldatmasın,,,,burada bir müslümanın bulunması gereken yer HAK tan yana olmaktır,,,,,tarihi bile yalan yazanlar bir gün rezil rüsvay olacaklar ve az kaldı....
Avatar
HASAN DEMİR - 2 yıl önce
İlk meclis Kur'an ve dualarla açılmıştı. Çünkü münafikten çok mu'min vardı meclis içinde. Ve ileriki günlerde, bu mü'min insanları kadledip, kimini vahşice kovup, yerlerine dalkavuk insanları koydular ve ikinci meclis bale ile açıldı. Bugün bunların ceremesini çekiyoruz.
Avatar
coşkun öztürk - 2 yıl önce
yazdıklarınızın aslı astarı yok ,,,ali şükrü bey aynı zamanda kurmay bir subay olup ingilizceyi ana dili gibi bilen bir vatanseverdir ,,,ama lozan a ingilizce bilmeyen inönü gider,,,,gazi ye bağlı topal osman neden gazi tarafından öldürtüldü??? yalan söyleyen ve yalan yazılan tarih artık aydınlanıyor ,,,,az kaldı,,,,
Avatar
ismail oflu - 2 yıl önce
o dönemin şartlarını babası ve kendisi asker olan Ali Şükü Bey bilmiyordu da bugünkü yeni yertme klavye fatihi Mustafa Fevzi Kocatepe efendi biliyor. yav he hee...
Avatar
bayram karaahmet - 2 yıl önce
Ali Şükrü Bey cinayeti çözülürse yakın tarih yeniden yazılır.Kimin hain, kimin vatansever olduğu bu cinayette gizli.Geri dönüş yok