banner192

Özgür yaşam için 20 milyon adım atacak

Almanya'da satış elemanı olarak çalışırken daha özgür yaşamak için işi bırakıp evini, otomobilini satan, ailesi ile kız arkadaşından ayrılan Stephan Meurisch, yaya olarak Çin'e ulaşmak için 20 aydır yürüyor.Almanya'nın Münih kentinde elektrik teknisyenliğ

 Özgür yaşam için 20 milyon adım atacak

Almanya'da satış elemanı olarak çalışırken daha özgür yaşamak için işi bırakıp evini, otomobilini satan, ailesi ile kız arkadaşından ayrılan Stephan Meurisch, yaya olarak Çin'e ulaşmak için 20 aydır yürüyor.

Almanya'nın Münih kentinde elektrik teknisyenliğinden sonra satış elamanı olarak çalışan 32 yaşındaki Meurisch, ülkesindeki düzenli hayattan kurtulmak ve daha özgür yaşamak için seyahat etmeye karar verdi. Bunun üzerine işini bırakıp evini satan Meurisch, yaya olarak Çin'e ulaşmak için 20 ay önce ülkesinden yola çıktı.

İçinde çeşitli yaşam malzemeleri bulunan 30 kilogramlık sırt çantasıyla yürüyen, sosyal paylaşım sitelerindeki binlerce takipçisine gittiği yerlerin fotoğraflarını gönderen Meurisch, parası bittiğinde ise temizlikçilik, inşaatçılık, hamallık yapıyor.

Meurisch, Almanya'nın yanı sıra Macaristan, Romanya, Bulgaristan ve Türkiye'nin birçok yerini yürüyerek geçip Trabzon'a ulaştı.

Bu süreçte günde 7 saat yürüyüp 8 milyon 240 bin adım atarak 6 bin 205 kilometre yol kateden Meurisch, Trabzon'dan sonra yaklaşık 20 milyon adım atıp 8 bin 795 kilometre daha yol giderek Gürcistan üzerinden Çin'e ulaşmayı amaçlıyor. Şu sıralar seyahatine devam edebilmek için Trabzon'da özel İngilizce dersi veren Meurisch, bir miktar para kazandıktan sonra Çin'e gitmek için yeniden yola çıkacak.

Meurisch, AA muhabirine yaptığı açıklamada, iyi bir ailesi, işi ve kız arkadaşı olmasına rağmen Almanya'daki sistematik hayattan bıkarak seyahat etmeye karar verdiğini söyledi.

Uçakla seyahatten hoşlanmadığı için yaya gezmeye karar verdiğini anlatan Meurisch, "Yarını bile planlamak istemiyorum. Türkler gibi planlamadan yaşamayı seviyorum. Biz çok çalışkan ve zengin bir ülkeyiz fakat buradaki yaşam tarzı daha çok hoşuma gitti. Bir Almanı iyi bir iş, araba, ev mutlu ederken Türkler daha farklı şeylerden mutlu oluyor. Özellikle köylerde tarımla, hayvancılıkla uğraşan Türkleri bir bardak çay mutlu edebiliyor" dedi.

- Çantasını alıp Tibet yoluna çıktı

Çin'e gitmek için geçen yıl yola çıktığını ifade eden Meurisch, şöyle konuştu:

"Önce gitmem gereken ülkeleri kabataslak planladım. Ona göre ihtiyacım olan ekipmanları ve eşyayı tespit ettim. İşi bırakma sürecim biraz zaman aldı. Ardından sözleşmelerimi, telefon faturalarımı iptal ettirdim. Eski hayatımdan tamamen koptum. Eşyalarımı, evimi, arabamı, her şeyimi satttım ve sadece bir çanta ile gerekli birkaç malzeme ve kitap satın aldım. Her şeyden vazgeçmek çok büyük bir adımdır. Yanıma bir kuruş bile almadım ve beş parasız yürümeye başladım. Özgür olmak istedim. İstemediğim şeyleri yapmaktan vazgeçtim. Seyahat etmeyi istiyordum ve artık seyahat ediyorum."

Meurisch, zaman zaman geri dönmeyi düşündüğünü ancak yeni insanlar ve fırsatlarla karşılaşınca bu düşüncesinden vazgeçerek yoluna devam ettiğini belirterek, bir şehre gitmeden önce asla o şehir hakkında bilgi toplamadığını söyledi.

Trabzon'a gelene kadar Türkiye'de birçok kenti gördüğünü kaydeden Meurisch, "İnsanlar bana gittiğim şehirlerde hep ev yapımı küçük armağanlar verdi. Ben de armağanların birçoğunu kabul etmedim ve dedim ki 'eğer hediyenizi kabul edersem Çin'e ulaşmam mümkün değil'. Çünkü çantam çok ağır olur ve taşıyamam" ifadelerini kullandı.

-"Gayet sağlıklıyım ve keyfim yerinde"

Türkiye'de muhteşem güzelliklerle karşılaştığını, kötü bir anısının olmadığını anlatan Meurisch, "Zaten insan kötü şeyleri düşünürse kötü şeyler olacağını sanır ve bu insana korku verir. Açıkçası gayet sağlıklıyım ve keyifim yerinde" dedi.

Yolculuğunda yiyecek satın alacağı mekanların bulunmadığı alanlardan geçtiği için çok açlık ve susuzluk çektiğini ifade eden Meurisch, "13 aydır Türkiye'deyim, çok iddialı olacak ama hiç kötü Türk yemeği yemedim. Türk yemekleri tek kelime ile mükemmel. Özellikle köylerde yediğim yöresel yemekleri unutmam mümkün değil" diye konuştu.

Meurisch, Türklerin kendisini Evliya Çelebi'ye benzettiğini ifade ederek, gezdiği yerlerde notlar alıp bol bol fotoğraf çektiğini, gezisi bitince de kitap yazmayı düşündüğünü sözlerine ekledi.


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.